Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

18/11/2006 : 13:52:24
Ayvalığa gittim de, cunda adasına gidemeden geri döndüm.
Zaman darlığı falan değildi sorunumuz.
Tatile gideceğimiz arkadaşları iyi seçemedik.

İyi analiz edemediğiniz, arkadaşlarınızla tatile giderseniz.
Cennete dahi gitseniz,
Cennetin güzelliklerini görmezsiniz!

O gezi ile ilgili tek kare fotoğraf yok elimde, Fotoğraf makinesinin aklıma bile gelmediği çok belli.
O tatilde biz, bolca kavga eden karı kocayı ayırmak zorunda kaldık.
Hani karı ile kocanın arasına girilmez deniyor ama bu durum tatilde pek geçerli olmuyor.
Kadın bir tarafta ağlar.
Adam diğer tarafta karısına küfür eder.
Siz ortayı bulmaya çalışırken tatil biter.
Hiçbir şey anlamadan eve dönersiniz.

Sizlere tavsiyem, tatile arkadaşlarınızla beraber gideceksiniz.
Lütfen aracınıza kimseyi almayın.
Herkes kendi aracıyla seyahat etsin.
Özgürlüğünüzü kimseye endekslemeyin yani.

Ayvalığa beraber gelmişsiniz.
Onların aracı olsa, diyeceksiniz ki “Arkadaş tatili burnumuzdan getirdiniz. Gözünüzü seveyim biz burasını terk ediyoruz.
Siz yalnız kalın, sakin kafayla aranızdaki problemleri çözmeye çalışın,
İlişkinizi bir gözden geçirin.”

Araç tek olunca, bırakıp gitseniz, Tatil dönüşü anlatacaklar “bizi gurbet ellerde tek başımıza koyup gittiler diye”

O tatil ben kendimi psikolog gibi hissettim.
Bunlar yoktan sebeplerden daha kahvaltıda kavgaya başlıyorlar.
“Senim yumurtan neden benimkinden neden büyük”
“Benim çayım açık olacaktı, garsona çay siparişi verirken çayın bir tanesini neden açık söylemedin”
“ Sor bakalım daha yumuşak peynir yok muymuş?”

Bir tarafta alttan alsın be kardeşim.
Bir tarafta diğerinin söylediğini bir kerecik duymazdan gelsin.
Nerdeee!

İlişki Şenay Düdeğin sabah programına benzemiş.
Bizim masada bir Beyaz hoca eksik.

Daha Ayvalığa girer girmez, verdiğimiz yemek molasında bizim işi uyanıp, tatili sonlandırmamız gerekiyordu.
Ya uyanmak işimize gelmedi.
Ya da yaşananları geçici bir durum olarak yorumladık tam olarak cevabını bilmiyorum.
Tepkisiz kaldık.
Ayvalığın tostu ile beraber papalinası meşhur.
Papalina sardalyenin küçüğü, yağda çıtır çıtır oluyor.
Yanında soğan, domates, üzerine bolca zeytinyağı, yumuşacık ekmek, temiz hava, denizden yüzümüze vuran ılık rüzgâr.
Lokantanın ahşap masa ve sandalyeleri, kenarları işlemeli peçeteler ve masa örtüleri.
Tam tatil moduna girmişken,
Arkadaşın eşi
“Ay bu balıklar çok küçüüük diye bir aldı sazı eline, ne bize yemek yedirdi ne kendisi yedi.”

İlk fırsatta tekrar gideceğim Ayvalığa, Cunda adasında rakı şişesinde balık olacağım.
KUYRUKSUZ, peşimize kimseyi takmadan gideceğim ama.
Kimseyi barıştırmak, ortayı bulmak zorunda kalmayacağım.

Dediğim gibi,
Tatile gideceğiniz arkadaşlarınızı iyi seçin.
Mümkünse sorunlu çiftlerle hiçbir yere gitmeyin..