Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

04/10/2005 : 17:17:18
psikolog Ustun Dokmen der ki;
" ...cocugumuz düsüp kafasini masaya carpinca biz hemen masayi doveriz,
eh masa ehhhh sen niye orada duruyorsun ! diye,
masa orada durmasa cocuk kafasini carpmayacak sanir ve buyudukce
yaptigi her hatayi yukleyecek bir sey mutlaka bulur."
Malum...
Kızının mezuniyetini izlemek için Balıkesir'den Erzurum'a gelen
başörtülü anne, tören salonuna alınmamıştı.
Vicdanı olan herkesin yüreğini cız eden bu olayın sorumlusu kimmiş?
Kapıcı...
Şimdi oldu işte...
Kara Kuvvetleri Komutanı "Rektör iyi çocuktur, yapmaz öyle şey" falan
demeye getirmişti.
YÖK Başkanı da, "Rektörün haberi yokmuş" dedi, çıktı işin işinden...
Kimmiş suçlusu?
Kapıcı.
Mesela, bizim Balkan harbinden kalma, dandik vagonlara 160 kilometre
hız yaptırdılar.
İlk virajda sizlere ömür...
Kimin üstüne kaldı?
Makinist'in.
Mersin'de bayrağımız yakıldı, yırtıldı. Askere taş attılar, panzere
molotof... Memleket ayağa kalktı.
Kimin yüzündenmiş?
İki veled...
Gelene geçene ayran tost falan satan, kendi halinde sakin bir
kasabaydı, Susurluk...
İçişleri Bakanlığı, MİT, Jitem, generaller, özel tim polisleri,
kumarhaneciler, bakanlar, milletvekilleri, işadamları...Bin kişi falan
yargılandı.
Her şey kimin başının altından çıkmış?
Yeşil'in.
Deprem oldu... 7 vilayette 50 bin kişi öldü. Binlerce bina yıkıldı, on
binleri ağır hasarlı.
Hepsinin sorumlusu olarak kimi kulağından tutup hapse tıktık?
Veli Göçer'i.
Edirne'de bebeler şakır şakır öldü... Hiç utanmadan bisküvi kolilerine
koyup, gömdüler.
"Araştırdık, ihmal yok" dediler.
Peki neden öldü bu yavrular?
Klima'dan... Dikkat isterim, klimacı bile değil, klima.
Rakıdan öldük. O gün ile bu gün arasında ne değişti?
Kapağın rengi...
Sanal "sorumlumuz" bile var...
Yollarda her gün 20 insanımız heba oluyor.
Trafik Canavarı'ndan...
Dolar patlarsa? Enflasyon Canavarı'ndan...
Hatta "sorumlu olmayan sorumlumuz" da var...
Milli takım oynayıp yeniliyor.
Suçlusu kim?
Takıma alınmayan Hakan...
Domatesleri Ruslara kakalayamıyoruz...
Sinekten...
Deli dana geliyor.
İnekten...
Millet hormonlu diye tavuk yemiyor.
Erman Toroğlu'ndan.
Evleri su basıyor.
Yağmurdan.
Ormanlar yanıyor.
Sigaradan.
Gemi batıyor.
Dalgadan.
İyi de kardeşim, uçak neden düşüyor?
Rahmetli pilottan...
Peki bu şartlarda hayatta kalmayı nasıl başarıyoruz?
Allah'tan...

(bir yazıdan alınmıştır)

Son 2 yorum (en yenisi önce)

05/10/2005 : 16:06:41
harika bir yazı tebrikler
BENDEN
04/10/2005 : 23:26:12
Cenneten kovulma hadisesini bilirsiniz. Allah Adem'e sorduğunda Adem suçu Havva'ya, Havva da suçu Yılan'a atar. Ama Yılan da suçu Allah'a atar. Herkes suçu önce kendinde aramalıdır ki herkes aslında biraz da suçludur. Suçta toplumsallık filan vardır elbette ama bu toplumsallık bireyin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz

Herkes suçu kendinde aramalı bence. Şahsen ben şuçluyum ve suçumu kabulleniyorum.