Yeni Üye Toplam 49 yazı |
| |||||||||
| hazal Yeni Üye Toplam 49 yazı | 29/09/2004 : 15:08:25 Hazal Benim Sadık yarim kara topraktır... Yerleşim : Türkiye / - | Meslek : Bilgisayar-Bilişim | ||||
| iturkmen Üye Toplam 406 yazı | 02/10/2004 : 10:33:35 Yerleşim : Türkiye / Kayseri | Meslek : Satış / Pazarlama | ||||
| iturkmen Üye Toplam 406 yazı | 04/10/2004 : 12:04:48 "Korkak insanlar, kurallarin arkasina siginirlar" iddiasinda bulunuyorum. Görüyorsunuz ya ben kapismadan da kacmam. Düsündügümü de söylerim. Eger sizi sevmesem, düsündügümü de size söylemem demişsiniz. 1.kuralların olamadığı heryerde herkesin kendi kuralı olur ve buda mutlak doğru değildir. 2.korkaklık kuralcılıksa ve insanlarla olan ilişkilerinizi belli kural ve kaidelerle sınırlamış iseniz bu sizin korkaklığınız değil prensipli olduğunuz gösterir. ben 1 ay sonrasını bile planlarım çocukluğumdan beride böyledir. herşeyim belli kural ve prensipler dahilindedir. benim kimseyke kapışmaya ne vaktim ne de zamanım var kim kimle kapışmak isterse kapışsın Yerleşim : Türkiye / Kayseri | Meslek : Satış / Pazarlama | ||||
| iturkmen Üye Toplam 406 yazı | 04/10/2004 : 12:37:41 ille dostun gülü yaralar beni Pir Sultan Abdal ***dünya hayatı yanlızca bir oyun ve eğlenceden ibarettir...... alıntı. Değmez ne çok aşk için harcıyoruz yüreklerimizin nefesini... Ne çok aşk sözcüğü söyluyoruz bazan, sanki hayatımız bunun üzerine kurulu gibi... Ne çok yansıyoruz, ne çok yanılıyoruz ve ne çok yok oluyoruz insanların gözbebeklerinde... Değmez ne çok aşk için ipotek ettiriyoruz yüreklerimizin değerini... Ne çok borçlanıyoruz karşılıksız aşk senetlerine... Sahte paralar gibi sahte insanlar da geçiyormuş aşk alışverişlerinde.. Belki de parayı bir türlü sevemediğimiz için ayırt edemiyoruz sahtesini... Ne paranın, ne insanın, ne de aşkın... Ne çok kavruluyoruz iç yangınlarımızda... Her defasında gözbebeklerimizde başlıyor aşk yangını ve bir tek kıvılcım ile alevlerin komşu evlere sıçraması gibi kısa sürede tüm bedenimize yayılıyor... Değmez ne çok aşk için solduruyoruz içimizdeki bahar çiçeklerini... Kopartılsa bile yerinden, her bahar yeniden açacağını biliyoruz aslında... Herşeye rağmen bu umut değil mi bize? Değmez ne çok aşk için yoruyoruz yüreklerimizi.. Kavgadan yeni çıkmış delikanlı, geç kaldığı için evine telaşla dönen genç kız, plastik topunun peşinden gün boyu koşturan çocuk, dik merdivenleri çıkan yaşlı bir insan gibi... Nefes nefese ve yorgun... Ne çok " seni seviyorum "lar tükeniyor, düşünsenize, aslında her defasında biz tükenirken... Yerleşim : Türkiye / Kayseri | Meslek : Satış / Pazarlama | ||||
| iturkmen Üye Toplam 406 yazı | 05/10/2004 : 07:19:32 İnsanlar bazı şeyleri öğrenir ve bu öğrendikleri ile kendilerine koruyucu bir tabaka oluşturur.(MİM)Aslında bu çok büyük manalar ifade eden bir kelime . Bu koruyucu tabakayı bir kenera atamıyan insanlara da hiç bir şey anlatılamaz sizin söylediğiniz kuralcı kelimesini burda saplantılı değiştirilemez düşüncesi olan ve tek doğru benim doğrum diyen insanlara göre yorumlarsak bu kuralların hepsini bir kenera bırakmakta fayda var.Ancak protekol masasının kurallarına da cumhurbaşkanı bile uyar çünkü o masanın kuralı herkes içindir. Yerleşim : Türkiye / Kayseri | Meslek : Satış / Pazarlama | ||||
| hazal Yeni Üye Toplam 49 yazı | 12/10/2004 : 09:09:29 Bir giysi gibi geçiriyorum üzerime görünmez kılıç kalkanlarımı ,savunma mekanizmalarımı her gün sabah kalkınca .aynada birbirine girmiş saçlarıma bakıyorum yabancı geliyor deli deli kendime gülümseyene ve eşim beni öpene dek.Beni uyanınca görenler sabah sabah bu neşeyi nerden buluyor derler...neden mi gerek kendimi birazcık şımartmak için.Gün boyu ne kadar üzüyorum,zorluyorum ,harap ediyorum bu bedeni kuru bir yaprak gibi.Üzerimi giyiyorum bir onu bir bunu deniyorum ah ne dağınık biriyim ben herşey heryerde ama kendimi böyle de seviyorum.sabah yeni bur moda yarattım yine,biliyorum tuhaf gelecek ilk anda amabirkaç saat sonra sormaya başlıyacaklar nasıl aptın diye.Bir de elimde pense küpe yaptım on dakikada akşam bulduğum birkaç boncuktan.Azıcıktanta makyaj tamam şimdi oldu işyerine giderken cebime bir gözattım 3.5 milyonum var yaşasın zenginim bir simit çay keyfi yapabilirim.Günboyu koşuşturmaca gün boyu ses,arz talep...ve gün sonu yorgun savaşcı oluyorum ama...aması var geçmişe dönüp baktığımda kazançlarım ve kayıplarımla geldiğim yerden memnunum,olmalıyım. Benim Sadık yarim kara topraktır... Yerleşim : Türkiye / - | Meslek : Bilgisayar-Bilişim | ||||
| hazal Yeni Üye Toplam 49 yazı | 12/10/2004 : 09:26:02 bir mendil bıraktım hep gittiğimiz yere...Bir gün gelipte görebin diye .Üzgünsen mendilim gözlerinde anne şevkati gibi dolaşsın,ve kandini avutamayan başkasını avutamaz ...sevin benim yerime ben iyiyim çok iyiyim...Elbette huysuzluklarım aynı hatta aynı dağınık insanım,hala korkuyorum yalnızlıktan ama aştığım şeyler de oldu burnumu tutmadan dalmayı öğrendim ve düşmeden bisiklete binmeyi hatta kayalıklara oturup ayaklarımı bile sallıyorum başım dönmeden...ve dinlemeyi öğnehdim karşımdakini öfkelenince birşeyler söylemektense öfkem dinene dek beklemeyi öğrendim karşımdakini yıpratmamak adına...tabii bazı iyi şeylerde bu ırmak akarken minarellerini suya bıraktı...eskisi kadar deli deyilim ve çılgınca dansetmiyorum sabaha dek,oluktan fışkıran şiir ruhum yerini düz yazılara bıraktı.Galiba büyüdüm eski dost...büyütüldüm...Öğrenme aşkı içimde ölümsüz sonsuza dek ve bir de gençliğimin taşkınlıkları kemiklerimi arada sızlatsa da çok güzel birer anı...Pişman olmamak ve pişman etmemek için kelimeleri yumoşa yatırdım,ruhumu yağan yağmurlarda arındırdım.Eğer benim kadar mutlu isen mendilimi sevdiğine ver ona ihtiyacın yok çünkü sevgi büyüdür soğuktan korur üşütmez seni ıssız gecelerde. Benim Sadık yarim kara topraktır... Yerleşim : Türkiye / - | Meslek : Bilgisayar-Bilişim | ||||
| hazal Yeni Üye Toplam 49 yazı | 12/10/2004 : 14:04:28 Anılar...Bizde kalanlar ve geride bırakılanlar.Neden zamanında yaşarken aynı yoğunluğu hissetmeyiz ve sonraları kendimizi suçlarız zamanında kıymet bilmediğimizi söyleyerek.Belki de geçmişe bakarken hayal gücümüzün ruhumuzun eklentileridir o zamanı hatırlanır kılan...Bıraktığım anılar nasıl da şarkı tadındaydı.Hediyelerimin filmleri andıran sunuşlarla sevgiliye verilişleri, akıttığım gözyaşları , yazdığım şiirler ve bir kare o anı beynimde indeksleyen. Benim Sadık yarim kara topraktır... Yerleşim : Türkiye / - | Meslek : Bilgisayar-Bilişim | ||||
| hazal Yeni Üye Toplam 49 yazı | 20/10/2004 : 09:07:46 Bu gün garip bir fikre kapıldım...Kendimi rus bebekleri gibi hissediyorum adını tam hatırlayamadım.Dıştaki bebeği açıyorum içinden bir bebek daha çıkıyor,onu da açıyorum bir başkası çıkıyor karşıma...Bazen kendi içimden sıyrıldığımı hissediyorum.Dün gece de aynı şey oldu rüyamda bir yerlerden düşüyormuşum gibi geldi ve irkildim.Galiba bu ruh bazen bedenimi terkediyor.Bana sezdirmeden yerine döndüğünü sanıyor ama yanılıyor ben hissediyorum.Ey yaralı bereli yaşlanmış ruhum!Beni terketmen daha taze bir beden için midir?Ceset hangi ruhta diri kalır bir sor kendine, suç bulup durma bedenime.Görünmez bağlarla sen beslersin bedenimi madem, kendine bir çeki düzen ver ki bedenim kendine gelsin.Sen yok isen bedeni ben neyleyim...yoksa senin gibi terk_i diyar eyleyim. Hazal Benim Sadık yarim kara topraktır... Yerleşim : Türkiye / - | Meslek : Bilgisayar-Bilişim | ||||
| Kenan Kablan Üye Toplam 1236 yazı | Selamlar. Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den Yerleşim : Türkiye / İstanbul | Meslek : Danışmanlık | ||||
| hazal Yeni Üye Toplam 49 yazı | 20/10/2004 : 15:10:39 Sanırım bahsettiğiniz Allahın şevkat tokatları...Ama ben de şöyle biliyorum Allah sevdiği kuluna dert verirmiş kendisini unutmasın diye.Sonsuz döngüler içinde dolaşan ve boyutları akıl almaz şeylerdir bunlar.Farklı yorumların *********likle ithamına karşıyım.Allah şevkat kapısını asla yüzümüze kapatmaz.Bu yüzden ben acı vermek yerine şükür etmemizi tercih edeceğine düşünüyorum.Bizi yaradan bizi sever.Kötülüğümüzü istemez.Şunu da anlatmalıyım ki seneler önce dedemin rüyamda vefatını gördüğüm gün babamın doğum günüydü.Aylarca ailem saklamıştı bu olayı bana anlattıkları gün bende o tarihi söyledim kendilerine.Şaşkındılar ve dedem babamın doğum gününnde ölmüştü.Son dileği ise beni görmek olmuş. Benim Sadık yarim kara topraktır... Yerleşim : Türkiye / - | Meslek : Bilgisayar-Bilişim | ||||
| Kenan Kablan Üye Toplam 1236 yazı | Forumda senin olduğu kadar benim de yorum hakkım var değil mi? Sen düşüncelerini açıkça yazabiliyorsan ben de altına "KESİNLİKLE HAKARET ETMEDEN, DERİNİ YÜZMEDEN, AFAROZ ETMEDEN" muhalefet şerhi koyuyorum. Üstelik hazalın dediği gibi kimsenin kimseyi *********likle suçlamak gibi bir niyeti yok. Basit bir muhalefet şerhini inanç terazisine dönüştürmüş olmanız adaletten uzak bir tavırdır. Öncelikle hakkımda gemi azıya almış suçlamaları böylece tümden reddetme tavrımı açıkça belirtir, tamamen iyi niyetlerle yazılmış bir yoruma karşılık bu denli düşmanca ve iftira boyutunda karşılık gördüğüm için üzüldüğümü bilmenizi isterim. Düşüncelerine karşı fikirlere tahammül edemiyorsan bu benim değil senin sorunun mim. Söylediklerine aksi bir düşünce ile karşılaştığında karşındakini eli cetvelli öğretmene benzetirsen konuyu kilitleyen, yorum yazılmasını engelleyen kişi sen olursun. Ne yapacağız yani her yazdığın yorumun altına; "Bravo mim çok güzel düşünmüşsün" mü diyeceğiz? Yazının içinde Allah'a atıfta bulunduğun için olay metafizik boyut almıştır. Bu bir din tartışması veya İslam forumu değilse inanca dayalı metafizik tezler yerine somut ve müspet ilimlerde tezler yaz. Yok eğer ille de Allah'a atıfta bulunacağım, metafizik konularda yazacağım diyorsan beni kovmadan önce kendin git başka İslami forumlarda yaz. Yani ne konuyu açan benim ne de nerede olduğunu şaşıran.. Gelelim tezinin islama aykırı yönüne. Aslında uzun uzun yazılabilir fakat burası "İslami" bir forum olmadığı için sadece Allah'ın abesle iştigal etmeyeceğini söylemek yeterli sanırım. Yani önce "bilmiyormuş" gibi ceza veya mükafat yaratacak, sonra kulun hareketlerine bakacak ve ondan sonra "hımm demekki bu cezayı boşuna yaratmışım en iyisi ben bunu imha edeyim nasıl olsa bir işe yaramayacak" diye düşünecek ardından onları rüyalar aracılığıyla kayıtlarımızdan silecek. Bu düşünce; bir miktar uzakdoğu inançlarından beslenen, budizm ve drahmanizmde "mütekamil insan olma" inancı ile siyonist propaganda içeren hollywood filmlerindeki "kaderimizi kendimiz yazarız" safsatasının birleşimi görüntüsü arz ediyor. ALLAH'IN ASLA GEREKSİZ BİR ŞEY YARATMAYACAĞI İNANCI, İSLAMIN TEMEL ALLAH İNANCI OLDUĞUNA GÖRE mim biraderin rüya tezi ile örtüşmediği gayet açık değil mi? Eğer size göre Allah gereksiz işlerle uğraşan, önce BİLMEDEN yaratıp sonra gereksiz olduğunu kulları aracalığı ile anlayabilen aciz bir varlık ise islam çerçevesi içinde düşünmediğinizi açıkça ve çekinmeden söyleyebilirim. İçinde Allah'a atıfta bulunan tüm yazılara bilgim ve anlayışım çerçevesinde yorum eklemeye devam edeceğimi, her ne haksız suçlama ve iftira ile karşılaşırsam karşılaşayım bundan ASLA vazgeçmeyeceğimi belirtir saygılar sunarım. Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den Yerleşim : Türkiye / İstanbul | Meslek : Danışmanlık | ||||
| Kenan Kablan Üye Toplam 1236 yazı | Allah'ı yarattığı bir kavrama tabi kılmak mantıklı değil. Yani yaratıcı 'zaman' adını verdiğimiz bir varlık yaratıyor ondan sonra kendisi de ona tabi oluyor. Bunu kabullenmek mümkün değil. Allah zamana ve mekana tabi (bağımlı) değildir. Bu yüzden 'önce' yarattı 'sonra' anladı gibi zaman belirten anlatım cümleleri islam inancıyla bağdaşmaz. Çünkü Allah için 'önce' ve 'sonra' gibi kavramlar geçerli değildir. Çünkü zamana bağımlı olarak öncelik ve sonralık durumları yaratıcı için değil ancak yaratıkları için geçerlidir. Yahudilerin "Rab kainatı yarattı, sonra da bir kenara çekildi" inancını islamla bağdaştırmaya çalışmak yenilik değil, tahrifdir. Sınav mantığı çerçevesinde baktığımızda, her öğretmen hangi öğrencisinin iyi hangi öğrencisinin sınavdan kötü not alacağını bilir. Fakat yinede sınav yapar. İnsan haliyle doğruya çok yakın tahminlerde bulunur öğretmenler. Fakat sınav öğretmen için değil öğrenciler içindir.Sevgi ve muhabbetle. Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den Yerleşim : Türkiye / İstanbul | Meslek : Danışmanlık | ||||
| hascence Üye Toplam 1122 yazı | Yapılan araştırmalarda Tanrı inancının, inanma seviyesinin falan genetik olduğu açıkladılar. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Yerleşim : Kuzey Kıbrıs TC / Güzelyurt | Meslek : Bankacılık-Finans | ||||
| Kenan Kablan Üye Toplam 1236 yazı | Bir insanın hayatı boyunca yaşadığı inanç-inançsızlık uç noktaları arasında gidiş gelişi, böyle bir genin uydurma veya bazen aktif bazen de tamamen pasif olduğunu gösterir ki ikinci seçenek çok mantıklı değil. İnsanların ömrünün yarısını "la ilahe" (tanrı yoktur) ile geçirip yarısından sonrasını "illallah" ile derin ve yoğun yaşadığını gözlemleyebiliyoruz çevremizde. Veya tam tersi de olabiliyor. İnsan hayatındaki inanç med-cezirlerine dair örnekleri çoğaltmak mümkün. selam ile, Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den Yerleşim : Türkiye / İstanbul | Meslek : Danışmanlık | ||||
| Kenan Kablan Üye Toplam 1236 yazı | Yazılarda geçen konuları tek tek ele almaya kalkışırsak bu bölümün devmı tam bir din dersine dönecek. neticede yazılar bir konuda derinlemesine tartışmadan çıkıp yatay olarak genişlemeye başlayacağı için devam etmeyi faydalı görmüyorum. Sadece konular ile ilgili 1-2 satır yazıp geçeceğim. Allah yarattı bir kenara çekildi iddiasına Kur'an-ı Kerim'in cevabı: "Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır." (Fatır Suresi, 41) Ayet açıkça kainattaki düzenin devam etmesinin ancak Allah'ın gücüyle gerçekleştiğini bildiriyor. Eğer her şey mükemmel ve kendine yetecek bir 'otokontrol'e sahip olsaydı Kur'an bize "Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye tutuyor" diye bildirmezdi. Öncelik ve sonralığın dolayısıyla zamanın olmadığı yerde herhangi bir "işlem sırası"ndan bahsetmek de mümkün değildir. 'Sıra' kelimesi zaten kendi içinde öncelik ve sonralık anlamlarını barındırır. Melek sağda şeytan solda inancı Hıristiyan inancı olup ne Kur'an-ı Kerim'de, ne Peygamber Efendimiz'den rivayet edilen hadislerde, ne de gelmiş geçmiş hiç bir islami eserde söz edilmemektedir. Misyonerlerden beslenen özellikle çocuklara yönelik ürünlerde sıkça kullanılan bu kavram %100 hıristiyan kaynaklıdır. Yanlış kararların tokat, doğru kararların mükafat ile karşılanması sınavın sonucunun sınavdayken almak demektir. Bu dünya ödül veya mükafat yeri değildir. İmanın 6 temel şartından biri olan kıyamet gününe iman etmek, ödül ve cezanın ancak kıyametten sonra kurulacak 'mizan' ile cennet ve cehennem şeklinde gerçekleşeceğine inanmaktır. Şura suresi 7. ayet: "Böylece sana arapça bir Kuran vahy ettik ki sen anakent olan Mekke ile bütün etrafını uyarıp irşad edesin ve gerçekleşeceğinde hiç şüphe olmayan mahşer günündeki büyük buluşmayı haber veresin." Yaratılan her şeyin kendi karar verme, yapabilme yeteneği cümlesi tümden yanlış. Yaratılan 'herşey' yerine 'insan'ın kastedildiğini varsayıp öyle devam edelim. Zira irade, yaratılanların arasında sadece insana verilmiş bir özelliktir. İslam literatüründe cüz'i irade olarak geçen kavram insana verilmiş 'isteme' hürriyetinden başka bir şey değildir. İnsan ister, Allah dilerse var eder. Yani yapıp-etme aşamasında insanın ve/veya insandaki iradenin hiç bir fonksiyonu yoktur. Sınavın kilit noktası 'istemek'tir. Çoğu zaman ön plana çıkan "kalp temizliği", "iyi niyet" vs gibi tanımların çok önemsenmesi bu sebepledir. Unutmayalım "Ameller (yapılıp edilenler) niyete göredir." ALINTI: "Bilim adamlarımız, bir tek kolumuzu kaldırıp indirmemizde yetmiş çeşitten fazla kimyevî reaksiyon vuku bulduğunu ve her bir çeşit reaksiyonun da binlerce kez cereyan ettiğini söylüyorlar. Bunların hiçbiri bizim işimiz değil. Ama biz kolumuzu kaldırmayı irade etmesek bu reaksiyonlardan hiçbiri ortaya çıkmıyor. Bir konuşma hadisesi dudaktan, dilden, tükürük bezlerinden, beyinden, akla, hafızaya kadar uzanan maddî ve manevî nice cihazın birlikte çalışmasının neticesi. Bütün bu işleri Allah yaratıyor; ama biz konuşmak istemesek bunların hiçbiri icra edilmiyor. " Zafer Dergisi-Alaaddin Başar-Cüz'i İrade Allah insanları iyi ve kötü olarak yaratmamıştır. Hz. Peygamber (s.a.s.) de bir hadiste şöyle buyurmaktadır: "Her doğan çocuk İslâm fıtratı üzere doğar. Sonra ana-babası onu ya yahudileştirir, ya Mecusileştirir, yahut hristiyanlaştırır... " (Müslim, Kader 25). "Allah, kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. " (el-Bakara, 2/286) Ayetten de anlaşılacağı gibi iylik ve kötülük sonradan kazanılan şeylerdir. Ahmet Bey'in "benim tezim" diyerek sahiplendiği fikirlerin bir kısmının kaynaklarından bahsettik. Yazıları içinde geçen "Benim iddiam; Yaratilan herseyin, kendi karar verebilme, yapabilme dinamigine sahip olusudur. Bu mantikla, sinavin aciklanmasi da mümkündür." sözü ise mutezile tarikatının inanç şeklidir. Mutezileye göre insan kötü fiilleri kendi yaratmıyorsa hesaba çekilmesi de doğru değildir. ALINTI: "Mûtezile içerisinde kaderi inkâr etmekte o kadar aşırı gidenler vardır ki, bunlar, insanların ne yapacakları konusunda Allah'ın önceden bir bilgisinin bulunduğunu dahi inkâr ederler ve kul, kendi iradesiyle karar verip o fiili işledikten sonra ancak Allah'ın o şeyden haberdar olduğunu söylerler." sevde.de Mutezile, ehl-i sünnet alimleri tarafından kabul görmemiş, reddedilmiştir. Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den Yerleşim : Türkiye / İstanbul | Meslek : Danışmanlık | ||||
| Kenan Kablan Üye Toplam 1236 yazı | Bir insan yarı ömrüne kadar "la ilahe" diyebilir. Hatta doğan çocuğunu kız olduğu için diri diri toprağa gömecek kadar vahşi ve insanlıktan çıkmış olabilir. Hatta sadece "Allah" dedikleri için başka insanlara ölünceye kadar eziyet etmiş olabilir. Ve bu insanlar hayatlarının bir döneminde, ömürlerinin sonuna kadar sürecek gözyaşları ve tövbelerle "La ilahe illalah" demişlerdir. Onlar ki en büyük ve adı bilinen İslam Alimlerinin bile gıpta ve saygıyla baktıkları, adlarını her zaman en üst sırada andıkları Ashab-ı Kiramdır. Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den Yerleşim : Türkiye / İstanbul | Meslek : Danışmanlık | ||||
| Kenan Kablan Üye Toplam 1236 yazı | Peygamberimizin veda haccında hazır bulunan sahabe sayısı 100.000 (yüzbin)'in üzerindeydi. Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den Yerleşim : Türkiye / İstanbul | Meslek : Danışmanlık | ||||
| Kenan Kablan Üye Toplam 1236 yazı | Ben fikirlere cevap verdim. Kişisel saldırılarını bayağı hareketler olarak değerlendiriyor ve hiç birine cevap verecek seviyeye inmeyeceğimi bilmeni istiyorum. Zaten başkaca açıklanacak elle tutulur yeni bir fikir göremediğim için; selametle. Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den Yerleşim : Türkiye / İstanbul | Meslek : Danışmanlık | ||
|
| ||||
Bu web sitesi bilgilendirme amacıyla iyi niyetle, amatör bir ruhla hazırlanmıştır ve yer alan her türlü bilgi genel nitelikte olup, doğruluğu, eksiksiz olması, güvenilirliği, yeterliliği ve güncelliği hiçbir surette sitemiz tarafından garanti ve taahhüt edilmemektedir. Yer alan görüş ve yorumlar tamamen Koniks.com üyelerinin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak iş kurma/yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir ve söz konusu bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan Koniks.com sorumlu tutulamaz. | ||||
© 2000-2026 Koniks.com İletişim || Kullanım Şartları | Kurallar | Sitenin Kullanımı | Gizlilik | Yardım | ||||