Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

22/05/2001 : 23:20:02
Barinma ve sehirlesme kavramlarina bati medeniyetleri cok farkli bakiyorlar.
Avrupa ve Amerika'da sehirler sadece insanlarin calismak icin bir araya toplandigi is merkezleri konumunda. Sehirler
ofis, buro, is yerleri ve fabrikalarin kuruldugu yerler. Nufusun buyuk bir kismi, sehri cevreleyen, hatta sehir disinda, bahceli evlerde, genis bir alanda yasiyor.
Turkiye'de nufusu sehre toplayan zihniyet, ekonomik nedenler sonucu sehirlerin dikey buyumesine de yol acmis!
Nufusu Turkiye'den cok ulkelerin sehirlere dagilimi icin en buyuk 5 sehrini ele alirsak:

Almanya'nin(1998 ):
1. Berlin, 3.5 milyon.
2. Hamburg 1.7,
3. Munih 1.2,
4. Koln 960 bin
5. Frankfurt 643 bin

Ingilterenin:
1. Londra 6.7 milyon
2. Birmingham 965 bin
3. Liverpool 481 bin
4. Sheffield 431 bin
5. Leeds 424 bin

Fransanin(1999):
1. Paris ILE 2.1 miyon
2. Marseille 798 bin
3. Lyon 445 bin
4. Toulouse 390 bin
5. Nice 342 bin

Turkiye'nin (1997):
1. Istanbul 8.3 milyon
2. Ankara 2.9 milyon
3. Izmir 2.1 milyon
4. Bursa 1 milyon
5. Adana 1 milyon

Bu tablolarda Turk sehirlerinin kalabalikligi goze batmakta. Listeyi uzatinca durumun vahimligi suruyor.
Ayrintiyi sevenlere: http://www.citypopulation.de/Europe.html#D

Avrupa sehirleri ile Turkiye sehirleri arasinda, ikinci goze batan sey, Turkiye'deki sehirlerde, mustakil EV
tarzi yasamin yok olmaya basladigi ve APARTMAN tarzi toplu yasamin hakimiyeti.
Avrupa'da Apartman gecici bir yerlesim tarzi olarak algilaniyor, buralarda ogrenciler, bekarlar, dar gelirliler ve sehir merkezi veya apartman yasamindan tatmin olan kimseler oturmakta. Nufusun buyuk kismi ise mustakil evlerde oturur. Sehirde oturanlarin bile cogu, merkezdeki dev gokdelenlerin
etrafina dagilmis bahceli mustakil evlerde yasamakta. Turkiye'de ise ev kavraminin yerini coktan Apartman almis durumda.
Mustakil bahceli ev deyince insanlarin aklina pahali, luks villalar
gelmekte. Herkesin tek amaci bir "apartman dairesi" ne sahip olmak.

Okudugum bir kaynaga gore, Turkler Anadolu'ya ilk geldiklerinde,
yaklasik 900 kusur sene once, Anadolu'nun %75'i ormanlik alanmis. Bugun sadece %21'i! Avrupa'ya baktiginda, sanayilesmenin
baslamasiyla doga tahribati da yukselmis fakat dizginler kacmadan tutulabilmis ve su an bir rehabilitasyon gecirmekteler.
Ormanlar ve parklar gun gectikce artiyor, nehirler temizleniyor. Cop toplama, recycle ve aritma sistemleri inanilmaz geliskin
ve taviz vermeyecek sekle getirilmis.

Teknoloji ve refahin bir noktaya ulasmasi, kotu etkileri gidermede cok onemli bir rol oynuyor ve hersey geri kazanilabiliyor.
Turkiye ise hala daha Avrupa'nin 100 yil once gecirip bitirdigi sanayi devrimi benzeri bir sancili sureci gecirmekte,
bir turlu sanayilesmis, gelismis ulke statusune cikamiyor, 70-80 yildir debeleniyoruz ve bu surec uzadikca,
hem dogayi, hem insani, hem de kultur ve ahlaki tahrip edip duruyoruz.

Gidisati ve teknolojinin getirdiklerini
Turkiyeyi baz alarak yapmamalisiniz.
Dunya'da, ozellikle gelismis bati ulkeleri
Turkiye'den cok farkli ortam ve kosullara sahip. Sabahtan aksama kadar teknoloji icinde calisip yemyesil, tertemiz bir koydeki evine donme olanagin var ve
bu tamamen kisisel tercihe kaliyor. Dilersen sehir merkezinde disko, bar ve eglenceye yakin da oturabilirsin. Eger baharda gubre kokulari duymak istemiyorsan, sehir merkezinde egsoz kokulariyla da yasayabiliyorsun...

Cunku dogal hayat korunuyor. Dogayi kirletenlere azami cezalar uygulaniyor. Dogayi ve kirlenmeyi cok ciddiye aliyorlar!

Almanya'da otomobilin motorunu calisir durumda (1 dk'dan uzun) birakmanin
trafik cezasi oldugunu biliyor muydunuz?

Belcika'dan cok basit bir ornegi, herkese anlatirim: Cop sistemi! Bu ulkede isi oyle abartmislar ki, cop ve aritmada en soz sahibi Almanlar bile ukalaca bulmakla birlikte buna gipta ediyorlar.
Belcika Flaman federasyonunda, her ev, coplerini 7-8 ayri grupta toplamak zorunda. Bunu kurala uygun yapmazsaniz copunuz toplanmiyor. 1. Mutfak copu: tamamen organik olmali, sebze-meyva,bahce artigi vb.
2. Ev copu: Inorganik atiklar, asagidakiler haric: 3. Tekrar kullanilabilir: Pet, aluminyum, genelde yiyecek kutulari.
4. Cam copu: Bunlar renkliler ve beyazlar olarak ayrilmali. 5. Kagit, karton: Bunlar toplanip iple baglanacak, naylona konamaz.
6. Kimyasal atiklar: Boya, temizlik mad, ilac, kimyasal kutular 7. Yaglar: Izgara, frit, motor yaglari... 8. Metaller. Bakir, demir vs, genelde hurdaciya satmak mantikli.

Bu coplerin her grubu ayri sekilde ve ayri tesislerde ele aliniyor. Belediyeler 1 veya 2 haftada bir toplama yapiyor! Hersey uygun poset ve cop kutularinda muhafaza ediliyor.
Copler kontrol ediliyor, kurala uymayanlar uyari birakilarak toplanmiyor.

Son 1 yorum (en yenisi önce)

28/10/2009 : 21:39:05
Sayın Uğur bu çok güzel paylaşım için teşekkürler,giderek insan tabiatına aykırı, mahkum edilmeye başladığımız şehir hayatı gerçekten çekilmez bir hal alıyor,artı düzensiz kentleşmede cabası,bu tür yazıların şehir kültürü açısından önemi çok,o yüzden yazınızı olduğu gibi izninizle emlak ve inşaat sektöründen haberler adlı yazıya ekleyeceğim,umarım birileri sayenizde yararlanır,faydası olur...Saygılarımla..