Kurumlar neden vardır sizce sevgili türk halkı?insanlarımızın mevcut sorunlarını çözebilmek için değil mi?Nedir bu sorunlar,yüzeysel olarak bir değinelim:işsizlik,fakirlik,cehalet,bir tas aşım,ağrısız başım düşüncesi,bu dünyadan elini eteğini çekip kendini tahtalı köye endekslemeyi tavsiye eden koskoca Osmanlı'yı çökerten tasavvuf felsefesi,insanları uyuşukluğa iten,kendi kültüründen uzaklaştırıp arap kültürüne iten arabesk kültürü,medyadaki durmadan yayınlanan ve toplumu bunalıma sokacak dereceye gelmiş(buna rahatça toplum üzerindeki psikolojik bir harp bile denebilir,ve çok tehlikelidir,nükleer silahlardan daha çok kalıcı iz bırakır)haberler,ama en önemlisi toplumun taban kesimini ilgilendiren (çiftçiyi,küçük esnafı)parasal sıkıntılar ve imkansızlıklar....bunları saya saya bitiremeyiz.Türkiye Cumhuriyeti de Sosyal bir devlettir.sosyal devlet demek de işte bu kesimin zenginler arasında ezilmesini önleyen,bu kesimi koruyan devlettir.bu yüzden ülkemizde alt kesimi korumak amacıyla birçok kurum oluşturulmuştur.işte asıl sorunumuz burada başlıyor:bu kurumlar binlerce ve birbirinden bağımsız,birbiriyle alakasız ve birbirinden habersiz hareket etmektedirler,aynen rüzgara açık bir ovadaki güçsüz fidanlar sürüsü gibi.esecek ufacık bir rüzgarda bu fidanların köklerinden sökülüp rüzgarla birlikte uçması kaçınılmazdır.bugünkü türkiyede yaşanan binlerce olay da bu sözlerimi kanıtlar nitelikte..peki bu durumda ne yapılmalıdır?cevabı çok net ve kesin:binlerce güçsüz fidan ufak bir rüzgarda yerlerinden sökülüp atılıyorken büyük bir çınar ağacının ne fırtınalara,ne kasırgalara dayanabileceğini hepimiz biliyoruz.İşte sağlam köklü bir gövdede tüm ayrı davalara hizmet eden kurumların bu büyük gövdede dalları,budakları olacak şekilde bu kurumları birleştirmek...tüm kurumlar bir büyük çatı altında ulusal bir davaya hizmet etmek üzere kendi alanlarında faaliyet göstermelidirler.mükemmele ancak bu şekilde ulaşılabilir.işte bu sağlam çatı Türk Silahlı Kuvvetleridir.daha önceleri bir kuruma bu kadar güvendiğimden ötürü bazı tepkiler almıştım.size hemen açıklayayım,bazılarınızın bildiği gibi ben bir askeri öğrenciyim.önceki yazılarımdan benim T.S.K'yı tozpembe gördüğümü sanabilirsiniz,ama gerçek öyle değil.yaşadığım toplulukta gerçekten pırlanta gibi arkadaşlarım var ama bu topluluğun %60'ı(üzülerek mim'e hak veriyorum) hiçbir işe yaramaz,hayattan bezmiş,kendinden geçmiş,günlük yaşayan gençlerle dolu.İşte sisteme mükemmel demem buradan geliyor.böylesine umutsuz insanları bile çalıştıran,birşeyler üretmeye sevkedebilen bir sistemdir bu."peki daha nice ateşli kanlar,zeki,pırıl pırıl gençler varken neden böyle umutsuz vak'aları seçiyorlar" diyebilirsiniz.orası benim haddim değil,benim elimden de bu konuda şu an için hiçbirşey gelmez zaten.ama bu vesileyle şunu da görmüş oldum ki;böylesine insanlara bile birşeyler ürettirebilen bir sistemde türkiyenin en yaratıcı beyinleri birleştirilirse,bu işe yaramaz,kıymet bilmezlere sunulan imkanlar bu zeki ve hayat dolu gençlere sunulursa neler yapılamaz?sizce de öyle değil mi...yukarıda askeri liselerde gördüğüm sorun da bu kurumların birleştirilmesiyle,hakedenin hakettiği yerlere gelmesiye,yükseltilen estetik kültürle daha yüceyi isteyen,sürü psikolojisinden kurtarılmış bir toplum yaratılmasıyla aşılacaktır,buna eminim.hepinize teşekkür ediyorum...