Ana içeriğe geç

Diğer Konular

Aranızda Robokop Olmak İsteyeniniz Var Mı?

BaşlatancihansumulTarih07/11/2004 10:45:14Yorum8

İlk mesaj
Yeni Üye57 yazı
DİKKAT 12 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUKLARIN OKUMASI SAKINCALI OLABİLİR.

Merhabalar arkadaşlar nasılsınız hayatınız nasıl gidiyor...
şimdi sizlere anlatacağım hikayeye bizzat kendim tanık oldum ve saniye saniye yaşadım.
Anlattığım bu hikayeyi okunduğunuz zaman tüyleriniz diken diken olacak hatta daha fazlası. Lütfen dikkatle okuyun şaşıracaksınız.

* Güzel bir yaz günü yoğun ve yorucu bir mesainin ardından o günün hakkını vermiş olmanın mutluluğuyla eve gidiyorum. Evimizin hemen yanındaki yeşillik olan boşluk alanın hemen yanındaki yoldan geçiyorum çocuklar neşeli neşeli oynuyorlar. Onları öyle sevecen ve mutlu mutlu gülümserken görünce, çocukları çok sevdiğim için bi ara duraksadım onları seyre koyuldum. Gerçekten görülmeye değer bi manzara diye düşünüyordumki akıllara durgunluk veren "O" anın tanığı oldum.
Biri 8 diğeri 10 yaşlarında iki çocuk ellerinde sopalarla oyun olsun diğe dövüşüyorlar birden durdular, Ali Mehmet' e dediki;
-A Mehmet Sen Robokop ol
-M Tamam Ali olur ben robokopum sende insan

Ve çocuklar oyun olsun diğe dövüşmeye başlarlar ama Mehmet her nekadar Robokop olsada Ali ondan büyük ve daha güçlüdür. Ali Mehmete birkaç sopa vurur Mehmet' in canı yanar ve gözleri yaşlı ağlamaklı bir şekilde;
-M Olum çok hızlı vuruyorsun acıyor!!
-A Olum sen robokopsun acı hissetmezsinki!!

der ve vurmaya devam eder. Ali sopa vurmaya Mehmet de sopayı yemeye devam eder bu arada Mehmetin gözünden damla yaş akmaz. Ama canının yandığı yüzünden ve kıvrandığından belli. Ve hala sopa yiyiyor. Daha fazla dayanıp oyunun bitmesini bekleyemezdim; Oyuna müdahale ettim ve oyun Mehmet daha fazla dayak yemeden bitti.

TÜVANA' dan sevgilerle...

Yorumlarınızı şiddetle bekliyorum parmaklar bilgisayarın harf tablosuna.(klavyenin türkçesini bulmayınca harf tablosu dedim)

Yerleşim Türkiye / İstanbulMeslek Bilgisayar-Bilişim
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
8 yorum
Üye1236 yazı
Çocukların veya dahilerin hayal gücü, inandığının gerçek olmasını sağlamıştır. Birinin oyunlarda, diğerinin gerçek hayatta...
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Yeni Üye57 yazı
Öyle görünüyorki; benim bu yazıyı yazmamdaki amacımı kavramışsınız. Bunun için gerçekten çok teşekkür ediyorum.

Bugün bakıyorsun tv kanallarına hepsi gereksiz birçok film yada başka başka yayınlarla dolu. Çocuklarımızı inanılmayacak derecede atkileyen bu yayınların %99 'nun hiçbir eğitici öğretici kısacası iyi yanı yok. çocuklarımızı tv den uzak tutarak bunun önüne geçmekte pek başarılı olunacağı zannın da değilim. ( Bataklığı kökünden kurutmak iye bir değim vardır). Şimdi bataklık ortada duruyor ama bu bataklığa girmeden nasıl karşıya geçebiliriz. Konu buraya gelince (sevgili MİM'in her fırstta kullandığı bir değim var) zurna zırt diyiyor bundan sonrası malum.

Aynı zamanda sadece küçükler üzerinde etki yapmamaktadır da bu yayınlar toplumun sağlıklı düşünememesinde enbüyük etkenlerden biridirde. Yapılan bir araştırmaya dünya sıralamasında; Amerika diye bir ülke var (eminim bu sitedeki zatların hepsi bu ülkeyi tanıyordur , bildiğinden değil tanıdığından eminim) zamanının çoğunu tv seyrederek geçiren bu ülkenin hemen ardında yer alıyoruz. Nekadar içler acısı bir durum değilmi. ( küçük bir Amerika'mı YETİŞİYOR nedir)


Bunun önünü almakta nasıl bir öneri getiriyorsunuz?
Bu önerilerinizi daha önce uyguladınızmı?. Uyguladıysanız nekadar başarılı oldunuz?

Sevgili mim bu soru özellikle sana geliyor; yasal yollardan bahsettiniz açıklarmısınız?


Yukarıdaki soruları sorarken bunun bir kişiyle olmayacağının farkındayım!

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Bilgisayar-Bili?im
Üye1236 yazı


Cihanşumul Dostum,

Çocuğa Olumlu Televizyon İzleme Alışkanlığı Kazandırmak İçin Yapılabilecekler


"Çocuğun televizyon karşısında geçirdiği süre günde en fazla 1-2 saati aşmamalıdır. Çocuk üç yaşından küçükse izleme süresi 20 dakikayı geçmemesi daha uygundur.

Anne-baba çocuğun televizyon izlemesi konusunda bir plan yapmalıdır. Bu planda çocukla bir günde kaç saat, bir haftada kaç gün, hangi programları izleyeceği konularında birlikte karar almalıdır.

Televizyon planlanan programa uygun olarak açılmalı, program bittiğinde kapatılarak, çocukla program hakkında konuşulmalıdır. Bu yaklaşım çocuğun izlediklerinden daha çok faydalanmasına yardımcı olacaktır.

Anne-baba televizyonu çocukla birlikte seyretmelidir. Çocuğu bilinçli bir televizyon izleyicisi yapmak için, programın içeriği ile ilgili bazı temel bilgileri verip, çocuğun sorduğu sorulara cevap vermelidir.

Çocuğa izlediğinin yalnızca bir film, hikaye olduğu anlatılmalıdır. Örneğin: Süpermen'in gerçekte uçmadığı, rol gereği uçtuğu söylenmelidir.

Anne-baba çocuğun televizyon seyredip, seyretmemesine programın ya da çizgi filmin çocuğa uygun olup, olmadığına kendileri karar vermelidir. Çocuk için uygun olmayan programı neden izlememesi gerektiği çocuğa açıklanmalıdır.

Sürekli kanal değiştirmek küçük yaştaki çocuğun konsantrasyonunu bozduğu için anne-baba, çocuğun sürekli kanal değiştirmemesine dikkat etmeli, kendileri de bu davranışı yapmaktan kaçınmalıdır.

Televizyon ortak seyredilebilecek bir odaya konulmalıdır. Evdeki diğer odalara televizyon (özellikle yatak odasına) konulmamasına dikkat edilmelidir. Televizyon konulan odadaki eşyalar televizyonu merkez yapmayacak şekilde düzenlenmelidir.

Çocuğa televizyon seyrettirilmesi veya seyrettirilmemesi ödül ya da ceza olarak kullanılmamalıdır.

Anne ev işeriyle uğraşırken çocuğu televizyondan başka uğraşlarla ilgilenmesi için yönlendirmelidir.

Anne-baba çocuğun televizyon seyretmesi yerine, arkadaşlarıyla bir araya gelmesi, oyun oynaması, resim yapması, spor yapması, kitap okuması, şarkı söylemesi gibi ev içi ve ev dışı aktiviteleri desteklemelidir. Çocuk bu aktivitelere yönlendiğinde övülmeli, taktir edilmelidir.

Anne-baba televizyonu, çocuğun uslu durması, ağlamaması için kullanmamalıdır.

Anne-baba çocuğun reklamlarda görüp, istediği ancak ona uygun olmayan maddelerin neden alınamayacağını çocuğa anlatmalıdır.

Anne-baba çocuğa ne şekilde televizyon seyretmesi gerektiği konusunda açıklama yapmalı, sürekli yüz üstü ya da çok yakından izlemesinin sağlığa zararlı olacağını anlatmalıdır.

Anne-baba televizyon seyretme konusunda fikir birliğiyle hareket ederek, tutarlı olmalıdır.

Anne-baba televizyon seyretmek yerine kitap oku****, müzik dinleyerek, spor yaparak bir hobi ile ilgilenerek, çocuğa bu konuda iyi bir örnek olmalıdır.
Uygun Olarak İzletilmeyen Televizyonun Çocuk Üzerindeki Olumsuz Etkileri


Televizyon çocuğu şiddete yöneltebilir. Çocuk şiddeti günlük yaşamın bir parçası olarak kabullenebilir. Problem çözmede şiddeti çözüm yolu olarak kullanabilir.

Televizyondaki programların bir çoğunda konuşma dili sıkça yanlış, argo ve yabancı kelimelere özentili olarak kullanıldığı için, çocuğun dil gelişimi olumsuz etkilenebilir.

Çocuk televizyonu tek başına izlediğinde, televizyonun sunduğu her şeyi gerçekmiş gibi kabul edebilir. Televizyona soru soramadığı için bu durum çocuğun bir süre sonra düşünmesini, eleştirmesini engelleyebilir.

Çocuğun aşırı televizyon izlemesi, kitap okuma, spor yapma, müzik dinleme, resim yapma, arkadaşlarıyla oyun oynama gibi olumlu faaliyetlerden, hatta yemek yemekten bile alıkoyabilir.

Çocuğun televizyon karşısında uzun süre kalması, çevreyle ilgisini azaltabilir, konuşmasında gecikmeye neden olabilir.

Çocuğun televizyon karşısında uzun süre kalması, yatma saatini geciktirip, çocuğun uyku problemi yaşamasına sebep olabilir.

Çocuğun televizyon karşısında uzun süre kalması, hareketsizleşmesi sonucunda şişmanlamasına ve sürekli yorgunluk hissetmesine neden olabilir.

Uzun süre yere yüzükoyun yatıp, dirseklerini yere daya**** kıpırdamadan televizyon seyreden çocuk, eklem rahatsızlıklarına yakalanabilir.

Tüketime ve para harcamaya özendiren reklamlar, çocuğun reklamda gördüğü yiyecekleri, oyuncakları istemesine neden olabilir. Bu istekler, aileye ekonomik açıdan zarar verebilir.
Çocuğun zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminde önemli bir etkiye sahip olan televizyonun denetimli olarak seyrettirilmesinin olumlu, gelişi güzel seyrettirilmesinin ise olumsuz etkileri vardır. Özellikle anne-baba televizyon seyretme konusunda çocuğa iyi bir model olmalıdır. Anne-baba sürekli televizyon izleme yerine, çocukla ilgilenir, ona sevgisini gösterirse, çocukla aralarındaki bağın güçlenmesini sağlayacaktır."
(Bursa Sağlık Müdürlüğü - Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şubesi)

Bizlerle paylaştığın anın için teşekkür ederim. Fakat aktardığın olay çocuklar üzerinde medyanın (Televizyonun) etkilerini doğrudan çağrıştırmıyor. Gözlemin incelendiğinde;

- Çocuklar ve hayal gücü,
- Çocuklarda kurgu ve gerçek arasındaki ayrım,
- Çocukların örnek aldığı kahramanlar,
- Çocuklar için 'süper kahraman' modeli ne kadar sağlıklıdır?
- Çocuk ve şiddet
Ana başlıkları üzerinde durulduktan sonra ancak 'Çocuk ve Medya' konusuna gelinebilir. Dikkatinizi çekmek isterim; Bu sıralama öneme göre değil verilen örneğin içeriğine göre yapılmıştır.

Çocuk gelişiminde etken öğe olarak sadece televizyonu düşünürseniz büyük olasılıkla yanılmış olursunuz. Aile ve yakın çevre, öğretmen(ler) ve okul ortamı, kitaplar-dergiler-gazeteler, bilgisayar oyunları, internet, müzikler ve benzer etkenler yanında önemli bir konuma sahip olmasına rağmen televizyon tek belirleyici unsur değildir çocuk gelişimde.

En yakın ve en ilginç örnek 'Harry Potter' romanlarıdır. Henüz filmi gösterime girmeden önce kitabı okuyan bir çok çocuk ellerinde sihirli(!) çubuklarla arkadaşlarına büyü yapmaya çalışıyorlardı sokak oyunlarında. Düz mantıkla bakarsanız kitapları da 'kurutmanız' gerekir.

Kitapları bir kenara bırakalım. Çocukların oynadığı oyunlarda biri anne olur diğeri baba. Bir bakarsınız bir süre sonra anne ile baba oyuncuktan kavga etmeye başlamıştır:
- Neden eve geç geliyorsun? Bak bir daha akşamları arkadaşlarınla takılırsan ben annemin evine giderim!
- Nereye istersen oraya git be kadın. Zır zır zır başımın etini yedin. Bıktım senin dırdırından!

(Bu da benim gözlemlerimden biriydi)

Oynanan bu oyun Robocop'tan daha az mı zararlıdır? Çocukların örnek aldığı anne ve baba figürü bana göre televizyondan bir kaç kat daha etkili olmaktadır çocuk üzerinde.

Bir başka şahsi gözlem:
Eve pek uğramayan ve çocukları ile ilgilenmeyen bir babanın 4 yaşlarındaki kızı, iki ağabeyi ve onların arkadaşları tarafından bulunan ve bakılmaya başlanan bir sokak köpeğine 'baba' demektedir. Çevreden sadece gülünerek karşılanan bu olayın arkasında yatan sebep ne televizyon ne de diğer medyadır. Ne yazık ki gerçek hepsinden daha acı bir şekilde karşımızda durmaktadır.

Çocuk ve ebeveyn arasındaki yetersiz veya hatalı iletişim çucuğun, sadece televizyondan değil, çevreyi oluşturan diğer olumsuz kaynaklardan da kötü etkilenmesine sebep olur. Doğruların öğretilmediği çocukların yanlışlar ile yoğrulacağı açık bir gerçek değil midir?

Hem çocukların hem de büyüklerin televizyon izleme seçimlerinin dizi ve müzik programları üzerinde yoğunlaşmakta olduğu bir gözlenmektedir. Bu programların çocuklar tarafından izlenmesinin başlıca sebebi ebeveynlerdir. Burada açık olarak 'taklit tercih' sözkonusudur. RTÜK veya benzeri bir başka kurumca denetlendiği ve zararlı içeriğin engellendiğini varsayalım. Böyle bir durumda yetişkin izleyicinin tercih hakkı elinden alınmış olur ki yetişkin bir insana çocuk muamelesinden başka bir anlam ifade etmez bu.

Asıl görmemiz gereken sorun (bir çok forum konusunda değinildiği gibi) 'Yetişkinlerin Neden Kötüyü Tercih Ettiği' konusudur bana kalırsa. Zararlı içerikten uzak tutulan bir yetişkin kısa sürede iyi bir insana mı dönüşecektir? Böylece çocukları ile daha fazla ilgilenecek, onların daha iyi insan olarak yetişmeleri için daha fazla çaba ve zaman harcar mı olacaktır?

Hiç sanmıyorum...

Sağlıcakla,
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Yeni Üye57 yazı
Neredeyse hergün birezilya dizileri, yabancı diziler-sinemalar, ulusla alakası olmayan bir sürü yayın yapan bir tv kanalının ULUSAL TV ödülünü aldığı ( bu ödülü almayı hak ettiğini kesinlikle düşünmüyorum hatta çok hayıflandım bu konuda ) bir ülkede işimizin pek de kolay olduğunu söyleğemeyeceğim... Ama onlar nekadar zorluysa bizde okadar zorluyuz bundan eminim, zira bi sorun var yasalar gerçekten yanımızdamı yoksa karşımızdamı bunu iyi araştırmak gerekiyor.

Egitim ve Ögretim haklari; velayet hakkinin icerisindedir. Medya; cocuklari, diledigi gibi egitmekte ve ögretmektedir yani velayet hakkini, bu hak, kendisine, ne aile ve nede mahkeme tarafindan verilmedigi halde sinirsizca kullanmaktadir.
evet belki çocuğu eğitme hakkı tv kanallarına verilmemiştir ama burada enbüyük rol ana ve babada dır.
Diğer yazılarınıda okudum evet bize çözüm yoları öneriyor sağol.

Asıl görmemiz gereken sorun (bir çok forum konusunda değinildiği gibi) 'Yetişkinlerin Neden Kötüyü Tercih Ettiği' konusudur bana kalırsa
Bir insan kötüyü niçin tercih eder; tercih ettiği konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmadğı için. Yani düşüncesiz davranır kendi zevkine dalar çocuğunun zarar görüp gürmemesi onu pek düşündürmez. Ön planda olan kendi zevkidir buda eğitimle aşılır. belki biraz basit olacak ama EĞİTİM ŞART arkadaşlar.

Burada son derece haklısın; Fakat butün yazıları baştan sona tekrar okuduğumuz zaman sorunun (: evet tv kanalları eğitmek öğretmek gibi verimli işlerle pek uğraşmazlar onların uğraştığı en verimli iş tant işidir reytink işidir:) karşımıza her zaman her konuda her durumda çıkan eğitim sorunu olduğunu acı bir şekilde görüyoruz. Toplumda gerçekten aile ağitimi lamış yada sağlıklı çocuk yetiştirme eğitimi almış bireyler olsaydı bugün bunları belkide tartışmazdık; İşin özeti buradaki durum yine eğitimden geçiyor yaşadığımız bilgi toplumunda eğitimin yeri tartışılmaz olduğu kadar geçiştirmece önlemlerlede doldurulamaz.

TV lerin bir çoğunu heşerelerden
binlece kat daha fazla zararlı olduğun bilincindeyiz.
Bunların önünü almakta bi hayli zorlanacağız ama
yazmaktan ve tartışmaktan asla vaz geçmeyeceğiz.

Benim bir başka önerim sosyololkarın ve psikolokların ve bir parcada olsa kendini çocuk yetiştirme konusunda geliştirmiş ana ve babakarın öncülüğünde; halka açık seminerler verilmesi. Bunun öncülüğünü birebir görüşeceğimiz evrenkenlerde ( üniversitelerde) biz yapalım gerekirse bu konuda birde imza kampanyası düzenleyelim; Yasal yollarla yapılması gereken ne varsa yapalım...

Zararlı içerikten uzak tutulan bir yetişkin kısa sürede iyi bir insana mı dönüşecektir?

İyi bir insana dönüşmeyebilir ama belki çocuğunu düşünmesine yardımcı olur.

Böylece çocukları ile daha fazla ilgilenecek, onların daha iyi insan olarak yetişmeleri için daha fazla çaba ve zaman harcar mı olacaktır?

Buda bir umut bence yeterki ana babalar bu konuda biraz daha bilinçli olsunlar. Daha henüz büyüme çağında olan çocuklarını oylansın diye tv karşısına oturtarak sosyal ve kişisel gelişimlerine nekardar zarar verdiklerini anlarlar.

mutlulukla...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Bilgisayar-Bili?im
Yeni Üye57 yazı
SAĞLIKLI BİR AİLEDE BABALARIN ROLÜ NEDİR

Bir ailede baba yapı taşlarından biridir. Ve bu yapı ta-
şının tek görevi çelışmek ve evin ihtiyaçlarını temin
etmek değil ve olmamalıdır. Aile üyelerinin babadan
gelecek manevi desteğe ihtiyaçları vardır. Bireyin iş ha-
yatındaki tolü, baba olması ile doğrudan alakalı değildir.
Yani baba olmasa bile bir erkeğin iş hayatında aktif ol-
ması gerkir zaten. Bundan dolayı "Ben çalışıyorum on-
lar için yetmez mi?" Denmemelidir. Evet çocuğun maddi
ihtiyaçları önemlidir ve bu sebeple babanın iş yoğunluğunu
artırarak aile üyeleri için çalışması ciddi bir feda-
karlıktır.Ancak çocuklarının manevi ihtiyaölarını ve
kendisine duyulan ihtiyacı önemsemeyen ve dahası his-
setmeyen birey ne kasar çalışırsa çelışsın, çocuklarının
dünyasında birtakım başluklar olacaktır. bu sebeple
babalar iş yoğunluklarını veya farklı bir takım n,meselele-
rini bahane etmeksizin çocuklarına zaman ayırmalıdırlar.
Günda ayrılacak 5 dakikalık bir zaman dilimi babalar
için bir zaman kaybı olmazken, çocuklar için ciddi faydalar sağ-
lar. Veya çocuk için önemli anların, günlerin ve başarıla-
rın baba tarafından görülmesi çocuk için çok fazla önem-
lidir. ve iş hayatı buna engel değildir...



ailem dergisinden alıntı...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Bilgisayar-Bili?im
Yeni Üye57 yazı
Sağlıklı bir ailede, babaların rolü nedir; Başlıklı yazının devamı

"BİZ BÖYLE GÖRDÜK DEMEYİN"

Bazı babakarın "biz böyle gördük" dediklerine şahit olu
ruz. Ancak baba-çocuk diyaloğunu gerçekleşmemesi bu-
bağlanamaz. babaların yaşamadıkları bir süreci hayat-
larına geçirmesi kolay olayacaktır belki,ancak bu ko-
nuda kendilerini zorlamaları va çocukları ileilgilenmele-
ri gerekir. Pei nedir bu ilgiden kasdedilen? Aslında çok
fazla birşey değildir. Mesala akşamları yapılacak 5
dakikalık bir sohbet, okul hayatıyla ilgilenme, zaman za-
man telefon görüşmeleri yapma, zaman zaman ev dışınd-
da baba-çocuk olarak özel parlaşımlar sağlama (maça git-
me yemeğe çıkma, türüyüş yapma vs...) gibi yalaşımlar
çocuk için çok nalamlıdır ve çocuğun sağlıklı kişisel ve
duygusal gelişimi için önemlidir. Babanın bu tarz yakla-
rı ane için de bir destek olacak ve dolaylı yol-
dan anne çocuk diyaloğuna olumlu olarak yansıyacaktır.

Unutulmamalıdır ki babanın varlığı çocukların
özgüven gelişimi için gerekli ve önemlidir. Babayla
paylaşımlar nedenli yoğunsa çocuk o denli özgü-
venli olur. Babanın, yaşı kaç olursa olsun çocuğuna
fikir danılması, çocuğuna bir takın sorumluluklar
vermesi çocuktaki özgüveni artıracaktır.



BİR BABA, ÇOCUK İÇİN ÖZGÜVEN DEMEKTİR, İLGİSİZ BİR BABANIN ÇOCUĞU ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİLER YAPACAĞINI VE ÇOCUĞUN BUNU BİR ÖMÜR BOYU YAŞAYACAĞINI UNUTMAYIN.


BAKIŞLARINIZDAN MERHAMET, YÜREĞİNİZDEN SEVGİ EKSİK OLMASIN...


MUTLULUKLAR...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Bilgisayar-Bili?im
Yeni Üye57 yazı
Tüm arkadaşlarıma duyrulur...

Son günlarde birşeyler yazmadığımın farkındayım aa bu yazılarnızı okumadığım anlamına gelmez öğle değilmi...
Üzgünüm songünlerde bitakım olaylar üst üste geliyor bu olayların etkisiyle yazamıyorum yani tam bi atalet içerisindeğim...
pek yakında bomba gibi geleceğim şimdilik hoş kalın hoçakalın...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Bilgisayar-Bili?im
Yeni Üye57 yazı
YALAN - MASAL - HiKAYE - GERÇEK

17 yasindaki delikanlim karsimda, sohbete daldik. Saat 03.23 ü gösteriyor.
* Sen bu ailenin reisisin
- Ben arkadasinizim
* Sen, arkadasimin babasi gibi disiplinli olabilirdin. Ama bende arkadasim gibi 18 olunca kacma yollari arardim.
- Sen hürsün ve her zaman gelebilir ve gidebilirsin.
* Neden disiplin uygulamiyorsun bize ?
- Neden ?
* Biz bazen gercekleri göremeyiz. Senin disiplinin ile görme olanagimiz olabilirdi.
- Zorla (disiplin) görecegin Gercek, ne kadar ve ne sürecte bir gercektir ?
* Sen bizi cagirip, anlatmiyorsun bize birseyler.
- Soru soran cevabini alir. Kimseye istemedigi sürece birsey verilmez bende.
* Neden kendiliginden anlatmiyorsun ?
- Istenilmeden anlatilan hicbir sey alinmaz da ondan.
* Seni sollamak istiyorum.
- Sevinirim.
* Senden üstün olmak istiyorum
- Sevinirim.
* Yalan nedir.
- Baskasina zarar vermemek kaydi ile anlatilan hersey.
* Sen yalancisin bana göre !!
- Neden ?
* Olmayan gercekleri anlatmak yalandir bence..
- Nedir bunlar ?
.....................
- Ona masal, hikaye derler türkcede, almancada da Geschichte
* Ben ayirt etmiyorum bunlari..
- Insanlarin cene calma, vakit gecirme ihtiyaclari dogar bazen ve yapacak baska isleri de yoktur. O anlatir, sen anlatirsin. Ne onun ve nede senin ihtiyacin vardiranlattiklarinin dogrulugunu ispata. Hem bu masallar hikayeler; kimseye de zarar vermezler. Laf ola beri gele derler Türkcede..
* Sen yalancisin buna ragmen !!
- Sen bilirsin. O senin fikrin.
* Ama sen babam olarak, yalan söylersen, benim sana aile reisi olarak bakmam mümkün degil.
- Bakma oglum. Zaten ben reisligi ne kabul ediyorum ve nede istiyorum.
* Hayir senin yalan söylemeni ortadan kaldirman gerekiyor.
- Hayir oglum ben oldugum gibi kalacak, masallar, hikayeler ve gercekler (dogrular) arasindaki farki yasayacagim. Benden ne bunu iste ve nede beni "reis" olarak gör. Hem senin beni "yalanci" olarak görmen, beni de ilgilendirmez. Sen sen, Ben, benim..

- Uykumuzda geldi zaten "iyi uykular"

Herkesin bir derdi var egitim ile. benimde...
Demokratik, baskisiz, disiplinsiz bir egitimi uyguluyorum cocuklarimda. Cocuklarinin altini seve-seve temizleyen, tek basina cocuklarini bu yaslara kadar getiren bir babayim.
Kizim 16 yasinda. Onunla her hususta anlasiyoruz. Oglum ile ise, bir rekabet kargasasi yasiyorum.
Sekreterime söyledigi
"Sef oynuyor babam" demesi de bunun kaniti..
Ama bu hususta hicbirsey de yapamiyorum.

Ben is hayatinda despot, gaddar, diktotör bir insanim. Emrederim herkese ve yapilir. Bunun icin de bana para öderler. Bu disiplinim olmamis olsa, hicbir is cikmaz ve herkes beni saygi ile anmazdi..

Bunlari benim oglumda biliyor ve diyor ki "Sen ününle yasiyorsun"

Bunlarin hepsini biraraya getirip, bana tavsiyelerde bulunursaniz, minnettar olurum sizlere..

Selam

Sevgili mim yukarıdaki yazını okudum değerlendirmesini enkısa zamanda yapacağım...

Şidilik beni mazur gör.


Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Bilgisayar-Bili?im