Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

10/03/2010 : 10:56:38
Bizim çocukluğumuzda bir ölüm haberi alındığında çok etkilenilirdi. Ölüm bize o zamanlar çok uzaktı. Kesin yaşlı biri vefat etmişti. Belki de çok ender genç bir kişi hastalıktan… Ama gerçekten bu durum çok enderdi. Annemin ve babamın çok sevdiği Aysun Abla vefat etmeden beyin kanseri denildiğinde, o zaman kanser neredeyse bilinmeyen ve çok az rastlanan bir hastalıktı. Ama bugünlerde neredeyse griple yarış tutuyor.

Doğal afet… “Yüzlerce kişi öldü” haberleri yok denecek kadar azdı.

Trafik kazaları vardı ama bugünkü kadar araç sayısı olmadığından belki her bayramda 300 kişi öldü diye okumaz, bir dahaki bayrama kim bilir kaç kişi ölecek diye istatistik tutulmazdı.

“Ay yine tecavüzcü bir sapık çıktı” denilmezdi. Gerçi onlardan çok vardı. Bir sürü kız çocuğu da küçücük yaşlarında bir sürüsüne maruz kaldı. Ama günlük gazetelerde bu kadar yer etmezlerdi.

Dolayısıyla bizim çocukluğumuzda, bu bizim için bir kabus değildi.

O dönemler beni korkutan, hala da devam eden ve bitmeyen tek şey terördü.

Bu örnekler çoğalarak devam eder.

Bugünün çocukları, gençliği şanslı mı şansız mı bilemiyorum. Ama bizlerden daha güçlü oldukları kesin. Tepkileri de daha farklı. Çünkü öyle olmak zorunda!

Bizlerden teknolojik anlamda daha şanslı büyüseler de ölümler, hastalıklar, boşanmalar, aldatmalar, kazalar, doğal afetler, cinsel sapmalarda yaşanan artışlar, terör çoğalıp baş etmenin zor olduğu duruma geldiği ve onların bu durumları neredeyse her gün sıklıkla yaşayıp okudukları düşünülürse; bize düşen verdikleri ya da veremedikleri tepkileri de doğal saymak ve onlara hayatın yine de her şeye rağmen yaşanılır, ümit edilir olduğunu hatırlatmak, okuyup ayakta kalmalarını ve onlara çok güvendiğimizi hatırlatmak, aile olgusunu sağlam tutmaları için destek olmak galiba ..

Hayat öyle bir yol aldı ki; çocuklar korku filmi seyrettikleri zaman bile bizim kadar korkmuyorlar. Korkunun her türlüsünü gerek yazılı gerek görsel basından, bazen de çok yakınlarından yeterince takip etmek durumunda kalıyorlar.

Bizler “Jaws” filmini seyredip günlerce denize giremedik. “Dallas” dizisini izleyip “JR” gibi bir adam gerçekten olabilir mi dedik.

Geriye bir tek şey kalıyor bence, bugünün çocuklarına ve gençliğine şapka çıkartmak.

Bizlere oranla çok daha büyük güçlüklerle uğraştıklarını ve daha çabuk olgunlaştıklarını kanıksamak. Bizlere nazaran daha dertli olduklarını kabullenmek ve evet ŞAPKA ÇIKARTMAK!

HÜRRİYET GAZETESİ YAZARI SN AYŞE ARAL HANIMIN YAZISINDAN ALINTIDIR.

Son 1 yorum (en yenisi önce)

15/05/2010 : 13:16:25
Yazı alıntı da olsa el emeğiniz için teşekkürler.