Dükkanda mahallenin tamircisi olmak hoş bir şey olabilir. Zararsız. Risksiz. Az kazançlı. Aralarda kapı önünde tavla bile oynanabilir. Esnaf komşular kafa dengi mi bari ? Bu tablo güzel.
Ama her güzel görünen şeye yaklaşınca o kadar da güzel değilmiş denir. Bazısına sıkıcı gelebilir mesela bu tablo.
Oyuncak tasarlamak. Nasıl bir şey. Kumandalı araba mı üreteceksiniz ? Bir sürü var. Alıp satmak daha iyi olur. Öyle bir oyuncak olmalı ki piyasada yakın benzeri bulunmamalı. İnsanların alıp oynamak isteyeceği bir şey olmalı. Verilen paraya acınmamalı. Ya ürün şaheser bir şey olunca ya da çok ucuz olunca acınmaz paraya. Bu ikisinden birini yakalamış olmalı. Yaptığınız şeyi tam teşekküllü pazara sokabilme gücünüz olmalı. Yani mahallede üç kişiye satılacak bir durumda ise bir şey yaptınız sayılmaz. Bildiğin pazarlama yapıp toptana falan mal verilebilmeli. Yani gerekirse çokca üretebileceğiniz bir şey olmalı.
Oyuncak işi yetenek işi. Tasarlayabilme ayrı beceri. Pazara sunabilme ayrı beceri. Üretimi sürekli kılabilme ayrı beceri. Ama sıkıcı değil. Çok eğlenceli. Batılmazsa iyi de para kazanılır.
Laser markalama. Bir yer tut. Makine al. Pazara çık fiyat ver. İş topla. Daha kolay sanki. Özel yeteneklere ihtiyaç yok. Biraz sermaye lazım. Hepsi bu kadar.
Gepetto babadan laserci olur mu ? Paraya bakar. Ama aslında olmaması gerekir . . .
Siz o dükkanı büfe falan yapsanız nasıl olur ?? Kısa öz sıkılınca kapat devret.