Biz!..
45 saniyelik bir depremde
on binlerce evladını, kefensiz, tabutsuz, törensiz,
gecenin karanlığına gömmüş Türkiye halkı!..
O 45 saniyede, 45 yılda öğrenemeyeceğimiz kadar çok şey öğrendik.
O gece anladık; insanları depremin değil,
rant hırsıyla göz yumulan bir vahşi betonlaşmanın öldürdüğünü!..
Ve aynı şiddetteki bir depremin, Japonya’da kayıpsız atlatılırken, Türkiye’de neden onbinlerce can aldığını!...
Cinayeti; “daha az malzeme, daha çok kar” diye diye,
binalar, siteler diken ve buna göz yuman sistemin; arsızca verilen, ahlaksızca alınan rüşvetin; sorumsuzca atılan imzanın işlediğini ve bu yanlış gidişte bizim de payımız olduğunu o gece öğrendik!..
Son nefeslerine kadar kurtarıcı bekleyen kurbanlarımızın ölümleri, doğanın öfkesinden değil, devletin acizliğindendi; bunu asla unutmayacağız!
Ne acıdır ki Türkiye tarihinin en umut verici sivil toplum hareketi, o 45 saniyede doğdu... O korkunç can pazarında, feryatlar, iniltiler arasında biz, dayanışmayı öğrendik... “Yurttaş” olmanın, yardıma koşmanın, hesap sormanın sırrına erdik...
Celp emri beklemeden yardıma koşan gönüllülerden dev gibi bir ordu gibi aktık deprem bölgesine...
“Türk’e Türk’ten başka dost yok” sözünün, düşmanlık pompalayıp iktidar perçinlemek için kullanılan koca bir yalan olduğunu anladık!..
Din, dil, ırk, millet siyaset farklılıklarını aştık... İnsanlık ailesinin olağanüstü dayanışmanın onurunu yaşadık...
Üzerinden 6yıl geçti... Bölgede yaralar hala kanıyor.
Deprem riski, hala beton bir kılıç gibi sallanıyor tepemizde...
Evlerimiz, muhtemel tabutlarımız gibi görünüyor gözümüze...
17 Ağustos gecesi keşfettiğimiz o yurtaşlık bilincini, o sivil enerjiyi; şimdi hesap sormak, herşeyi yeni baştan kurmak, yaraları sarmak ve yeni depremlerden korunmak için seferber etmek zorundayız.
UYUMA TÜRKİYE BEN UYUMUYORUM
ÜZERİNDEN 6 YIL GEÇTİ NE O GÜNÜ NEDE YAŞAMINI YİTİREN YURTTAŞLARIMIZI UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ... ONLARI SAYGIYLA ANIYORUZ
45 saniyelik bir depremde
on binlerce evladını, kefensiz, tabutsuz, törensiz,
gecenin karanlığına gömmüş Türkiye halkı!..
O 45 saniyede, 45 yılda öğrenemeyeceğimiz kadar çok şey öğrendik.
O gece anladık; insanları depremin değil,
rant hırsıyla göz yumulan bir vahşi betonlaşmanın öldürdüğünü!..
Ve aynı şiddetteki bir depremin, Japonya’da kayıpsız atlatılırken, Türkiye’de neden onbinlerce can aldığını!...
Cinayeti; “daha az malzeme, daha çok kar” diye diye,
binalar, siteler diken ve buna göz yuman sistemin; arsızca verilen, ahlaksızca alınan rüşvetin; sorumsuzca atılan imzanın işlediğini ve bu yanlış gidişte bizim de payımız olduğunu o gece öğrendik!..
Son nefeslerine kadar kurtarıcı bekleyen kurbanlarımızın ölümleri, doğanın öfkesinden değil, devletin acizliğindendi; bunu asla unutmayacağız!
Ne acıdır ki Türkiye tarihinin en umut verici sivil toplum hareketi, o 45 saniyede doğdu... O korkunç can pazarında, feryatlar, iniltiler arasında biz, dayanışmayı öğrendik... “Yurttaş” olmanın, yardıma koşmanın, hesap sormanın sırrına erdik...
Celp emri beklemeden yardıma koşan gönüllülerden dev gibi bir ordu gibi aktık deprem bölgesine...
“Türk’e Türk’ten başka dost yok” sözünün, düşmanlık pompalayıp iktidar perçinlemek için kullanılan koca bir yalan olduğunu anladık!..
Din, dil, ırk, millet siyaset farklılıklarını aştık... İnsanlık ailesinin olağanüstü dayanışmanın onurunu yaşadık...
Üzerinden 6yıl geçti... Bölgede yaralar hala kanıyor.
Deprem riski, hala beton bir kılıç gibi sallanıyor tepemizde...
Evlerimiz, muhtemel tabutlarımız gibi görünüyor gözümüze...
17 Ağustos gecesi keşfettiğimiz o yurtaşlık bilincini, o sivil enerjiyi; şimdi hesap sormak, herşeyi yeni baştan kurmak, yaraları sarmak ve yeni depremlerden korunmak için seferber etmek zorundayız.
UYUMA TÜRKİYE BEN UYUMUYORUM
ÜZERİNDEN 6 YIL GEÇTİ NE O GÜNÜ NEDE YAŞAMINI YİTİREN YURTTAŞLARIMIZI UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ... ONLARI SAYGIYLA ANIYORUZ