Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

13/12/2003 : 14:01:36
İçinde bulunduğumuz şu kritik günlerde, türkiyenin karşı karşıya bulunduğu sorunların başında AB,Kıbrıs ve Irak konularıyla gelecekte dünya konjüktöründe nasıl bir konum içersine gireceği şu anda iş başında bulunan hükümetin vereceği kritik kararlara ve izleyeceği politikalara bağlı olduğu malumunuzdur.
Kıbrıs konusuna biraz değinmek istiyorum.
Senelerdir Türkiyenin dış politaka sorunları içinde en önemli yeri tutan Kıbrıs,son bir kaç yıl içinde sorunun çözülmesi için devlet/hükümet politikalarının dışında sivil toplum örgütlerininde el attığı,yorum ve ahkam kestiği bir konu olarak ortaya çıktı.
Kim ve hangi odaklar tarafından yönlendirildikleri sadece kendileri tarafından bilinen bu güçler,Kıbrısın adını bile ağızlarına almazken birden bire Türkiyede kendilerince güdümlü olarak bir komuoyu oluşturmaya çalıştılar,örneğin osmanlıdan beri Kıbrıs ın stratejik önemini hiç bir zaman göz ardı etmeyen ingiliz ve onun adadaki
üslerini görmezden gelerek,Kıbrısın Türkiye için Hiç bir jeostratejik ve politik öneminin olmadığını olamıyacağını vurguladılar
Diğer bir husus,28 yıldır ambargo altında ezilen bir kibrit kutusuna sıkıştırılmış kıbrıs Türk halkının,rumlardan ekonomik olarak geri kalmış olmalarının faturasını senelerdir bu işe baş koymuş mücadelesinde emin ve temkinli adımlar atarak takdir toplamış devlet adamı Denktaşa çıkararak çözümsüzlüğün tek nedeni olarak onu hedef gösterdiler ve göstermeye şu günlerdede devam etmekteler,
Huntingtoon un savunduğu gibi dünyada Dinsel ve kültürel bir çatışma sürmektedir,ekonomi ve politika amaç değil bu çatışmanın birer silahı ve araçlarıdır.
Batı ve onun güçleri bu iki silahı Türkiye üzerinde çok iyi kullanmışlardır,Türk ekonomisi cumhuriyet döneminin en zor günlerini geçirmektedir,politik ve ekonomik olarak sonuçlarını düşünmeden ve 'benim yaptığım enbüyük iş Türkiye yi gümrük birliğine sokmamdır' diyebilen siyasetçiler sayesinde bu toplum sıkıntılar çekmektedir.
Türkiyede kimin hangi güçlere hizmet ettiği belirsizliği yaşanmaktadır,Türk toplumu geleceğe umutsuz bakmaktadır,memleketin alehine çalışan politikacılardan bıkmış,ekonomik krizlerin altında ezilmiş ve batının görmek istediği bir toplum haline gelmiştir.
Sonuç olarak batı istediğini yapmıştır,Bu şartlar altında Batı,Türkiyeyi önünde diz çöktürüp her istediğini yaptıracak posizyona getirmiştir.
Batı sömürgecilğinin en önemli uygulaması bu aşamada başlamaktadır,Batı sömüreceği ülkeleri kendi standartları içine alarak daha köklü ve daha uzun süreli sömürü odağı haline getirmektedir,Türklerin dinsel ve kültürel dejenerasyonu aşaması için düğmeye çoktan basılmıştır.
Türkiye,AB oyalaması ile senelerce avrupaya yalvarıp onurunu ayaklar altına alacak ve bu süreç içinde Kıbrıs,ege kıta sahanlığı,kürt sorunu v.s. gibi konular avrupanın istediği yönde çözüme ulaştırılacak,Türkiye hiç bir zaman AB ye alınma**** AVRUPA BİRLEŞİK DEVLETLERİNİN gelecekte arka bahçesi olarak bir pazar ve sömürgesi olarak kalacaktır.Batının,avrupanın planı budur.
Fakat Türkiye büyük bir ülkedir dirayetli,sağ duyulu devlet adamları ve siyasetçilerede sahiptir,onların sayesinde batının ve onun işbirlikçilerinin tuzağına düşmeyecektir,
Dünya yeniden şekillenirken Türklerinde çizilecek tabloda rol oynayabilecek güçte olduğu yakın gelecekte ispat edilecektir.
saygılar,
orencg