Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Küçük bakkaların büyüklerle (bim,tansaş,gima vb..)mücadelesi hakkında ne düşünüyorsunuz. Sizce yenilmeye mahkumlar mı? Yoksa kendilerini bu mücadeleye nasıl hazırlamalılar?
Bana göre yenilmeye şu şartlarda mahkumlar. Bir üründen sadece tek bir markanın hatta bazı ürünlerin hiç olmaması, pos makinalarının olmaması şu şartlarda yenilmeye mahkum olduklarını gösteriyor bence. Evlere sipariş ***ürme, taksit yapma, taze ürünler getirme gibi önlemler alırlarsa ve farklılık yaratırlarsa öne geçebilirler. Kendilerini iyileştirmek adına çok şeyler yapmaları lazım. Ayrıca süpermarketlere göre ürünleri çok pahalı geliyor bana. Daha bir çok şey sayılabilir.
Yaseminece'nin söylediklerine katılıyorum. Ve tamamen yok olacaklar demekte gerçekçi gelmiyor bana, ürün seçimleri değişebilir, tazelik çok önemli bir avantaj sağlayabilir, eve teslim ve müşterileri tanıma(bilgisi) ile fark yaratabilirler.
Maliyet tarafında da önlemler almak gerekir. Mesela, başarılı örneğini duymadım, ancak, bakkalların birleşerek bir satın alma gücü oluşturabilirler.
Geçen 10 yılda 26000 bakkal kapnmış. Fransa'da yürürlükte olmasına rağmen, marketlerin dışarı taşınmasını doğru bulmuyorum. FArklı önlemler almak gerekir.
Rocking your marketing world -www.marketallica.com
Yazdığınız konulara katılmamak elde değil. Özellikle bakkalların birleşerek bir satın alma gücü oluşturması bence de tek çıkış yolları. Yalnız bakkallarda yaptığım gözlemlerde orta halli bir marketin bakkallara toptan mal pazarladığını gördüm.Yani misal 2.sokakta adamın marketi var 5 ve 6 ncı sokaktaki bakkallara toptan mal veriyor.İlginç değilmi? Birleşme olarak da sanırım bu güç sadece büyüklerden çıkacak. Yani günü birinde Tansaş veya diğerlerinden birinin tüm bakkalları yayılma politikası olarak görmesi gerçekleşebilir. Bu durumda her mahallede 1 veya 2 Tansaşçık olması muhtemel.Birde bunu Franchisingle yaparlarsa para+para...
Migros'un dediğin mantıkla "bakkalım" diye franchisek küçük marketleri vardı. Bizim caddedeki 2 sene önce kapanmıştı, şimdi ne olduğunu bilmiyorum doğrusu... Bir de hatırlarsanız İsmar marketleri vardı. Ayrık marketler, ismar çatısı altında birleşip satın alma gücü oluşturacaklardı. Girişim yönetim çatışpmalarına yenik düştü. Ve başarısız oldu.
Sanırım, bu iki girişimin başarısızlığında, çözülmesi gereken bir takım yapısal sorunlar var gibi. Sizce nelerdir.
Rocking your marketing world -www.marketallica.com
Bence burdaki sorun halkı iyi incelememekden kaynaklanıyor. Migros ve İsmar kendi adlarıyla bu şekil olaya gireceklerine bakkallardaki raflara doğrudan girselerdi sizce ne olurdu?Hani şu kaliteli alışveriş noktaları var mesela onun gibi. Böylece bakkalların isim haklarına yani esnafın kendi ismine de aykırı olmazlardı. Zaten bir çok bakkalın ünvanına bakın. Esnafın kendi ismi, soyadı veya oğlunun adı.
macromx, bence çok doğru bir yaklaşım. Migros, ve ismar bir bakkalın tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yönelikti, altyapı hazır olmadan büyük başladılar.
PG'nin "kaliteli alışveriş noktası" çok başarılı buluyorum. Aynı şekilde bakkallar birleşerek kendi "private label"larını oluşturabilir. Ayrıca yeni yeni kullanılmaya başayan ticaret kartları (adlarının bilmiyorum, ama akbankın dışbankın var ya...) da katkısı olabileceğine inanıyorum. Satın almaları birleştirebilmek için önemli bir altyapı ilerlemesi. Bu kartlar, satın almaların birleştirilmesi için gereken fiziksel ve zaman eforunu da yok edebilir. Yeni kullanım yolları için fırsatlar var.
Rocking your marketing world -www.marketallica.com
İlk önce büyük marketlerin şehir dışlarına taşınması olayına değinmek istedim. Bakkallar korunacak diye ulaşımı olmayan insanların kaliteden yoksun kalması çok yanlış. Bakkallarda kalite namına hiç bir şey göremiyorum. Çok pahalı sattıklarını ve hesaplarda oynama yaptıkları çoğu kez farkkettim. Ayrıca ekşimiş peynir bozuk süte de çok rastladım. Hizmette iyileştirme yapmayı bilemiyorlar. Ayrıca bu tür küçük esnafta hijyen olayı hiç yok. Ekmeği eliyle avuçlayıp gazeteye sarıp veriyorlar. Bir poşeti bile kar sayıyorlar. Klima gibi gerekli şeylerden yoksunlar. Aslında kafalarına göre hareket etmeye çalışıyorlar. Biraz kendilerini geliştirip müşteri odaklı çalışma yoluna gitmeleri lazım. İnsanların şikayetlerine önem vermeiler ve arada bir bu işin uzmanlarına danışmalılar gibi geliyor. Güler yüz politikasıyla yaklaşmayı da öğrenmeliler diye düşünüyorum. Daha bir çok şey sayılabilir. Dört dörtlük olma yoluna gittikleri sürece ayakta kalabilirler diye düşünüyorum.
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz