Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

06/10/2005 : 10:40:44
Dünya çapında yapılan bir araştırmaya göre,Türkler dünyanın en mutsuz halklarından biri,araştırmaya katılanlar aile içi yaşamdan,bulundukları sosyal düzeye kadar,birbirinden farklı bir çok noktayı dikkate alarak mutluluk oranları üzerine karar verdi...En mutsuz ülke macaristan,ikinci sırada rusya ve üçüncü sırada biz varız....
Türkiyede herşey güllük gülüstanlık yaşanırken,neden mutsuzuz sizce.....

Son 27 yorum (en yenisi önce)

26/03/2008 : 10:48:13
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - sunshine
Elimde şöyle bir yazı var sizinle paylaşmak istedim...
Yansıtmak ve... Eylem.
Zengin ve fakir ülkeler arasındaki fark ülkelerin yaşı değildir.
Mesela,
Hindistan ve Mısır gibi ülkelerin ikibin yıldan fazla
geçmişi vardır
ve fakirdirler.
Öbür taraftan,
Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi150 sene önce isimleri bilinmeyen ülkeler
kalkınmış ve zengin ülkelerdir.
Doğal kaynakların var olup olmaması da zengin ülke fakir ülke arasındaki fark yaratmaz !!

Japonya..
Ufacık bir adaya sıkışmış, %80 arazisi tarıma ve hayvancılığa uygun olmayan bir ülkedir ama aynı zamanda dünyanın ikinci büyük ekonomisidir.Ülke dev bir bir yüzer fabrika gibidir, bütün dünyadan ham madde ithal eder, sonra da bütün dünyaya
bitmiş ürün ihraç eder.

Diğer bir örnek,
Kakao yetiştiremeyen ancak dünyanın en kaliteli çukulatasını üreten İsviçre dir.
4 ay da sürse de kısa yaz döneminde toprağıda ekerler, hayvancılık ta yaparlar.
Bu yetersizlikte bile ürettikleri süt ürünleri en iyi kalitededir.
Bu ufak ülke yansıttığı güvenli, düzenli ve çalışkan ülke imajı sayesinde
dünyanın para kasası olmayı da başarmıştır.

Zengin ve fakir ülkelerin yöneticilerini birbirleriyle karşılaştırdığınızda
aralarında önemli bir fark bulamazsınız.
Irk ve deri rengi de önemli değildir.
Kendi ülkelerinde tembel olarak tanınan işçiler aslında zengin Avrupa ülkelerinin arkasındaki ana üretici güçtür.

Peki....
O zaman aradaki fark nereden gelmektedir?
Fark ;
Uzun yıllardır kültür ve eğitim ile içlerine işlenen değişik bakış açısıdır.
Zengin ve kalkınmış ülke insanlarının davranışlarını incelediğimizde,
büyük bir çoğunluğun şu prensiplere kalben inandığını görüyoruz....
1. Temel ahlaki kurallar
2. Dürüstlük
3. Sorumluluk
4. Kanun ve kurallara saygı
5. Başkalarının hakkına saygı
6. Çalışkanlık
7. Tasarruf ve yatırıma inanç
8. İrade
9. Dakiklik
Geri kalmış ülkelerde nüfusun çok küçük bir azınlığı bu prensiplere inanmaktadır.

Biz,doğal kaynaklarımız olmadığı için veya doğa bize karşı zalim davrandığı için
fakir değiliz.

Biz, doğru bakış açısına sahip olmadığımız için fakiriz. Zengin ve kalkınmış ülkeleri
o noktaya getiren işlevsel prensiplere uymak ve bunları çocuklarımıza öğretmek
azmimiz olmadığı için
hala fakiriz.

Sanırım başka söze gerek kalmıyor...



kaçırmışım yeni okudum. Gündeme gelsin istedim.
21/02/2008 : 00:45:25
evet
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE
20/02/2008 : 23:36:49
Türkler Türkler Türkler......nedir bu kompleksimiz.. neden bu kadar çabuk inanıyoruz herşeye?site genelindeki yazıları da okuduğumda bu kompleksi hemen hemen her yorumda gördüm... 'çok geniş kapsamlı' dediğiniz o araştırmaya gelince avrupa ve O'nun ablası amerikanın ; kültürel asimilasyon tuzaklarından bir örnek daha....Ben işim gereği avrupanın birçok ülkesinde bulundum..mutsuzluk dediğiniz soyut bir kavram.Ama intihar ? ..Bu bir realite,ve en çok intihar vakası yaşanan ülke ,avrupa'nın 2. en zengin ülkesi Louxembourg. Şimdi kavramları yerli yerinde kullanma zamanı ..Öğleden önce güneş görmeyen kuzey ülkelerinde insanlar robotlaşmış.Mutlu mu derseniz ; evet gayri safi milli hasıla yüksek .Ama insanların mutluluk kavramından anladıkları şey bambaşka..fazla yorum katmadan günü bitirmek, kendilerine verilen işi yapmak.. hepsi bu..Biz Türklere gelince; hergün değişen politik ekonomik ve kültürel ortama ayak uydurmak için zekamızı kullanmak zorundayız.. Dikkat edin istanbul'da yaşayan insan, aynı işi bile yapıyor olsa anadoluda yaşayan birinden daha hızlı karar vermek, daha çabuk ve daha uyanık olmak zorundadır...bu sadece bir örnek..'Türkiye cennet'derlerdi ya büyüklerimiz ...Evet doğruymuş.O üzerinde güneş batmayan imparatorluk denen ingiltere ye yaptığım ziyarette en çok muhatap olduğum soru ne oldu biliyor musunuz?_ülkenizde azınlık hakları ne durumda, ve köktendincilik tehdidi var mı?
bu soruya verilecek cevap çok açık..'önce kendi durumunuza bakın .Hala binlerce km ötedeki falkland adalarından nemalanıyorsunuz. Güney afrikayı yiye yiye bitiremediniz, ne oldu oradaki insanların hakları?,biz kilisede evlenmiyoruz..basın organlarınızda IRAterör örgütüyle ilgili herhangi bir haber yapmak yasak..Bizim din adamlarımızın aforoz yetkisi yok..çocuklarımızı dini vaftiz için camiye ***ürmek zorunda değiliz..şimdi söyleyin bana kim köktendinci? kim azınlık haklarına saygılı? ingiltere'ye iltica eden bir vatandaş asgari 10 yıl ülkesine dönemiyor..azınlıklar ,yani asil ingiliz kanından olmayanlar düşük ücretlerle vasıfsız işlerde çalıştırılıyor..devlet 13_14 yaşındaki kız çocuklara çocuk doğurmaları karşılığında ekonomik yardım veriyor,amaç nüfusu gençleştirmek..LÜTFEN ARTIK 'BİZ TÜRKLER' DİYE BAŞLAYAN AŞAĞILIK KOMPLEKSLERİNDEN KURTULALIM.. BİZ ÇOK BÜYÜK İŞLER BAŞARMIŞ, DÜNYAYI DİZE GETİRMİŞ YÜCE ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLARIYIZ...AVRUPA ,DÜNYA GÖZÜMÜZDE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ KADAR İYİ DEĞİL, BİZDEN İYİ HİÇ DEĞİL..VE EN ÖNEMLİSİ ŞU SÖZÜ HİÇ UNUTMAYALIM '' NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.''... SEVGİYLE KALIN.
14/08/2007 : 12:28:42
İstısnalar dışında cevremde gözlemledıgım bır kac grup var;
1-cok para kazanmayı kafasına koymus;edındıkce daha cogunu ısteyen;yarıs halınde yasayan ;cocuklarına servet bırakmak ıcın cırpınan;ama cocuklarına sevgı gostermeyen;gostermedıgı sevgıyı görmeyen va kalabalık ıcınde yalnızlık ceken;ama bunun sebebını anlamayanlar.
2-Süreklı maddı anlamda daha ıyı yasıyan ınsanlara özenıp;ne kadar calısırsa calıssın onlar gıbı olamayacagını dusunenve bu sebeple erken pes etmıs tembeller ordusu.
3-Dogustan servete sahıp ;zorluk gormemıs;ne yapacagını bılemeyen ;sabah uyandıgında gununu nasıl gecırebılecegını dusunen gamsızlar grubu.
4-Bahanecıler grubu;''o olmasaydı ben sımdı farklı yerde olurdum;okusaydım boyle olmazdı;bıraz param olsaydı neler yapardım vs..''lerle baslayan konusmaları sevenler.
Hepsındede ortak nokta''para''ya cok fazla takılmalarıdır;Para sevgıyı getırmez;para saglıgı getırmez(bazı durumlarda saglıgı duzeltmek ıcın ıhtıyac olur);para yalnızlıga care degıldır(eger cevrenızde paranız ıcın bulunan ınsanları ıstemıyorsanız);para para para.....
07/03/2006 : 11:20:42
Türkler neden mutsuz sorusunun cevabı sanırım iki cümle,hakettiğini alamamak,haketmediğini istemek....
24/10/2005 : 15:43:05
Elimde şöyle bir yazı var sizinle paylaşmak istedim...
Yansıtmak ve... Eylem.
Zengin ve fakir ülkeler arasındaki fark ülkelerin yaşı değildir.
Mesela,
Hindistan ve Mısır gibi ülkelerin ikibin yıldan fazla
geçmişi vardır
ve fakirdirler.
Öbür taraftan,
Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi150 sene önce isimleri bilinmeyen ülkeler
kalkınmış ve zengin ülkelerdir.
Doğal kaynakların var olup olmaması da zengin ülke fakir ülke arasındaki fark yaratmaz !!

Japonya..
Ufacık bir adaya sıkışmış, %80 arazisi tarıma ve hayvancılığa uygun olmayan bir ülkedir ama aynı zamanda dünyanın ikinci büyük ekonomisidir.Ülke dev bir bir yüzer fabrika gibidir, bütün dünyadan ham madde ithal eder, sonra da bütün dünyaya
bitmiş ürün ihraç eder.

Diğer bir örnek,
Kakao yetiştiremeyen ancak dünyanın en kaliteli çukulatasını üreten İsviçre dir.
4 ay da sürse de kısa yaz döneminde toprağıda ekerler, hayvancılık ta yaparlar.
Bu yetersizlikte bile ürettikleri süt ürünleri en iyi kalitededir.
Bu ufak ülke yansıttığı güvenli, düzenli ve çalışkan ülke imajı sayesinde
dünyanın para kasası olmayı da başarmıştır.

Zengin ve fakir ülkelerin yöneticilerini birbirleriyle karşılaştırdığınızda
aralarında önemli bir fark bulamazsınız.
Irk ve deri rengi de önemli değildir.
Kendi ülkelerinde tembel olarak tanınan işçiler aslında zengin Avrupa ülkelerinin arkasındaki ana üretici güçtür.

Peki....
O zaman aradaki fark nereden gelmektedir?
Fark ;
Uzun yıllardır kültür ve eğitim ile içlerine işlenen değişik bakış açısıdır.
Zengin ve kalkınmış ülke insanlarının davranışlarını incelediğimizde,
büyük bir çoğunluğun şu prensiplere kalben inandığını görüyoruz....
1. Temel ahlaki kurallar
2. Dürüstlük
3. Sorumluluk
4. Kanun ve kurallara saygı
5. Başkalarının hakkına saygı
6. Çalışkanlık
7. Tasarruf ve yatırıma inanç
8. İrade
9. Dakiklik
Geri kalmış ülkelerde nüfusun çok küçük bir azınlığı bu prensiplere inanmaktadır.

Biz,doğal kaynaklarımız olmadığı için veya doğa bize karşı zalim davrandığı için
fakir değiliz.

Biz, doğru bakış açısına sahip olmadığımız için fakiriz. Zengin ve kalkınmış ülkeleri
o noktaya getiren işlevsel prensiplere uymak ve bunları çocuklarımıza öğretmek
azmimiz olmadığı için
hala fakiriz.

Sanırım başka söze gerek kalmıyor...



21/10/2005 : 16:37:15
Sorunları kabullenme ve onlara yaklaşım daha iyileştirici olabilir..Ülke bir çok sorun var..dünyadada.Bir sorun vardırki türkiyedeki çelişkilerin,anlamsızlıkların,MUTSUZLUKLARIN,çıkarların,rantçıların,yolsuzlukların,fuhuşun,ekonomik dar boğazın,kısır tartışmaların,Demogojinin,Milliyeçiliğ (vatanseverlik)köleliğin,kapkaçın,enflasyonun,devülasyonun,kıbrıs sorunu,Ortadoğu çıkmazının,türkmenlerin milli çıkarları sorunu,A.B ye giriş sorunu,AHİM deki davalrın nedeni,Şehirçilik,kentleşme,ülkeler arası sınır sorunları, su politikası, yeraltı kaynakları v.b temel sorunların ana kaynağı turnusol kağıdı rolünü oynayan kürt sorunudur.....Mutluluk ve mutsuzluğu politik açıklaması bu çözümden geçiyor.Felsefesizlik,bilimsel düşünceden yoksunluk hep resmi ideolojiye takılmıyor mu??? Özgür düşünceden yoksun olan bir insanın ruhu rahat olabilir mi?Neredeyse mutluluğu özgürlüğü içeçek ruh dünyamız kalmadı.öyle daralmış bir ruh hali nin mutluluğu olabilir mi? kaldıki mutlulukta teklik vardır..tek renklilik varır.mutlu olan amacına ulaşmış olandır.zaten bu na ulaşan insanın yaşam gayesi kalmaz.çelişkisi kalmamıştır..tabii ki bu düşünülemez.Önemli olan çelişkilerin nedenini sorgulamak.söz konusu mutluluk ise ben bunun türkiyedeki esas çelişkisini kürt sorunun da görüyorum.adeta yaşam gelmiş bu kavrama dayanmıştır.hesaplar,oyunlar,tuzaklarla örülü bir kavram.Birey toplum ilişkisini bu kavramla ele alırsan toplumdan soyut tek başına kalmış birey olmayacağına göre tüm sorunların merkezleştiği kavram olan kürt sorunu genel toplumsal sorunumuz olmaktadır.mutluluğa biraz da bu pencereden bakmak gerekli.selamlar.
19/10/2005 : 14:30:59
Evet inşallah,istediğiniz iş fırsatını yakalrsınız
19/10/2005 : 13:08:42
Yani insanları zorla yoldan çıkartan bir neden diye düşünüyorum işsizliğin. Heleki haketmeyenler sizden önde bir yerlere geldiyse!!! İnsanlar gerçekten namusuyla, şerefiyle çalışmak istiyor, ancak yıllarca işsiz kalınca inancını yitiriyor, yoldan çıkıyor, ülkesine kızıyor, torpil peşinde koşmak lazım diyor, kendi haksızlıklara başlıyor, psikopat oluyor bazen. Öyle şeyler işte. Gerçekten çok büyük bir sancı...
19/10/2005 : 13:05:25
İşsizlik te bir neden,kendini yetiştir,alt yapını tamamla,sonra evde otur,evde oturtul,sonrada gelsin benim gibi bir adam sorsun türkler neden mutsuz.......Ne gaf
19/10/2005 : 11:15:00
Bencede, katılıyorum size. Fakir bir ülke olabiliriz ama ilişkilerimiz çok güçlü, insanımız çok iyi. Yardımsever ve duygulu. Kötüler bu ülkede istisnadır. Bir Amerika'da adamlar sokak ortasında birbirini şişliyor, öldürüyor kimse oralı bile olmuyor, ne yardım eden oluyor nede bir ilgilenen. Bizde ise biri düşse bile birileri koşar kaldırır. Olan olumsuz olaylarımızın nedeni işsizliktir. Bu sorunu aştığımız zaman daha güzel bir ülke olacağına inanıyorum.
19/10/2005 : 10:47:47
arkadaşlar azla yetinmeyen çoğu bulamaz bence bizim ülkemiz bulunmaz bir nimet.
16/10/2005 : 18:27:54
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - rifat_ertekin
Sanırım haklısın...

Ama her acı çeken insan da bir mutsuz insandır. Bir sebepten dolayı acı çekipte mutlu olan insanı tanımıyorum ben...

oyleyse beni tani; tabiki aci cekdigim zamanlar mutlu olmuyorum ama herzaman hersey gorundugu gibi degildir diye dusunup her olumsuz olarak gordugum olayda bir hayirli sebep vardir derim ve huzur bulup, gercektende rahatlarim
14/10/2005 : 15:08:55
Acıların,insanı olgunlaştırdığı gerçek,acı üzerine kurulu bir sürü felsefe ve din var...Kimileri acı çekmenin özgürlük olduğunu savunuyor,Hamlar pişiyor,pişenler acı çekerek olgunlaşıyor....
Mutsuzlukla acı çekmek aynı şeylermi..
12/10/2005 : 14:50:56
Birlikte yaşamaya değil, bir diğerini geçmeye odaklanmış insanımız için bu mutluluk çok bile.....Sistem bu ama bir kurumda çalışıyorsunuz bölüm müdürünüz bir şekilde işten ayrılıyor,o koltuğa yeni bir isim lazım,herkezi birden o mevkiye getirme şansıda olmadığına göre,içinizden biri müdür olacak,kriter ne,acaba çok çalışmak,işte başarılı olmak mı...İnsanlar birbirini geçmeye çalışırken bile şartlar eşit değilki....Bu işin amcası var dayısı var,torpili var...Hak edeni var hak etmeyenin yarışı masa başında kazanması var...
Bizim mutlu olmamızın ilacı para olabilirmi düşünsenize kimsenin para sıkıntısı çekmediğini,ozaman kimse kimseyi geçmeye çalışmaz,yine çok çalışırmıyız acaba,yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda,işsizlik yok,trafik sorunu yok,kira yok,evi olan olmayana destek oluyor ,ev sahipleri evlerini başkalarına verebilmek için yarışıyorlar,..........
11/10/2005 : 14:08:40
Ben de, trafik, işsizlik, zamlardan dolayı mutsuz olduğumuzu sanmıyorum.
Daha önce de dediğim gibi yetişme tazımız ve beklentilerimizden dolayı mutsuzuz.

Okullarımızda resim, müzik gibi sanat derslerini angarya görürsek, kişiyi ve dünyayı tanıtıcı, kişisel duyguları geliştirecek dersleri ÖSYM de etkisi yok diye yok sayarsak bu sonuçlar kaçınılmazdır.

Ne ekersen onu biçersin. Kaç türk kaç müzeyi ya da sanat evini ziyaret ettti.

Birlikte yaşamaya değil, bir diğerini geçmeye odaklanmış insanımız için bu mutluluk çok bile...
Bence...


11/10/2005 : 14:05:03
kısaca söylemek gerekirse Türkler umuyor..
umduğunu bulamayınca da mutsuz oluyor..
(bence büyük şımarıklık,sen hem kılını bile kıpırdatma,aynı kafada devam et,hemde herşey kötü diye mutsuz olma gibi bir lüksün olsun)
bu da bize ait bir durum herhalde...
11/10/2005 : 13:52:00
Trafik işsizlik,zamlar örnek olarak ilk aklıma gelenlerdi.Tabiiki örnekler sosyalleştirilebilir,genelleştirilebildiği gibi özelleştirilebilirde..
AMA CEVAP SANIRIM BEKLENTİLERLE GERÇEKLER ARASINDAKİ FARK..
11/10/2005 : 13:33:44
merhabalar
en üstteki yazıdan şunu anlıyorum ben,''Türkler mutsuz..''
yani şunu anlamıyorum,''Türkler en kötü şartlara sahip..''
tabi ki koşulların iyiliği mutlulukla doğru orantılıdır ama dünya üzerinde bizden beter toplumlar olduğunu düşünürsek,
mutsuzluğumuzun sebebini,trafik,işsizlik,zamlar olarak açıklamak bana yetersiz görünüyor..
11/10/2005 : 12:28:38
Ünlü bi düşünür mutluluk için,Beklenti ve gerçekler arasındaki fark yorumunu yapmış.Yani beklentilerin gerçek oluyorsa ozaman mutlusun bu cevapmı.....Biz imkansızlarımı bekliyoruz,imkansızların olmasınımı istiyoruz..Gerçekleşmeyincede mutsuz mu oluyoruz...Bu sabah numberone fm de cem ceminayı dinledim bu gazete haberini işledi..Sonunda şöyle bir yorum yaptı biz artık **** imizle kavga eder hale geldik...
Sabah evden çıkıyoruz huzurlu bi şeklide işimize gitmek istiyoruz yol çalışmları,yağmur çamur 15 dakikalık yolu 2 saatte gidiyoruz.MUTSUZ OLUYORUZ.
Mazotu ve benzini ucuza almak istiyoruz,alamıyoruz.MUTSUZ OLUYORUZ..
Maaşımıza zam gelmesini bekliyoruz,zam alamıyoruz.MUTSSUZ OLUYORUZ..
İki yıldır iş arıyoruz,her sabah bu gün iş bulurum umuduyla uyanıyoruz bulamıyoruz.MUTSUZ OLUYORUZ.
Kredi kartı fazilerinin düşmesini,bankalarını bizi soymamasını istiyoruz.Mutsuz oluyoruz..
Hastahanelerde bize insan olduğumuz için saygı gösterilsin istiyoruz.MUTSUZ OLUYORUZ.
Ev kiraları artmasın istiyoruz.MUTSUZ OLUYORUZ.
Kitaplar ucuzlasın herkez okusun istiyoruz.Mutsuz oluyoruz.
Yani biz mutsuz olmak için imkansızımı istiyoruz...
11/10/2005 : 12:12:10
mevcut kurum ve kişilikler toplumsal olayları yorumlama ve teşhis koymada kendini bukadar yetkin hissetmeleri,bizim bu tespitleri baştan sona kabul etme duruşumuz olayları özüyle anlamayı engelliyor.Sormak gerek mutluluk nedir?
11/10/2005 : 11:58:54
Belki de bizim sorunumuz,hayatı çok basite indirgemiş olmamız.Yanlızca ihtiyaçlarımızı gidermek için yaşıyoruz..Bu bize yetiyor gerisini aramıyoruz..
Bilenlebilmeyen bir olurmu diyoruz ama bilenede,bilmek için araştıranada saygı duymuyoruz..
Türkiyede okumanın,kendi kendini tatmin etmekten,diğerlerinden farklı hissetmekten başka ne yararı varki...
Konuyu değiştiricem biraz ama son dönem yetişen köşe yazarı,araştırmacı,yazar şair kaçtane.....
10/10/2005 : 18:50:22
Amaç köşeyi dönmek değil çoğumuzda, hayatta kalmak karnını doyurabilmek, sağlık konusunda hastaneye gidebilmek, kısacası insan gibi yaşayabilmek.
10/10/2005 : 16:52:04
Bütün yaşamımız, "köşeyi dönmeye" odaklanmışsa "köşeyi dönmeden" kolay kolay mutlu olmayız galiba.

Okullarda resim, müzik gibi sanat derslerini angarya görürsek, felsefe ve benzeri kişiyi ve dünyayı tanıtıcı, kişisel duyguları oturtacak ve geliştirecek dersleri yok sayarsak bu sonuç kaçınılmazdır.

İnsan değil, sadece "para kazanan ROBOT" yetiştirmeye odaklanmış bu sistemde tabi ki insanlar mutsuz olur... Neyse ki kendine şu ya da bu yolla bir dünya görüşü oluşturan mutlu bir azınlığımız var!.

Sağlıklar diliyorum.
10/10/2005 : 14:18:43
HAK ETMEDİĞİNİ İSTEMEZSEN VE ALACAĞINI UMMAZSAN MUTLU OLURSUN..
06/10/2005 : 11:25:22
Ben çok mutsuzum 2 yıldır işsizim. İŞ görüşmelerinde koşturmaktan canım çıktı. Belkide sorun budur ne dersiniz? İşsizlik olabilir mi?
06/10/2005 : 11:15:10
merhaba,
mutlu olmak için çok şey bekliyor olabilirmiyiz?
Bir çok güzel şey içinde hala dert edinmeyi seven,şikayet eden,aslında ne istediğini çok ta bilmeyen insanlar olabilirmiyiz?
Verilen eğitimlerden kaynaklanan bir pozitif düşünme yeteneksizliğimiz olabilirmi?
Ne istediğini bilmeyen insanın mutlu olamayacağını herkes bilir..
Ne istediğini bilmeyen bir toplumun böyle karmaşık bir ruh halinde olması aslında birazda doğal değilmi?