Öncelikle ne iş yaparsanız yapın, ilk iş te batış maalesef çok yüksek oranda oluyor. Bende ilk ticaretini yanlış şehirde yaparak, sonunun tıkanacağını bile bile girdim. Zarar var mı, Çok şükür yok. Ama yatırıma dayalı olduğu için baya bi emek verdik. Konuyu fazla uzatmadan, benim düşüncemde yapılabilecek bir kaç şeyi sunmak istiyorum. Bir çoğunuz farklı şehirlerde olduğu için herkes nasibini yer diyorum.
Ticarete girerken, kuracağınız ticarette ki pazarınızı iyi ölçüm yapmanız gerekiyor. Yani bulunduğunuz mevkinin iklim koşullarından tutun,damak zevkine kadar, öğrenci yoğunluğundan, kültürel etkinliklere kadar. Her noktasına dikkat etmekte fayda var.Yani bugün İzmir de açacağınız bir Meyhaneyi ***ürür Sivas'ta açarsanız daha az değil, daha çok para kazanırsınız. "Yahu Sivas'ta ne meyhanesi, toplum muhafazakar" derseniz de, İzmir'deki toplum meyhaneyi Sivas'tan daha iyi tanıyor ve biliyor. Orada rekabete tutunmanız zor iken, Sivas'ta dolayısıyla bir rekabete çok takılmazsınız. derim. Bu sadece bir örnek, Bir çok fizibiliteyi iyi yapmakta fayda var.
Bugün ülkede fizibilite çalışması denilince, Tutucağı boş dükkanın içine personelini yerleştirip, dükkanın önünden geçen kişi sayısını saydıran, ortalama yaş, cinsiyet verilerini toplayıp %10 unun potansiyel müşteri olması durumunda kira/müşteri dengesi ile bir karara varan FLO mağazası gelir.
Bodoslama ticarete girmemekte fayda var. Ben 24 yaşındayım, benden 5-6 yaş kadar büyük kuzenimin hiç bir zaman iş fikri olmamıştır. Hep önce dükkanı mevkiyi bulur, Mevkiye semt e göre işlere giriş yapar, Yapacağı işte ustaya,bilirkişiye gebeliği kaldırmak için ise bir kaç ay boş kira öder gider işi öğrenirdi. En doğrusunu aslında o yaparmış. dükkanı tutar, yatırımı yapar, işletir müşteri potansiyeli yükselişi sabitlediği vakitlerde ise çevresinde ki insanlara artık yoruldum, psikolojik olarak bu işe artık ilgisini dikkatini veremediğini anlatır. İnsanların kafasında "Bu bir fırsat" ışığı yakar, yatırım bedelini fazlasıyla aldığı gibi, hava parası alır, o sürece kadar da kazandığı para yanına kar kalırdı. Bunu 2 sefer yaptı ve harika bir strateji izliyor. Belki birinize ilham olur diye yazıyorum doğrusu.
Game Center
Hatırlar mısınız? Bir dönem internet kafeler her sokakta cayır cayır vardı. O dönem köyde 3 inek satan internet kafe açtı, düzensizleşen kalitesizleşen internet kafeler, bu tip "bu işte çok para var diyolar" cılara kafelerini devrettiler. Halbuki müşterileri ticari odaklı değil ortam odaklı geldikleri halde. Zaman geçti inek satıp internet kafe açanların bir çoğu kapandı. Sağlam girenler ise halen ayakta. Şimdi ise nasıl ki Çay ocaklarının Coffee Shoplara döndüğü güzel ülkemde, "Hizmet aynı, Yöntem farklı" stratejisi halen sürdürülebilirdir. Bundan yola çıkarak, İnternet kafe açsanız, saati 2 TL den müşteri bulamayabilirsiniz. Belki tutar derim, Ama duvarlarında oyun karakterlerinin yapıştırması olan, klavyesi,mouse u ışıklı duvarlarındaki resimleri alttan aydınlatan dış cephe ışıklandırması bulunan bir Game Center açarsanız 4 TL den müşteri bulabilirsiniz. Bu yeni dalga, Üstelik oyun almaya gerek yok. Herkesin steam hesabı var artık. Bir de biz bizden geçince herkesten geçti sandık. Yok abi öyle birşey, Liselerde hala öğrenciler, öğrencilerde hala oyun sevdası mevcut. Sivas'ta yeni açılmış bir game center da sıraya isim yazdırmanız gerekebiliyor. Playstation kafeler de artık ilgi kaybetti, Yakın zamanda onlarda bi yok olup, tekrar ortaya çıkacağını düşünüyorum. Ki bilardoların yer aldığı, Playstation, Game Center'in yer aldığı Game House lar açılmaya başladı bile.
Tahmini yatırım bedeli : 150.000 - 200.000
Takribi amorti süresi : 11 Ay
Bir sonraki yatırım yenileme : Minimum 3 yıl
Örnek:

Biz gençlerin her zaman yaratıcı fikirlere sahip olması gerektiğini savundum, Biz kahvede oturan 50 yaş üstü amcalarımızla aynı ticari fikirlere sahip olmamalıyız. Biz yenilikçi, çağa ayak uyduran fikirlerle ilerlemeliyiz diye düşünüyorum.
Hologram Vitrin Teknolojisi
Mağazaların düz tabelalarının LED tabelaya, Dış cephesinin komposit kaplamaya geçtiği, hunharca gösteriş rekabetinin yaşandığı bu sektör hiç durmayacak, Hep ilerleyecektir. Sırf dikkat çeksin diye vitrinlere kafam kadar spotları yerleştiren, Bunları dahada abartıp yanar söner çakar lambalar yerleştiren, hazır giyim sektörü ilerlemesini hiç kesmemiştir.
Artık teknoloji çağındayız. Vitrinlerin yerlerini yurtdışında ki bir çok ülkede LCD ekranlar alırken, Bu ülkemizde ki dolar kurunun insan sayısından daha hızlı artıyor olmasından ötürü fazla maaliyetli olmasından dolayı mümkün değildir. Ama hologram öyle mi? değil. Hologram teknoloji ülkede gerçekten patlayacak, önümüzdeki 5 yıl içerisinde bir trend hale gelecektir. Ne bu? diyenler için bu videoyu seyretmelerini öneriyorum.
https://www.youtube.com/watch?v=E-x13rNy8mc
Bu işte tabii hologram cihazını al, bunu tak bundan para kazan değil, Bunun pazarlandığı satıldığı firmaya sürekli bununla alakalı tanıtım filmi satma durumu söz konusu, tabii bu fikirle piyasaya girecek kişinin güçlü bir pazarlama ağıyla girmesi şart. Buda maaliyeti yükselten bir gerçek.
Öngörülen yatırım bedeli: 500.000 TL
Öngörülen amorti süresi: 15 Ay
Yatırım yenileme süreci: Belirsiz
Tabii bunu yapacak adam sadece buna kilitlenip girmeyedebilir. Bir reklam ajansı kurarsa büyük şehirlerde, git metro tünellerinin duvarlarını kirala derim, Siyasi gücü olan her ismin yapabileceği türden birşey bu, kiralanan duvara yerleştirilen bir ışıklandırma ile, metro hızı ölçülerek yerleştirilecek yüzlerce fotoğraf ile video efekti yaratılır. Güzide ülkemde deli paralarda kazanılır.Düşün bir çamaşır makinesinin yapılışını anlatan fotoğraflar.. Hem maaliyetsiz, Hem pazarı büyük müşteri olan bir fikir.
Yatırım maaliyeti: Kiralama bedeli MAX:30-40 bin TL
Amorti süresi:5 ay
Yatırım yenileme: yok!
Bu fikirlerin alayı çok para, Bunlara para mı var? derseniz
Yok maaliyetlerle işlerde yapabilirsiniz.
Gidin bulunduğunuz şehirde ki, Toplu ofislerin bulunduğu binaların asansörlerin duvarlarını kiralayın, Bina yönetimine, "bende çevre var, Bu alan benim olsun, İlk reklam afişimizi astığımızda afiş bedeli üzerinden %50 olarak anlaşalım" ı teklif edebilirsiniz. Çokta rahat hoşgörü ile karşılaşırsınız. Bu bina özel hastane, de otel de pansiyon da olabilir. Gidin istediğiniz taksiciye o duvardaki 1 aylık reklamı 500TL ye satabilirsiniz.
Gözünüzü açın..
Bina yönetimi işi yapan firmalarla görüşüp, Onların bina temizlik işlerine personel sağlayabileceğinizi söyleyip, o işleri üstlenmek istediğinizi, ekibiniz olduğunuzu söyleyebilirsiniz. 3 tane kadın bulup yevmiyeci usulu çalıştırmanıza bakar. Kadınlara günlük yevmiye verip, 80TL yevmiye x3 tek günde 3 bina temizletebilirsiniz..
Bu işler düzgün bir gömlek pantolona, kendini iyi ifade etmeye bakar! Biraz özgüven gerek insanımıza..
Abi bende o afişi bastıracak para bile yok derseniz, Matbaalara uğrayın, kendinizi tanıtın, El afişi bastıran kişilerin afişlerini dağıtım yapabileceğinizi, bunu size yönlendiren matbaalara ise "ben bu dağıtımı 10.000 kişilik yerlerde yapıyorum. Bu sizinde üretiminizi arttırır. Karşılıklı kazanç sağlarız" teklifini sunarsanız buda onları mutlu edecektir. E ben bu afişleri nerede dağıtacağım derseniz, Abi her şehirde stad var, stada giden onbinler.. Stada giden 10.000leri alan maksimum 8 kapı var. 8 tane gencin eline tutuşturursan, sen bunun çok deli ekmeğini yersin. Afişi bastıran firmaya senin reklamını şehir merkezinde 1000 kişi anca görür, görenin yarısından fazlası kaldırır atar, Stadyuma giren adam maçı beklerken inceler, Reklamın kitlende gereken etkiyi yaratır dersen, pazarlaman kuvvetlenir. Bunun ile ilgili her hangi bir izine gerek yok. Çünkü stad çevrelerinde ki zabıta arkadaşlar daha köftecilere engel olamıyor. Seninle mi uğraşacak..
Bugün ülkede ki herkesin kapalı otopark görünce aklına "Lan şuraya oto yıkama açsan ne deli işler" fikri geliyor.. Tabii ardından " Arabayı kim yıkayacak geliyor" Gelin daha iyisini düşünelim, O otoparka 150.000 TL bedelle go card yatırımı yapalım. Hava soğusada ısınsa da sizin kazancınız düşmesin..
Yatırımsal anlamda temizlik işi ile ilgili bilgi isteyen olursa onuda yazarım, Yatırım inovasyon hasta takip sistemleri gibi bir çok proje ve fikire sahibim. Bunları burada paylaşmaya çalışmamın sebebi, belki birine ilham olur. Devamını ilgiye göre yazabilirim. Fizibilitesiyle birlikte..
Sağlıcakla kalın..
"Boşversene, Suyun üstünde yürüsen yüzme bilmiyor diyecekler.."
Temizlik
Otelcilik
Yemekçilik
Temizlik
Otelcilik
Yemekçilik

