Neden kendimize önce bir özeleştiri yapmadan bu vatan için bir şeyler söylüyör olduk!
Neden! Bir bakalam neden ülkemizde bazı işler iyiye giderken biz yine de - "Bizim vatandaşımız / insanımız öce düzelmesi gerekiyör"- diyoruz! Vatandaşımızı suclarcasına!!!
Neden önce glöbal bir bakışla memleket düzenine tabandan bakamıyoruz! Hani "Başarılar detaylarda gizli" ; "Başarının yolu detaylardan gecer" ; v.s.! Evet tabandan diyorum bakamıyoruz bazı memleket düzenine!
İnsani gelişme raporlarında biz kaçıncı sıradayız acaba. Kaçımız bunu biliyor da yeri geldiğinde vatandaşımızı suçlarcasına - "Bizim vatandaşımız / insanımız öce düzelmesi gerekiyor"- diyoruz! İnsani gelişme faktörlerini saymama gerek yok herhalde! Bunu hepimiz biliyoruz! "Sosyoloji"; "Psikoloji" ; "Ekonomik""Aile eğitimi"; "Eğitim" ; Çevresel fakörler" ; "Dinsel faktörler" gibi bir çok faktörlere bağlı olduğuna göre ve bütün bu faktörler biri birine bağlı olduğuna göre, neden işte asıl mesele insanımızın gelişmesinde bütün bu faktörleri bir bütün olarak ele almıyoruz!!!
Kalite'den aynı zamanda bahsederken, neden toptan kalite'yi ele almıyoruz!!! İnsani gelişme faktörlerinden belkide en önemnisi Çevresel fakrörken, insan gördü ve duyduyla terbiye alır diyoruz yeri geldiğinde!!! Çok okuyan mı, yoksa çok gezen mi diyoruz yeri geldiğinde!!! "Okumuş cahil" - diyoruz yeri geldiğinde!!! "Ne insanlar gördüm, üstünde elbise olmayan, ne elbiseler gördüm içinde insan olmayan" - diyoruz yeri geldiğinde!!! Buna bezer bir çok örnekler var Çevresel faktörünün önemini ortaya çıkaran.
Peki Çevresel faktöründen de ne anlıyöruz! Onu da bir bütün olarak ele alıyörmuyuz acaba!!! Bizi biz yapan çevremiz! Onu da bir bütün olarak ele alıyormuyuz acaba!!! Çevremiz sadece insanlardan oluşmuyor hepimiz biliyoruz! Gözümüzün neyi gördüğüne hep çevre faktörü olduğuna kaçımız biliyör! Neden ben böyle kaçımız biliyor diyorum, çünkü hep çevremizi kuşatan gözümüzü kuşatan "Çarpık" bir bina yapılaşması var da ondan!!! Çarpık ve kaliteden yoksun bir mimari yapısı var olan bir İstanbul'dan bahsediyorum!!!
Günümüzde Kentsel dönüşüm yasası tartışıldığı bir dönemde, çevremizde yaşadımız ortamda bize taşra kültürünü ve yaşantısını hatırlatan bir sürü faktörler varken, biz nasıl kentli olacağız!!!Hani biziz bunu diyen - "Çevren nasıl olursa sende öyle olursun"!
Peki yaşadımız, yani bizim hergün her saniye ve yaşantımızı bütünleştiren binalar çarpık ve kaliteden yoksun olursa, bizim gözümüz çarpıklıklar göre göre, biz nasıl insan oluruz!!! İste asıl mesele! İnsani gelişme faktörlerinden, "Çevresel faktörünü" bir bütün olarak ele alırsak bu tablo çıkmıyormu karşımıza! Aynı zamanda unutmayalım ki İnsani Gelişme faktörlerinden en önemlisi de "Çevresel faktör" ken!!!
Yorumlarınızı bekliyorum!
Neden! Bir bakalam neden ülkemizde bazı işler iyiye giderken biz yine de - "Bizim vatandaşımız / insanımız öce düzelmesi gerekiyör"- diyoruz! Vatandaşımızı suclarcasına!!!
Neden önce glöbal bir bakışla memleket düzenine tabandan bakamıyoruz! Hani "Başarılar detaylarda gizli" ; "Başarının yolu detaylardan gecer" ; v.s.! Evet tabandan diyorum bakamıyoruz bazı memleket düzenine!
İnsani gelişme raporlarında biz kaçıncı sıradayız acaba. Kaçımız bunu biliyor da yeri geldiğinde vatandaşımızı suçlarcasına - "Bizim vatandaşımız / insanımız öce düzelmesi gerekiyor"- diyoruz! İnsani gelişme faktörlerini saymama gerek yok herhalde! Bunu hepimiz biliyoruz! "Sosyoloji"; "Psikoloji" ; "Ekonomik""Aile eğitimi"; "Eğitim" ; Çevresel fakörler" ; "Dinsel faktörler" gibi bir çok faktörlere bağlı olduğuna göre ve bütün bu faktörler biri birine bağlı olduğuna göre, neden işte asıl mesele insanımızın gelişmesinde bütün bu faktörleri bir bütün olarak ele almıyoruz!!!
Kalite'den aynı zamanda bahsederken, neden toptan kalite'yi ele almıyoruz!!! İnsani gelişme faktörlerinden belkide en önemnisi Çevresel fakrörken, insan gördü ve duyduyla terbiye alır diyoruz yeri geldiğinde!!! Çok okuyan mı, yoksa çok gezen mi diyoruz yeri geldiğinde!!! "Okumuş cahil" - diyoruz yeri geldiğinde!!! "Ne insanlar gördüm, üstünde elbise olmayan, ne elbiseler gördüm içinde insan olmayan" - diyoruz yeri geldiğinde!!! Buna bezer bir çok örnekler var Çevresel faktörünün önemini ortaya çıkaran.
Peki Çevresel faktöründen de ne anlıyöruz! Onu da bir bütün olarak ele alıyörmuyuz acaba!!! Bizi biz yapan çevremiz! Onu da bir bütün olarak ele alıyormuyuz acaba!!! Çevremiz sadece insanlardan oluşmuyor hepimiz biliyoruz! Gözümüzün neyi gördüğüne hep çevre faktörü olduğuna kaçımız biliyör! Neden ben böyle kaçımız biliyor diyorum, çünkü hep çevremizi kuşatan gözümüzü kuşatan "Çarpık" bir bina yapılaşması var da ondan!!! Çarpık ve kaliteden yoksun bir mimari yapısı var olan bir İstanbul'dan bahsediyorum!!!
Günümüzde Kentsel dönüşüm yasası tartışıldığı bir dönemde, çevremizde yaşadımız ortamda bize taşra kültürünü ve yaşantısını hatırlatan bir sürü faktörler varken, biz nasıl kentli olacağız!!!Hani biziz bunu diyen - "Çevren nasıl olursa sende öyle olursun"!
Peki yaşadımız, yani bizim hergün her saniye ve yaşantımızı bütünleştiren binalar çarpık ve kaliteden yoksun olursa, bizim gözümüz çarpıklıklar göre göre, biz nasıl insan oluruz!!! İste asıl mesele! İnsani gelişme faktörlerinden, "Çevresel faktörünü" bir bütün olarak ele alırsak bu tablo çıkmıyormu karşımıza! Aynı zamanda unutmayalım ki İnsani Gelişme faktörlerinden en önemlisi de "Çevresel faktör" ken!!!
Yorumlarınızı bekliyorum!