Milletçe sorumluluk almayı sevmiyoruz hep birileri bizim için bişeyleri halletsin peşindeyiz. Her sorunumuzun sorumlusu bi başkası, işimizde başarısız oluruz birileri arkamızdan iş çevirir ya da müdür kıllık yapmıştır. Eşimizle sorunumuz olur kaynana suçludur. Komşumuzla sorunumuz olur mahalle kötüdür.
'...Çocuğumuz düşüp kafasını masaya çarpınca biz hemen masayı döveriz,
'he masa ehhhh sen niye orada duruyorsun' diye. Çocuk masa orada durmasa kafasını çarpmayacağını sanır ve büyüdükçe yaptığı her hatayı yükleyecek birini veya bir şeyi mutlaka bulur.'
Malum...
Mesela, bizim Balkan harbinden kalma, dandik vagonlara 160 Kilometre hız yaptırdılar. İlk virajda sizlere ömür...
vagonlara 160 Kilometre hız yaptırdılar. İlk virajda sizlere ömür...
Kimin üstüne kaldı?
Makinistin...
Mersin'de bayrağımız yakıldı, yırtıldı. Askere taş attılar, panzere Molotof... Memleket ayağa kalktı. Kimin yüzündenmiş?..
İki velet...
Gelene geçene ayran, tost falan satan, kendi halinde sakin bir kasabaydı, Susurluk... İçişleri Bakanlığı, MİT, Jitem, generaller, özel tim polisleri, kumarhaneciler , bakanlar, milletvekilleri, işadamları... 1000 kişi falan yargılandı. Her şey kimin başının altından çıkmış?
Yeşil'in...
Deprem oldu... 7 vilayette 50 bin kişi öldü. Binlerce bina yıkıldı, on binleri ağır hasarlı. Hepsinin sorumlusu olarak kimi kulağından tutup hapse tıktık?
Veli Göçer'i...
Edirne'de bebeler şakır şakır öldü... Hiç utanmadan bisküvi kolilerine koyup, gömdüler. 'Araştırdık, ihmal yok' dediler. Peki neden öldü bu yavrular?
Klima'dan...
Dikkat isterim, klimacı bile değil, klima. Rakıdan öldük. O gün ile bu gün arasında ne değişti?..
Kapağın rengi...
Sanal 'sorumlumuz' bile var... Yollarda her gün 20 insanımız heba oluyor.
Trafik Canavarı'ndan...
Dolar patlarsa?
Enflasyon Canavarı'ndan...
Hatta 'sorumlu olmayan sorumlumuz' da var... Milli takım oynayıp yeniliyor. Suçlusu kim?
Takıma alınmayan Hakan...
Domatesleri Ruslara kakalayamıyoruz...
Sinekten...
Deli dana geliyor.
İnekten...
Millet hormonlu diye tavuk yemiyor.
Erman Toroğlu' ndan...
Evleri su basıyor.
Yağmurdan...
Ormanlar yanıyor.
Sigaradan...
Gemi batıyor.
Dalgadan...
İyi de kardeşim, uçak neden düşüyor?
Rahmetli pilottan...
Peki, bu şartlarda hayatta kalmayı nasıl başarıyoruz?
Allah'tan...
----------------------------------
Yukarıdakilere uygun bir fıkra:
Bir gün melekler telaş içinde Allah'ın yanına çıkmış, yerlerinde duramaz bir şekilde
Melekler - Allahım Allahım, Amerika ile İngilizler savasa girdi yardım yapmalıyız
Allah - AA dert etmeyin onlar islerini bilirler bırakın kendi hallerine demiş
Aradan bir iki gün geçmiş melekler yine telaşla gelmiş ve
Melekler - Allahım bu seferde Fransa savasa katıldı hemen müdahale etme liyiz..
Allah - Karısmayınnn onlar islerini bilirler - demiş
Aradan bir iki gün geçince yine melekler apar topar soluğu Allah’ın katında almışlar ve
melekler - Aman Allahım, bu seferde Türkler savasa katıldı
Allah - Olamaz hemen bana tüm silahlarımı getirin kuşanmalıyız, onlar her şeyi bana havale ederler....
Mutluluk dışarıdan elde edilecek bir hal değildi.
Mutluluk ancak içimizden dışımıza taşacak bir hal olabilirdi.
Mutluluk bir koşula bağlanamazdı,
onun bir adı yoktu.
O değişmez olmalıydı, o her halde ve her yerde var olmalıydı.
O bir huzur haliydi.
Her ne olursa olsun hiç bozulmayan, azalmayan ya da artmayan bir duyguydu.
O gün tüm bu hali içinde barındıran yeni bir kelime öğrendim.
Sevgi.
Mutluluk ancak içimizden dışımıza taşacak bir hal olabilirdi.
Mutluluk bir koşula bağlanamazdı,
onun bir adı yoktu.
O değişmez olmalıydı, o her halde ve her yerde var olmalıydı.
O bir huzur haliydi.
Her ne olursa olsun hiç bozulmayan, azalmayan ya da artmayan bir duyguydu.
O gün tüm bu hali içinde barındıran yeni bir kelime öğrendim.
Sevgi.