Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

16/11/2006 : 18:26:11
Tekstil atölyesinde çalışan 24 yaşında bir genç kız. Akşam işinden çıkıyor.
Hızlı adımlarla evine doğru yürümeye başlıyor.
Her zaman gittiği yoldan değil de, daha kestirme olan yolu tercih ediyor.
Şehir eşkıyaları kesiyor önünü.
Çantasının alınmasına pek ses çıkartmıyor ama dişinden, tırnağından biriktirerek aldığı cep telefonuna, eşkıyaların kirli elleri uzanınca, direnmeye başlıyor.
24 yaşındaki bir genç kıza gücünün yetmeyeceğini anlayan eşkıya, çıkartıyor sustalısını...
Olanı biteni birileri kameraya alıyor.

Ben; yemek masasında ağzımdaki lokma ile kala kalıyorum.

Caddenin ortasında kanlar içerisinde yatan genç kız için ambulans çağırılıyor.
Filmlerde Hızır gibi olay yerine gelen ambülâns, aradan yarım saat geçmesine rağmen bir türlü gelmek bilmiyor.

Genç kız caddede kan gölünün ortasında yatıyor.
Gözlerini açıyor birden, kendisine umutsuzca yardım etmeye çalışan adama,
“Kollarımı hissetmiyorum, ben ölecek miyim ağabey” diye soruyor, Adam “hayır ölmeyeceksin” diyemiyor.

Benim için hayat duruyor.

Bir süre sonra genç kızın gelinliği kefene dönüşüyor.

Gazeteler ve Televizyonlar; Bu haberi verirken 17 YTL için canından oldu diye veriyorlar.

Bir gün sonra, Bu sefer 17 yaşında bir lise öğrencisi, cebindeki 5 YTL için, kafasına sıkılan bir kurşunla, bu sefer Ankara’nın başka bir caddesinde, hayata veda ediyor.

Bu iki olayda Türkiye’nin başkenti Anakarada gerçekleşiyor.
Türkiye’nin nabzının, ülkenin yönetildiği, Atamızın yattığı yerde!

Televizyon ekranlarına bu kez, 17 yaşında öldürülen gencin babası geliyor.
Acılı adam, kendisine doğru uzatılan mikrofona
Osmanlı tokadı etkisinde şu cümleyi sarf ediyor.
“ Adalet yerini bulmazsa, oğlumu öldüren çocuğun kellesini alırım”

Tüylerim ürperiyor.
Oyunun adı konuyor.
“Kısasa kısas..”


Neden bilmem, son dönemde, Türkiye’nin muhtelif bölgelerinden linç haberleri geliyor.

Halk polisin, jandarmanın koruması altındaki, katile, tecavüzcüye, gaspçıya, büyük bir kinle saldırıyor.

Tam her şey kopmak üzereyken polis ya da jandarma havaya ateş açıyor ve halkın suçluyu linç etmesinden son anda kurtarıyor.

Şimdiye kadar Allahtan Halk polisin elindeki, jandarmanın elindeki suçluyu almayı başaramadı.

Ya bir gün başarırsa?

Son 2 yorum (en yenisi önce)

19/11/2006 : 13:14:02
ALLAH TÜM HALKIMIZI BU TÜR VAHŞİ VE KENDİNİ BİLMEZ İNSANLARIN DAVRANIŞLARINDAN KORUSUN.MALESEF GÜNÜMÜZDE AHLAKİ VE EKONOMİK SIKINTILARIN CEREMESİNİ TOPLUMCA HEP BERABER ÇEKMEKTEYİZ.KANUN YAPICILAR VAR OLAN SİSTEMİ ELEŞTİRMEKTE,VAROLAN SİSTEMİDE UYGULANAYA KOYMAYA ÇALIŞAN POLİSTE KANUNLARIN YETERSİZLİĞİNDEN BAHSETMEKTE,YAKALANAN SUÇLUDA KENDİ HAYATINI BAHANE EDİP OLAYA BİR KILIF UYDURMA ÇABASINA GİRMESİNDE KISACASI HERKEZ BİR ŞEKİLDE BİR ŞEYLERDEN SİKAYET ETMEKTE ....EĞER BİZ BU TOPLUMUN ÇOÇUKLARIYSAK VE BU TOPLUMU BİZ YÖNETME ARZUSUNDAYSAK EKSİKLERİMİZİ VE DOĞRULARIMI ADİL BİR ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKARIP NEREDE NİYE VE NEDEN BUNLARININ OLUŞUMUNA ÖN AYAK OLAN KÖTÜ GİDİŞİ DÜŞÜNMEKTEN VE BU ÜZÜCÜ OLAYLARIN ÜZÜNTÜSÜYLE YAŞAMIMIZDA BİR PARÇA GİBİ SÜRMESİNİ İZLEYELİM. BEN BURDAN TÜM HALKIMIZA SESLENİYORUM . BUĞÜN BU GENÇLERİN YADA BU AİLELERİN DÜŞTÜĞÜ DURUMA BİZLER DÜŞSEK KİM BİLİR NE HALDE BOCALAR VE İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMAZ BİR HAL ALIRDIK.. ARKADAŞLAR 1 İNSAN DEYİP GEÇMEYELİM SOSYAL HAYAT TRENDİMİZİN YERLERDE SÜRÜNDÜĞÜ BU ZAMANIMIZDA AZ DA OLSA ÇEVREMİZDE YANLIŞ YOLDA OLANLARA BİZCE FAYDASI OLMASA BİZE EN AZINDAN DOĞRUYA YÖNLENMELERİ ADINA BİLGİ PAYLAŞIMINDA BULUNALIM.. YARATAN ALLAH HİÇBİR ZAMAN İNSANI KÖTÜ YARATMAZ. ÇEVRE VE YAŞAM FAKTÖRÜ İNSANI KÖTÜLÜKLERE ÇIKMAZLARA SÜREKLER,BUNDAN DOLAYIDIR Kİ KAYBOLAN DEĞERLERİMİZİ İNSANLARA DOĞRU ŞEKİLDE ANLATABİLELİM VE ONLARI OLABİLDİĞİNCE DOĞRUYA ÇEKEBİLELİM. ARKADAŞIMIZIN YAZININ BAŞINDA BELİRTTİĞİ GİBİ CANİCE YOLUN ORTASINDA VEFAT ETMİŞ ARKADAŞIMIZA ALLAHTAN RAHMET DİLİYOR AİLESİNE VE BUNUN GİBİ OLAYLARI YAŞAMIŞ OLAN İNSANLARIMIZA DA SABIR DİLİYORUM.ARTIK İNSANLARIMIZIN YÖNETİCİLERİMİZİN ELİNİ TAŞIN ALTINA BIRAKMA ZAMANI GELDİ.DURUM GİTTİKÇE KÖTÜLEŞİYOR.DAHA DA TOPLUMUMUZ İÇİN GEÇ OLMADAN SAYGILARIMLA
16/11/2006 : 22:20:01
Gazetede dün okudum,suç oranı 1.1218 den,2.2315'e(aslı bir'den ikiye,küsuratları anımsayamadım-uydurdum) çıkmış türkiye'de.(bu oran yüzdelik mi,bindelik mi yoksa yüzbindelik mi bilmiyorum,bunu yazmamış bu oranları veren gazete.)Her türlü suçun hayasızca işlendiği,herkesin bir sebeple durmadan silahlandığı ülke.Polisin şikayeti AB uyum yasaları.Suçluya müdahele edememekten,ya da suçlu yakalandıktan sonra Ceza Muhakemeleri Uygulamaları Kanunu çerçevesinde,çoğu suçlular salıverildiği için,elleri kolları bağlı kalıyormuş...Babam avukat olduğu için de biliyorum ki,adliyelerde hakimlerin-savcıların önünde bir sürü dosya.Bakmak zorunda oldukları onlarca dava.Bilgisayar'a geçilmiş olmasına rağmen karar süreci bazen çok hızlı işlemiyor.Adalet sistemi yoğunluktan olsa gerek,yavaş çalışıyor.Ülkede suçluların yasal hakları var,kurbanların hakkı yok!Bunu öğrenen suçlular için cennet ülke Türkiye....Durum böyle olunca halk adaleti kendisi yerine getirmek istiyor.
"Ya bir gün başarırsa..."Çok anlamlı,üzerinde çok konuşulması gereken olgu...başlarsa da nerede biter kestirmek güç.Kime kızmalı?önce yakalanıp,sonra salıverilen ve yine suç işleyen, aynı suçluyu yakalamaktan artık gına getirmiş polise mi?Önünde onlarca dosya,sabahın köründe davalara girip akşama kadar hep aynı işi yapan ve karşılığında sahiden de az para alan,özveriyle çalışan hakimlere,savcılara mı?yasa koyucuya mı?Yoksa,Kader mahkumlarına üzülüp,AF YASASI çıkaranlara mı?yaşı küçük çocukları kullanan organize çetelere mi? AB ye mi?Uyum yasalarına mı?TERİTORYAL SAVUNMA deyip,silah sanyii'nin palazlanması için kapıyı açan,bireysel silahlanmayı özendiren Turgut Özal'a mı?Kızmayalım mı?
Allah Muhafaza, ya içimizden birinin başına gelse?bir yakınımızın?Başlarına bu tip olay gelen insanlar da sizin, benim gibi o gece yatağına girip,ertesi günü işine,evine giden sıradan insanlar...Ne olur başımıza gelince?Kimden nasıl adalet isteyeceğiz?Kader bu mu?Ailemizi,canımızı,malımızı korumak için silah mı alacağız biz de?AB polislerinin de aynı yasalara bağlı olması,,, zannımca masal!Gerçekten öyle idiyse,neden yurt dışındaki türk tutuklular,cezalarını Türk hapishanelerinde tamamlamak istiyorlar?(koğuş sisteminden dolayı daha rahat,babalarının evi gibi de ondan...)OFFF çok doluyum...şimdilik bu kadar yazmam daha uygun olur.