Ana içeriğe geç

İş Dünyası

Sizce Kemal Derviş başarılı olacak mı?

BaşlatanIsmail KIRTILLITarih31/03/2001 21:22:20Yorum24

İlk mesaj
Yazar997 yazı
Sizce Kemal Derviş başarılı olacak mı?

Yerleşim Türkiye / İstanbulMeslek Bilgisayar-Bilişim
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
24 yorum
Üye32 yazı
Tarih boyu uçurumun eşiğine gelen milletler kendileri için bir kurtarıcı, bir mesih, bir mehdi arayışı içine girmişlerdir.
Türk insanı, son yüzyılda şanlı tarihi boyunca yaşamadığı olaylarla büyük sarsıntı ve dejenerasyon yaşamıştır.
"Globalleşen dünyada" diye başlayan konuşmaların "Türkiye bugün neresindedir. Ve neresinde olmalıydı" İnsanlar bu soruyu kendilerine sormaları gerekirken, halk bugün evine bir ekmek ***ürmenin yollarını arar oldu.
Geçtiğimiz günlerde Anadolu'nun bir köşesinde yaşanan olayı aktarmak istiyorum.
Ekonomik kriz nedeniyle iflas eden bir fabrikanın işçileri, patronlarına şöyle yalvarıyorlardı. "Ne olur fabrikayı kapatmayın.Bize öğle yemeği ve ayda sadece 50 milyon verirseniz,başka hiçbir beklentimiz olmaz" İşte bu Türkiye gerçeği.
Şimdi Kemal Derviş olayını bu pencereden ele alırsak; Türkiye kurtarıcı olarak kamuoyuna lanse edilen kişiye inanmak istiyor. Çünkü başka bir seçeneği yok.
Basiretsiz ve kendi cebini doldurmaktan başka hiçbir şey düşünmeyen Türkiye'nin yöneticileri ise sadece ve sadece, biraz daha zaman kazanmak ve ceplerini biraz daha doldurmak için Kemal Derviş'i kurtarıcı olarak halkın önüne atmış bulunuyorlar.

Dany

Yerleşim / YstanbulMeslek Gazeteci
Üye64 yazı
Toplum olarak bir hastalığımız var.Neden kendimize ve kendi insanımıza güvenmiyoruz anlamıyorum.Önce bu aşağılık kompleksinden kurtulmalı,her şeyin çok iyi olabileceğine inanmalıyız.İnanmadığımız müddetçe ve kendimize güvenmediğiz müddetce başarılı olacağımızı sanmıyorum.Özgüvenimizi yeniden kazanmalıyız.Bu millet istediğinde her türlü zorluğu aşacak bir yeteneğe sahiptir. Bunu tüm dünyaya gösterelim...

levent

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Ö?renci
Üye47 yazı


Herkese merhaba,

Teknik olarak doğru kararları bilmenin başarı için mutlak gerekli, ama yeterli olmadığı kanaatindeyim. Önemli olan gerekli siyasi iradenin konmasıdır diye düşünüyorum. Türkiye'nin mevcut sıkıntıları (en azından bana göre) zaten bu hükümetten, doğrudan doğruya onun tabiatından kaynaklandığına ve de hükümet aynen yerinde durduğuna göre, Derviş'in programının başarılı olmasını beklemek bence hayalcilik olacaktır. Batak bir firmanın muhasebe/finans müdürünün dürüstlüğü ve işinin ehli olması nasıl bankalarca önemsenmiyorsa, aynı şekilde, siyasi sınıfın güven vermediği bir ülkenin ekonomiden sorumlu bakanının iyi niyeti de sonuç olarak --maalesef-- yeterli olmayacaktır.

Ama umarım mevcut berbat hal devam etmez!

Selamlar,

İzzet

Yerleşim / Amsterdam
Üye1236 yazı
Ekonomi profesörleri ekonomi bilmez

Kemal Derviş iyi niyetli, ama yapacaklarıyla ilgili şüphelerim var. Neden şüphelerim var? Bir kere Kemal Derviş'in Dünya Bankası Başkan Yardımcısı olması fazla bir şeyi ifade etmiyor. Geçmişte mesela Karaosmanoğlu vardı, siz gençsiniz hatırlamazsınız. 12 Mart darbesinden sonra getirilmişti. 12 Mart sonrası gazeteleri de Karaosmanoğlu için ne yağlar yaptılar, müthiş adamdır, şöyledir, böyledir dediler. Ama adamın yaptıkları 6 ay içinde fiyaskoyla sonuçlandı. Niye bunu söylüyorum ben? Kemal Derviş de Karaosmanoğlu gibi hayatında hiçbir iş yapmamıştır. Yani okulu bitirmiş, çeşitli maaşlı işlere girmiş. Kendisi bir iş kurup yönetmemiş. Hayatında hiçbir iş yapmamış adam demek, ekonomik konularda yetersiz adam demektir.

Derviş'in profesör olması da yetmez, zaten ekonomiyi en yanlış bilenler ekonomi profesörleridir. Profesörler ekonomide başarılı olsalardı, ABD'nin bütün o başarılı firmalarının başında ekonomi profesörleri olurdu. Dikkat edin ekonomi profesörlerinin başarılı olduğu hiçbir iş yoktur. Çünkü adamlar teoriktirler, gerçek hayatı bilmezler, aldıkları maaşı ekonomi zannederler. Kemal Derviş'in gerçek hayatta hiçbir tecrübesinin olmaması birinci negatif tarafıdır.

İkinci negatif taraf da şudur; Derviş hakkında methiyeler düzülürken 1974-76 arası Ecevit'in ekonomik konularda danışmanı olduğu söyleniyor. Allah Allah, bu iyi bir şey değil ki yahu...

Devamı...

http://www.chivi.com/konular/konular.cfm?id=2001,04,04,01.ch

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye320 yazı
Merhaba,

Bence bu konuda çok süpheci yaklaşıyorsunuz.

Davaya inanmak önemli, ilk defa toplumda bir biliç oluştu(ekonomistler hariç.....) Halk sistemin düzelmesi için destek olmaya hiç bu kadar hazır olmamıştı.

Yukarıdakiler hiç bu kadar köŞeye sıkıştıklarını sanırım hissetmemişlerdi. Bence YUKARIDAKİ direnç son çırpınış. Yetersizliklerini fark ettiler....

İnanmak lazım. Eğer inanırsak, toplum genelinde iyi bir destek platformu oluşturabilirsek, ekonomistlerin(televole ekonomistleri, ilginç bir meslek türü, sanırım bize özel...) yaklaştığı gibi konuyu sadece para boyutunda algılamazsak, sisteme odaklanırsak her şey muhteşem olabilir.

Biraz umutla bakalım diyorum. Önce herkes birey olarak kendisine düşeni yapsın. Ben kuru gevezeliklerden artık sıkılıyorum. Türk sendikacılığı bu olumsuzluğa mükemmel bir örnektir. "Hep bana, hep bana, problemler bol, ama çözüm yok" . Artık somut çözüm üretelim. Ve ürettiklerimizi uygun kanallara iletelim.

Şu mantaliteden kurtulabilmek zorundayız: "Önersek ne olacak, bizi dinleyen birileri mi var!...." Her an varmış gibi bıkmadan usuanmadan önermek ve kendi içimizde de
örnek olmak gerekir.

Unutmayın:

"Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir".

Bu sürekliliği sağlamak zorundayız. Değişimi yapmak kolay değildir, önce karar, sonra ekip, iyi bir stratejik uygulama planı ve tavizsiz bir uygulama gerektirir. İnanmamış bir insan topluluğu ile bu işler gerçekleşemez. Sayın Dervişin bence şu anda yapmak istediği temel şey; inancını yitirmiş bir topluma yeniden inanç vermeye çalışmasıdır.

Benim yeniden yapılanma üzerine yıllardır yaptığım çalışmalar bizde bu faaliyetlere ek olarak şu adımların atılmasını gerekli kılmaktadır:

Kamuda yeniden yapılanmada adımlar

1. Siyasi otoritenin “Kaliteli bir yönetim” için adanmışlığını topluma açıklaması,
2. Kamuda yeniden yapılanma faaliyetlerini yönlendirecek toplumun değişik kesimlerinden katılımcıların olduğu bir yönlendirme takımının oluşturulması,
3. Yönlendirme takımı ve siyasi otoritenin konsesusa varması sonucu oluşturulan stratejik planın ve aşamalarının neler olduğunun halka duyurulması,
4. Yapılan stratejik plan doğrultusunda öncelikli işlerin belirlenmesi, mevcut kurumlarla gerçekleştirilemeyecek yeniden yapılanmalar için tamamen yeni kurumların kurulması,
5. Devletin yaptığı faaliyetlere yönelik benchmarklarla desteklenen bir iş envanteri çalışması yapılması,(Devletin yapmaya devam edeceği veya devredeceği işlerin belirlenmesi, devletin denetiminde 3ncü sahıslar tarafından sunulacak hizmetlerin standartlarının belirlenmesi)
6. Kamudaki personel politikasının kıdem odaklı olmaktan kurtarılıp performans odaklı hale getirilmesi,
7. Merkezi yönetim- yerel yönetimler arasındaki otorite, yetki ve toplumsal sorumluluk ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi,
8. Etkili bir performans yönetim sisteminin kurulması( Mali+kaynaklar+beklentiler+ iş sonuçları) sonuçlarının denetlenmesi ve sorgulanması,
9. Etkili bir mali denetim sisteminin kurulması ve devlet harcamalarının kontrol edilmesi,
10. Her aşamada vatandaş memnuniyetinin ölçülmesi ve vatandaşın gelişmeler konusunda sürekli bilgilendirilmesi,
11. Elde edilen tecrübelerin kurumlararasında süratle paylaştırılması,
12. Geleceğine umutla bakan dinamik kamu düzenin sürekliliğini sağlayacak tedbirlerin alınması.


Ben yarınlara inanıyorum. Bir gün her şey daha güzel olacak. Ama bunun için de çok çalışıyorum. Ürettiğim düşünceleri yazıyorum, anlatıyorum kısaca paylaşıyorum.

Umut dolu yarınlara ancak umutla gidilir.


Herkese başarılar,

AKIN ARSLAN




Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Yazar175 yazı
Akın'a, ve de özellikle kişi ve toplum olarak yapılması gerekenlere tamamen katılıyorum. Bu değişimi seslendiren, bugünkü problemlerden bıkmış milyonlarca insan var. O nedenle ümitsizlik aşılamak yerine, problemler ne kadar kötü olursa olsun, karanlığa küfretmek yerine, küçük de olsa bir mum yakmalıyız.

Ve bütün toplumda olan bu değişim isteğini, bir sel gibi, mümkün olduğu kadar çok insanla, basınla, kamuyla, özel kuruluşlarla paylaşmalıyız. Bu paylaşım olmayınca kendimizi yalnız görüyoruz, ve de ümidimiz azalıyor. Bu değişim isteği yayıldıkça , direnenlerin ümitleri kırılacak, ve de gerçekten değişimi isteyen milyonların ve şu anda onu gerçekleştirecek olan aktörlerin inancı ve cesareti artacaktır.

Bizim gücümüz veya etkimiz aslında sandığımızdan çok ama çok daha büyük. Çünkü bu işten kişisel olarak, ülkeye ve de çocuklarımıza iyi bir gelecek oluşturulması dışında, direk bir menfaatimiz yok. O nedenle bu işten vazgeçmeyelim, kısa vadede olan kayıp ve kazanımlara çok fazla konsantre olmadan, bu hedefi takip edelim. Ümitle, inançla ve de çalışarak!!!

NOT: Başkalarına çok küçük gibi gelecek olsa bile TR'de de birtakım şeyler değişiyor. Zorlamayla da olsa istifalar başladı, 1-2 sene öncesinin aile fotoğrafları sararıyor, önceleri medyadan inmeyen süper kişiler şu an farklı şekillerde medyayı meşgul etmeye başladı. İnanır ve desteklersek, değişim sürer, aksi takdirde biz hep şikayet etmeye devam ederiz.

Herşey bir yana, böylelikle biz de en azından kendi üzerimize düşeni yapmış oluruz!

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ekonomist
Üye32 yazı
Türkiye'nin içine girdiği değişim sürecinin, toplumun yönlendirmesi sonucu oluştuğunu düşünüyorsanız. Yanılıyornsunuz demektir.

Yakın tarihimize bir bakalım;
"Türk halkının hangi isteği karşılık buldu ve bugüne kadar Türkiye'de yaşanan gelişmelerden halk ne kadar haberdar oldu."

Bu soruyu ne şekilde cevaplayabilirsiniz. Öncelikle kafanızda oluşan cevapları bir değerlendirin.

Düşüncelerimizi, insanlara anlatarak veya onları yönlendirmeye çalışarak, yukarılarda biryerlerde nelerin ne kadar değişeceğini sanıyorsunuz.

Bir süre önce, bir askeri birliğin komutanı, yaklaşık bin askere, hitaben rutin konuşmalarından birini gerçekleştiriyordu.

Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde şöyle bir şey söyledi; "Geçen gün evde, bazı şeylere duyduğum rahatsızlığı dile getiriyordum. Kızım bana,"Babacığım, karanlığa küfredeceğine, bir mum da sen yak" dedi."

Konuşma bittikten sonra, Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden gelmiş olan mehmetçik, kendi arasında konuşmaya başladı. Bu konuşmalara kulak verildiği zaman, komutanın ne demek istediğini anlayan kimsenin olmadığını görmek pek zor olmadı.

Size anlatmak istediğim, halka manüpüle edilen şeylerin, onun isteği veya düşüncesi olarak değerlendirilmesi ne kadar doğru olur.

Bugüne döndüğümüz zaman, ülke içinde yaşanan gelişmeler ve girilen süreç, "halkın iradesiyle gerçekleşiyor" demek sanırım fazla iyimser olur.

Eski aile fotoğraflarının sararması, tabi ki olumlu gelişmeler. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, "Yeni aile fotoğraflarının" duvarlara asılması çok uzak değil.

Türkiye yaşanan bu değişimleri kendi adına sevindirici bulsa da.

Abdullah Öcalan'ın yakalanması süreciyle başlayan, Türkiye'nin "Yeni Dünya Düzeni"ndeki yeri yavaş yavaş şekillenmeye başlıyor.

Boon

Yerleşim / YstanbulMeslek Gazeteci
Yazar175 yazı
Sevgili Boon,

Bütün bu olayların toplumun yönlendirilmesi ile olduğunu düşünmüyorum. Öyle olması veya olmaması da beni çok fazla ilgilendirmiyor.

Ben durum tespiti yaptıktan sonra, kızmak, bağırmak veya karamsarlığa kapılarak bizim için biçilen rollerin dışında neler yapılması gerektiğini tasarlamaya çalışıyorum. Burada ülkeyi etkileme veya birilerini manipule etmek gibi bir gayretim falan yok. Hiç bir şey yapamazsak dahi herkesin kişi olarak yapabileceği bir şeyler var. Etkili olur veya olmaz bunlar ikinci planda olan şeyler. ve insanın bir şeyler yaparken, yalnız olmadığını bilmesi, bu ülke için kendisi gibi iyi şeyler düşünen dürüst insanların varlığından haberdar olması bence güzel ve de motive edici bir unsur. Benim söylemek istediğim buydu. Çok basit bir örnek olarak, şu an bu forumda 75 kişi kayıtlı. Bundan önce birkaç kişi hariç üyelerin çoğunu tanımıyordum. Ama şu an birçoğunu görmesem de çok güzel düşünceleri olan, olumlu düşünen, yarınlarımız adına "yeni aile fotoğrafları içine girmeyi istemeden" bir şeyler yapmak isteyen insanlar olduğunu biliyorum ve bundan mutlu oluyorum. Yorulduğum anlarda da bu bana daha iyi işler yapmak için bir motivasyon oluyor. Hepsi bu!

Selamlar

NOT: Örnekteki askerlerin bahsedilen cümleyi anlayıp anlamaması o kadar önemli değil. O askerlerin içinde bir kişi dahi mesajı aldıysa bu bir faydadır. Hiçbiri almamış olsa dahi, sen bu örneği verince, küçük bir kızın mesajının forumla bu kadar insana ulaşmış olması bu da çok önemli bir faydadır. Demek ki iyi niyetli mesajların nereler ulaşabileceğinin bir sınırı yok.

O askerlerin mesajı anlamaması gibi, ben de bu mesajla senin neye karşı çıktığını ve de önerdiğini tam olarak anlayamadım. Sen ne yapmayı tavsiye ediyorsun?

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ekonomist
Üye1236 yazı
İyi bulduğunuz olaylardan mutlu olmayın.
Kötü bulduğunuz olaylardan da mutsuz olmayın.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye32 yazı
Sevgili dostum Orhun,

Benim anlatmak istediğim kısaca şu:

Türk halkı, manüpülasyonlarla önünü görebilen bir toplum. Bazı odakların, kendilerine çizdiği yolda, ilerleyen ve sorgulamayan, kendisi için neyin iyi, neyin kötü olduğunu düşünmeyen bir toplum.

Kendi kaderi hakkında verilen kararları, "bir koyun" sakinliğinde kabullenen bir toplum.

Şimdi gelelim, bu forumun üyelerine;

Sevgili dostum, sen forum üyelerinin sayısına bakıp, motive oluyorsun. Aslında bu forum üyeleri, küçük bir "Türkiye modeli"

nasıl mı?

Ben foruma üye olduğumdan itibaren, zaman zaman, birçok üyenin "Misafir üye" gibi hiçbir katılımda bulunmadıklarını söylüyorum.
Hatta geçen gün bunu Kenan ile de konuştuk.

Türk insanı o kadar, "hazır lokmacı ki" forumda da olduğu gibi; nasıl olsa her konuda mesaj gönderen, birkaç kişi bulunuyor.

Şimdi bu bizim üyeler için "hazır lokma", "Onlar nasıl olsa yazıyorlar, ben de onları takip ederim" düşüncesi hakim herkeste.

Kimse "Kılını kıpırdatmıyor"

Sen "75 kişi var" diyorsun fakat, katılımcı sayısı 5-6'yı geçmiyor.

Aktif katılımcılar dışında;

BÜTÜN FORUM ÜYELERİNE MEYDAN OKUYORUM

Haydi bakalım Orhun'un mutluluğuna bir mutluluk daha katın ve

"SİZDE BİRŞEYLER YAZIN"

Yazın ki, şu ülkede birşeyleri kendimiz karar vererek değiştireceğimiz günler gelsin.

Üzerinizdeki "Ölü toprağını" atın artık. Ve silkinip kendinize gelin.

Benim anlatmak istediğim işte bu.
Böyle kös kös oturmaya devam edersek, ülke için çok geç kalabiliriz.

Orhun'a bir soru

Bir düşünce kulübü oluşturma zemini bulduğumuz bu forumda,
kendi düşüncelerini yazmayan insanlar topluluğuna bakıp,nasıl mutlu olabiliyorsun.


Not: Düşüncelerine katıldığım/katılmadığım, ancak her fırsatta kendi düşüncelerini forumda yayınlamaktan kaçınmayan ve foruma bu sayede, bir "mana" kazandıran üyelere teşekkür ederim.

NOT2: Pasif üyeler sözüm size: Ne kadar sessiz kalacaksınız bilmiyorum, ne var ki, ben sizi rahatsız etmeye devam edeceğim.
Bu forum, "Suskunlar kulübü" değil, bunu unutmayın.



Boon

Yerleşim / YstanbulMeslek Gazeteci
Yazar997 yazı
alinti:
Gönderen: Kenan Kablan:

Mutlu inekler daha fazla süt verir.


O yüzden boyunlarına çan takıyorlar abi,walkman gibi

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Bilgisayar-Bili?im
Üye64 yazı
Sayın Boon,
Önce Türk halkına yaptığınız atıfları kabul edemeyeceğimi size belirtmek isterim.Siz de Türk Milletinin bir ferdisiniz ve yaptığınız genelleme içine kendinizi de katmış bulunuyorsunuz.Çok uzun süre tek bir hanedan tarafından yönetilen, bir takım haklarından yoksun olarak yaşamış olan bu millet hiç bir zaman koyun olarak görülmemeli,bu gibi benzetmelerle aşağılanmamalıdır.Demokrasi tam olarak uygulanmamakta ve demokrasi yolunda bir takım eksikliklerin olduğu bilinmektedir.Bu engeller aşıldığında ve demokrasi tam olarak uygulanıp,tam anlamıyla benimsenince Atatürk'ün sözleriyle"Zeki ve asil olan Türk milleti"kendinden bekleneni hiç şüphesiz yapacaktır.Yeter ki bizler onlara güvenelim ve onları destekleyelim...
Saygılar

LEVENT İSCAN

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Ö?renci
Üye1236 yazı
Sevgili Levent,

DB'da dahil diğer hiç kimsenin Türk Milletini veya bir başka milleti aşağılayıcı fikirler sunduklarını düünmüyorum. En azından ben böyle algılamadım.

Her milletin kendine göre üstün özellikleri olduğunu düşünüyor ve Türk Milletinin de diğerlerinden aşağı kalmayacak, onlardan daha üstün bir çok meziyete sahip olduğuna inanıyorum. Bu açıdan seninle bire bir aynı düşünüyoruz.

Fakat görme istediğimiz ile gerçekleri birbirine karıştırmamak gerekir. Sadece Türk Milleti değil bütün milletler koyunlarda bulunan bir çok güzel özelliğe sahiptir: İtaat.

Sanırım 'Bizim' diğerlerinden oldukça üstün olduğumuz yönlerden biride itaatkarlık konusunda hepsine bir kaç tur bindirecek kadar üstün olmamız!

Bunu kötü manada söylediğim sanılmasın sakın! İtaatkar bir toplum olmasaydık belki Atatürk'ün başlattığı Milli Kurtuluş Mücadelesi o zamanki imkansızlıklara rağmen bu kadar kısa bir sürede bu denli büyük bir başarıya ulaşamayabilirdi.
Milletlerin koyunlara benzetilen itaat etmek gibi iyi bir özelliğin kötü amaçlar için kullanılması milletlerin suçu değil tabiiki.
Sevgiler.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye64 yazı
Sayın Kablan,
Maalesef düşüncenize katılmıyorum.Dünyanın en güçlü devleti olan Amerika-şu an için -da elde edilen başarı sadece bir gruba ait-seçkin bir gruba ait- bir başarıdır.Amerikan insanının bizden daha itaatkar olduğunu düşünüyorum.Sadece kendilerini ilgilendiren şeylerle ilgilenen,iç ve dış siyasetle alakası olmayan Amerikalılar,devlet adamlarına sıkı sıkıya bağlılar.Bizdeki iç ve dış katılma-her ne kadar bilinçsizce yapılsa da-onlarınkinden daha fazla.Bu konuda bilimsel bir araştırma yapmadım ancak okuduklarım ve dinlediklerim bunları gösteriyor.Sizin bu konuda daha farklı bilgileriniz veya düşünceleriniz varsa dile getirmenizi rica ediyorum.
Atatürk ve Milli Mücadele'ye gelince;Atatürk'ün karizmasına boyun eğmeyecek bir toplum hayal edemiyorum.Ve burada Türk insanının yurdu söz konusu olduğunda her şeyi yapabileceğinin altını çizmek istiyorum...
Saygılar...
LEVENT İŞCAN

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Ö?renci
Üye32 yazı
Sayin Levent Iscan'nin beni yanlis anladigini ümit ediyorum.

Koyun kelimesini aynen söyle kullandim:

Kendi kaderi hakkinda verilen kararlari, "bir koyun" sakinliginde kabullenen bir toplum.

(Teşbihte hata olmaz)

Seklinde bir yorum getirdim. Siz olaya duygusal boyut kazandirmaya çalisiyorsunuz.

Elbette bende bu toplumun bir ferdiyim. Bu topluma hakaret etmek kendime ve atalarima hakaret etmektir.

Böyle birseyi ihanet olarak nitelendiririm.

Kenan Kablan'in da söyledigi gibi toplumun itaatkarligini ve sorgusuz boyun egisini kastediyorum.

Itaatkarligin bu millete hanedan yönetiminden miras kalmadigi bir gerçek.

Hanedan sonrasi, tek parti dönemine baktigimizda baski ve sindirme politikasini görmezlikten gelmek safdillik olur sanirim.

Yani olayi polemige dönüstürmeyelim.




Boon

Yerleşim / YstanbulMeslek Gazeteci
Üye32 yazı
Sayın İşcan milli mücadelenin M.Kemal'in karizması sonucu ortaya çıktığını savunursan, olayı çok küçümsediğini düşünürüm.

Yani 1000 yıllık tarihi olan Türk milleti M.Kemal'in karizmasına boyun eğipte mi milli mücadeleye başladı.

Buna kargalar bile güler

Böyle düşünerek, M.Kemal'e de saygısızlık etmiş oluyorsun.
Onun bütün çabalarını ve öğretilerini karizmasının ardında bırakıyorsun.

Boon

Yerleşim / YstanbulMeslek Gazeteci
Üye1236 yazı
Amerikalıların İtaatkarlık konusunda bizden daha üstün olduğunu ileri sürüyorsun. Belki doğru belki yanlış bilmiyorum. Böyle bir konuda tartışmayacağımı kesinlikle söyleyebilirim.
Sanırım, toplumların ülkelerini ve kendilerini yönetenlere karşı itaatkar olmalarının çok iyi bir meziyet olduğuna inandığımı anlatamadım. Bu kötü bir şey değildir. Lidere itaat, bir çok engelin ve problemin aşılmasında olumlu bir rol oynar. Toplumlarda bulunan (kiminde çok, kiminde az) bu iyi özelliğin (itaat) kötüye kullanılmasının toplumların değil liderlerin suçu olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Türk Milletinde bu meziyetin fazla olduğunu düşünüyorum. (Biraz milliyetçi olduğum için sanırım) Fakat siz Amerikanlarda fazla dersiniz, Almanlarda fazla dersiniz farketmez. Ben bu ülkeyi seven herkesi seviyorum belki bu yüzden diğerlerinden kayırıp; itaatkarlık bizde daha fazla diyorum. Keşke şimdikinden de daha fazla olsa ve keşke toplumun ölümüne itaat ettiği çok iyi liderler gelip bu itaati hakedecek iyi işler yapsalar...
"Milli Mücadele yıllarında halk itaat etmedi Atatürk onları etkiledi de o yüzden 'kanlarının son damlasına kadar' savaştılar, hangi toplum olsa Atatürk onları etkiler böyle büyük fedakarlıklar yapmalarını sağlardı" diyorsan ben daha başka bir şey demiyorum! Yorum diğer üyelere kalmış!

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye5 yazı
Sayın Daniel Boon,
1000 yıllık Türk Tarihi ile bu konuda ne alaka var anlamadım.Her tarihi olan birşeyler yapabilme imkanına mı sahip veya yapıyor mu?Atatürk'ün karizmasıyla ilgili söyladiğiniz şeyler beni yazmaya mecbur etti.Bütün çabalarını ve öğretilerini karizmasının arkasında bırakıyorsun cümlesini ise hiç anlayamadım.Karizma dış görünüşse ben yanlış biliyorum demektir. Benim bildiğim karizma yaptıklarıyla , düşünceleriyle, konuşmasıyla etkileyiciliği kendiliğinden olan insan demektir. Karizmasıyla herhangi bir milleti etkileyip etkileyememe konusunda ise o günün devlet adamlarının hatıralarını ve tarihi okumanızı rica edeceğim.
Saygılar,

Yerleşim Türkiye / AntalyaMeslek Ö?renci
Üye64 yazı
"Türk insanının yurdu söz konusu olduğunda her şeyi yapabileceğinin altını çizmek istiyorum"demiştim yazımda.Sayın Kablan burayı gözden kaçırmış olmalı. Türk milletinin azmi ve Atatürk'ün dahiliği kazandırmıştır bu mücadeleyi .Atatürk de zaten, başarıyı hep, milletın iradesinin sonucu olduğunu söyler.Atatürk'ün karizmasına ve ona boyun eğecek toplumlara gelince de;hiç şüphesiz bizim başardıklarımızı başaramayacaklardır.Ancak Atatürk'e itaat etmeyecek bir yapıya da bürünmeyeceklerdir.Churchill'in şu sözünü hatırlatmak istiyorum:"Dahiler yüzyılda bir çıkar,ne büyük talihsizlik ki bu yüz yıl da bu dahi Türk milletine kısmet olmuştur."
Sayın Boon'un karizma anlayışı bizden farklı galiba.Atatürk'ün sahip olduğu bütün yetenekler,onun bütün harikuladeliği karizmasını oluşturur.Karizma bütün iyi özellikleri,bütün yetenekleri,...kapsar.
Hele hele M.Kemal'e saygısızlık etme ithamını kesinlikle kabul etmiyorum.Rica ederim bu tartışmayı burada bitirelim ve forumun amacına yakışır bir biçimde hareket edelim...
Saygılar.
LEVENT İŞCAN

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Ö?renci
Üye47 yazı
Selam,

Tartismanin su an geldigi nokta ile "Sizce Kemal Dervis basarili olabilecek mi?" arasinda uzaktan/yakindan hicbir iliskinin mevcut olmadigi kanaatindeyim.

Belli bir meseleye konsantre olamamak, derinlesememek, dagilmak, savrulmak...

Hepinizden ozur dilerim! Ama problemlerimizin kaynaklarindan birisi de iste bu yaklasimdir!

Saygilar...

Izzet

Yerleşim / Amsterdam
Yazar175 yazı
Bugün nedense hep geç kalıyorum!!!

Konu bu şekilde dağılmadan önce, bundan 5-6 mesaj önce cevap yazmaya başlamıştım, araya telefonlar girdi, 30 dakika içinde bir de baktım konu apayrı yerlere gitmiş.

Bu dağılmanın üzerine, yazıların gelmiş olduğu nokta ile ilgili olarak yazı yazmaya karar verdikten sonra, İzzet Akyol'un çok yerinde tesbitlerini okudum. Kendisine tamamen katılıyorum. Fikir alışverişinde bulunurken, ana konudan kopmamaya, koptuğumuz anlarda da maksadını aşan, birbirimizi yaralayacak uslup kullanmamaya özen göstermeliyiz.

Selamlar

MOE

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ekonomist
Üye32 yazı
Levent İşcan, İzzet Akyol ve M.Orhun Eskici'ye katılıyorum.

Konu maksadını tamamıyla aştı. Yazılanlardan herkes farklı anlam çıkarıyor. Tartışmalar ideolojik boyut kazanmaya başladığı zaman Forumu amacı dışına çıkarmış oluyoruz.

Lütfen bundan sonra (bende dahil) ideolojik tartışmalara ve olayları kişisel boyuta getirmeyelim.

Saygılar

Boon

Yerleşim / YstanbulMeslek Gazeteci
Üye1236 yazı
Arkadaşlar,

"Kemal Derviş Başarılı Olacak mı?" başlıklı konunun üzerinde yeterince tartışıldığı noktasında sanırım hepimiz birleşiyoruz.

Buraya kadar bir çok fikirler söylendi, konuşuldu, tartışıldı. Baştan sona incelendiği zaman, halkın ve siyasilerin K.Derviş'e destek olması, inanması gerektiği, K.Derviş'in ve milletçe yetkilendirilmiş diğer siyasilerin de mutlaka bir yeniden yapılanma süreci başlatmaları gerektiği sonuçları çıkarılabilmektedir.

Bu arada halkın, bu değişim süreci içinde siyasilerin hata yapmamaları, doğru kararlar vermeleri için kendi ihtiyaçları ve toplum için doğru buldukları konularda sesini duyurması, katılımcı olması gerektiği düşüncesi de yer aldı.

Bazı noktalarda düşünceleri daha iyi anlatabilmek için verilen örnekler yanlış anlaşıldı veya örneklere fazlaca takılındı. Hatta bazen konu neredeyse Kemal Derviş bir kurtarıcı, bir mesih(*) mi tartışması haline gelerek Kemal Atatürk ile karşılaştırılmaya kadar vardı. (isimler çağrışım yapmış olabilir )

En son tüm yazılanları tekrar okuyup konuşulanları özetlemeye çalıştım. Böylece herkesin ortak isteği olduğunu düşündüğüm konunun kaptılması noktasına geldik. Konuyu kaptmadan önce Orhun Bey'in son cevabında "birbirimizi yaralayacak üslup" kullanılmaması ile ilgili hatırlatmasına katıldığımı belirtmek isterim. Fakat katılmakla birlikte bu konu üzerinde yazılanların zaman zaman kızıştığını ancak, yaralayacak veya kıracak bir noktaya gelmediğini düşündüğümü de aktarmadan bitiremeyeceğim.

Tüm katılanların aklına ve eline sağlık.

Tüm üyeler umarım diğer konularda da buradaki gibi üstün performans gösterirler.

Selamlar,


(*) Mesih: Hristiyan inançlarında kurtarıcı (seçilmiş) manalarına da gelen genellikle İsa Peygamber için kullanılmakla birlikte ondan sonra geleceğine ve insanlığı kötü durumdan kurtaracağına inanılan kutsal kimse. Kurtarıcı.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye47 yazı
Merhaba,

Sonunda bir uzlasma noktasi bulabilmemiz guzel.

Selamlar,

Izzet

Yerleşim / Amsterdam