Ne Satsam Kar Ederim Mi Demiştiniz ? - Koniks.com

Koniks.com
Kullanıcı adı:
Şifre:
Şifremi hatırla


    Ana Sayfa          Forumlar          Arama          Yardım           Kayıt Ol

Ne Satsam Kar Ederim Mi Demiştiniz ?
 1 


akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
03/01/2009 :  17:57:50   Yazarın websitesini ziyaret et Website  Bu yazıdan alıntı yaparak yorum yaz Alıntı


İşleri kötü giden tüm esnaf arkadaşların üzerine eğilmesi gereken bir konu.

Türkiye de üretip veya alıp sonra yurtdışına satmak. Tarımsal gıda Türkiyede üretilebilecek en kolay üründür. Bu işi bir de teknolojik yapıp maliyetinizi ucuzlatırken bir yandan da veriminizi- rekoltenizi arttırırsanız, kurumsallığa ve profesyonel bilimsel yaklaşımlara prim verirseniz muhtemelen ben bu güne kadar bunları nasıl akıl edemeyip bu kadar sıkıntıyı çekmişim dersiniz.

Al-sat a diyeceğim bir şey yok. Ama üretecekseniz marka, ambalaj, kaliteli ürün, ucuz fiyatlar, sürekli üretim imkanı, kolayca ulaşılacak yerde duruyor ülkemizde, oldukça düşük maliyetlerle. Avrupada bu şanslar biteli yıllar olmuş. Üretiyor ama ucuz değil, yeterli değil.

10 kuruşa domates üretip 2$ a satabildiğinizi bir düşünün. Bir sezon satışı ile kendini 4 - 5 defa amorti edebilecek başka bir üretim dalı yok. En ölü fiyatta kiloda 50 kuruş kar edebileceğiniz 10 dekarı 300bin liralık bir yatırım 32 hafta boyunca size dekardan 5 ton ürün verdiğinde, 10 dekarda 50 ton eder 32 haftada 1 600 000 kg ürün eder. Kiloda 50 kuruş kazançla 8 ayda 800bin lira eder. Ciro değil net kar. 1,2 $ a satsanız cironuz 1 250 000 lira olur yaklaşık.

8 aylık hesap Türkiyenin %90 nını kapsar. Bazı yerlerde üretim 12 ay sürebilir.

Normal hesabın ve denemelerin dekardan 8 ton ortalama olduğu düşünülürse harika bir yatırım. Tabi bu yatırımı 300 bine çıkarmak en ucuzu, normali 500 bini buluyor çünkü.

Parça başına 50 kuruş kar elde edebileceğiniz devamlı yurtdışı müşterisi olan yurt dışı olmadığında yurt içinde de devamlı hazır alıcısı bulunan bir kere 500 bin lira yatırıp karşılığında her yıl 1,5 milyon parça mal üretip 750-800 bin lira kazanç elde edebileceğiniz bir makina parçası var mıdır ?? Olsa bile, çalıştırılan işçiyi, harcanan elektriği, bina kirasını bu kar miktarı karşılarmı ?

tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
03/01/2009 :  18:03:27 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Arkadaşlar bu konuda devlet desteği de var.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
istanbulesnafla

Üye

Toplam 255 yazı
03/01/2009 :  18:13:28 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Sayın akınselçuk şimdi sizin yazıyı okuyunca insan acayip umutlanıyor fakat kafamı karıştıran bir mesele var. Madem bu işler bu kadar karlı bizim çiftçimiz neden kan ağlar ve halinden bir tane olsun memnun olan yok yoksa aracılarmı onların anasını ağlatıyor.
http://istanbulesnaflari.com/ istanbul esnaf rehberi geç olmadan mutlaka yerinizi alın http://istanbulesnaflari.com/EskiIstanbul.php

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Medya
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
03/01/2009 :  18:29:31  Alıntı


al sat ticareti biz turkuz , cok uyanik olan sehir kurnazlari pek cok anadolu insani dusmus bu agin icine ,
kimsenin isine gelmiyo koylunun kalkinmasi , turkiye ici herturlu gida ve sebze ve meyva alim satislari sabitlesmis belli bir kitle yonlendiriyo.
neyse daha acik yazmim yoksa kafam bozuluyo isyan ediyom bu turk milletine ayni tas ayni hamam , boyle geldi boyle gidiyo ....

buyuk sehirlerin hall merkezleri kimilerin elinde, ne gelir ne gider onlara sorun , kendini yigit yapan uc bes capulcu arkasinda garip ezilen koylu.
adama dedinmi bi sey nuh der peygamber demez. dunyanin en inatci milletinden biriyiz. aracilar,komisyoncular, kurnazlar, ve sendikacilik ayakcilari koylunun emegin yiyen insanlardir. koylunun buyuk sehirlere gelmesi engellenir, yol ve yordam gosterilmez, vb . cok seyler.


neyse yilar gectikce koylu oglunu cok zorluklara nazaran okula gonderir ogrensin ve donsun gelsin topragina faydali olsun diye bekler ama
malesef buyuk sehirde okuyan koylu cocuklarinin cogu topragini begenmez ,baba meslegi ilgisini cekmez dusmustur bu agin icine bu koy kalkinmaz , bu koylu kalkinmaz. siz olsaniz ne yapardiniz , mesela aramizda su an cok var bu kisisler.

Yerleşim : İspanya / Tarragona
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
03/01/2009 :  18:53:18  Alıntı
• İspanya – Meyve Sebze İhracatı % 21.8 Arttı

İspanya Meyve Sebze Üreticileri ve İhracatçıları Birliği’ne (FEPEX) göre İspanya meyve ve sebze ihracatı 2007 Eylül ayındaki 339 milyon Euro ihracata karşılık 2008 Eylül ayında % 21.8 artmıştır. İhracat hacmi ise 2008 Eylül ayında 467.930 ton ile geçen senenin aynı dönemine göre % 22.3 artış göstermiştir.

• İspanya Menşeli Yeni Nar Çeşidi

İspanya’da yoğun kırmızı renk ihtiva eden ve GM-15 olarak adlandırılan yeni bir nar çeşidi üretildiği bildirilmiştir.

Söz konusu yeni nar çeşidinin, gövdesi ürün toplama aşamasını kolaylaştıracak ölçüde dikensiz ve meyve kalitesi oldukça yüksek olan ağaçlarda yetiştiği ifade edilmiştir.

Yerleşim : İspanya / Tarragona
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
03/01/2009 :  20:21:59 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - istanbulesnafları
Sayın akınselçuk şimdi sizin yazıyı okuyunca insan acayip umutlanıyor fakat kafamı karıştıran bir mesele var. Madem bu işler bu kadar karlı bizim çiftçimiz neden kan ağlar ve halinden bir tane olsun memnun olan yok yoksa aracılarmı onların anasını ağlatıyor.


Bu soruyu bende kendime epeyce sordum. Gezdim dolaştım. Konuştum. Çiftçiyle hesaplar yaptım. Ne kadar bilgi o kadar kazanç sonucuna ulaştım.

30 yıllık bir seracıya gittim. Dediki ayda 2 defa mühendis gelmezse üretim düşer. Bunu aklım almadı. 30 yılın bir tecrübesi olmalı. İlaç, gübre, bitki, pazar tanınmalı. Tanımıyorlar ufukları dar. Tek bir şey biliyorlar ve değişime ayak uyduramıyorlar. Bilende var ayak uydurmaya çalışanda ama az.

Yıllardır buğday, arpa, yonca ekiyor. Pancara hevesleniyor. Neyin alıcısı hazırsa ona yönelmeye çalışıyor. Toprak buna müsaitmi yorum yapmıyor. Başka teknolojik yollara zaten pluton gezegeni kadar uzak. Teknoloji denince damla sulama dışında bir bilgi yok. Onuda kendisi düzenlemiyor. Biri gelse kursa diyor.

Meyve bahçesi var. İlaç ve gübre piyasası canlı. Neyin bayiliği alındı ise o satılmaya çalışılıyor. Çiftçi satıcıya inanıyor. Gerçekleri bilen yok.

Çocuğunuz hastalandımı hiç ? Heleki özel hastalıklar. 10 doktora gidin 10 farklı ilaç ve metod tavsiyesi alın her doktorada 150 lira vizite ödeyin. En iyisi doktor olup kendi teşhisini kendin koy. Zaten hep sonunda bu olmaz mı ?

Normal bölgesel tarla üreticiliği çok karlı değil zaman zaman. Değişmek gerek. Ama nasıl ?

Konyada Çumra Karkın tarlalarla dolu. Taban suyu aşağı indi eskisi kadar bol su yok. Üretim yapmak eskiye göre zor. Malın satılacağı bir iki kanal var. Direk yurtdışına satmak onlar için ilkokulda integral öğrenmek gibi. Korkuyorlar. Sezonda tüccara veya devlete satış karlı olmadımı gelecek yıla borç devreder. Gelecek yılda aynı şey oldu. Kredi çekildi derken çiftçi tarlasını kaybetmeye başlar. Burada ne yapılması gerek. Bunu bilecek bir çiftçi çıksa dünyaya yeni bir anyştayn geldi sayılır. Hayattta çıkmaz. Bir çıksa Hollandanın tarımsal üretim alanı kadar alan var aslında bir Karkınla dünya üretiminin en tepesine oturulur. İnatla sondaj vurulur masraf etmeye devam edilir aynı akıntıya kürek çekilir. Aynı bitkilerden medet umulur. Yeni ilaçlar ve gübreler denenir. Ya tutarsa denilir.

Tarım il müdürlüklerinin bir görevide budur. Benim gördüğüm bu durumu görüp, analiz edip, o bölgede yenilikleri, uygun değişimleri körüklemek, çiftçiyi eğitmek. Olmadı bir demostrasyon tarlası kurup çiftçiye uygulamalı göstermek. Ama maaşlı memur. Ayın 15 i 2000 lira hesapta. Bir iki de saha çalışması 1000 lirada oradan. Neden bir misyon üstlenip başına bela alsın ki . Ya dediği şeyler tutmazsa çiftçinin ahını alırsa genel müdürlükten zılgıtı yerse. Birde o misyona sahipmi acaba.

Yılın başında Tarım il müdürlüğünü aradım bir soru sorup fikir danıştım. Sanıyordum ki bir araştırma bir tecrübe vardır. Önce tamam bakalım sana dönelim dediler 2 saat sonra telefon ettiler. Kardeş google a bak bir sürü yazı var dediler. Türkiyenin tarımı google a emanet anlayacağınız. Google bilir bizim toprakları karış karış, tanır çiftçiyi. Google daki yazıları da ben yazmışım zaten !!

Anlatabiliyormuyum tarımdaki cehaleti. Kurumsal tarım yapın, ihracata yönelin diye öneride bulunacak bir devlet mühendisi ben tanımıyorum.

Fındığı ya devlet alır yada tüccar. Para etmedi fındık diye ağlayan üreticiler , fındık yakmaya kalkışanlar, bütün yılını devletin açıklayacağı kilo fiyatına bağlayanlar. Fındık üreticisinin kendi başına kurumsallaşması ihracat yapması mümkün değil. Kim tutuyor ? Kim engelliyor ? Teşviği bile var. Hibesi bile var.

Bu yüzden işte........
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
03/01/2009 :  20:32:30 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Keyf.in
Tarımsal ürünlerde ihracat iadesi

İhracatçı Birlikleri tarafından yürütülen destek programı, belirli tarımsal ürünlerin ihracatının geliştirilmesini amaçlıyor........................

Desteklenen tarım ürünlerinin listesi şöyle:
..............................................
.
.
.
.
Sebzeler ....................................................... ( bizim konumuz budur )
Kurutulmuş sebzeler
Meyveler ve sert çekirdekli meyveler
Dondurulmuş meyve ve sebze ile meyve ve sebze işleme sanayiine dayalı gıda maddeleri
Reçel, jöle, marmelat,meyve veya sert kabuklu meyve püreleri veya pastları
.
.
.
Bu ürünlerin ihracatlarının, ihracat miktar ve değerleri gözönüne alınarak hesaplanan tutarları, ihracatçıların kamu kuruluşlarına yapmış oldukları SSK primleri, vergiler, haberleşme giderleri, enerji giderleri v.b. ödemelerden mahsup ediliyor. ........................

Alıntıdır. Sn. rterzioğlunun sitesinden....
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
ert1973200
Yeni Üye

Toplam 14 yazı
04/01/2009 :  00:28:40 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
arkadasim sen 10 kurusa urettigin tomatesi 2 dolara dunyanin hicbir yerine satamazsin,kaldi ki avrupaya hic satamazsin.suan ingiltere de washington portakal toptanciya ve ithalatciya 15 kg lik kutu da 6-7 pound arasinda satiliyor (misir ispanya)biz 15 kg lik kutuya(turk orjin) 10.5 pound cif fiyat verdik adam siz kafayimi usuttunuz dedi.kendimde ingiltere de yasamaktayim.malinin pestisit analizi,globalgab sertifikasi vs yoksa sen yetisdirdigin tarim urunlerini burada hindistanlarin islettigi corner shoplara anca satarsin
ertugrul

Yerleşim : İngiltere / Surrey  |  Meslek : İthalat / İhracat
battalgazi_33
Yeni Üye

Toplam 42 yazı
04/01/2009 :  00:50:52 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Gelisim.in
Değerli arkadaşlarım; bu sitede mükemmel fikirler çıkabilir güzel birliktelik düşünceleri olabilir ama sitede gördüğüm ve israrla düzeltilmesini istediğim bir yanlış içerisindeyiz keza bu yanlış şu an yorum yazdığım konudada mevcut. Değerli arkadaslar söylenenler hesaplananlar düşünülenler icraata geçildiğinde olmuyor işte yani evdeki hesap çarşıya uymuyor. Örnek olarak bu konu başlığını açan arkadaşım lütfen yanlış anlama eleştrim yapıcıdır ve rencide amaçlı değildir affına sığınıyorum öncelikle, bana ihracat yapacağım bir ülke bul orada sağlam bir ithalatçı firma bul, paramı tıkır tıkır ödesin mal alımı düzenli olsun paramın geri dönememe gibi bi ihtimali olmasın, bende sana istediğin her türlü her kalitede yaş sebze meyveyi tedarik edeyim. Ha bunun yanısıra nakliye paketleme vb vb hepsinin üstesinden gelmeyide kabul ediyorum. Arkadaşlar bu dediğim tüm site için geçerlidir saplam alıcı bulan varsa teklifim geçerli... bu konuda ciddi ciddi düşünelim ve fikirleri icraata geçirdiğimizde çıkacak sorunlarıda yazalım sorunlara çözümler de üretelim hatta icraata geçirelim sonuçları yazalım... bence ileride bunun üzerine internet üzerinden yada gerçek hayatta bir platform bile oluşturmalıyız. Saygılarımla..!

Yerleşim : Türkiye / Mersin  |  Meslek : Sigortacı
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  01:12:04 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Türkiyenin bu yıl Avrupa ya sattığı 300bin ton domatesi kim alıyor o zaman ? İngilizler değil demek ki ....
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
Küçük Ağa
Üye

Toplam 683 yazı
04/01/2009 :  01:16:39  Alıntı
Bizim çiftçiler (tabii büyük çoğunluğu) Hititlrden kalma yöntemlerle tarım yaptığı için elbet kâr edemez.
Sayın akinselcuk'un projesi, geç bile kalmış bir iştir.
Üslubu beyan, ayniyle insandır.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Yayıncılık
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  01:21:04 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Keyf.in
Antalya İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği'nden alınan verilere göre, 1 Ocak - 31 Mart 2008 tarihleri arasında Antalya'dan yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre %16 oranında artarak toplamda 138,3 milyon dolara ulaştı.

Yılın ilk üç ayında en fazla artış %24'le yine yaş meyve sebze ihracatında yaşanırken tekstil ve ham madde de %8 artış kaydedildi.

Kesme çiçek ihracatı ise %9 azaldı. Rusya, Romanya, Almanya, Bulgaristan ve İngiltere en fazla ihracat yapılan ilk beş ülke oldu. Kaynak : AİBGS
----------------------------------------------------------------------------
İngiltere domates fiyatının en yüksek olduğu ülkelerden biridir. Ama yaş domates satışı için Türkiyenin hedef pazarlardan biri değildir.

tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  01:36:45 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Hedefimiz 2$ kilo satış fiyatı değil, kilodan 50 kuruş kar elde edebilmektir. Avrupa fiyatlarıda tıpkı senin gibi oralarda yaşayan insanlardan gelmekte. Market fiyatları, corner shop fiyatları, hal fiyatları, komisyoncu geçiş fiyatları ve ihracatcı ülke kaynaklarına göre tasniflenmiş fiyat bilgileri sürekli elimize ulaşmakta.

Bu durumda sana inanmamız epey zor. Sen portakalı Maroc taraflarına satmayı bir dene.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
04/01/2009 :  01:43:06  Alıntı
ben anlamadim bi dakka beyler

ispanya ingilterenin en cok ithal ettigi ulkedir, domatesin kilosu burda pazarda satisi 1 .€ ila 3,50 . € arasi acaba ingiltereye giden domatesler kac paraya satiliyo orda. ? ispanyanin almeria sehri ve yakin sehirleri en cok domates ureten seracilikta sehri ve 80 % ihracat avrupaya. . ingilterede domates yok . nerden aliyo .... 1- marocco. 2- ispanya. 3- fransa. 4-italya. 5- eski yugoslavia 6- yunanistan 7- turkiye

marocco en ucuz olani onuda cok engelleyip avrupa da satisini zorlastiriyolar,
turkiyede de ucuz domates onuda engellemek istiyolar ve satislarini zorluyolar.

neden ispanya ve fransa cok rahat daha pahaliya satiyo acaba ? racist milletten ne beklenir. turkun dostu turkdur baskasi olamaz.

ama bizim kurnaz turklerimiz cifciyi kandirmanin pesinde halen , acaba ne zaman uyanacak bu cifci ya, araciya ve komisyoncuya kapilmayacak.

araci ve komisyoncu cifciden aldigi fiatin iki katina satiyo, cunku cifci bu isle ilgilenemiyo.kurnazda yolunu buluyo. butun avrupa genelde bu turkler bu ,kimse aksini iddia etmesin.
simdiye kadar iki dunya turu attim ve 60 ulkeye ayak bastim cesitli nedenlerle ,cifcisini korumayan devlet gorevini biraksin , kabahat bizde hep bizde. neyse gene sinirleniyom aklima geldikce ,, bos verin ticareti en iyi sekilde yapmaya calisin ve cifciyi koruyun arkadaslarim,gelecegimiz cifcinin tarlasindadir,

Yerleşim : İspanya / Tarragona
battalgazi_33
Yeni Üye

Toplam 42 yazı
04/01/2009 :  01:46:52 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Gelisim.in
arkadaşlar peki yurdışı toptan alış fiyatlarını düzenli bir şekilde nereden takip edebiliriz acaba bilen var mı? Birde yurtdışı firma paylaşımında bulunsak çok iyi olur aslında...

Yerleşim : Türkiye / Mersin  |  Meslek : Sigortacı
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
04/01/2009 :  01:55:02  Alıntı
butun ispanya findik ureticileri turk dedinmi valla yan gozle bakiyolar nerde ise vuracaklar, yan yan bakiyolar,
evet bulundugum sehir ispanyanin en cok findik ureten sehrinden biri her sene olaylar depo ve makinelerin, tirlerin yanmasi ve olaylar televizyonda izleyenler bilir. neden ?
burda avrupada cok az findik var , turkiyedede bolluk var burda iscilik cok para yetistirmesi cok para hayatini vermis bir cifci burda biraksinmi yani yaksinmi agaclarini turkiyede cok var diye,
yok boyle demiyolar kabahati devlette buluyolar ,devlette onlem aliyo ilk once kendi cifcisi satacak diye zaten az sonrada ithal olsun diyo
turkiye findigi avrupanin 70 % ini karsiligi ve sudan ucuz, kabahat bizde degilmi ?

basit bir ornek daha deniz tasimaciliginda dunya fiatlari ayni oldugundan kazanilan parada aynidir ama bizim isciye verdigimiz para sadaka gibi.
ayni sartlarda avrupali daha cok kazanirken bizde armatorler cebini doldursun , yaziklar olsun bu devleti yonetenlere.

Yerleşim : İspanya / Tarragona
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  01:58:15 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Gezin.in
Yurtdışı toptan alış fiyatlarını takip edebileceğiniz sabit bir kaynak yok. Birçok yerle irtibat kurmalısınız. İllerin Ticaret Odaları genel bir istatistiki bilgi verebilir. Özellikle yaş meyve sebzede fiyatlar mevsime yıla göre devamlı oynar. Bizim semt pazarlarındaki gibi düzenli değildir.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
armandoTR
Üye

Toplam 992 yazı
04/01/2009 :  02:01:26  Alıntı
butun suc bence bu devleti yonetenlerde ve onlari milletvekili diye secip oraya gelenlerde.
bir milletvekili nasil geldi oralara biliyosunuz onu bizim milletimiz bizim koylumuz getirdi haklarini ,sartlarini konumlarini karusun ,onlar icin
calissin diye ama oraya gelen sadece cebini dusunup cifciye sen bekle gelecek yil parani alirsin diyenler sucludur.

Yerleşim : İspanya / Tarragona
ert1973200
Yeni Üye

Toplam 14 yazı
04/01/2009 :  02:16:05 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
akin selcuk sen hayatinda bir toplu igne sattinmi disariya konusuyorsun yok kaynak yok bu kaynak sana anlatiyoruz eger ihracatta kendine ait tirlarla tasimaciligini yapmadigin surece kendine ait yikama mumlama paketleme evin olmadigi surece para kazanamazsin.bu isler senin anlatigin gibi kitapdan okudugun gibi olmuyor.sen sadece turkiyedemi yetisiyo saniyorsun tarim urunlerini.
ertugrul

Yerleşim : İngiltere / Surrey  |  Meslek : İthalat / İhracat
ert1973200
Yeni Üye

Toplam 14 yazı
04/01/2009 :  02:22:06 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
ayrica biz kendimiz ureticiyiz vede aracisiz kendimiz satiyoruz.sallama yapma ogrenmek istedigin varsa sorda cevaplayalim
ertugrul

Yerleşim : İngiltere / Surrey  |  Meslek : İthalat / İhracat
blentini
Yeni Üye

Toplam 49 yazı
04/01/2009 :  03:13:26  Alıntı
Sayin ert1973200 biliyorum haddime degil fakat forumda yazarken ortaya sunulan fikirlere karsi biraz daha saygili olursak ortak bir noktada bulusulmasi zor olmasa gerek diye dusunuyorum. Akinselcuk arkadas emek vermissiniz dolu dolu bir yazi yazmissiniz gayet faydali ve uygulanabilir diye dusunuyorum ... Size fikir verme amaciyla sunu soyleyebilirim gecenlerde ingilterenin onde gelen supermarketlerinin birinden(Sainsburys) alisveris yaparken dikkatimi cekti yas sebze ve meyvelerin cogu portekiz ve ispanya uretimli. Fiyatmi? kazik! en pahalisi cherry domates, meyvede en ucuzu mandalina ki buda sezon meyvesi oldugundan dolayidir sanirim. Bu ulkelerin iklimiyle bizim ulkemizin iklimi hemen hemen ayni sanirim. Onlar beceriyo ama biz beceremiyoruz bu tarim olayini...

Yerleşim : İngiltere / Londra  |  Meslek : Diğer
Küçük Ağa
Üye

Toplam 683 yazı
04/01/2009 :  12:34:18  Alıntı
Bilgi, nezaketle taçlanır.
Üslubu beyan, ayniyle insandır.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Yayıncılık
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  13:26:47 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - ert1973200
ayrica biz kendimiz ureticiyiz vede aracisiz kendimiz satiyoruz.sallama yapma ogrenmek istedigin varsa sorda cevaplayalim



Sayın üye ''sallama yapmak'' ne demek ?

Sizin uzman bir ihracaatcı olduğunuza kanaat getirmemiz gerektiğini nereden çıkarıyorsunuz ?
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  13:44:41 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - ert1973200
akin selcuk sen hayatinda bir toplu igne sattinmi disariya konusuyorsun yok kaynak yok bu kaynak sana anlatiyoruz eger ihracatta kendine ait tirlarla tasimaciligini yapmadigin surece kendine ait yikama mumlama paketleme evin olmadigi surece para kazanamazsin.bu isler senin anlatigin gibi kitapdan okudugun gibi olmuyor.sen sadece turkiyedemi yetisiyo saniyorsun tarim urunlerini.


Türkiye bu haliyle bile Avrupanın en tonajlı domates üreticisidir.

Yurtdışına hayatımızda topluiğne satmadığımıza karar verebildiğiniz gibi bizde sizin bir üretici olmadığınız kanaatini taşımaktayız.

Üretici olsaydınız 10,5 paunda satamadığınız kutunuzu 5 paund fiyat verir satardınız. Ancak alsatcılar uygun fiyatı bulamadıklarında o ticareti gerçekleştiremezler. Henüz para ceplerinden çıkmamıştır ve zararı bile bile bir alsat işi yapılmaz.

Fakat üretici malın elinde kalmasındansa daha ucuza satıp maliyetlerini bir nebze kurtarmaya çalışır çünkü zaten üretim masrafları cebinden çıkmış durumdadır. Ayrıca alsatcıya göre maliyetleri çok daha aşağıdadır.

Bu yüzden üreticinin bu gibi durumlarda alsatcıyı ezip geçme şansı hep vardır.

Alsat yapan satıcılar yurtdışına satışı bilmenin kibiriyle çiftçiyi küçük görmenin dışında bir ulviliğe sahip oldukları gün Türkiye dünyanın en büyük tarım ihracaatcısı olur.

Başlığa kibirin dışında bir katkınız olmayacaksa size uğurlar olsun diyeceğim.

Saygı ve hürmetlerimle . . .
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
Küçük Ağa
Üye

Toplam 683 yazı
04/01/2009 :  13:48:59  Alıntı
Üretim = zor iş = yapmayalım!
İhracat = zor iş = yapmayalım!
Çalışmak = zor iş = yapmayalım!

Kolay iş bilen var mı?

Üslubu beyan, ayniyle insandır.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Yayıncılık
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  14:20:07 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Çiftciyi kurumsallaştırıp direk ihracaatcı olmasını sağlamak zor iş.
Çiftçiye markalaşmayı öğretmek zor iş.
Çiftciye tarımın, toprağa tohum atıp dua etmekten daha başka yanları da olduğunu anlatmak zor iş.
Çiftciye buğdayı toprağa gömerek saklama yöntemini 10bin yıl önceki insanlarında bildiğini artık modern depolama diye bir yatırım yapmaları gerektiğini anlatmak zor iş.
Çiftciye modern yöntemleri kendisine anlatamayan mühendis veya sisteme itiraz etmeleri gerektiğini anlatmak zor iş.
Çiftciye tarım İl Müdürlüklerinin kendileri için var olduğunu anlatmak zor iş.
Çiftciye eğitimi talep edip alması gerektiğini anlatmak zor iş.
Çiftciye tarımsal üretimin hasat, ambalaj ve pazara ulaşamak ile bir bütün olduğunu anlatmak zor iş.
Üretici olmayan ihracaatcı tüccarı hazır para kaynağı gibi görme alışkanlığından çiftciyi kurtarmak zor iş.
Çiftciye ziraatin bilimsel yanlarını öğretmek zor iş.
Avrupalıya, emeğinin karşılığını aldığı sömürülmediği sürece Türk insanının dost canlısı olduğunu anlatmak zor iş.
Fındık üreticisine üretimini illede devlete satmak zorunda olmadığını anlatmak zor iş.
Çiftciye aile şirketleri kurdurup kızını dış ticaret uzmanı olarak, oğlunu uluslar arası pazarlama uzmanı, eşini de pazarlama direktörü olarak istihdam etmesini sağlamak zor iş.
Çiftciye Bulgaristan da bir şube açıp müşteriye kendinin ulaşmasını sağlamanın getirisinin en büyük milliyetcilik olduğunu anlatmak zor iş.
Sağlıklı bir bitki yetiştirmenin 50 adet yolu olduğunu bunu 4 bir yanımızdaki gelişmiş saydığımız ülkelerin yıllardır yapıyor olduğunu bu yüzden gelişmiş sayıldıklarını insanlara anlatmak zor iş.
Bu kadar şeyi tespit edenin başkasına anlatmakla uğraşmayıp, bizzat uygulamalı olarak göstermesi zor iş.
Allahın verdiği aklı kullamanın da bir ibadet olduğunu insanlara anlatmak zor iş.
Atı alanın Üsküdarı sürekli geçip gittiğini görmenin acısına dayanmak zor iş.
Bir m2 kokulu toprağı olmayanın pazara mal sattıp sanada teknoloji satmasını seyretmek zor iş.
Protesto etmek, küsmek, eylem yapmak kolay iş. Bilek bükmek zor iş.


tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
ert1973200
Yeni Üye

Toplam 14 yazı
04/01/2009 :  15:03:10 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
akinselcuk kardesim,gel sana uretim yaptigimiz bahce ve tarlari tapusunu gostermek suretiyle gezdireyim.biz atadan ciftciyiz alin terimizle binbir guclukle yetistirdigimiz urunu yok yere olmaz fiyata satmayiz.anlatmak istedigim her yetistirilen urun ihrac edilecek diye bir sart yok.disariya iyi fiyata satamadigimiz urunu yurt icinde pazarlariz.
ertugrul

Yerleşim : İngiltere / Surrey  |  Meslek : İthalat / İhracat
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  15:41:33 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Topraksız tarım bitkilerin toprak kullanılmadan yetiştirilmesidir ve topraksız tarımda bitkiler için gereken besin maddeleri sıvı yolu ile verilir. Topraksız tarımda ürünler daha çabuk elde edilir, daha fazla ürün alınır. Ürünler daha lezzetli ve dayanıklı olur.

İlk Kesifler 1800 Yıllarında bitki fizyolojisi uzmanları bitkiler için gerekli besin maddelerinin suda çözünmüş haldeki inorganik formlarında alındığını keşfettiler. Bu çalışmaların sonunda da gördüler ki toprak aslında bitkiler için sadece besin maddelerinin rezerv ortamı olarak görev yapmaktadır.

Topraksız yetiştiricilik yeni bir yöntem olmasına rağmen Kanada'da mevcut seraların % 90'ı ,
ABD' de her 10 seranın 9'unda , İsveç’te salatalık yetiştiricilerinin % 50'si , Hollanda da sera ve sebze yetiştiricilerinin % 90'ı Topraksız tarım yapmaktadır.

Ülkemizde fakültelerde ve tarım bakanlığının araştırma kurumların da bu konuda çalışmalar yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucunda (volkanik tüf - bazalt - perlit ) ponza çeşitlerinin kullanılmasından başarılı sonuçlar alınmıştır.

Topraksız tarım eğer kurallarınca yapılırsa buna tam çevre dostu bir tarım diyebiliriz. Topraksız tarımla bir defada 40 ton/da, domates, 60 ton/da salatalık ya da 20 ton/da gibi biber yetiştirilir.

------Dikkat edin yukarıdaki ( başlık yazısındaki ) hesap dekardan 5 ton üzerine yapılmıştır ! -----

Geleneksel topraklı sera üretiminde, yıllarca kullanılan toprakta artan bir hastalık endeksi görülür.Bununla mücadele için kullanılan ilaçlar ve besleme için kullanılan gübreler toprakta kalıntı bırakır, bir süre sonra bu kalıntılar yeraltı sularına karışır. Ayrıca hastalık ve zararlıları önlemek için kullanılan total canlı öldürücüler aynı zamanda toprağın yararlı canlılarını da yok ederler.

Topraksız tarımda toprak ana rahatsız edilmez. Topraksız tarım bu yönüyle çok etken bir çevre dostu tarım şeklidir.

Verimini kaybetmiş topraklar dinlendirilip organik tarım için aslına dönmeye fırsat bulabilir. Organik tarım topraksız tarım yatırımının devamı niteliğinde bir yatırım olarak hedeflenebilir.

Topraksız tarım seralarında virüs taşıyıcı böceklerin seraya girişini engelleyecek her türlü önlem alınmıştır ve zararlılar için ilaç kullanımı en az düzeydedir. sadec gerekli olduğunda. Topraksız tarımda meyve tutumu için enzimler ( bitki hormonları ) yerine arı kullanılır ve arıyı öldürmeyecek kimyasallar seçilir. Arıyı öldürmeyen kimyasallar da zaten insan ve çevre sağlığı için şimdilik kabul edilebilir ilaçlardır. ayrıca arı ile dölleme doğallığı korumak anlamına da gelmektedir çeşidin verimini arttırır.

Topraksız tarım yönteminde seralar bir otomasyona bağlı olarak en uygun düzeyde havalandırılır ve ısıtılır. Bu nedenle bitkiler özellikle Akdeniz ikliminde yeterince karbondioksit kullanarak geleneksel yönteme göre hem daha çok fotosentez yaparlar ve hem de yaprak hastalık riskleri azalır. Daha az yaprak hastalığı daha az ilaç kullanımına yol açar. Çoğu kez yapraklarda hiç sorun görülmediğinden ilaç kullanmaya da gerek kalmaz.

Topraksız tarım yöntemiyle yetiştirilen ürünlerin kalitesi çok yüksektir. Geleneksel seracılık, ısıtmayı dondan korumak amacıyla yaparken, topraksız tarım en uygun bir gelişme için ısıtma yapar ve bu nedenle de özellikle domates ve biber kalitesi diğer tip yetişen ürünlerle kıyas edilemeyecek derecede yüksektir.

Toprağı uygun olmayan yerlerde tarımsal üretim imkanı doğar. Tarıma elverişli alanı olmayan taşlık bir köy halkı akla hayale gelmeyecek bitkileri bölgesinde yetiştirebilir. Topraksız tarım toprağa bağlı kalmadan yapılabilen bir üretim yöntemi olduğu için uygun olmayan kayalık alanlarda da tarım yapılabilir.

Pazar fiyatlarının yüksek olduğu dönemlere denk gelen zamanlarda erkencilik, geçcilik, verim ve kalite artışı sağlanarak fiyatların düşük olduğu zamanların düşük karları ile bir dengeleme sağlanır. Dengeli bir beslenme ve bakım olanakları sağladığı için bitkiler erkenden ve daha fazla verime yatar. Bitkilere istenilen besin elementi gerekli miktarlarda verildiği için erkenci ve kaliteli ürün alma olanağı vardır.

Topraksız tarımla daha fazla, daha kaliteli, daha lezzetli ve raf ömrü daha uzun ürün elde edilir.

TOPRAKSIZ TARIMIN FAYDALARI

1- Verimsiz topraklar üzerinde kurulan sistemlerle, ürün almak mümkündür.
2- Ürünler kontrollü hava şartları ve beslemeden dolayı daha çabuk olgunlaşır.
3- Gerekli besinler verildiği için daha çok ürün elde edilir.
4- Ürünler daha lezzetli ve daha uzun ömürlüdür.
5- Topraksız tarım büyüme ortamının defalarca kullanılmasından dolayı daha ekonomiktir.
6- Sulama yapılmadığı için su tüketimi bitkinin içerdiği kadardır.
7- Toprak işleme masrafları yoktur. ( sadece bitki bakımı yapılır )
8- Sulama masrafları yoktur. ( Her yıl yenilenen sistemler, mazot veya elek. bedelleri ödenmez. )
9- Gübreleme masrafları yoktur. ( sadece bitkinin ihtiyacı kadar besin verilir besin kaybı sıfırdır. )
10-Zirai ilaçlama masrafları yoktur. ( Açıkta hastalık olmasada verilen ilaçlar verilmez )
11-Meyve firesi sıfıra yakındır. ( Meyveler satndart büyür ve hasadı düzenlilikten dolayı çok kolaydır.)
12-Mühendislik üzerine kurulu bir üretim olduğu için verim ve kalite çok yüksektir.


tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
Küçük Ağa
Üye

Toplam 683 yazı
04/01/2009 :  16:21:13  Alıntı
Sonunda saksıda çiçek bile yetiştiremeyen benim gibi birini bile topraksız tarıma ikna edeceksiniz:))
Üslubu beyan, ayniyle insandır.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Yayıncılık
akinselcuk
Editör

Toplam 5579 yazı
04/01/2009 :  18:02:26 Yazarın websitesine git Website   Alıntı
Erkek ve dişi polenlerin döllenmesine yardımcı olmak için hormon kullanılmıyor. Domates çiçeklerinde bulunan dişi ve erkek polenler, serada kovanlar halinde barındırılan bambus arıları tarafından dölleniyor. Bambus arısı, hortumu diğer arılara göre uzun olan ve polenlerle beslenen bir tür. Seranın içine bambus arısı bırakıldığında, uzun hortumu ile henüz açmamış olan erkek çiçeğin polenini alıyor ve dişiye taşıyor. Yani dişiyi gerçek erkek poleni ile döllüyor. Fısfısa gerek kalmadan dişi dölleniyor ve doğal olarak domates üretiyor. Bambusun anavatanı Türkiye.

Muğla’da toprakta yaşayan, yaprağın içinde üreyen bir arı türü. Ancak bu arı türünü yıllar önce Hollandalılar, Türkiye’den ***ürüp ıslah etmiş ve şimdi dünyaya satıyor. Bal yapma özelliği yok. Kendi yiyeceğini kendi topluyor. 30-40 arıdan oluşan bir bambus arısı kovanının satış fiyatı 95 YTL.

Kaynak: Zaman Gazetesi

İsrailden Ülkemiz çiftcilerinin bambus arısı aldığını bilmektemisiniz ?

Anavatanı Muğla olan bir arı türü. Bu arı türünün 6 çeşidi vardır ve İngiliz entomologların üzerine tescilli böceklerdir. Toprağındaki arıyı tanımayan bir millet. Bambus arısı bal yapmaz ama bakın ne işe yarıyor. Bunu 1912 de ingiliz de bilmiyor ama adına tescilliyor. 1970 de artık bu arının ne işe yaradığı anlaşılıyor. Biz gene uykudayız. 1980 lerde İsrail bunu ticari olarak kullanmaya başlıyor. Biz gene uykudayız.

Yıl 2009 biz hala bazı şeylerin farkında değiliz. Devlet kurumları eskisi gibi değil bazı konularda yatırımcıları çok dpğru yönlere sevk ediyor. Ama bu konularda bilgi az yapmaya çalıştığını halka anlatmıyor. Ama devletin ayağımıza getirdiği şeyleride hala kullanmamakta inat ediyoruz.

Aklınızı kullanmaya başlamak için hiç bir zaman geç değildir. Dua yaptıklarınızı pekiştirir. Hiç bir şey yapmadan dua etmek hiç bir Gazze li çocuğu kurtarmaya yetmeyecektir.


tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
Küçük Ağa
Üye

Toplam 683 yazı
04/01/2009 :  18:48:32  Alıntı
Sayın akinselcuk,
Bahsettiğiniz akıllı arıların yanında, kovan kovan bal arısı da beslenebilir mi?
Hani en azından masraflar çıkar.
Üslubu beyan, ayniyle insandır.

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Yayıncılık

0.2 saniye.
23:45:48, 22 Temmuz 2019, Pazartesi

Buradaki yazılar, yazarlarının ve Koniks.com®'un izni olmaksızın hiçbir yazılı, görsel yada sesli yayın organında yayınlanamaz. Eğitim amacı dışında, herhangi bir şekilde çoğaltılması yasaktır. Eğitim amaçlı çoğaltıldığı durumlarda, yazarla ilgili bilgilerin ve URL'nin belirtilmesi zorunludur.

Bu web sitesi bilgilendirme amacıyla iyi niyetle, amatör bir ruhla hazırlanmıştır ve yer alan her türlü bilgi genel nitelikte olup, doğruluğu, eksiksiz olması, güvenilirliği, yeterliliği ve güncelliği hiçbir surette sitemiz tarafından garanti ve taahhüt edilmemektedir. Yer alan görüş ve yorumlar tamamen Koniks.com üyelerinin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak iş kurma/yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir ve söz konusu bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan Koniks.com sorumlu tutulamaz.

© 2000-2019 Koniks.com İletişim   ||   Kullanım Şartları   |   Kurallar   |   Sitenin Kullanımı   |   Gizlilik   |   Yardım