Ne Satsam Kar Ederim Mi Demiştiniz ? - Sayfa 2 - Koniks.com

Koniks.com
Kullanıcı adı:
Şifre:
Şifremi hatırla


    Ana Sayfa          Forumlar          Arama          Yardım           Kayıt Ol

Ne Satsam Kar Ederim Mi Demiştiniz ?
 2 


akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
03/01/2009 :  17:57:50   Yazarın websitesini ziyaret et Website  Bu yazıdan alıntı yaparak yorum yaz Alıntı


İşleri kötü giden tüm esnaf arkadaşların üzerine eğilmesi gereken bir konu.

Türkiye de üretip veya alıp sonra yurtdışına satmak. Tarımsal gıda Türkiyede üretilebilecek en kolay üründür. Bu işi bir de teknolojik yapıp maliyetinizi ucuzlatırken bir yandan da veriminizi- rekoltenizi arttırırsanız, kurumsallığa ve profesyonel bilimsel yaklaşımlara prim verirseniz muhtemelen ben bu güne kadar bunları nasıl akıl edemeyip bu kadar sıkıntıyı çekmişim dersiniz.

Al-sat a diyeceğim bir şey yok. Ama üretecekseniz marka, ambalaj, kaliteli ürün, ucuz fiyatlar, sürekli üretim imkanı, kolayca ulaşılacak yerde duruyor ülkemizde, oldukça düşük maliyetlerle. Avrupada bu şanslar biteli yıllar olmuş. Üretiyor ama ucuz değil, yeterli değil.

10 kuruşa domates üretip 2$ a satabildiğinizi bir düşünün. Bir sezon satışı ile kendini 4 - 5 defa amorti edebilecek başka bir üretim dalı yok. En ölü fiyatta kiloda 50 kuruş kar edebileceğiniz 10 dekarı 300bin liralık bir yatırım 32 hafta boyunca size dekardan 5 ton ürün verdiğinde, 10 dekarda 50 ton eder 32 haftada 1 600 000 kg ürün eder. Kiloda 50 kuruş kazançla 8 ayda 800bin lira eder. Ciro değil net kar. 1,2 $ a satsanız cironuz 1 250 000 lira olur yaklaşık.

8 aylık hesap Türkiyenin %90 nını kapsar. Bazı yerlerde üretim 12 ay sürebilir.

Normal hesabın ve denemelerin dekardan 8 ton ortalama olduğu düşünülürse harika bir yatırım. Tabi bu yatırımı 300 bine çıkarmak en ucuzu, normali 500 bini buluyor çünkü.

Parça başına 50 kuruş kar elde edebileceğiniz devamlı yurtdışı müşterisi olan yurt dışı olmadığında yurt içinde de devamlı hazır alıcısı bulunan bir kere 500 bin lira yatırıp karşılığında her yıl 1,5 milyon parça mal üretip 750-800 bin lira kazanç elde edebileceğiniz bir makina parçası var mıdır ?? Olsa bile, çalıştırılan işçiyi, harcanan elektriği, bina kirasını bu kar miktarı karşılarmı ?

tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  19:06:42 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Sera içine bal arısı kovanı koymak iyi bir sonuç vermeyecektir. Bal arılarının polen taşıma özellikleri ile bambuslarınki çok farklı. Ayrıca bal arılarının aynı sera içinde bambuslarla rekabete girme ihtimalleri var. Malum bir bölgeyi sahiplenme içgüdüsü sadece insanlara has değil.

Ama kesme çicek yetiştirilen bir serada aynı zamanda bal arıcılığıda yapılabilir mantıken. Fakat bal olmaya olurda, serada çalışmak epeyce zorlaşır. Arı senin ticaretini bilmez sen arı varken çiçekte çalışmak istemezsin gibi sorunlar ortaya çıkar. Ayrıca bu seradan yapılan bal ne kadar gerçek olsada kolayca kristalize olan bir bal olacaktır. Ticarette sıkıntı yaratacak cinsten.

Bir de bambuslar domates serasına sadece çiceklenme döneminde salınıyor. Bu dönem geçinde arılar alınıyor. bu tabiri caizse eşek gibi arılarla serada aynı anda bulunmak biraz sıkıntı yaratır. Bal arıları gibi sokmazlar, saldırgan değildirler ama ürkütücü arılardır. Diğer arılara göre çok değişik davranış biçimleri vardır.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
Küçük Ağa
Üye

Toplam 683 yazı
04/01/2009 :  19:12:14  Alıntı
Anladım. Teşekkür ediyorum. Ama fikirleriniz yabana atılacak, es geçilecek türden değil. Gayretlerinizin devamı dileğiyle...
Üslubu beyan, ayniyle insandır.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Yayıncılık
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  20:31:38 Yazarın websitesine git Website   Alıntı


Kısa sürede amorti ediyor

Türkiye'deki en büyük topraksız tarım yatırımlarının sahibi ise İzmirli Agrobay Seracılık. Agrobay Seracılık'ın sahibi Hasan Şentürk, "2007 yılında hayata geçireceğimiz 20 milyon euroluk ek yatırımla Meksika'nın liderliğini elinden alacağız" diyor.

Yatırımın karşılığını bir yılda alacaklarını söyleyen Şentürk, "Topraksız tarım kültürünün avantajları verimlilik ve kaliteyle sınırlı değil. Bu kültürde yetişen ürünlerin ihraç pazarları da daha geniş ve sorunsuz oluyor. Böylece yaptığınız yatırım kısa zamanda geri dönüyor" açıklamasını yapıyor. Geçen yıl Akdeniz Sineği nedeniyle Türkiye'nin Rusya'ya ihracatının durduğunu ancak Agrobay'dan Rusya'ya satışın aksamadan sürdüğünü belirten Şentürk, şöyle devam ediyor: "Agrobay'da yıllık üretim 8 bin tonun üstünde. Gelecek yıl 12 bin tona ulaşılacak. Domates, biber, salatalık çeşitleri üretimde ağırlıklı. Ayrıca Avrupa'nın tercih ettiği brokoli, marul, maydanoz ile kavun ve karpuz da çeşitler arasında. Üretimimizin yüzde 70'ini ihraç ediyoruz. İhracat ciromuz ise yıllık 8 milyon euroyu aşıyor. Hedefimiz önümüzdeki yıl 10 milyon euroluk ihracat. Dünyanın en büyük tarım ülkeleri de olsa Hollanda'dan domates ülkesi İspanya'ya kadar pek çok Avrupa ülkesine ürün satıyoruz."

İngiltere buldu, Hollanda geliştirdi

İlk kez 1930 yılında İngiltere'de Kaliforniya Üniversitesi'nden Profesör Doktor William Gericke tarafından temelleri atılan bu yöntem, Hollanda tarafından geliştirildi. Türkiye'de ise ilk olarak 1995'de Antalya'da Agroser adlı serada kullanılmaya başlandı. Bugün topraksız tarım tekniği yaklaşık 30 serada başarıyla uygulanıyor. Seraların çoğu ihracat ağırlıklı üretim yapıyorlar. İç pazara verdikleri ürün miktarı daha sınırlı. Çünkü bu teknikle üretilen ürünler daha pahalı. Geleneksel yöntemle satış fiyatı yaklaşık 1 YTL olan bir kilo domates, topraksız teknikle üretildiğinde 3.5 YTL'den piyasaya çıkıyor. Türkiye için pahalı olan bu ürünün Avrupa'da alıcısı çok. Türkiye'de bu yöntemle ağırlıklı olarak domates ve biber üretiliyor. Yaklaşık 5 serada da çiçek üretimi var.

İç pazardaki talep katlanarak artıyor

Yurtdışında büyük bir pazara sahip olan topraksız tarım ürünlerine olan talep yurtiçinde de giderek artıyor. Topraksız tarım ürünleri büyük marketlerde kilo yerine paket olarak satılıyor. Paketlerin üzerinde "iyi tarım uygulaması" kriterlerine göre üretim yapıldığı anlamına gelen Eurepgap sertifikası bulunuyor. Tüketicilerin bu ürünleri tercih etmesinde rengi, kokusu, lezzeti kadar sağlıklı ve standart üretimi ifade eden bu sertifika da büyük önem taşıyor. Topraksız tarım ürünlerine olan talebin iç pazarda da büyük bir artış gösterdiğini belirten Agrobay Seracılık'ın sahibi Hasan Şentürk, "Eskiden üretimimizin sadece yüzde 1'ini iç pazara verirdik. Bu oran iki yılda yüzde 30'a çıktı. İç pazardaki talep bu alandaki yatırımların da artmasına neden oldu" diyor.

Kaynak:Referans gz.



Ülkemizde yurtdışına satışta Eurepgap sertifikası olmadanda satış yapabilen topraksız üreticileri var.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
osmankpt
Yeni Üye

Toplam 8 yazı
04/01/2009 :  23:37:05  Alıntı
AKINSELÇUK KARDEŞİM
1) DOMATES SERA İŞÇİLİĞİ MAAŞLI DEĞİL ORTAKÇILIK SİSTEMİYLE YAPILIR %50 MASRAF %50 KARLA.
2) TOPRAK YADA İŞ SAHİBİ BÜTÜN MASRAFI YAPAR MAHSÜL SONU ALACAK VERECEK HESAPLANIR.
3) DEMİRBAŞIN GİDERLERİ TOPRAK SAHİBİNE AİTTİR.
4) TÜRKİYEDE DOMATESTE ENİYİ VERİM MERSİN ERDEMLİ İLÇESİNDE ALINIR.
5) KREDİDEN ÖTÜRÜ MUSTAHSİLİN %50'Sİ İCRALIK.
6) MUSTAHSİLE BUYIL İTİBARİYLE DOMATESİN KİLOGRAM MALİYETİ 75 KURUŞ.
7) BUYIL MÜSTAHSİLDEN ÇIKAN MALIN ORTALAMA FİYAT DEĞERİ 1.00 TL (BİR TL).
EĞER BU KAZANÇ BANA YETER DİYORSANIZ BUYRUN BENİ ARAYIN BENSİZE SİZİN MALİYETİNİZİN ALTINDA MAL TEMİN EDEYİM PEŞİN ÇALIŞIRSANIZ TAHMİNEDEMEYECEĞİNİZ FİYATLARI BULURSUNUZ.

YATIRIMCI ARKADAŞLARA BAŞARILAR DİLERİM.
OSMAN ELMACIOĞLU
ELMACIOĞLU TARIM TEL.0533 5481871
osmankpt

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
05/01/2009 :  00:40:12 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Müstahsil kimdir müstahsil makbuzu nedir ?

Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak zournda olan çiftçi­ler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödediklerinde iki nüsha olarak düzenledikleri, birini imzala**** satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak alma­ya mecbur oldukları belgedir.

Müstahsil makbuzunda;
a. Makbuzun tarihi,
b. Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı, ünvanı ve adresi.
c. Malı satan çiftçinin soyadı, adı, ikametgan adresi,
d. Satın alınan malın cinsi miktarı ve bedeli

yer alır. Müstahsil makbuzları seri ve sıra numaralı olur.

Mal tüccar veya çiftçi adına bir adamı veya aracı tarafından alın­dığında makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur. Mühtahsil makbuzun tüccar veya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yeri­ne geçer.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Arkadaşlar anlaşılamayan nokta başlıktaki tür bir üretimin ve bu üretimin ticaretinin, klasik, bilinen, alışılmış, yöntemlerle yapılamayacağıdır. Anlatılmaya çalışılan nokta budur. Ahbab çavuş yöntemleri su akar Türk bakar atasözünün nereden doğduğunu hepimize açıkca anlatmaktadır.

Böyle bir işletme tarım yapılan bir sera değildir. Hatta bir sera bile olmak zorunda değildir. Klasik topraklı tarım yöntemlerinin etkisinde iken yapılabilecek bir iş değildir.

Piston gömleği üreten bir firmanın , üretimden satışa kadar izlediği yollar kullanılarak işletme ayakta durur. Piston gömleği Amerikadaki bir otomotiv firmasına müstahsil makbuzu kesilerek satılmaz. Eğer o fabrikada üretilen parçalara 2 tane aracı sokarsanız işiniz allak bullak olur.

Bu fabrikalarda üretim müdürü, pazarlama deparmanı ve sevkiyat birimi vardır. Mal fabrikadan tıra yüklenir ve son kullanıcısına doğru yola çıkar. Bu son kullanıcı firma ile üretici firmanın yabancı dil bilen mürekkep yalamış global dünyadan haberdar dış ticaret elemanları gidip görüşmüş bir anlaşma yapmıştır. Aralarında bir hukuk belirledikleri kuralar vardır. Son kullanıcı firma eline gelecek malda bir takım kriterler belirlemiş ve o özellikler bozulmadığı sürece belli fiyatlar vaad etmiştir. Sistem aşağı yukarı bu şekildedir.

Topraksız tarım da süratle ve belli bir tonajda gerçekleşen üretimi aynı fabrika üretiminde olduğu gibi depoya ne zaman alacağınızı ne zaman yüklemesini yapacağınızı ne zaman yola çıkaracağınızı kime göndereceğinizi önceden hesaplamış olmalısınız. Fabrikadaki üretim bandının durması fabrikanın kapanması ile aynı şeydir. Bu tarım şeklindede öyledir.

Üreteyimde nasılsa tüccara , hale kabzımala, ofise , kooperatife satarım diye yola çıkacaksanız klasik bir çiftçisiniz. Klasik çiftçi şu anda nelerle boğuşuyorsa onlarla boğuşacak müstahsilin size para getirmesini umarak yaşamaya devam edeceksiniz. Olmadı icraya vereceksiniz.

Komisyoncuların dış ticaret bilgisi nedir. Müstahsiller kimlerden oluşur. Bir uzmanlıkları veya bu işe yetileri ne kadar vardır sorgulanır mı ? Bir okulu mu vardır ? Yılların tecrübesi ile mi iş yaparlar ?

Kamyon şöförleri kamyonu çok güzel kullanır. O direksiyona siz otursanız ilk rampada eliniz ayağınız birbirine dolaşır. İsterseniz profesör olun, doktor olun , Oxfor du bitirmiş olun. Bir kamyona hükmedemezsiniz. Ama Şoförü bu işi çok güzel becerir. Arkasından gelen arabaya sol sinyal yakar. Sol sinyal neden yakılır sola döneceğim diye. Yok öyle değil işte. Kamyoncu size yolun boş olduğunu haber veriyor solla hadi kuyruğumdan çekil bir an önce diyor. Bu kuralların kafasına göre deforme edilmemesi gerektiğini ona anlatamazsınız.

Kamyonu şiir gibi sürerde başka bir şey bilmez. Zaten bu yüzden kamyonunu iyi sürmektedir. aklını başka hiç bir şeyle doldurmamıştır. Rampada virajda ne yapacağını sizden çok iyi bilir. Yurtdışına bir mal satmayı öğrenen artık kraldır. Bu işin her numarasını bilir. Bu işin okulumu olur ? Dış ticaret uzmanı da neymiş ? Global dünya da neymiş ? Tarım nereye gidermiş ? Kafasını bunlarla meşgul etmez bir tek birinden ucuza alıp birine daha pahalıya satmayı bilir. Kamyoncuyla yakın arkadaştır.

Çiftçimiz kurumsallaşmayı bilmez. Sadece üretir. Zaten tohumu atınca toprak veriyor. Üstünü örtüncede daha uzun süre mal çıkıyor. Satma kısmı zor. Parası olan tüccarlar artık piyasada oturmuş. Düzen bu şekilde kurulmuş. Tarım böyle yapılır. Başka türlü tarımmı olur. İspanyolun yaptığı tarım değil. Hollandalı gavur olduğundan böyle yapıyor. Türk olsa malını tüccara satar. Kurumsal çiftçi olurmu hiç. domates fabrikası da ne demek ?

Üretim, marka, ambalaj, depolama, nakliye, dış ticaret hepsi bir. Hepsini yapacak olan bu işi kuran firma. Artık çiftçi diye bir şey yok.

Allahtan ülkemizde parası olan kafası çalışan üstelik birde mürekkep yalamış işadamları var. Miracle domateslerini müstahsil hiç görmez. Kimse Rusyaya domates satamazken Agroba yın sevkiyatı hiç durmuyor. Neden ki ? Müstahsille işi yokda ondan !
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
05/01/2009 :  01:09:58 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Keyf.in
Topraksız tarım domates ticaretindeki en rantabl koşullar İç Ege deki bölgelerdedir. Isıtma, soğutma ve ışıklanma süreleri en uygun bölgedir. Ancak Antalya kumluca bu işin üssü olma yolundadır. Çünkü Antalyada eskiden beri seracı çok daha fazladır ve bu işe yönelmişlerdir.

Erdemli yazın ortalarında maliyetlere soğutma girdisi ekler. 30 derecenin üzerinde fotosentez problemleri başlar. Belli dönemlerde Toroslardan ve denize yakınlığından dolayı şiddetli rüzgarlara maruz kalır. Bu da kuruluş maliyetlerinin yükselmesi anlamına gelir. İşletme kurulacak yerin son 50 yıllık rüzgar verilerine de bakmak gerekir.

tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
05/01/2009 :  01:20:02 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Topraksız domates üreticiliğinde mahsul sonu diye bir şey yoktur. Mümkünse 12 ay hiç durmadan üretim yapacak şekilde bir düzen kurulmalıdır. Ancak eldeki arazinin iklim koşulları artık ısıtmanın yapılamayacağı kadar masraflı bir kaç ay içeriyorsa. üretim bu aylarda durdurulur ve mahsül sonu sayılabilir. Ayrıca Fide yenileme dönemleri de mahsul sonu sayılabilir. Harmanda para alacağım tekniği ile çalıştırılacak bir işcinin bu tarz bir üretimde yeri yoktur. İşinin ehli kalıcı elemanlara ihtiyaç vardır. Kurumsal bir firmadaki üretim, işci ücretlerini malı satıpda ödeme tekniği ile yürütülemez.

tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
05/01/2009 :  01:23:22 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Gelisim.in
Başlıktaki yazı bir iş kolunun bir işletme biçiminin tanıtılmasıdır. Ortada ucuz domates talebi olan biri yoktur.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
furki
Üye

Toplam 596 yazı
05/01/2009 :  02:42:52  Alıntı
kapari konusunda ne düşünüyorsunuz..araştırdığım kadarı ile getirisi yüksek ürün..ayrıca kaparinin yanında karpuz üretimide yapılıyormuş..bilgisi olan varsa yardımcı olsun..tşk...
Yorum yazmadan önce lütfen okuyun ...
1- N-ok...tala,!!ma +işar:etlerine "dik"(kat ed?in.
2- BüYük hARf kÜçüK haRf OlayıNI atlAMAyın.
3- Bu "Dolar" i$areti de size i$ çıkarmasın artık.
4- Veenönemlisisözcükler arasındaboşlukbırakın.
5- A ma g erek siz bo şluk lar d an k açının.
6- Gösterin özen cümleleri kullanmamaya devrik.
7- Sözcüklari anlaşılur vea dorğu yazen.
8- Bu güzelim Türkçemize foreign wordlar katmayın.
9- In keys yu rayt Ingilis vords, it hez to bi andirsitendibil.
10- Türkçe’deki spesifik kelimeleri İRDELEMEYİN.
11- Narin maillerinizi naciz kibarlığınızla süslemeyiniz efenim.
12- Benim Türkçem mükemmeldir, NARSIST şeyler yazarsanız hemen anlarım.
13- Yazılarınızda kibar olun, meydan okumayın, yoksa sizi harcarım.
14- DiĞer yandan, TÜrkÇe karakter iŞinize geliyorsa yazIp gÖnderin.
15- Yazdığınızı yarım bırakmamaya lütfen özen gös...

Yerleşim : Türkiye / Manisa  |  Meslek : Satış / Pazarlama
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
06/01/2009 :  02:11:31 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Kapari de , bizim bambus arıları ile aynı akibeti paylaşmış bir bitki. Kökeni Anadolu ama Avrupada keşfedildi.

Kedi tırnağı, kargakavunu, menginik, devedikeni, keper, kepere, gebere otu şeklinde yerel isimlere sahip.

Ülkemizde doğal olarak yetişen bir bitki türü. Belki hiç farkında olmadığımız bu bitkinin yerde kümelenmiş görüntüsüne bakıp, çalı diye düşünüp geçtik yanından.

Nereden bilecektik ki Almanlar, bu kırmızı minik karpuzcukların salamurasını, sosunu 472 çeşit yemekte kullanmakta. Nereden bilecektik ki İspanyollar, yılda 20 milyar dolar kazandıkları tomurcukları nedeniyle kapari bitkisini milli bitki ilan ettiler ve devlet korumasına aldılar.

Tabi kapari bitkisinin gerek köklerinden, gerek yapraklarından gerekse meyvelerinden ilaç sanayinde pek çok hastalığa deva olacak ilaçların üretiminde yararlanıldığını da bilmiyor olabilirsiniz.
Küçük girişimler, büyük tehlikenin önleyicisi olur çoğu zaman.
Kapari toprak kanseri olarak da tanımlayabileceğimiz erozyonun önlenmesinde yeni bir umut
Orman köylümüzün kalkınmasında mucizevi bir bitki
Baraj havzalarımızda baş gösteren sinsi canavar erozyonla mücadele ederken bize zaman kazandıracak bir bitki

Sonuçta burada üretip Avrupa ya satılacak bir bitki. Ama piyasasını bilmem. İç piyasası varmıdır onu da bilmem. Kilosu kaçadır iklimden ne ister vs. araştırmak gerek ama ünlü bitki.

Bizde doğmuş yabani çalı, Avrupa da değerlendirilesi lezzet.

Ekleme yapılmış alıntıdır.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
murat yıldız
Yeni Üye

Toplam 10 yazı
06/01/2009 :  03:20:51  Alıntı
Keyf.in
akınselçuk iyi anlatmışta ; geçen yıl talep olmadığı için tarlalarda toplanmadan bırakılan dometesleri atlamış.
yahu bu işleri okadar basit okadar garanti anlatıyonuz ya , avrupa ortalamasının üzerinde üretim yapan trakya bölgesinde yaşayan bir çifçi olarak hayretle okuyorum.

Yerleşim : Türkiye / Tekirdağ  |  Meslek : Esnaf
filizkayaş
Yeni Üye

Toplam 5 yazı
06/01/2009 :  19:02:01  Alıntı
SELAM , EĞER BİR PAZARINIZ VARSA ÜRÜN KOLAY. AYDIN'DA ÇİFTÇİ SERAYA DEVAMLI ÇİLEK EKİYOR. ODA PARA ETMİYOR. DOMATESE YÖNLENDİREBİLİRİZ DİYE DÜŞÜYORUM.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Sigortacı
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
06/01/2009 :  19:59:16  Alıntı
yani cilek turkiyede para etmiyomu. vaybe ammada is ya. zamanimi geciyo yoksa turkiyede gecmi oluyo ,turfanda yokmu yani,

Yerleşim : İspanya / Tarragona
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
06/01/2009 :  20:14:05  Alıntı
Gelisim.in
toplanmayan domatese yazik be kafa yok bizde ya

hadi ben soyle bir fikir icat deyim bakayim ne dersiniz ama cevap yazin mutlaka okuduktan sonra......

senenin belli bir gununu domates bayrami ilan edelim ,
yani domatesin sonu en ucuz oldugu zamana denk gelsin.
belli bir kasaba turistik veya orta sekilli bir sehirde olsun.
bu bayramda herkes aksam ustu birbirine domates atarak yikasin .
yani kamyonlarca mil tonlarca domatesi birbirimize atarak eglenceli bir sekilde ve bayram hava,si ile degerlendirelim.

domatesi belediye satin alir, hibeler yapilir, yerli ve yabanci cok turisti uc gun icinde agirlar.
buda koye ve kasabaya cok para birakir ve butun herkes ogrendimi cogalir, gider .
oldu sana bu koyun milli bayrami daha ne istiyonki

simdi herkes yazsin ne saçmalik diye,,,, bende aksini ispat edim...... varmi aksini diyen yani saçmalik diyen ......... HODRI MEYDAN..

LUTFEN BILENLER BEKLESIN BIRAZ YAZMAK ICIN..

Yerleşim : İspanya / Tarragona
Küçük Ağa
Üye

Toplam 683 yazı
06/01/2009 :  21:00:46  Alıntı
Domates işini böylece hallettik...
Tarlada kalan kapruzlara kafa yormak lazım:))))
Üslubu beyan, ayniyle insandır.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Yayıncılık
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
06/01/2009 :  21:17:27  Alıntı
Gezin.in
ben icat etmedim ama etmisler , iste valencia sehrinin milli interes turistik internacional bayrami







Yerleşim : İspanya / Tarragona
Küçük Ağa
Üye

Toplam 683 yazı
06/01/2009 :  21:22:51  Alıntı
Sokak domates savaşlarını tv'den her yıl izliyoruz armandoTR.
Çbuk bozulan gıdayı işlesek de satsak daha verimli olur bence.
Domates deyince neden hep akla "salça" geliyor?
Domatesten, salça dışında, az emekli, az masraflı başka gıda maddeleri üretilmez mi acaba?
Üslubu beyan, ayniyle insandır.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Yayıncılık
muratik2002
Üye

Toplam 581 yazı
06/01/2009 :  21:37:01  Alıntı
100% halis aycicekyagi ihrac etmek icin, ureticiler ariyorum. pesin odemeli olacagindan ve isin surekli olacagindan, cok iyi fiyat almam lazim. Ureticilerden teklif bekliyorum, yada yag ureticileri tanidiginiz varsa irtibat kurmalarini rica ediyorum.

tesekkurler.
Murat Gocmen

Yerleşim : Türkiye / Istanbul  |  Meslek : İthalat / İhracat
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
06/01/2009 :  21:37:44  Alıntı
her yil agustos ayinin son carsamba gunu olarak yapilan domates atma bayrami 40.000.kisi ustunde katilani ve cok yabancinin bunu gelip gormek ve istirak etmek istedigi mevcuttur. yani domates tarlada kalmaz ayiptir ya ,degerlendirmek lazim ,

uzumude biliyom o daha degisik , karpuzuda biz icat edelim olmazmi ?

Yerleşim : İspanya / Tarragona
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
06/01/2009 :  21:43:05  Alıntı
evet syn kucuk aga

domatesin daha iyi degerlendirilmesini veya baska tip bir urun haine getirilmesi sozunu uzmanlara birakalim bakalim ne oluyo bizde ogreniriz bu arada.
tesekkurler.

Yerleşim : İspanya / Tarragona
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
06/01/2009 :  22:56:03 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Şimdi bir televizyon fabrikası kuralım desem herkes nasıl satacaksın astarı yüzünden pahalı olur şeklinde olumsuz yorumlar yapacak. Evet oturulan yumuşak zeminden olmaz demek dünyanın en zevkli işlerinden biri. (tamam belki ikinci sıradadır kabul !! )

Vestelin başındakiler , fikir babaları , sermaye koyanlar bu olumsuz yorum sahiplerinden daha az vizyona sahip demek ki.

Uzakdoğuya yaptırmak varken neden bu kadar adamı istihdam ettiklerine akıl sır ermez. Paraları çok zahir.

Agromed veya Dizayn grup yöneticileri deli demek ki. Bu firmalardan birinin hedef pazarı da gayet doygun İngilizler üstelik ! Ukrayna ya , Rusya ya , Türki devletlere kolayca satmak dururken adamlar İngiltereyi seçmişler. Ne kadar garip. Buradaki parasına para katmış artık vaktini internete yorumlar yaparak harcayan misyon sahibi dış ticaret uzmanlarına kolaylıkla olmaz iş gibi gelen bu ticareti yapmaya çalışmışlar. Dengesizler demek ki. Ülkelerinide düşünmüyorlar boşa kürek çekiyorlar. Bu ticaretin olamayacağını akıl edemiyorlar. Hayret ki ne hayret. Oysa onlar bu ticaretleri yapmasalar ne güzel olacak. Otur plastik borunu üret sat domates seraları kurmakta nereden çıktı ? Satılmaz ki, herkes bilir satılamayacağını. Neden böyle saçma bir üretim yapıyorlar ki ? Neden Kumluca da ki bütün seralar topraksıza dönüp domates ticaretine giriyorlar ki ? Seneye hepsi batacak haberleri yok. Seneye o bölgedeki seralar tam ikiye katlanmak yerine hepsi acele kapanacak. Mantıken öyle olması gerek. Bu ürün kimseye satılamadığına göre . . .

Şu anda Avrupanın en çok domates üreten ülkesi olmuş bir ülkede yaşamaktasınız. Türkiye nin neyine ? Akan suları seyretmek dururken.

Devlet baba da da bir akılsızlık var. Al ben sana bedava para vereyim, üstüne sende koy gücün yettiğince yurt dışına bir şeyler üret sat diyor. Sonra bana geri ödeme de yapma. Akıl fikir yok bu devlet te, hadi bizim devlette yok acaba avrupada da mı yok. Çünkü bu hibe paralarının yarısından fazlasını Avrupa ülkeleri karşılıyor. Al diyor vatandaşına ver bir şeyler üretip bize satsın. Yok çıkılmaz bu işin içinden olmayacak dualara amin diyor bu bizim devlet ve Avrupalılar. Beceremeyecek insanlara iş yapın diyorlar.

Allahtan üç beş tane de olsa vizyon sahibi iş adamı var bu ülkede de kullanıyorlar bu paraları. Dünyaya örnek tesisler kuruyorlar. Geç bile olsa....


Su akar güldür güldür Gelde yar beni güldür . . . . . . . . . . . . . . .
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
06/01/2009 :  23:10:45 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Kurumsallaşmadan klasik çiftçilikle ya karnınızı doyurur yada batarsınız. Müstahsille , tarlaya üç tane tohum atmakla tarımdan para kazanılmaz.

Dünya ya bir bakın yapan nasıl yapıyor bir inceleyin . Domates dediysek sihirli top değil elbet nolur bize sat diye yalvarmayacak kimse.

Sadece seranın değil satışın da çatısını kuracaksınız. Onu da size laz müteahhitler kurmaz. Üretim bandını kendi akıl ve zekanızla kuracaksınız metrekareden 10 kiloyu almanın ilmini kendiniz bulacaksınız. kiloyu 10 kuruşa siz düşüreceksiniz. Bunu size maaşlı mühendisiniz bile yapmaz. Bilse bile yapmaz. Yani anlayacağınız ne biliyorsanız kapasiteniz odur sevgili kardeşlerim.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
dodili
Yeni Üye

Toplam 71 yazı
06/01/2009 :  23:15:41  Alıntı
Sayın Akınselcuk,çok değil 5-6 yıl içinde topraksız üretimin bir sistem olduğunu ve küresel değişimlerin
toprağı teğet geçmediği zamanlara gittim birden.

Benim ofisimin karşısında bir kalabalık var.
o da ne ki diye bakıyorum. Bir kaç tabelaya tabelalar ekleniyor. Durun gözlüğümü takayım okuyacağım.
Bak bak topraksız tarım danışmanı. Zamanında dinlemedik şimdi yaptığımız tarım küflendi. Mecburen geldik diyen kapıdakiler..........Yaaaa keşke dememek lazımmış değilmi...!!

Yerleşim : Türkiye / Antalya  |  Meslek : Danışmanlık
Küçük Ağa
Üye

Toplam 683 yazı
06/01/2009 :  23:18:34  Alıntı
Bizim ahalinin üretim fikrinden, vebadan kaçar gibi kaçmasını bu yaşıma kadar ben çözemedim.
Tüccar zihniyetli olsa, ona da amenna...
Bildiğimiz ticaretin çapı, bakkal dükkanından öte değil.
Onu da becerme yüzdemiz bayağı düşük.

Al-sat aradan para kazan...
Katkımız ne?
Sıfır...

"Hancı tavuğu" meselini bilen varsa, dediğimi çok iyi anlayacaktır.
Bilmeyen de şansına küssün, burda anlatacak değilim.
Üslubu beyan, ayniyle insandır.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Yayıncılık
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
06/01/2009 :  23:42:45 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Hocam şimdi bu avane neymiş ki bu hancı tavuğu diye zahmet edip gavurun icadı google a bile bakmayı akıl edemez kanaatim. Yok billa olmaz bu demek dururken . . .
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
Küçük Ağa
Üye

Toplam 683 yazı
07/01/2009 :  00:01:42  Alıntı
Alın size bir anı:

Senenin birinde ramazan ayındayız.
Akşamları arkadaşlarla bir lokalde buluşup, sohbet kaynatıyoruz.
İsmail Ç. adında da entelektüel birikimi gerçekten insanı kıskandıracak bir ağabeyimiz var.
Ama yazmayı da, konuşmayı da oldum olası sevmez.
O akşam rektör, birkaç akademisyen de katıldı sohbete.
Laf arasında rektör bizim İsmail Ağabey'e:
"Hocam, bize şu kozmoz konusunda bir şeyler anlatsan" filan gibi laf etti.
O dönemde en büyük banknotumuz 20.000 lira.
İsmail Ağabey, bana hitaben:
"Herkesten 20.000'er lira topla" dedi.
Huyunu bildiğim için ben de topladım. 160.000 lirayı İsmail Ağabey'in masasına koydum.
Bizimki anlatmaya başladı.
Ama kelimesini kaçırmamak için herkes pür dikkat dinliyor; sonuçta bir de para ödemiş, dinlemese iyice zarara girecek...
Bizimki yaklaşık 20 dakika konuştu, en can alıcı yerinde lafı kesip attı...
Herkes şaşkın... Söz rektöre düştü:
"Hocam, para dedin verdik, bari şu konuyu tamamla da eve rahat gidelim..." dedi.
İsmail Ağabey:
"Beyler, 60 yıllık birikimi siz 20.000 liaraya mı alacağınızı sanıyorsunuz? 20.000 liraya 20 dakika çok bile!" dedi ve paraları alıp, çıktı gitti.

O günkü arkadaşlardan ölenlere Allah rahmet etsin, kalanlarına sağlıklı ömür versin...
Gırtlak kanseri olan İsmail Ağabey'e de acil şifalar versin...

Nerden aklıma gelmişse, geldi işte...
Galiba biz "entelektüel sermaye" kavramını bilmiyoruz...
Üslubu beyan, ayniyle insandır.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Yayıncılık
mkayhan
Yeni Üye

Toplam 14 yazı
07/01/2009 :  00:41:52  Alıntı
akin hocam yazilarinizi takip ediyorum,bu ulkede birileri cikis yolu gosterirken maalesef birileride yolu tikamakla mesgul, verdiginiz bilgiler icin tesekkur ediyorum saygilar efendim
murat

Yerleşim : Türkiye / İst  |  Meslek : Ticaret
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
07/01/2009 :  00:46:10  Alıntı
bende tesekkur ediyom.gelecegimize cok faydali fikirler.
seracilik demek istedim.

Yerleşim : İspanya / Tarragona
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
07/01/2009 :  00:47:06 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Şu kablolardan çıkan birlerin sıfırların , ulaştığı yerlerden birinde doğru anlamı buluyor olması dünyayı yaşanır kılan yegane gerçek be hocam.

Bu arada gelen postaların birinde sormuş Filiz kardeşim domatese mi bu teşvik diye. Yok değil. Domatesin bir ayrıcalığı yok yurtdışına satılmak için yetiştirilen herşeye. Domatese takan biziz. Devlet bu teşviği hıyara da veriyor.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
07/01/2009 :  01:05:19 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
İspanyada ki bu domates bayramına televizyonlardan birazda eleştirerek bakıyoruz aslında ama.....

Ticari olarak iyi akıl, yani domatesin artık para etmediği mevsimde , domatesi paraya çevirmek. Onlar bunu ticari düşünüp yapıyor ama biz saf kalbimizle hala gavurların oyun oynadığını sanmaktayız. Oyun falan oynadıkları yok aslında . . .

Seri üretimlerin hepsinde mutlaka bir ürün fazlası çıkar. Ayakkabı fabrikasında fire çıkar ister istemez ama ara sokaktaki bir ayakkabıcı iseniz hiç fireniz çıkmaz. Ama ayakkabıcının kendini doyuracak anca parası varken hiç firesiz, fabrikatörün 50 aç ayakkabıcıyı doyuracak parası vardır bir sürü fireyle.

tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer

0.19 saniye.
23:44:17, 22 Temmuz 2019, Pazartesi

Buradaki yazılar, yazarlarının ve Koniks.com®'un izni olmaksızın hiçbir yazılı, görsel yada sesli yayın organında yayınlanamaz. Eğitim amacı dışında, herhangi bir şekilde çoğaltılması yasaktır. Eğitim amaçlı çoğaltıldığı durumlarda, yazarla ilgili bilgilerin ve URL'nin belirtilmesi zorunludur.

Bu web sitesi bilgilendirme amacıyla iyi niyetle, amatör bir ruhla hazırlanmıştır ve yer alan her türlü bilgi genel nitelikte olup, doğruluğu, eksiksiz olması, güvenilirliği, yeterliliği ve güncelliği hiçbir surette sitemiz tarafından garanti ve taahhüt edilmemektedir. Yer alan görüş ve yorumlar tamamen Koniks.com üyelerinin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak iş kurma/yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir ve söz konusu bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan Koniks.com sorumlu tutulamaz.

© 2000-2019 Koniks.com İletişim   ||   Kullanım Şartları   |   Kurallar   |   Sitenin Kullanımı   |   Gizlilik   |   Yardım