Sorumu tekrar ediyorum: Sermayeniz az ve siz hala iş kurma peşinde misiniz? Kimseye minnet etmeden ekmek paranızı mı kazanmak istiyorsunuz? Bu soylu davranışa bir iş teklifi ile daha katkıda bulunmak istiyorum:
Nüfusu 200-300 bin üzerindeki bir şehirde küçük bir meydanı olan sokak tesbit edin.
Dikkatli olun, sokakta kiralar uçuk kaçık olmasın...
Lüks iş yapmayacaksınız, boşuna vitrin parası ödemeyin.
Ordan tek bir dükkan kiralamayın...
Arkadaşlarınız varsa onları da ikna edin...
Yoksa bile 2-3 ucuz dükkanı da siz tutun...
Yani eskilerin deyişiyle "ARASTA" oluşturun...
Çay ocağı kurmayı da ihmal etmeyin; çok işinize yarayacak!
Sonra bu tuttuğunuz mütevazı dükkanları ve belirlediğiniz meydancığı "BİT PAZARI" yapın... Her türlü ikinci elin borsasını, pazarını oluşturun. Burun kıvırdığınızı görür gibiyim; boşuna kıvırmayın... Unutmayın bundan 20-25 sene öncesine kadar şehirlerde bu tür pazarlar vardı. Şimdi onların çoğu "antikacı" oldu... İnanmazsanız o dükkanların birine gidin ve yolda bulsanız eğilip almaya tenezzül etmeyeceğiniz bie eski eşyaya talip olun, bakalım alabilecek misiniz?
Sizin için gittim, gözledim: Bit pazarındaki eşyalar (ayakkabı-giysi dahil) yenisinden çok daha pahalı. Maliyeti ise çok çok düşük. Bir müddet sonra siz mal aramayacaksınız, mal sizi bulur.
Ama dediğim gibi tek dükkan açmayacaksınız, işin püf noktası bu... Yeter ki o bölgeye bit pazarı açıldığı duyulsun, siz bile şaşıracaksınız... Müşteri profiliniz yoksul kesim de olmayacak... Ha unutmayın, sattığınız mal ne kadar pahalı ise o kadar kıymete binecektir...
Üslubu beyan, ayniyle insandır.