Yeni çek yasasında büyük bir çelişki vardır. Karşılıksız çek suçlarında gün adli para cezası ile çek bedelinden aşağı ceza verilememesi hatalı bir durum ortaya çıkarmaktadır. Daha doğrusu verilen ceza çek bedelini aşmadığı takdirde belirlenen gün miktarının 100 TL.den paraya çevrilmesi her zaman için sanığın lehine olur. Yani asgari miktardan çevirmek aleyhe üst miktardan çevirmek ise lehe olur. Örneğin 10.000 TL bedelli çek için sanığın 100 gün adli para cezasıyla cezalandırılıp günlüğü 100 TL.den paraya çevrilmesi durumunda şahıs para cezasını ödemezse 100 gün hapis yatar.Fakat 500 gün adli para cezasıyla cezalandırılıp günlüğü 20 TL.den hapse çevrilmesi halinde ise 500 gün hapis yatar. Böyle bir şey olabilir mi?
Gün adli para cezası sistemi ile nispi para cezası sistemi birbirine karıştırılarak karma bir uygulama yapılmıştır.Bu iki sistemin ise bu şekilde bir arada uygulanması mümkün değildir. Buna göre Anayasaya açıkça aykırılık vardır. Eşitliği sağlamak ve doğru bir karma sistem yapılabilmesi için karşılıksız çek suçuyla ilgili kanuni düzenlemenin şu şekilde olması gerekir. "... 1500 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.Ancak belirlenen gün sayısı üst sınır aşılmamak kaydıyla karşılıksız kalan çek bedelinin 20'ye bölünmesi ile elde edilen tam gün sayısından aşağı olamaz.
20 sayısı 1 günlük paraya çevirme miktarının alt sınırıdır.. Örneğin 1000 TL. bir çek için alt sınır 1000/20=50 gün eder. Çünkü gün adli para cezalarında alt sınırda üst sınırda gün olarak belirlenmek zorundadır. Halbuki yeni yasada karşılıksız çek suçunun üst sınırı 1500 gündür. Alt sınırı yazılmadığı için 5 gündür. Ancak verilecek ceza karşılıksız kalan çek bedelinden aşağı olamaz dendiği için asıl alt sınır karşılıksız kalan çek miktarıdır. Yani karşılıksız çek suçlarında artık karşılıksız kalan çek bedeli alt sınırdır. Bu miktarın ise kaç gün olduğu belli değildir. Çünkü doğrudan verilmiş bir para cezasıdır. Kanun koyucu bu düzenleme ile aynen şöyle demektedir karşılıksız çek suçunun cezası 10.000 TL.den 1500 güne kadar adli para cezasıdır (Tabi ki buradaki 10.000 TL çek bedeline göre değişecektir.)Alt sınır para üst sınır ise gündür. Daha açık bir deyişle alt sınır armut üst sınır ise elmadır. Bu düzenleme infaz sırasında eşitsizliklere yol açacaktır. Örneğin 10.000 TL.lik çeki karşılıksız çıkan iki kişinin de alt sınırdan ceza aldığını yani çek bedeli kadar ceza aldığını farz edelim. Ancak birininki günlüğü 20 TL.den 500 gün üzerinden verilmiş olsun diğerininki ise günlüğü 100 TL.den 100 gün olarak verilmiş olsun.Para cezaları ödenmez ise ne olacak? Hani ikisi de alt sınırdan ceza almıştı?
Peki ya, kısmi ödeme olursa ne olacak. ?
ÇEKTE VADE, VADESİNDEN ÖNCE YAZDIRILAN ÇEKLER
Çek Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında” denilmek suretiyle suçun oluşumunu çekin üzerinde yazan keşide tarihinden sonra ibraz edilmiş olması şartına bağlamıştır.
Bu nedenle; 5941 s. Yasa yürürlüğe girmeden önce üzerinde yazan keşide tarihi gelmeden ibraz edilen çeklerle ilgili karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan soruşturma ve kovuşturmaların 5237 s. TCK. nun 5. ve 7. maddeleri uyarınca ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Vadeli çeklerin önceden ibrazı halinde 5941 s. Çek Kanununun 5/1. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Vadeli çeklerin önceden ibrazı yeni Çek Kanununda suç olarak düzenlenmemiştir. Suç olmaktan çıkartılmıştır.
Madem yeni çek kanununa göre çekin keşide tarihinden önce ibrazı halinde suç oluşmuyor ve ayrıca hukuki takipte yapılamıyor o halde geçici 1.maddenin 5. fıkrasına ne gerek vardı? Kanun koyucu şunu demek istemiş? 31/12/2011 tarihine kadar çeki hiç bir şekilde düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edemezsin,etsen bile karşılığı olsa dahi ödeme yapılmaz. Ancak 31/12/2011 tarihinden sonra Çeki düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edebilirsin,karşılığı varsa tahsilde edersin,fakat karşılığı yoksa yine herhangi bir işlem yapamazsın.. Buda açıkça çek tanımına aykırıdır..
http://www.cekmagdurlari.com/2009/12/yeni-cek-kanunu-anayasa-aykrdr.html
Gün adli para cezası sistemi ile nispi para cezası sistemi birbirine karıştırılarak karma bir uygulama yapılmıştır.Bu iki sistemin ise bu şekilde bir arada uygulanması mümkün değildir. Buna göre Anayasaya açıkça aykırılık vardır. Eşitliği sağlamak ve doğru bir karma sistem yapılabilmesi için karşılıksız çek suçuyla ilgili kanuni düzenlemenin şu şekilde olması gerekir. "... 1500 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.Ancak belirlenen gün sayısı üst sınır aşılmamak kaydıyla karşılıksız kalan çek bedelinin 20'ye bölünmesi ile elde edilen tam gün sayısından aşağı olamaz.
20 sayısı 1 günlük paraya çevirme miktarının alt sınırıdır.. Örneğin 1000 TL. bir çek için alt sınır 1000/20=50 gün eder. Çünkü gün adli para cezalarında alt sınırda üst sınırda gün olarak belirlenmek zorundadır. Halbuki yeni yasada karşılıksız çek suçunun üst sınırı 1500 gündür. Alt sınırı yazılmadığı için 5 gündür. Ancak verilecek ceza karşılıksız kalan çek bedelinden aşağı olamaz dendiği için asıl alt sınır karşılıksız kalan çek miktarıdır. Yani karşılıksız çek suçlarında artık karşılıksız kalan çek bedeli alt sınırdır. Bu miktarın ise kaç gün olduğu belli değildir. Çünkü doğrudan verilmiş bir para cezasıdır. Kanun koyucu bu düzenleme ile aynen şöyle demektedir karşılıksız çek suçunun cezası 10.000 TL.den 1500 güne kadar adli para cezasıdır (Tabi ki buradaki 10.000 TL çek bedeline göre değişecektir.)Alt sınır para üst sınır ise gündür. Daha açık bir deyişle alt sınır armut üst sınır ise elmadır. Bu düzenleme infaz sırasında eşitsizliklere yol açacaktır. Örneğin 10.000 TL.lik çeki karşılıksız çıkan iki kişinin de alt sınırdan ceza aldığını yani çek bedeli kadar ceza aldığını farz edelim. Ancak birininki günlüğü 20 TL.den 500 gün üzerinden verilmiş olsun diğerininki ise günlüğü 100 TL.den 100 gün olarak verilmiş olsun.Para cezaları ödenmez ise ne olacak? Hani ikisi de alt sınırdan ceza almıştı?
Peki ya, kısmi ödeme olursa ne olacak. ?
ÇEKTE VADE, VADESİNDEN ÖNCE YAZDIRILAN ÇEKLER
Çek Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında” denilmek suretiyle suçun oluşumunu çekin üzerinde yazan keşide tarihinden sonra ibraz edilmiş olması şartına bağlamıştır.
Bu nedenle; 5941 s. Yasa yürürlüğe girmeden önce üzerinde yazan keşide tarihi gelmeden ibraz edilen çeklerle ilgili karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan soruşturma ve kovuşturmaların 5237 s. TCK. nun 5. ve 7. maddeleri uyarınca ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Vadeli çeklerin önceden ibrazı halinde 5941 s. Çek Kanununun 5/1. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Vadeli çeklerin önceden ibrazı yeni Çek Kanununda suç olarak düzenlenmemiştir. Suç olmaktan çıkartılmıştır.
Madem yeni çek kanununa göre çekin keşide tarihinden önce ibrazı halinde suç oluşmuyor ve ayrıca hukuki takipte yapılamıyor o halde geçici 1.maddenin 5. fıkrasına ne gerek vardı? Kanun koyucu şunu demek istemiş? 31/12/2011 tarihine kadar çeki hiç bir şekilde düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edemezsin,etsen bile karşılığı olsa dahi ödeme yapılmaz. Ancak 31/12/2011 tarihinden sonra Çeki düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edebilirsin,karşılığı varsa tahsilde edersin,fakat karşılığı yoksa yine herhangi bir işlem yapamazsın.. Buda açıkça çek tanımına aykırıdır..
http://www.cekmagdurlari.com/2009/12/yeni-cek-kanunu-anayasa-aykrdr.html