Bayram bitti, her nekadar bayramda da koniksi ihmal etmediysem de bu sabah bu yazı beni yerime çökertti.
Bayramlaşmaya gelenler gözlerme bakıyorlardı, çünkü gözlerim dolu dolu ve ıslaktı. Birşeyler diyerek geçiştirdim işte. İnsanın kendisini bulduğu böylesine mükemmel bir öykü karşısında ne yapabilirdi ki ağlamaktan başka. Biliyormusun, her istanbula gidişimde O evin penceresinide uçuşan perdenin dalgaları arasında çaktırmadan bende girerim içeri. Vakit, sabahın kuş sesleriyle dans tettiği seher vakittidir genlelde. Rüzgar beni de atıverir diğer pencereden. İstabulun o ılık ve nemli havasında O sokakta sesiz ve kimsesiz kala kalırım öylece. Ankaranın dondurucu sabahlarına inat insanın içini ısıtır İstabul uyanışları.
uffff, siyahbeyazoykuler'i bundan sonra birdaha okumasam mı ki ne yapsam diye düşünmeden edemiyorum.
Sevgili "siyahbeyazoykuler" kardeşim; çok güzel gidiyorsun. Bizler de çok şanslıyız ki kendimizi bulduğumuz yazıları olan bir arkadaşımız oldu.
Bence bu sitede sana özel bir bölüm açılmalı ve yazıların orada bir bütün halinde toplanmlalı.
Ellerine sağlık.