Koniks.com - İş Fikirleri Düşünce Havuzu

Koniks.com
Kullanıcı adı:
Şifre:
Şifremi hatırla


    Ana Sayfa          Forumlar          Arama          Yardım           Kayıt Ol
 Ana Sayfa
 Forumlar
 Diğer
 Diğer Konular
 İyi uykular Türkiye!!
Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
 Yorum gönder
Kullanıcı adı:
Şifre:
Biçim:KalınİtalikAltı çiziliÜstü çizili Sola hizalaOrtalaSağa hizala Düz çizgiResim hizalaAlıntı ekleListe ekle
Mesaj İkonları:              
             
 


 
   

YORUM YAZILAN YAZI
Ismail KIRTILLI 06/09/2001 : 15:39:23
İYİ UYKULAR TÜRKİYE!

Türkiye'nin dünya enflasyon liginde Sudan'dan sonra (%103) ikinci olduğunu,

Günde 16.2 trilyon TL'nin borç faizlerine gittiğini,

Türk vergi sisteminin 102 defa değiştirildiğini,

Toplanan toplam verginin %51'inin sabit gelirlilerden alındığını,

Toplam verginin %66'sinin iç borç faizlerine gittiğini,

Türkiye'nin kişi başına 16$ ile bilgi teknolojisi harcamasında Avrupa ülkeleri arasında en son sırada olduğunu (İsviçre 1000$),

Türkiye'de 63 milyon nüfusa karşılık (kaç olduğunu da bilmiyoruz ya...) yılda 3774 bilimsel makale yayınlandığını, bu oranın İsrail'de 6 milyon nüfusa 9167 bilimsel makale, Hollanda'da 16 milyon nüfusa 19.598 olduğunu,

Sosyal güvenlikte OECD sonuncusu olduğumuzu,

OECD ülkelerinde ortalama 6 çalışan 1 emekli ücretini karşılarken Türkiye'de 1 çalışanın 2.4 emeklinin ücretini karşıladığını,

Çocuk işçi oranında %24 ile Kenya, Bengaldes ve Haiti'den sonra dünya dördüncüsü olduğumuzu,

Çalışan gençlerin %54'ünün sigara, %6'sinin alkol bağımlısı olduğunu,

200 bin sokak çocuğu olduğunu, bunların 15 bininin İstanbul'da bulunduğunu,

İnsanların birbirine güven açısından ülkemizin Filipinler'den sonra %6 ile sondan ikinci olduğunu, bu oranın ABD'de %36, Japonya'da %42, İsveç'te %60 olduğunu,

Siyasal - Sivil özgürlüklerde araştırma yapılan 191 ülkeden 136. olduğumuzu,

Kişi başına alkol tüketiminde dünya üçüncüsü, sigara tüketiminde dördüncüsü olduğunu,

Kişi başına alkol tüketiminin 1950'de 1 lt iken bu oranın 1997'de 16 lt'ye çıktığını,

Son üç yılda uyuşturucu kullanımının %350 arttığını,

Rüşvette araştırma yapılan 52 ülkeden 8. olduğumuzu,

DGM'lerdeki her 10 dosyadan 6'sinin faili meçhul olduğunu,

Diyarbakır'ın faili meçhullerde 11 bin dosyayla birinci, onu Malatya,Erzincan, İzmir ve İstanbul'un takip ettiğini,

Günlük üretilen ortalama 66 milyon ekmeğin 12 milyonunun üreticiler ve/veya tüketiciler tarafından israf edildiğini,

Ülkemizdeki en büyük israfın zaman israfı olduğunu (muhtemelen KKTC değerlendirmeye alınmamış),

Eğitimde fırsat ve imkan eşitliği ilkesine uyulmadığını, Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde bir öğretim üyesine 1647, 18 Mart Üniversitesi'nde 1067, İstanbul Üniversitesi'nde 64, İTÜ'de 44 öğrenci düştüğünü,

Ağaç kesimi bu hızla giderse 2020 yılında kesecek ağacımızın kalmayacağını,

Ülkede toplam 400 binden fazla kahvehaneye karşılık tüm illerde Kültür Bakanlığı'na bağlı 394 Kütüphane olduğunu,

Türkiye'nin 2000 Guiness Rekorlar Kitabı'nda 'Para birimi en düşük ülke' olarak geçtiğini,


BİLİYOR MUYDUNUZ?

"İZİN"DEYİZ ATAM!

__________________
Bize Ulaşın | Öneri ve Düşünceleriniz | Forum Kuralları
SON 9 YORUM (En yenisi en önce gösteriliyor)
koray 19/08/2004 : 10:54:38
TÜRKİYE ÖYLE YADA BÖYLE UYUTULUYOR SENİN BENİM VB.KİŞİLERİN İLGİSİZ ALAKASIZLIĞINDAN
whatco 19/08/2004 : 09:06:19
merhaba mimmanagement,
aynı şeyleri düşünüyoruz. burada açık konuşmakta yarar var.
insanlarımız neden uyutulmak isteniyor.
niçin teknik konular değilde spor ve sporcular öne çıkartılıp popstarlar önde televole magazin. hangi ilim adamı tv de boy gösteriyor, boy gösterenlerde kukla gibi.
geçekten sizin gibi bu ülkeyi seven ve buradan başka yerde yaşamak istemeyen insanlarla dolu. neden uyutuluyoruz.neden refah seviyemiz düşük.
ab gimek için kaliteli eğitim lazım onlar bize gelirler gelin buyrun derler.
whatco 18/08/2004 : 09:05:11
bakın sizi uyutmuşlar.
hangi sektörlerde ileri gitmişiz.
bisküvit.montaj ve gazetecilik yazıyorsunuz.
Yüksek teknoloji bilgisayar,ar-ge ağır sanayi. turizm. bunlardan iyi örnekler bekliyorum.
saygılar.
whatco 17/08/2004 : 16:31:26
HERGÜN KALKTIĞIMIZDA YENİ BİR ŞEY ÖĞRENİYORUZ.
Akşamları demek düşünmüyoruz.Biz uyurken başkaları uyanıklık ediyor. her yeni hedef cizdiğimizde reçek hedeften uzağa gitmişiz. az çalışıyoruz çok zannediyoruz.kaliteli çalışan yok. böyle gelmiş böyle gitmiyor.
cuneytkotuk 27/12/2003 : 22:08:16
Hayata daha pozitif yaklaşsak, hayat daha yaşanabilir ve bu problemler daha kolay çözülebilir olmaz mı?



İsmail 27/09/2001 : 17:55:47
Uyanan dev Türkiye'yi, Akın bey'in söylediği gibi balkondan seyretmeden uyanışa katkıda bulunmalıyız.Değişimin kaçınılmaz olduğu bu süreçte,yenilenmenin
gerekliliğine hepimizin inanması ve bireysel olarak sorumluluklarımızı hayata geçirmemiz gerekir.
Derin ve uzun bir uykunun etkisi ile uyanmanın pratik sonuçları hemen olmayabilir.
Bugün geldikleri nokta ile övünenler de bizim gibi aynı süreçleri yaşadılar.Bizim dinamiklerimiz, kalkınmış ülkelerle aramızdaki mesafeyi kapatmaya uygun niteliktedir.
İnsana, bilime ve teknolojiye yatırım yaparak,potansiyelimizi harekete geçirebiliriz.Dönüşümü sağlayacak inanç ve kararlılıkla hedeflere ulaşmamız mümkün.Treni kaçırmış değiliz.Düşünce hızında çalışacak kadar bir konsantrasyon ve pozitif düşünce ile olumlu sonuçların habercisi olabiliriz.Evren'deki ahenk ve dönüşüm, bizim geleceğimize uyarlanbilecek mesajlarla doludur.Kararan gece sabahın,çetin geçen kış ilkbaharın,doğum sancısı gelecek bebeğin habercisi olduğu gibi zorluklarımız, direncimiz karşısında geleceğimizin sevinci ve mutluluğuna dönüşemez mi?
Bireysel sorumluluklarımızla toplumsal değişime katkıda bulunabiliriz.Umudumuzu yitirmeden,uyanan devin görkemini hayallerimizde canlandırıp çalışmak bize zaman kazandırır.Şüphesiz söylenecek çok şey var.Ama ne yapılacağını bilen bir toplumsal hafızamızın olduğu da kesin.Söylemi eylem ile destekleyip kalkınma yolunda ilerleyebiliriz.Olmazlar yerine olurlar ile ilgilenip onları sırasıyla çözmeye çalışabiliriz.Karınca kararınca hepimizin yapabileceği birşeyler vardır diye düşünüyorum.
Çok beğendiğim bir cümle ile mesajımı noktalamak istiyorum.
UYGULAMASI OLMAYAN TEORİ,DOĞRU İLE YANLIŞ ARASI BİR YERDEDİR:
Akın Arslan 15/09/2001 : 22:57:37
Merhaba,

İsmail'in verdiği, son derece çarpıcı Dünya-Türkiye kıyaslamalarından sonra Figen Hanım ile İsmail Bey'in yorumları, Türkiye gerçeğini yeniden gündeme getirdi.

Ülke olarak başımıza ne geldiyse eğitimsizlikten geldi. Atatürk bu gerçeğin farkındaydı ve kıt imkanlarla büyük bir eğitim seferberliği başlattı. 1923 ile 1938 arasında yapılanları analiz ettiğimizde bu gerçeği görüyoruz. Daha sonra nedense bir türlü bu işte bağladığımız ivmeyi devam ettiremedik. 2001 yılında bir çocuğu okulda tutabilme süremiz ortalama 4-5 yıl arasında. Yani 8 yıllık temel eğitimi yasallaştırdık ama uygulayacak araçlar geliştiremediğimiz için çocuğu hala okulda 8 yıl tutamıyoruz. Doğu ve güneydoğuda, hatta İstanbul'un göbeğinde yüzbinlerce çocuk eğitim alma özgürlüğünü çeşitli sebeplerden dolayı kullanamıyor. Ben bu 8 yıllık zorunlu eğitim uygulamasını, kapalı mekanlardaki sigara içme yasağı uygulamasına benzetiyorum. Her yere gösterişli afişler asılı: "Burada sigara içmenin cezası 189 milyon TL" yazıyor. Peki sigara içene cezayı kim nasıl yazacak, bu yaptırımı nasıl uygulayacak, ceza makbuzu nerede. Ve soruyorum: Türkiye genelinde şimdiye kadar bu cezayı kaç kişi almış?...

Eğitimsizlik yüzünden insanlarımızın bilimsel düşünebilme ve analitik sorgulama becerisi yeterince gelişememiştir. Toplumumuz içinde eğitim seviyesi arttıkça bir uyanış başlamıştır. Son yıllarda yaşadığımız çok seslilik ve arayış bunun bir sonucudur. Nüfusumuzun %65'i 24 yaşın altında. Biraz sistematik hareket edebilsek, ana-babaları da eğitecek araçlar geliştirebilsek bu uyanışın çok hızlanabileceğini düşünüyorum.

Burada basına ve görsel-işitsel medyaya da çok büyük rol düşüyor. Bizim ülkemizde en ücra köşede dahi televizyon var. Rating uğruna televoleci yaklaşımlarla yalan bir dünyaya insanları yönlendirmek yerine, toplumu bilinçlendirmeye yönelik yayın politikaları gütmek, toplumsal uyanışı hızlandıracaktır.

Günümüzün en önemli bilgi kaynağı olan INTERNET'i toplumun her kesimine yaygınlaştırmalı ve maliyetleri çok ucuzlatmalıyız. Sanırım bu da devletin en önemli görevlerinden birisi olsa gerek.

Geçmişteki başarılarımızla ve köklü tarihimizle övünmek yarınlar için birşeyler yapmamız için yeterli olmuyor. Bu taşın altına sadece elimizi değil, bütün gövdemizi de koymalıyız.

İsmail Bey diyor ki:

<P class="changed"><font size=1 face="Verdana, Arial, Helvetica" id=quote>ALINTI YAPILAN METİN:<hr noshade size="1" color="#cc6600" noshade id=quote>Bütün zorluklara ve olumsuzluklara rağmen,gelecek için olumlu düşünmemizi gerektiren çok neden var. Konuşan,tartışan,acılarını farkeden ve paylaşan,sıcak ve duygu yüklü yapısını rasyonelliğin eşiti yapmaya çalışan,genç,dinamik ve sorgula**** toplumsal katmanlarda ortak hafızaya yönelen bir devin uyanışını görüyorum. [/quote]

Ben de bu duygulara bütün samimiyetim ile katılıyorum. Sanırım balkondan devin uyanmasını seyretmek yerine, hep birlikte bu devi uyandırıp aya kaldıracak ve koşturacak araçlar geliştirmenin de yollarını aramalıyız. Biz zaten bunun için bu paylaşım ortamında değil miyiz?...


Güzel günlere,

Akın Arslan
İsmail 15/09/2001 : 14:40:25


Günaydın Türkiye...
Yeterince uyumuş ve uyanmış Türkiye,
Başta insan Kaynağı olmak üzere, kendi değerlerinin ve potansiyelinin farkında olarak gecenin uykusundan uyandığımızı çalıştığımızı düşünüyorum.Adeta uyanan bir dev. Uykusunun ağırlığı kadar, uyanmasıda zaman alan bir dev.Son günlerin 12 dev adamı bunun küçük bir ifadesi olabilir. Uyku mahmurluğunu atmaya çalışan bir dev.
Uyanmakla beraber düşünecek,proğramlayacak,üretecek ve rekabetin zorluklarına alışarak ısınma turlarını yapacak.Uzun hedeflerine kilitlenecek kadar enerjik ve atak öncesi konsantrasyon denemeleri ile beraber uyanmışlığın yansımaları olacak.
Gercekten büyük bir dev.Tarihsel potansiyeli ve birikimi ile AB iyolunda attığı dev adımlar.Evrensel değerler kümesinin parçası olma yolundaki dev adımlar.Dev,uyumaya başladığı noktada değil, uyandığı noktadadır.
Bütün zorluklara ve olumsuzluklara rağmen,gelecek için olumlu düşünmemizi gerektiren çok neden var.konuşan,tartışan,acılarını farkeden ve paylaşan,sıcak ve duygu yüklü yapısını rasyonelliğin eşiti yapmaya çalışan,genç,dinamik ve sorgula**** toplumsal katmanlarda ortak hafızaya yönelen bir devin uyanışını görüyorum.
Zaman,bir doğru parçası değil,daireseldir.Günler,aylar,yıllar,yüzyıllar bu dairesel dönüşümün peryotlarıdır.Biz dört mevsimi çok yaşamış bir tarih hafızasıyla, kış uykusunu geçtik,baharın yaşatacağı mevsimle tanışıyoruz.Bu geçişlerde, uyumak veya uyanmak zaman zaman bir doğrunun parçaları olarak karışabilir.Ama kesin olan,uyku sonrası döneme merhaba dediğimizdir.
Bunları düşünmenin heyecanı bile bizi canlandırır.
figen 15/09/2001 : 13:46:52
Sevgili İsmail,
Söyleyeceklerine ekleme yapılabilir mi bilmiyo0rum.Bütün bunlar gözlerimizin önünde olduğu, bütün bunları bizim yarattığımız ve bütün bunlara karşın kayıtsızlığımızla yeni rekorlara imza atmakta gecikmeyeceğiz galiba.Neden?

Avrupa'nın en genç nüfusuna sahipken, girişimcilikte önde gidecek beyin gücümüz varken, neden her geçen gün daha fazla kaybediyoruz?Eğitim sistemini geliştiriyoruz derken daha geriye ***ürülürken, desteklenme laflarıyla kandırılan KOBİler Kasım ve Şubat'tan sonra birer birer iflasa sürüklenirken ellerimiz, kollarımız bağlı neyi bekliyoruz?

* ATAM "İZİN"DEYİZ *
Evet ulus olarak izin yapıyoruz..görmeme, algılamama, değişim gücünü yadsıma hakkımızı mı kullanıyoruz? Bu kadar genç nüfusun olduğu bir ülkede ne hakkıdır bu. Heba edilen insan kaynağı bir daha nyerine gelmeyecktir, tıpkı kçan fırsatlar gibi..

Yıllarca şovenist söylevlerin peşinden sürüklendik, ve hala sürüklenme eğilimindeyiz. Bahsetmek gerekecek galiba; İkiz kulelere karşı eylemlerden sonra sevgili müttefikimizle benzer şekilde savunma harcamalarının artırılması gerektiğini belirten eski Genelkurmay 2. başkanımızı susturmaya gazetecilerin gücünün yetmeyeceği günlerde gelecektir ve biz halk olarak olmayan bütçelerimizi daha fazla askeriyeye aktarmayı onaylayacağız. Bugün için belki yanlış bulunabilir söylediklerim. Olası bir savaşa karşı hazırlıklı olmanın gerektiği günlerdeyiz belki de ama tıpkı Türkiye'nin belli bir safta katılacağı bir savaşı öngörmek istemediğim gibi ülkemizin değişen dünyanın yeni fırsatlarını kaçırışını, genç insanların gözden çıkarılışını ve bu durumdan iyice demotive olmuş bir toplumu da öngörmek istemiyorum.

11 Eylül Radikal'de İsmet Berkan köşesini kendisine iletilmiş bir yazıya bırakmıştı. Bu ülekenin üreten ve çalıştıklarının insani anlamda karşılığını bulamayan insanlarının "BİZİ KAYBEDİYORSUNUZ" başlıklı bir yazısı..Bu yıl 2 milyon kişi green card başvurusunda bulunmuş. Bunlar sanılanın aksine eğitimli insanlar.Sözlerini değişimi ancak bizlerle başarabilirsiniz, ama gün geçtikçe vazgeçiyoruz ve bizi KAYBEDİYORSUNUZ olarak tamamlamışlar.

Daha kaç kuşağı kaybedebilir bu ülke? Ne kadar şansımız var? Ne kadar daha vurdumduymazlık yapabiliriz?

Ve bizler, vatanımızla gurur duymamıza kim ne hakla engel olabilir?





0.89 saniye.
23:00:04, 28 Temmuz 2026, Salı

Buradaki yazılar, yazarlarının ve Koniks.com®'un izni olmaksızın hiçbir yazılı, görsel yada sesli yayın organında yayınlanamaz. Eğitim amacı dışında, herhangi bir şekilde çoğaltılması yasaktır. Eğitim amaçlı çoğaltıldığı durumlarda, yazarla ilgili bilgilerin ve URL'nin belirtilmesi zorunludur.

Bu web sitesi bilgilendirme amacıyla iyi niyetle, amatör bir ruhla hazırlanmıştır ve yer alan her türlü bilgi genel nitelikte olup, doğruluğu, eksiksiz olması, güvenilirliği, yeterliliği ve güncelliği hiçbir surette sitemiz tarafından garanti ve taahhüt edilmemektedir. Yer alan görüş ve yorumlar tamamen Koniks.com üyelerinin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak iş kurma/yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir ve söz konusu bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan Koniks.com sorumlu tutulamaz.

© 2000-2026 Koniks.com İletişim   ||   Kullanım Şartları   |   Kurallar   |   Sitenin Kullanımı   |   Gizlilik   |   Yardım