Kaybolan nice duygu var yaşadıkça yaşantının içinde! Uzak yolculuklar düşlüyor böyle zamanlarda insan. Şöyle sakin ve sessiz bir deniz kenarında; duygulara uzanan düşüncelerin içinde savrulup gitmek ve olup biten her şeye sırt çevirip, denizin yosun kokusunu derin bir nefesle içine almak istiyor...
Nice yanlış, nice yalan duygularla dolduruyorlar ve yazık dolduruyoruz içimizi. Küçük bir alev yavaş yavaş önce umursamadan, bilinçsizce büyümeye başlıyor sonra an geliyor o küçük alev parçası durdurulamayacak yangınlara yol açıyor. Ve işte yine çırpınışlar, çığlıklar... Canın tende can çekişmesi hiç durmaksızın...!
Keşkeler önemsizken ve cümle içinde anlamsızken en zayıf anlarda karşı konulmaz bir hız ve yoğunlukta günlük hayatımız içindeki ilişkilerin son durağında, vazgeçilmez bir yere sahip olmaya başlıyor. Kayboluyor zamanla... Duvara atılan yumruklar bile içimizde filizlenen sorguyu, acıyı, çözümsüz soruları en aza indirgemeye yetmiyor bir zaman sonra...Hedeflerimizi değiştiriyoruz... “bir çılgınlık anında yaptım” cümlesi dudaklarımızın arasına sıkışıp kalıyor. Sıkıştırıyoruz...
Çılgınlık...
Sahipsiz bir çocuk gibi masum görünüyor değil mi ilk bakışta? Ya sonra ? O masum kelime koskoca bir cümleyi düzeltmeyi başarabiliyor mu dersiniz?
Zaman-mekan ve kişi üçlemesi doğrusuyla belki biraz da olsa cümle kurtulabilir... Peki ya insan? O kurtulabilir mi? Bunun cevabı derinlerde sanırım. İç dünyanın derinlerinde...Tıpkı diğer sırların, acıların gizlendiği iç dünyanın derinlerinde...
Oysa açık mavi bir denizin sularında sessiz sakin savrulup gitmek ne güzel olurdu. Siyahın ele geçirdiği kırılgan evlerde büyüyoruz. Ellerimiz, ruhumuz kapkaranlık... Bazen beyaz bir özleme tutunuyor yüreklerimiz. Beyaz yeni bir sayfa gibi... Sonra nereden geldiği belli olmayan bir rüzgar karmakarışık bir paket sunuyor önümüze. Siyah beyaza, beyazsa siyaha tutkuyla bağlanıyor. Sonra grilerin dünyasında başlayan yaşam kavgası... Maviyse ancak gece uykuya dalmadan az önce düşlenen saf bir hayale dönüşüyor.
Uykuda kim bilir hangi renge bulaşıyoruz, hangi eksik yaşama?
BİLMİYORUZ
İstanbul'u Dinliyorum Gözlerim Kapalı...
ışık ve sevgiyle kalın.
ışık ve sevgiyle kalın.