Sevgili Levent, Sevgili Antiemperyalizm ve Sevgili Mim,
Baktım ki, aranızda emperyalizm konusunda oldukça yoğun tartışmalar geçiyor. Ben de birkaç şey ekleme ihtiyacı hissettim.
Öncelikle, Levent ve Antiemperyalizm’e duyarlı tavırlarından dolayı teşekkür ediyorum.
Sevgili Mim’e ise en azından tartıştığı için teşekkür edebileceğimi düşünüyorum. Ve kendisinin yorumlarıyla ilgili ben de birkaç şey eklemek istiyorum.
Sevgili Mim, anladığım kadarıyla antiemperyalizm sitesini incelememiş. Emperyalizm nedir diye bir soru soruyor ve tanım bulamadığını söylüyor. Siteyi incelediğim için, bu söylediklerinin hiçbir gerçekliğinin olmadığını gördüm. Yersiz ifadeler diye üzerinde dahi durma gereği hissetmiyorum. Sitedeki görüşleri olabildiğince dikkatle incelediğim için kendisinin "devlet ağalığı, sendika patronluğu" söyleminin de yine hiçbir değer taşımadığını söylemeliyim. (Bence, "kuduz köpek" taklidi yapmasına hiç gerek yokmuş :).
Her neyse…
Emperyalizm kavramının hiç kimsenin ve ideolojinin tekelinde olmadığını düşünenlerden olduğum için kendisinin forum başlığının da çok yersiz ve paronayakca olduğunu söylemekle yetineceğim. Bence orada bir de Hitleri, Stalini ve Mussolini’yi koyabilirmiş. Kendi bakış açısına uyarmış doğrusu... Anladığım kadarıyla kendisi hortlaklar kabusunun girdabına düşmüş bir divane gibi hayatı algılıyor ve davranıyor. Bence gerek yok. Daha sağduyulu olması kendi sağlığı açısından yararlı olabilir. Hani ne demişler, keskin sirke küpüne zarar diye. Bence doğru söz.
Görebildiğim kadarıyla Mim, liberal değil. Hele ki, Lockcu, Rawls'cu, Machperson'cu anlamda bir liberal değil. Tipik konformist, kapitalist bir zihniyete sahip. Söyleminde daha çok da, yeni sağ olarak adlandırılmaları daha uygunken kendilerini neoliberal olarak sunan Hayekçi tayfanın kusmuklarının derin izleri görülüyor. O da kusuyor... saldırıyor; tutarlılığına bakmaksızın. İnsafa, adalete, hakkaniyete, erdeme zerre kadar önem ve değer vermeksizin. Bu nedenle, dünyanın merkezinde kendisinin olduğunu sanıyor. Bu nedenle de, yaftalıyor, karalıyor, kıvırıyor, hakaret ediyor vs.
Ama dedim ya, keskin sirke küpüne zarar diye, bir parçacık kendini düşünse bu kadar agresif olmaz. Mahkum etmez insanları.
Bu arada küçük bir önerim olacak, en azından kendi sağlığını korumak ve sulanmış zihnini dinlendirmek için empati ile yaklaşabilir sevgili Mim.
Sanırım şu konuda bir kez uzlaşmak gerekir: emperyalizme karşı olmak, devlet ağalığını savunmak anlamına gelmez; öyle mi sevgili Mim? Sizin ağzınıza sakız ettiğiniz formülasyonu inanın ki ilkokul çocukları yapmaz. Senden biraz daha zihin egzersizi yapmanı beklemiş oluyorum bunu demekle ama, yine bunun faydası sana dokunacağı için umarım direnmezsin.
Bir kez bu denklemin Türkiye’de ve Türkiye ile ilgili meselelerde aşılması gerekiyor. Yoksa, çevremiz, Mim gibi monolitik düşünen zihinlerden geçilmiyor; har-hur boğuşmalar sürekli yineleniyor.
Ben kişisel olarak bu tür hırlaşmaların biraz daha sağduyu ve izanla çözüleceğini düşünerek yalnızca Mim’in dikkatini çekmek istedim.
Bu nedenle, yok İslamcı, solcuyla bir araya geldi, yok solcu dindar oldu, yok 145 yıldır çok çekildi, yok antiemperyalizm aslında emperyalisttir; mürtecidir vs. zırvalamalarına hiç gerek yok. Ne diyorsun yani, insanlar bir araya gelip kendilerini ilgilendiren sorunlarını konuşmasınlar mı? Senin gibi hırlaşsınlar mı? Lütfen Mim kardeş Antiemperyalizm sitesindeki bildirgeyi zihninize ziyan olmayacaksa gidip bir (daha) okuyun.
Mim diyor ki:
"Katkılarınızı bekliyoruz." Sizlere katki; size degil dis güdümlere katkidir. Dünyada iflas etmis sistemi, sizmi kaldiniz kurtaracak, diriltecek ?
Bunun farkindamisin acaba”
Ben de diyorum ki, sen kimin ağzıyla konuşuyorsun farkında mısın Mim kardeşim? Bu yaklaşımını bir tür "efendi severlik" ve "kahya ağzı" olarak değerlendirip geçiyorum; ben de diyorum ki, senin savunduğun kapitalist sistem de, çökmemek için sürekli, yeni pazarlar ve kaynaklar bulmak için etrafa saldırıyor, yıkıyor, sömürüyor (tabii senin gibilerde çakallar gibi artıkla besleniyorsunuz :)) ve giderek kendi ördüğü ağ kendi ayaklarına dolaşıyor. Bak bu dediğimi çok iyi düşün; öyle beylik laflarla durumu idare etmeye kalkma. Eğer altından kalkamazsan, sana anlayabileceğin düzeyde liberalinden tut, muhafazakarına, sosyalistinden tut faşistine kadar farklı pencerelerden bakan ve bu söylediğimi değerlendiren kaynaklar öneririm. Umulur ki, bu tür egzersizler senin zihnini de biraz açar. Kabızlığın ve saldırganlığın az da olsa geçer.
Yine, sığ düşündüğünü Antiemperyalizm.org sitesinde verilen linkler konusunda da göstermişsin. Diyorsun ki,
"Sor yoldaslarina Marksist, Leninist olup-olmadiklarini ve ondan sonra, bana "önyargilisin" de.. Sormaniza da gerek yok, biraz okuyun, tavsiye ettikleri linkleri...
(Karsi düsünceli bir linki, link olarak vereceklerini mi zannediyorsunuz yoksa ?)"
Şimdilik bir tek şey söyleyeyim; ben de baktım linklere, orada şu an için bir tane bağlantı var. Peki sen nasıl oluyorda başta önyargı ile yaklaşarak başka bir siteyi önerirler mi diyorsun? Ve tabii, kesin inançlı ve totaliter zihnin hemen yanıtı da veriyor: Asla hayır?. Benim önerim sana şu olacak: Bir defa, bırak bu ucuz numaraları. Ve Levent’e soruncaya kadar git Antiemperyalizm sitesi ile görüş. Niye bu kadar çekiniyor, niye bu kadar dışarıdan kendi kendini yiyip bitiriyorsun. Halbuki bak o sitede senin bağlantılar dediğin sayfada şu bilgiler de yer alıyor. (Yaw çekinme bunlar da insan senin benim gibi adam yemezler :):
Bu bölümümüz emperyalizme karşı çıkan veya en azından emperyalizmin yanında yer almayan bireysel girişimlere, her türlü siyasal, toplumsal, kültürel, iktisadi ve eğitsel kurum ve kuruluşlara, ve sivil toplum örgütlerine ayrılmıştır.
Dolayısıyla, sitelerinin veya faaliyetlerinin bu bölümümüz aracılığıyla tanıtımının yapılabileceğini düşünen veya bizlere bu yolla destek olmak isteyen herkese kapılarımız ve imkanlarımız sonuna kadar açıktır.
İletişim için lütfen
bilgi@antiemperyalizm.org e-posta adresine yazınız.
İlgi ve katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
Onun için sevgili Mim kardeş, insanları yaftalamayı, saldırmayı bir kenara bırak git adam gibi konuşmayı dene; tamam mı sevgili Mim. Hem bak sana yakışıyor mu böyle bir tutum.
Sevgili Mim, sen liberal falan diye aman bir yerlerde kendini de takdim etme. Beline kadar taşlarlar. Ticaret konusunda da felsefi hiçbir derinliğinin olmadığını üzülerek ifade etmeliyim. Çok saf dillisin. Ama yazdıklarından biraz aymazlık kokusu ve çoğunlukla da pragmatizm kokusu sezilmiyor değil. Ama bu kadar çiğ bir zihni adam etmek gibi bir görevimin olmadığını bilerek, istersen zamanla bunları da sana bir bir göstereceğim. Ama şimdilik önerim şu, lütfen bilgisizliğini, cehaletini her yerde bu kadar pervasızca izhar etme. Hani sen pragmatik birisin ya onun için söylüyorum: Çok konuşma ki, adam sansınlar. İstersen konuş yani, sen bilirsin.
Ama ilerleyen zamanda seninle daha üst bir düzeyde konuşabilmemiz için de, sen de bir iki adım atmalısın. Mesela Antiemperyalizm sitesindeki kaynakları bir oku; onlar üzerinden tartışmalarımızı sürdürelim. Valla ben okudum onu söyleyeyim; beğendiğim beğenmediğim yerleri ifadeleri seninle de paylaşırım severek.
Ama son ricam, "anamı boyar babama satarım", ya da ne bileyim, uşakların ya da kahyaların ya da Hayek gibi kapitalizmi liberalizm diye yutturmaya çalışan düşünce kabızlarının tercih ettiği "secondhand" gibi ifadeleri öncelikle bir kenara bırak. Düşünmeya çalışan (en azından öyle hissediyorum :) bir zihne bu tür yaftalamalar pek yakışmıyor doğrusu.
Sevgilerimle