Ben öleli iki yıl olmuş,arkamadan ağlayanları,ölümüme sevinenleri hep gördüm.Ne olduysa nasıl olduysa birden bire geri gönderildim dünyaya,yapacak işlerim bitmemiş demek.
Allahın bir lütfu var görünmez olabiliyorum,görünüp sevenlerimi sevindirsemmi diye düşünüyorum ilk önce, sonra görünmez olup,öyle ziyaretlerine gidiyim diyorum,
İlk olarak evime gidiyorum,mahalle,sokak,dükkanlar esnaf hepsi yerli yerinde,bakkal mustafa yine kapının önünde
geleni geçeni seyrediyor,yıllardır üzerinden çıkartmadığı mavi önlük yine üstünde,unlu ellerini yine önlüğe silmiş.Üst kat komşum arabasını benim park yerime çekmiş,kavga eder dururduk zaten ben ölünce meydan ona kaldı tabii.
Apartmandan içeri girip asansörü çağırıyorum,evimin kapısının önündeyim,ayaklarım titriyor,iki yıl aradan sonra eşimi görücem,dayanamazsam göstericem kendimi,zili çalıyorum.Kapı açılıyor görüyorum,düşücem duvara dayanıyorum,o beni göremiyor,
Hiç değişmemiş bıraktığım gibi,eskisinden daha güçlü görünüyor,yüzünde yaşadığı acıların derin çizgileri,En sevdiğim bluzu üzerinde,işten yeni gelmiş beli,Usulca içeri giriyorum,
Evin tüm mobilyaları değişmiş,halılar koltuklar her şey,Evlenirken beraber almıştık hepsini neden değişirmiş acaba,sıkıldı belkide ne yapsın kadın,
Tv seyrederken oturduğum koltuğu değiştirmeseydi keşke,
Ev benim evim gibi değil oturma odasının bir köşesine ilişiyorum,heycanı üzerimden atamadım henüz,
Oda gelip yanıma oturuyor,ellerimi uzatsam saçlarına dokunucam ama uzatamıyorum,
Cep telefonu çalıyor,geldim canım diyor.
Canımı kime dediki acaba,
Zil çaldı az önce sen geldin zannettim kimse yoktu,mahallenin çocukları basıp kaçtı herhalde..
Öptüm diyor telefonu kapatıyor..
Donuyorum.........
O mutfağa geçip yemek yapmaya başlıyor...
Evi gezmeye başlıyorum resimlerimin durduğu tüm yerler boş,evlilik fotoğrafımızıda kaldırmış.
Salonda bir yemekte çekilmiş fotoğraf var,rıfatla ne kadar samimi rıfat işyerinden arkadaşı.
Sonra diğer fotoğrafı görüyorum,nikah masasındalar.Nikah şahitleri en yakın arkadaşlarım,sendeliyorum sephaya çarpıyorum kül tablası yere düşüyor kırılıyor,
hışım gibi salona geliyor, kültablasının parçlarını toplarken allah allah diyor,
zil çalıyor....... rıfat geliyor.İkisindede güceniyorum,gözlerim yaşlı.....
Dayanamıyorum evden çıkıyorum.......
Allahın bir lütfu var görünmez olabiliyorum,görünüp sevenlerimi sevindirsemmi diye düşünüyorum ilk önce, sonra görünmez olup,öyle ziyaretlerine gidiyim diyorum,
İlk olarak evime gidiyorum,mahalle,sokak,dükkanlar esnaf hepsi yerli yerinde,bakkal mustafa yine kapının önünde
geleni geçeni seyrediyor,yıllardır üzerinden çıkartmadığı mavi önlük yine üstünde,unlu ellerini yine önlüğe silmiş.Üst kat komşum arabasını benim park yerime çekmiş,kavga eder dururduk zaten ben ölünce meydan ona kaldı tabii.
Apartmandan içeri girip asansörü çağırıyorum,evimin kapısının önündeyim,ayaklarım titriyor,iki yıl aradan sonra eşimi görücem,dayanamazsam göstericem kendimi,zili çalıyorum.Kapı açılıyor görüyorum,düşücem duvara dayanıyorum,o beni göremiyor,
Hiç değişmemiş bıraktığım gibi,eskisinden daha güçlü görünüyor,yüzünde yaşadığı acıların derin çizgileri,En sevdiğim bluzu üzerinde,işten yeni gelmiş beli,Usulca içeri giriyorum,
Evin tüm mobilyaları değişmiş,halılar koltuklar her şey,Evlenirken beraber almıştık hepsini neden değişirmiş acaba,sıkıldı belkide ne yapsın kadın,
Tv seyrederken oturduğum koltuğu değiştirmeseydi keşke,
Ev benim evim gibi değil oturma odasının bir köşesine ilişiyorum,heycanı üzerimden atamadım henüz,
Oda gelip yanıma oturuyor,ellerimi uzatsam saçlarına dokunucam ama uzatamıyorum,
Cep telefonu çalıyor,geldim canım diyor.
Canımı kime dediki acaba,
Zil çaldı az önce sen geldin zannettim kimse yoktu,mahallenin çocukları basıp kaçtı herhalde..
Öptüm diyor telefonu kapatıyor..
Donuyorum.........
O mutfağa geçip yemek yapmaya başlıyor...
Evi gezmeye başlıyorum resimlerimin durduğu tüm yerler boş,evlilik fotoğrafımızıda kaldırmış.
Salonda bir yemekte çekilmiş fotoğraf var,rıfatla ne kadar samimi rıfat işyerinden arkadaşı.
Sonra diğer fotoğrafı görüyorum,nikah masasındalar.Nikah şahitleri en yakın arkadaşlarım,sendeliyorum sephaya çarpıyorum kül tablası yere düşüyor kırılıyor,
hışım gibi salona geliyor, kültablasının parçlarını toplarken allah allah diyor,
zil çalıyor....... rıfat geliyor.İkisindede güceniyorum,gözlerim yaşlı.....
Dayanamıyorum evden çıkıyorum.......