Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Zaman mıydı hayatı unutturan yoksa hayat mıydı zamanı, bilemiyorum işte..
Hiç değişmeyerek zaman ve hayat hep aynı kalacakmış gibi yaşıyorum, yaşıyoruz, yaşıyorsunuz. Ta ki ölümsüz sandığımız sevdiklerimizden biri hayatımızdan çıkıncaya kadar. Bir gün yokluğuna inanmayacağımız, hiç olmamış gibi benimseyeceğimiz bir olayla gidiyorlar. Geriye ise sadece bize ait olan keşkeler bırakıyorlar. Keşke ona son defa bir sarılabilseydim, keşke ona müthiş iyi davransaydım, keşke sevdiğimi defalarca söyleseydim, keşke daha çok vakit geçirseydim, keşke keşke keşke…. Ne kadar garip bir hayat! Veda etmeye vaktiniz bile olmuyor. Bazen bir ömür harcıyorsunuz ve sevdiğinizi söyleyemiyorsunuz ve mucizevi bir 5 dakika için, bir ömür bile verebilirim diyorsunuz, sevdiğimi söylemek için bir fırsat diye. Koskoca bir ömür yetmiyor işte keşke dememek adına. Ne çok geç kalıyoruz böyle bir şeylere! Aslında ne kadar verimli kullansak ne kadar çabalasak da hiç yetmeyecek ve hep geç kalacağız. Gerçek olan tek şey hiç zamanımızın olmadığıdır sanırım. Ölüm nasıl bir şeydir ki tek bir anda bir ruh çıkıyor ve bir daha hiç geri gelmiyor. Hiç bilmediğimiz bir anda üstelik. Neden herkesle vedalaşamıyor? Neden haber vermeden çekip gidiyor? Bence ruhlarımızı ve başkalarının ruhunu o kadar çok incitiyoruz ki vedalaşmak bile istemiyorlar. Mağrur, başı dik, buruk bir şekilde çekip gidiyor.
Hayatta öğrendiğim bir şey var ki tam bir sevgi fakiriyiz. Hiçbir zaman yeteri kadar sevemeyeceğiz ve hep keş kelerimiz olacak. Benim bugün büyük bir keşke var içimde, umarım bir daha olmaz ve hiç birimizin olmasın. Ama yine olacağına da eminim. İnsan her zaman değer bilemiyor işte….
Hayat çok garip dimi insan bazı şeyleri anlamakta zorluk çekebiliyor örneğin yağmur yağarken aynı zamanda su buharlaşıyor bazen kalabalıkta yanlız kendi başımıza kaldığımızda kalabalık olduğunu düşünüyoruz.Bence herkes herkese her zaman sevdiğini söylemeli hatta herkes sevildiğini bilmeli diyorum.
Yoğun bir karamsarlık ve umutsuzluk hakim olmuş düşünce ve duygularına...Bu kadar da acımasız olma hayata karşı...İnsan isterse tüm güzellikleri yaşayabiliyor ve keşkelerden uzaklaşabiliyor. Eğer ben bazı şeyleri yaşamamış olsaydım; bugün burada sana bu cümleleri söyleyemezdim hatta söylemezdim. Ancak vakti zamanında senin bahsettiğin düşünce ve duygular bende de hakimdi. O nedenle seni anlayabiliyorum ve bunların geçebildiğini, yaşamın bambaşka yüzlerini görebilmenin mümkün olabilirliliğini iyi biliyorum....
Hep mutlu olucağız, arada hüznüde yaşamöak lazım bence. Birşeylerden ders çıkarmak, cezamızı çekmek, binbir pişmanlık duymak lazım. Keşke dememek için keşkelerden örülü pişmanlıkları doyasıya yaşamak lazım zamanında. Mutlu bir insan olduğumu bilirsin birazda yas tutmak lazım diye düşündüm. Çok teşekkür ediyorum seninde yüreğinde hep sevgi ve mutluluk olsun hoşçakal.
Elbetteki hüznü de yaşayacaksın canım benim, önemli olan sen de biliyorsundur ki; olması gerektiği kadarıyla yaşamak...Sonrası bile bile acı çekmeye girer ki bu da sağlıklı olmaz...
Elbette fazlası neyin yarar olduki hüznün olsun. Ama son yıllarda hüzünlenememek adına bir sorunum var. Başıma ne gelirse gelsin, ne kabahat işlersem işleyeyim üzülemöiyorum hep boşveriyorum sadece yazarken hüzün dökülüyor bende bir yakınımı kaybettim onun için yazmıştım bu yuazıyı. Çok üzülmem gerekirken umrumda bile olmuyor nedense. Herkes mi benim gibi acaba merak ediyorum. Yoksa zaman mı insanın yüreğini nasırlaştıran bilmiyorum.
zaman elbette zaman, nasırda yapar taşta, çevresinde iyi olaylar gelişen insanlar daha mutlu hatta umutlu olurken bazıları karamsar kötümser olabiliyor hatta zaman, bazı zaman oluyorki taş kalpleri yumşatıyor un ufak ediyor suçlu zaman, elbette zaman... Peki bizde hiç mi suç yok ne dersin sevgili arkadaşım?
Ben çevremizdeki olaylara pozitif yaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum hatta bu olaylar bizim için olumsuz bile olsa.Elimizdeki ve çevremizdekilerin değerini şu an bilmeliyiz kaybedince değil ozaman keşkelerin sayısında mutlaka azalma olur diye düşünüyorum.İnsanların duygularını ve davranışlarını sadece zaman mı belirler sizce, keşke dediğimiz her şey bizim için biraz üzüntü vermiyormu, ozaman hayata daha fazla sarılıp bardağın dolu kısmınıda görmemiz hatta önce dolu kısmını görmemiz gerekiyor diyorum siz ne diyorsunuz ki?
Değer bilmek çok zor bir olay bence. Ne yapsakda gerçek değeri verebilirmiyiz ki? Nasıl yaşarsak yaşayalım, neler yaparsak yapalım keşkelerden kurtulabilir miyiz? Pişman olmaktan hiç vazgeçebilir miyiz? Dolu tarafı görmek için sebep yoksa nasıl görülebilir?
Ya huuu, sevgili arkadaşım niye bukadar karamsarsın? Bardağın dolu tarafını görmek için sebep aramaya ne gerek var,bir sebep olduğu içinmi boşunu görüyorsunki ayrıca birşeyin değerini bilmek için özel bir çaba göstermeye gerek yokki sen elinden geleni yaparsan sonradan keşke demeye gerek kalmaz bence basit olan hayatımızı zevkle yaşamak varken kompleks hale getirip içinde boğulma ya ne gerek var bazıolayları olduğu gibi kabullenmek en iyisi sıkma canını.
Epey geçmişte kaldı; ama hala hatırlıyorum. Çok sevdiğim birine "sizi seviyorum" demiştim.
Düşünmüştüm ki yıllar boyunca bunu içimde saklayacağıma söyleyeyim. Ama herşey düşündüğüm gibi olmadı. Bu sözü söylediğime daha sonra pişman oldum. Keşke hiç söylemeseydim dedim. Çünkü bundan sonra hayatımın her dakikası acı çektim. Mutsuzluğum binlerce kat arttı, tüm yaşamım hayatım alt üst oldu. Tek bir sözün, tek bir kararın insanı bu kadar mutsuz etmesine ilk defa kendi üzerimde şahit oldum. Ama yanlıştan dönmek çok zor. Keşke hep içime atsaydım diye düşündüm. Ama olan olmuştu artık, ne yapalım?
Her türlü mandacılığa karşıyım. Egemenlik milletindir. Egemenlik, A.B'ye, orduya ve IMF'ye devredilemez. Demokrasi mandacılığa karşı olmaktır.
Sevgili Levent sendemi; arkadaşım niye bu kadar negatifiz yaşama karşı anlamadım.Sizi seviyorum demenin neresi yanlış karşıdaki anlamasada yanlış anlasada doğru yapmışsın senin onu seviyor olman seni mutlu ediyorsa karşıdakinin ne düşündüğü bence önemli olmamalı. Yaptığının yanlış olduğunu kabul etsek bile insan bir kez yanlış yaptı diye bütün hayatını bu yanlış üzerine kurmamalı kaldıkı bence senin sevmen değil sevilenin yaptığı yanlış şu kısa dünyada sevmek hele de sevilmek hatta sevildiğini bilmek kadar güzel bir şey varmı? sevgi ile kal.
Hayatımda seviyorum diyipde pişman olmadığım tek bir kişi bile yok. Bence aşık olmamalıyız, herkesi kardeş gibi sevmeliyiz. Msöker herşey yanlış, insanlar yanlış, hayat yanlış... Hayatta kendinden başka kimseyi sevmemelisin. Biz napıyoruz kendimizden başka herkesi seviyoruz. Noluyor mutsuzluk. Kendimizi kandırmamak dileğiyle önce kendimizi sonra insanları sevelim. Ama gözümüzüde dört açalım.
Konu sevgi olunca sanırım hepimiz aşk tan bahsediyoruz. Oysa ben sevgi den anladığım insanlar , hayvanlar yani dünyayı oluşturan her şeyden bahsediyordum yoksa aşkın ne kadar tehlikeli olduğunu biliyorum aslında dünyada yaşanabilecek en güzel duygu başka hiçbirşey insanın gözünü bu kadar kör edemez ama karşılığı olmadığı zaman tam bir cehennem azabı, ömür törpüsü iyileşmesi en uzun süren ve en çok acı veren hastalık iyileşsen bile ömür boyu içinde bir ukde kalıyor. Ben hayatım boyunca ilkbaharın gelişini dört gözle beklemişimdir ama sonu genelde hep hüsranla bitmiştir.
Belki olamazdı. Ancak ipin ucunu bir kere bırakırsan neler olur? Bir daha tuta bilirmisin? Uçurumun dibini boylarsın ya da şansın varsa bir dala tutunursun.
İlklerdeki ihtişama inat sonları gelmeden çekip gitmek göklerdeki kudrete inat inanmadan küfrederek sonra tövbe etmek ne son bulunur başka bir ilke ne ilk bulunur başka bir sona nerde bulundunsa sana sende sadece o gerek.
Derinleşen anlamlar olsa sadece oyuldukca oyuluyor insan derinleştikce derinleşiyor battıkca batıyor nereye battığını bilmezcesine dibe yada yana dibe batmak daha iyidir, yandan çıkması daha kolay olur serseri çukurdan
biri kaldı biri gitti biri yalnızlığı seçti bu masalda burda bitti vay gönlüm vay bir şarkı tut senin olsun bir şarkı tut benim olsun yalnızlık yalnızlıktır oy gönlüm oy
kaçtıkca kaçan bir serseri mayın koş kovalanırcasına kaçtığın çıkmaz sokağa kadar tutuldun mu kaybol yer yarılmışcasına sakın arkana bakma göz yaş kalmıştır orda..
Söylememem lazım biliyorum susmuyor içim akbabalık mı kaldı? hangi diyarda elinde bir mısır koçanıyla ve bir leşle tarlada kaldın uçan uçmuş temizlenmiş ada şimdi çok uzaklarda
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz