Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

18/03/2006 : 23:50:45
Kibir alâmetlerinden bazıları
Çok kimse, kibirli olduğunun farkında değildir. Bunun için, kibrin alâmetlerini bilmek lâzımdır. İçeri girince, herkesin kendi için ayağa kalkmalarını istemek iyi değildir. Ancak, kendisine hurmet edildiğini anlı****, onlara nasîhat vermek istiyen âlimin, kendisi için ayağa kalkıldığını arzû etmesi kibir olmaz. Kendi oturup, başkalarının kendine karşı ayakta durmalarını istemek, tekebbürdür.

Hazret-i Alî, buyurdu ki, “Cehennemlik bir kimse görmek isteyen, kendi oturup başkalarını ayakta durduran kimseye baksın!” Eshâb-ı kirâm , Resûlullahı “sallallahü aleyhi ve sellem” her şeyden çok severlerdi. Geldiği zaman ayağa kalkmazlardı. Çünkü, ayağa kalkılmasını istemediğini bilirlerdi.

Bununla berâber, âlimler gelince, ilmin şerefini göstermek için, ayağa kalkmak lâzımdır. Yahyâ bin Kattân, ikindi namazını kıldıkdan sonra, câmi’in minâresine dayanarak oturmuştu. Yanına zamanın meşhûr âlimlerinden birkaçı geldi. İçlerinde imam-ı Ahmed bin Hanbel de vardı. Hepsi, ayakta olarak hadîs ilminden sordular. Yahyâ, her birinin cevâbını verdi. Hiçbirine otur demedi. Hiç biri de, oturmağa cesâret edemedi. Konuşmaları akşam namazına kadar devam etti.

Genç olan âlim, yaşlı olan câhilin üst tarafına oturur. Talebe, hocasından evvel söze başlamaz. Hocası yok iken, onun yerine oturmaz. Sokakda önünde yürümez.

Üzerinde hakkı bulunanları, yani tanıdıklarını ziyâret etmemek de kibir alâmetidir. Kendinden aşağı olanları ziyâret etmek tevazu alâmetidir.

Yanına başkasının oturmasını istememek ve hastalarla birlikte oturmamak, evinin işini yapmamak, evine lâzım olan şeyleri satın alıp evine getirmemek ve kullanılmış elbisesini tekrâr giymek istememek, hep kibir alâmetidir. İş başında iş elbisesi giymek istememek de, böyledir.

Fakirlerin da’vetine gitmeyip, zenginlerin da’vetine gitmek de tekebbürdür. Akrabâsının ve çocuklarının muhtac oldukları şeyleri te’mîn etmemek ve doğru sözü kabûl etmeyip münâkaşa etmek, kusurunu, kabâhatini bildirenlere teşekkür etmemek, herkesin yanında olursa riyâ olur. Hem yalnız iken, hem de başkalarının yanında yaparsa, kibir olur.
http://www.guzelislam.com

Son 3 yorum (en yenisi önce)

19/03/2006 : 09:33:36
"Hazret-i Alî, buyurdu ki, “Cehennemlik bir kimse görmek isteyen, kendi oturup başkalarını ayakta durduran kimseye baksın!” "

Oh oh... bu yazıyı okuduktan sonra saatlerce beni ayakta tutan ve namaz kıldığı için cennete gideceğini sanan amirlerimin cehennemlik olduğunu öğrenmek beni çok mutlu etti.

"Hadîs-i şerifte, “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse Cennete girmez” buyuruldu."

"Hadîs-i şerifte, “Tevazu edene müjdeler olsun” buyuruldu. "

Evet müjdeler olsun....
19/03/2006 : 00:05:03
* Şu üç şey üç şeyi bozaar:Kendini beğenmek;müşâvereyi,acele etmek;tecrübeyi,başkalarını hakir görmek;iyi düşünmeyi bozar.

Hz.Ali (R.A.)

* Dağı iğne ucu ile kazmak,gönülden kibri çıkarıp atmaktan daha kolaydır.

Ebû Haşim-i Sofî (Rah.A.)

* Eğer fakirlik,hastalık ve ölüm olmasaydı,âdem oğlunun kibrinin şiddetinden başı eğilmez olurdu.

Hasan-el BASRİ (K.S.)

* Kaba bir kimsenin elinden,hayat suyu bile olsa içme.

Hz.Ali (R.A.)

* Kendisini bilen,halkın öğmesine aldanıp mağrur olmaz.

Şeyh MAĞRİBİ (K.S.)

* Cenâb-ı Hak,her kibir edeni hakîr ve zelîl eder.

Hz.Ali (R.A.)

* Bütün bir şer bir evde gizlidir ve kibir onun anahtarıdır.

Hüseyin Razi (Rah.A.)

* En vahşi vahşet,kendini beğenmektir.

Hz.Ali (R.A.)

* Kibir,alçakların ahlâkındandır.

İmam-ı ŞÂFÎÎ (Rah.A.)

* Ubûdiyet zevki seni mağrur etmesin.Çünkü bu sana Allah'ı unutturur.

Ebû Hüseyn-i NÛRÎ (Rah.A.)

* Kişinin helâkı,kendini beğenmededir.

Hz.Ali (R.A.)

* Bir insanda bir kibir,hırs ve şehvet,söz söylerken soğan gibi kokar.

MEVLÂNA Celâleddin-i Rûmî (K.S.)

* Kibirlenip (insanlara) baş kaldıranlar,kurt gibi (cemiyetten) uzak yaşarlar.

Feridüddin-i ATTAR (K.S.)

* Sana söylerim sen mülzem olmazsın,(baş eğip,teslim olmak) Değil kürsü'ye vâiz,arşa çıksan âdem olmazsın.

Şair EŞREF

* Alçak yerde tepecik,kendini dağ sayar.

ŞİNÂSÎ

* Hiç kimseye gururla bakma,herkes kendisine muhteşemdir.

NİZÂMÎ

* Kibirli olma,kibirli insan sarımsak kokan ağız gibidir.Herkesi kendinden uzaklaştırır.

Ali Fuât BAŞGİL

* Bir çok kimseler,kendilerinde bulunduğu halde,başkalarında olan tefahur ve gururu sevmezler.

Benjamin FRANKLIN

* Başkalarının gururuna,tahammül edemeyişimiz,kendi gururumuzu incittiği içindir.

La ROCHEFOUCAULD

* Ne mutlu o insana ki,kendi liyakatından bahsetmiyecek kadar mağrurdur.

Charles de Montosquieu

* Kendilerini beğenenler,başkasının tuzağına ***lar kadar kolay düşerler.

FLORIAN

* Genellikle,bütün büyük yanlışlıkların altında gurur yatar.

John RUSKIN
H İ K M E T L E R :

* Dünyada mağrur olan kimse,din yolunda selâmetli gidemez. Kendini beğenen kişi de Hakk'ı göremez.

* Bir kimse,diğer bir kimseye karşı kendisinde bir meziyyet görürse,bu tekebbûrden ileri gelir,demişlerdir.

* Mâl-û mülke mağrur olma,deme yoktur ben gibi, Bir mûhalif rüzgâr eser,savurur harman gibi.

* Mağrura karşı mağrur ol ki,gururuna terk etsin.

A T A S Ö Z L E R İ :

* Kadının doğruluğuna,malının çokluğuna mağrur olma.

* Dağ ne kadar yüksek olsa da yol üstünden geçer.

* El yumruğunu yemeyen,kendi yumruğunu kantar zanneder.

* Düz ovada tepecik kendini dağ sanır.

* Her şey incelikten,insan kalınlıktan kırılır.

* Kibirin hasmı Allah'tır.
18/03/2006 : 23:53:53
Kibir her iyiliğe engeldir
Kibir, kendisini başkasından üstün görmektir. Kibirli kimsenin kalbi, kendini başkasından üstün görmekle rahat eder. Diğer bir kötü huy olan “Ucb” ise, kendini başkalarından üstün bilmektir. Burada başkasını düşünmez. Kendini ve ibâdetlerini beğenir.

Kibir; kötü huydur. Haramdır. Yaratanını, Rabbini unutmanın alâmetidir. Kibir her iyiliğe manidir. Çok din adamı, bu kötü hastalığa yakalanmışdır. Hadîs-i şerifte, “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse Cennete girmez” buyuruldu.

Kibrin aksine “Tevazu” denir. Tevazu kendini başkaları ile bir görmektir. Başkalarından daha üstün ve daha aşağı görmemektir. Tevazu, insan için çok iyi bir huydur. Hadîs-i şerifte, “Tevazu edene müjdeler olsun” buyuruldu.

Tevazu sâhibi, kendini başkalarından aşağı görmez. Zelîl ve miskîn olmaz. Mâlını helâldan kazanıp çok hediye verir. Âlimlerle ve fen adamları ile tanışır. Fakirlere merhamet eder. Hadîs-i şerifte, “Tevazu eden, helâl kazanan, huyu güzel olan, herkese karşı yumuşak olan ve kimseye kötülük yapmayan, çok iyi bir insandır” ve “Allah için tevazu edeni, Allahü teâlâ yükseltir” buyuruldu.

Tekebbür edene, yani kibir sâhibi olana karşı tekebbür etmek câizdir. Allahü teâlâ, kullarına karşı mütekebbirdir. Allahü teâlâ, kibriyâ sâhibidir. Kibir sâhibine tekebbür etmek, sadaka vermek gibi sevaptır.

Kibir sâhibine karşı tevazu eden kimse, kendisine zulüm etmiş olur. Bid’at sâhiblerine ve zenginlere karşı da tekebbür etmek câizdir. Bu tekebbür kendini yüksek göstermek için değildir. Onlara ders vermek, gafletten uyandırmak içindir.

Harpte düşmana karşı tekebbür etmek sevaptır. Sadaka verirken, neş’e ve sevinç ile karışık tekebbür etmek lâzımdır. Sadaka verenin tekebbür etmesi, fakire karşı değildir. Verdiği mâlı küçültmektir. Mâla kıymet vermediğini gösterir. Hadîs-i şerifte, “Veren el, alandan yüksektir” buyuruldu.

Riyâ, gösteriş yapanlara karşı da tekebbür etmek câizdir. Kendinden aşağı olanlara karşı tevazu göstermek iyi ise de, bunun ifrâta kaçmaması, yani aşırı olmaması lâzımdır. Aşırı tevazu, ancak üstâda ve âlime karşı câizdir. Başkalarına karşı câiz değildir. Hadîs-i şerifte, “Aşırı tevazu Müslüman ahlâkından değildir” buyuruldu.

http://www.guzelislam.com