Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

23/09/2007 : 01:54:33
Ve yine sonbahar…
Yarım kalan aşkların, iç geçirmelerin , siyah beyaz sevdaların,ucu yanmış mektupların,mevsimi..
“Sonbahar” deyince sizin aklınıza ne geliyor bilemem ama hazan mevsimi; tenhalardaki, hani; herkesin bilmediği, biraz da gözden ırak, çay bahçelerini anımsatıyor bana...
Aklımdaki çay bahçesinin camdan yapılmış kapalı bir bölümü de var.
Ortada “fi” tarihinden kalma eski bir soba..
Sobanın yanında on sekizlik yağ tenekesiyken kulp takılarak işlevi değiştirilmiş; kömür tenekesi
Sobanın üzerinde altı kararmış bir güğüm olmasının kimseye bir zararı olmaz diye düşünüyorum
Sigarasını hiç söndürmeyen,sakalları beyazlamış,dişleri sararmış; ocakçı.
Dünya ile bağlantısını yıllar önce koparmış, ne zaman ve nerden geldiği bilinmeyen, gerekmedikçe konuşmayan,bazı müşteriler tarafından “okusaymış büyük adam olurmuş” denen.Belki de okuyup büyük adam olmuş,sonradan vazgeçmiş; garson.
Yaz kış üzerindeki paltoyu çıkartmayan, parmaksız eldivenleri ile kardeş olmuş,her fırsatta işlerinin kötülüğünden yakınan,manyetolu çakmaklara demediğini bırakmayan; çakmakçı..
İki saatte bir müşterileri yoklayan ve her geldiğinde “size de çıkabilir” derken,söylediğine kendisi bile inanmayan, eskinin emekli memuru, şimdinin; talih kuşu; piyangocu
Sevdalıların üzerlerine isimlerini kazıdıkları, rüzgara, hışırtıları ile eşlik eden,çırılçıplakmışçasına dalları ile edep yerlerini kapatmaya çalışan; ağaçlar..
Hiç kapanmayan fakat kimsenin izlemediği; televizyon.
Masaların üzerinde okunmaktan canı çıkmış, bulmacalarının hepsi çözüldüğü için gizemi kalmamış, kadın resimlerine sakal, bıyık yapılmış, sabah yapılan kahvaltının yumurta lekelerinden kurtulamamış; gazete sayfaları….
Küllüğü bulduramayan dalgın müşterilerin delik deşik ettiği bahtsız;masa örtüleri...
Havanın soğuk olmasına, çiseleyen yağmura aldırmadan, bahçenin en ücra köşesinde oturan sigara üstüne sigara yakan; genç adam ve duyduklarına inanmayan şaşkın,ağlamaktan şişmiş gözlerini ellerine sabitlemiş genç bir kız…
Titreyen dudaklar, sararmış yaprakların üzerine dökülen göz yaşları..
“ Gençlik aşkları yaz yağmurları gibidir, sık yaşanır çabuk biter” demiş yazar..
O zaman;
Hem uzun ömürlü olsun,
Hem de sevdalar tahta masaların üzerinde bırakılmasın diye
Yaz aylarını atlatıp.
Sonbaharda aşık olmak lazım….

Son 2 yorum (en yenisi önce)

24/09/2007 : 00:28:45
İnşallah sevgili Zeynep..
23/09/2007 : 23:22:13
Hem uzun ömürlü olsun,
Hem de sevdalar tahta masaların üzerinde bırakılmasın diye
Yaz aylarını atlatıp.
Sonbaharda aşık olmak lazım

Harıka bır yazı sevgılı Alı Gülcü.
Umarım yazmayı hıc bırakmazsın.