Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

10/08/2005 : 19:33:28
ALDATMA...

Aldatma toplumun yakından tanıdığı veya magazin dünyasının gözdeleri olan insanlar arasında yaşandığı zaman veya ünlü yazarlarımıza konu olduğu zaman gündemimize gelse de, yalnız cinselliğe dayalı bir birliktelik değildir. Cinsellik barındırmayan duygusal bir ilişki de aldatmadır ve aldatmanın sadece kadın erkek ilişkileri bağlamında yaşanmadığı bir gerçektir.
Sonuç açısından affedilir gibi görünse de tüm aldatmalar canımızı sıkar ve keyfimizi kaçırır.

Aldatma daha çok duygusal boşluklar nedeniyle yaşanır.

Yasak aşklara özgü heyecanın tadının yanı sıra erkeklerin fiziksel yani cinsel açıdan değişik tecrübeler yaşamaya ihtiyaçlarından ve cinsel dürtülerini kontrol etmekte zorlandıkları için, kadınların ise duygusal gerekçelerle yani yaşadıkları umutsuzluk ve mutsuzluk nedeniyle aldatma yoluna gittikleri görülmektedir. Erkekler ile kadınların aldatmaları arasında başka farklılıklar olduğu da aşikardır. Yani kadın ve erkeğin aldatma nedenleri farklılık gösterir.

Konu aldatma olduğunda nedense önce erkekler potansiyel suçlu kabul edilir. Çünkü nikâh yüzüğünü takan erkeğin testosteronu düşmüştür ve kendini ispatlamak zorundadır. Aldatma duygusallığa dönüşmeden sadece cinselliğe dayalı yaşanırsa bu durum bazı erkekler için evliliklerini kurtarma şekli de olabilir. Erkek aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasındaki yaşanan sürtüşme, hakim ve güçlü olan erkek olduğu için büyük değildir. Erkekler aldattığında dikkatsizdir, kendisine daha fazla bakmaya başlar, yeni elbiseler alır, sık banyo yapar, yeni bir parfümler alır, rejim ya da egzersize başlar, akşam eve beklenmedik saatlerde gelip, işte sürekli bir toplantı hali yaşadıklarını ifade ederek hemen kendilerini ele verirler. Erkekler için gizli buluşmalar ve gün ortasındaki hızlı seks kaçamağı heyecan vericidir. “Yaşandı ve bitti hesapsızca” psikolojisi erkekler için çok yaygındır. Erkekler ilk adımı atıldıktan sonra kesin arkasını getirirler. Erkekler için aldatmak çok doğaldır ve genelde sarhoşturlar. Tesadüfen ayağına gelen bir şansı hiç bir erkek kolay kolay reddedemez. Aldatan erkek suçlu çocuk gibi bakar fakat bazen nedensiz yere eşinin bütün kusurlarını ortaya döküp kırıcı olabilir. Aldatan erkeğin seks yapma stilinde bir değişiklik olur ya da hiç seks yapmak istemez ve çocuklarına daha az zaman harcamak ister.

Kadın aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasındaki yaşanan sürtüşme ve çatışma gerilimli bir süreçtir. Bu nedenle kadının aldatması daha zor, daha derinlikli, daha heyecanlı, daha edebi ve daha zengin bir malzemedir. Kadınlar aldattığında çok daha dikkatli davranırlar. Her ayrıntıyı düşünürler. Çünkü kadınlar için günü birlik bir ilişkiden çok, uzun süreli ve duygusal bağları kuvvetli bir ilişki yani aşk yaşamak çok daha önemlidir. Kadınlar seks yoluyla bulaşan hastalıklar konusunda çok duyarlıdırlar. Kadın aldatmayla birlikte sevgi, aşk, romantizm, heyecan ve sürpriz arar. Kadın bir yasak ilişki yaşadığında yüzünde bir parıltı belirir ve her bakımdan çok çekici olur. Suçluluk duygusuyla kadın eşine karşı daha sevecen davranır. Kadın parfümünü değiştirir, saçıyla ve makyajıyla daha fazla ilgilenir, evde özensizdir, dışarı çıkarken daha farklıdır.

Çocukluktan gelen iç çatışmaları olan erkeğin aldatma olasılığı çok yüksektir. Aslında erkeklerin aldatmak için çok önemli bir nedene de ihtiyaçları yoktur. Maksat heyecan olsun, skor olsun! Çünkü çok sayıda kadınla ilişkiye girmek arkadaş çevresinde bir taktir göstergesi olarak algılanmaktadır. Hatta artı puan toplamak uğruna bu konuda gerçek dışı hikayeler anlatan erkeklerin sayısı az da değildir. Ayrıca erkekler birlikte çalıştıkları güzel, anlayışlı, uyumlu ve başarılı kadınlara da sık sık aşık olurlar. Son olarak evli ve çocuklu olan erkekler kendilerinden yaşça küçük genç kadınlarla birlikte olarak hala güçlü bir erkek olduklarını kendilerine ve çevrelerine kanıtlamaya çalışırlar. Kısaca erkeklere göre aldatmanın nedenleri şu şekilde ifade bulur: “Her erkek yapar, heyecan olsun diye, arkadaşlarımı etkilemek için, başka bir kadına âşık oldum, sarhoş olduğum için, eşimle sorunlarımız var, ortam öyle gerektirdi, olaylar öyle geliştiği için, karım benimle ilgilenmiyor, O’na acıdığım için, istediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, canım seks istiyordu, O’nu öylece eve yollayamazdım, karım kendisine eskisi gibi bakmıyor, cinsel isteğim fazla vb.”

Mutsuz olan kadının aldatma olasılığı da çok yüksektir. Kadının eğitiminin artması ve iş yaşamında daha aktif rol alması, aldatma konusunda erkek egemenliğinin kırılmasına yol açmıştır. Kadınlar, kişilik yapısına göre aldatma konusunda farklı tutumlar göstermektedir. Bir grup kadın duracağı yeri bilirken, bir grup kadın ise belirli bir çizgide ilişkisini devam ettirebilir. Bu, tamamen ilişkinin gidişatı ve kadının ruh durumu ile bağlantılıdır. Kadın aşıksa ve aldatılmak çok avam ve aşağılayıcı şekilde gerçekleşmemiş ise çok daha az vicdan azabı duyar. Kısaca kadınlara göre aldatmanın nedenleri şu şekilde ifade bulur:”Mutsuzum, çok zekiydi, tatmin olamıyorum, bir filmdeki erotizminden etkilendim, aşık oldum, beni çok ihmal etti, yeniden bir erkeğe ihtiyaç duyduğum için, yakınlık ve şefkat özlemi çektiğim için, kendimi yalnız ve terkedilmiş hissettiğim için, aylardır seks yapmadığım için, O’nu kendime daha fazla bağlayabilmek için, baştan çıkarmanın zevkinden, çok uğraştı, peşinde koşulan nüfuzlu biri olduğu için, istediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, O’na aşık olduğum ve benimle ciddi olduğu için, kocam beni aldattığı için intikam almak istedim, cazibesi ve esprisi olduğu için, O’nun üzerinde güç ve söz sahibi olabilmek için, dünyanın en harika erkeği olduğu için, o anın romantizminden, çok sık iş gezisine çıkıp beni yalnız bıraktı, çok güzel olduğumu söylediği için, kıskanç kocam beni hep kendisini aldatmakla suçladığı için bu kez gerçekten yaptım, sonsuz parası olduğu için, sesi çok seksi olduğu için, kendimi tümüyle teslim etmek istediğimden, beni sekse zorladığı için, kariyer yapmamda bana yardımcı olsun diye vb.”

Kısaca her iki cins için de aldatma bildik mazeretler ile anlatılamaya çalışılır:"O oradaydı, çok hoşuma gitti, çok sarhoştum, beni etkiledi, nasıl olsa bitecekti, aldatmak mı çok doğal, macera yaşamayı seviyorum, çünkü farkına varmıyor vb." Ayrıca “yasak aşk inanılmazdır ve başka bir olayda asla bulunmayan bir duygu yaşatır” düşüncesini de yabana atmamak gerekir.

Bilimsel olarak en çok görülen aldatma nedenleri de sırasıyla:
*Duygusal anlamda yalnız bırakılma,
*Eş ile iletişim kuramama,
*Cinsel sorunlar yaşama,
*Aşık olma,
*Yasak aşklara özgü heyecanın dayanılmaz tadı,
*Karşı cinsin cazibesine kapılma,
*Sürekli aldatma eğilimi,
*Bir ilişkinin içine istemeden çekilme,
*Aldatan arkadaşları taklit etme isteği,
*Egonun tatmin edilme hissi,
*Korunmaya muhtaç, tehlikede veya zor durumdaki karşı cinse karşı gelişen hamilik hissinin zamanla birlikte olma isteğine dönüşmesi,
*Yaşamın diğer alanlarında başarı gösteremeyip seksüel başarılarla avunma isteği,
*40 yaş bunalımı,
*Hiperseksüel bir gen taşıma,
*Manik hasta olma,
*Çapkınlıkla sakinleşme isteği,
*Eşcinsel dürtüleri bastırma ve gizleme eğilimi,
*İş stersini yenme çabaları vb.

Aldatma konusu yazarların her zaman gündeminde olmuştur. Son günlerde en çok tartışılan ve gündem konusu haline gelmiş olan ünlü yazarımız Ahmet Altan’ın son kitabı "Aldatmak" olmak üzere, yerli veya yabancı kaynaklı denemelerde, romanlarda, hikayelerde ve şiirlerde bu konu farklı zamanlarda, dünyalarda ve mekanlarda yaşanmış olsa da sıklıkla ortaya konmuştur. Simyacı'daki, "eğer bir şeyi gerçekten istersen, bütün evren onun gerçekleşmesi için işbirliği yapar" ifadesi, daha önceleri yazdığım ve bir önceki yazımda yer alan “Aldatma Üzerine Bir Öykü: İnsan Bir Yerde Kendini Bırakmalı... hikayemin özünü anlatmaktadır.

Aslında sorunlu ilişkiler nedeniyle ikinci bir ilişki yaşama isteği başlangıçta aldatma değildir. Aldatma var olan ilişkiyi bırakmayıp ona takviye ilişki kurmakla başlar. Çağdaş insanın kendi kendini aldatması ve aldanması da burada başlar. Burada yasak ilişki, var olan ilişkiye yardım eden ilişkidir ve iki ilişki bir zaman sonra ortak bir ilişki haline gelir. Bu durumda aldatan kendisini de aldatır aslında. İlişki içindeyken var olan problemleri aldatma ile bastırmaya ve çözümsüzlüğe bırakmak her tarafı da aldatılan haline getirir.

Son olarak aldatmada en önemli kural gizliliktir.

Hemfikir oldugum bir (Alinti)

Son 19 yorum (en yenisi önce)

29/12/2005 : 14:19:41
unutmayınız ki gizli gebe kalınabilir,ancak bu gebeliğin sonu mutlaka ve mutlaka aşikar bir doğum olacaktır.yani şunu unutmayınız ki hayatta hiçbir şey gizli kalmaz.
23/12/2005 : 23:41:23
Aldatma ustunde ozellikle durulup yorulmasi gereken cok genis bir konu diger arkadaslar zaten yazmak istediklerimi yazmislar bende madalyonun diger uzunu gostermek isterim. Aldatma (cinsiyet ayirt etmeden ) herkezin bildigi gibi gozle gorulen tarafini bir yana birakip asil aldatma beyinde baslar mesela dusunceyle aldatma gibi neyse asil yazmak istedigim bu degil zina konusu sizde biliyosunuzki zina yasasi ciktiginda toplumca ayaklanip asiri tepki gosterildi ama bu insanlar bilmezlermiki zina yuzunden yikilan yuvalari eslerin ayrilmasindan dolayi sorumsuz yetisen cocuklari peki bunlarin sucunu kim hesap verecek adim gibi eminimki zina yasasina karsi gelenler kendi baslarina boyle bir olay geldiginde devletten once ellerine gecirseler kendileri cezalarini vermek isterler. buna benzer baska bir konudaha yazmak istiyorum tipki bazi kesimlerin hirsizlarin kapkaccilarin kol bacak kesimini gostererek, seriaat kanunlarini hafife almasi gibi dusunun ki kapkaccilarin bir bilezik ugruna kol bacak kesmeleri insanin hayatina mal olacak siddetler uygulamalari ve bazi nedenlerden dolayida yuvalarin yikilmasi sebep olmalasi ve gine eminim ki kendi kol bacaklarida kesildikleri zaman boyle dusunebilecekler mi? Ayrica seriaat herkezin zannettigi gibi yada gosterilmek istenildigi gibi korkunc birsey degil. Artik bazi kesimlerin zannettikleri gibi muslumanlar bilincsiz degiller ve herseyin farkindalar.
Not olarak... Evrenin kusurusuz yaratma gucune sahip olan Allah'in koymus oldugu kanunlarin nasil kusurlu oldugunu dusunebilirisiniz? Yanlis anlasilmak istemem T.T.C kanunlarini kucumsemek gibi bir niyetim yok.
23/12/2005 : 14:48:44
Bu konu gerçekten Türk toplumunda oldukça yaygın bir hale geldi.Bu hale gelinmesinde özellikle eşlerin birbirlerine olan davranışları çok önemli bir rol oynuyor;bir koca karısından birşey istediği zaman yorgunum,işim var gibi şeyler söylüyor yine bir koca da karısına nazik ve sevgiyle davranmıyor ona sadece gerektiği zaman iyi davranıyor.Uzun lafın kısası bu şeyler basit gibi algılanabilir ama bir gerçektir bunlar acı gerçekler...Bir hanım kendi işlerini kocasının işlerine göre ayarlamalı aynı zamanda koca da karısına özellikle güzel sözlerle iltifatta bulunmalı karşılıklı tatmin olma sorunu otradan kalkarsa evlilik sağlamlaşır.Belki bu konula biraz piskoloji ve biyolojiye alakalı ama sonuçta toplumu ilgilendiriyor o yüzden bu tür sitelerde tartışmaktan çekinilmemelidir.
21/12/2005 : 00:19:04
o of of ta aldatılmışlık var sanırım ... Başına gelmişlik :))))
17/08/2005 : 12:22:35
Valla sizin teklifinizle pek ilgilendigim soylenemez acikcasi.Su anda Yasemince81 nin Zeki ol teklifini degerlendirmeye calisiyorum. Bakalim Zekilik derecesi ne ona gore karar verecegiz dostum. Sonrada senin onerini degerlendiririz. Yorum ekleyip eklememek sizin tercihinizdir. Bos verin benim imzami sizin imzanizdaki web sayfaniza bana igne batirttirmayin. Siz kafaniza gore takilin ben kendi kafama gore...Her fikrin, her dusuncenin bir saticisi ve alicisi vardir. Buna da saygi duyarim. Ama farkli noktalardan bakiyoruz hayata ve olaylara. Bazi yerlerde yolumuz kesisebilir belki... Daha gecmis yazilari okuyorum...:)
17/08/2005 : 12:02:19
Neyse aldatma ustune bir yazi yazmamayim artik :) Yanlis anlasilir falan. Bize ne aldatmaktan...
17/08/2005 : 09:55:34
Valla bu off offf u porno film gibi algilamak muthisti. Ayaga kalkarak alkisliyorum sizi :) Komik cok komikkk... Eglenceli bir kisiliksin ama aklini porno filmlerden cikar lutfen...
16/08/2005 : 16:01:08
ALDATMAK HEYECANLIDIR :) ALDATILMAK OFFFF OFFF DUSUNMESI BILE KOTU :(
15/08/2005 : 19:27:45
Siz diger yazilarinizda yaptiginiz gibi konuyu, günümüzün kadinina yönlendirniniz.
Günümüzün kadini hem bu, kültürel alt yapiyi muhafaza ediyor, ve hemde günümüzün kadinini istemlerini bunlarla kaynastirmaya calisiyor.
Toplumumuzda ki geri birakilmislik kültürel alanin güncel alanla catismasiz basisikligini engelliyor. Ama dediginizde bekide haklisiniz. Günümüzün insani icin sahip olabildikleri seyler güncel ve önemlidir.
12/08/2005 : 10:06:00
KaDıNıZ....



Bizler kadınız....
Anayız, yareniz,bacıyız
Sanmayın eksik, saçı uzun aklı kısayız
İçimizdeki sabırla dağlarımızda kayayız
Merhamet ve bağlılıkta ustayız
Aile içinde köprüyüz, vasıtayız
Aklımıza gelirsek; istersek eğer
Şeytanın yattığı yeri buluruz!
Hislerimiz kuvvetli, duyarlıyız
Her acıya yorulmaz yolcuyuz
Taşıyıcıyız, savunucuyuz
Savaşta ve hayatta sağlam dururuz...
Kırılganız, nariniz, sevgiliyiz
Varsa bir erin elinde başarı
Bilin ki arkasındaki biziz...
Dokuz ayın yükü sırtımızda
Erkeğe can veren ruhtayız
Vardı, yoktu demez yaşarız
Eğer damarımıza basarlarsa
En acı oyunu oynarız
Dilimizle tatlı bir o kadar da acıyız
Hem sevimliyiz hem tehlikeli
Ekonomi ihtisas alanımız
Bazen de sultan torunuyuz
Evimizde ki dişi kuşuz
Yuvayı yuva yaparız.
Sanmasın ki kimse!
Kadınsız bir hayat yaşarız! ! !


Neslihan Yazıcılar



11/08/2005 : 22:36:28
Kesinlikle öyle. Ama kadınların çoğu erkek egemenliğine sığınıp pes ediyorlar. Aslında doğuştan çaresiz bırakılanlarda var. Bunlar ağzını açıp napsın? Birde sesini çıkaracak pozisyonu olup susup kalan koyun gibi kadınlar var. Bunlara pes diyorum. Birde feministlikten erkekleri ezenler var onlarada bişey diyemiyorum. Çünkü bu kadarcıkda olsun.
11/08/2005 : 22:28:15
Kadinlar olarak susmamizin sebebi erkeklerin en büyük kozu degilmidir?
sayin yaseminece81
11/08/2005 : 22:19:50
Bizlerin susması derken hangi grup acaba?
11/08/2005 : 22:18:19
Sayin Mim`in yazilarini cogunu zevkle okudum, bir erkegin, bir kadin gibi düsünüp yazabildiginide gürdüm. Sizce kadinlarin ikinci sinif insan olarak görülmesinin yagane sebebi bizlerin susmasi degilmidir? sayin yaseminece81.
11/08/2005 : 22:13:27
Pardon yalnış yazdığımdan ötürü. Yazdıklarınızdan bişey anlamadım. Aynı mim gibi konuşuyorsunuz. Olay çok dağıldı.
11/08/2005 : 21:59:01
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - Kenan Kablan

Görüntüde aldatan gerçekte aldanmıştır.

Ya görüntüde olmayan aldatmalar, gercekten aldatma degilmidir?
Aldatan, neden aldatir acaba?
11/08/2005 : 21:56:12
"Ama çok yüzeysel davranılmış." diyorsunuz. Henüz yeni basladik yazmaya. Yavas yavas detaylara inecegim.
"Aldatılan mı aldanıyor yoksa aldatan mı belli değil." diyorsunuz.
Bir hakimin önünde davalida davacida dinlenilir.Kisacasi her iki tafafta bir suctan suc paylarina sahip olabilirler. Öldüren kadar öldüreninde suclu oldugu daima ortadir. Fakat insanin insani cezalandirmasi demokratik hukuk sistemine uymadigi icin, kisi hukuk önünde adam öldürmekten cezalandirilir. Yani aldatan kadar, aldatani aldatmaya mecbur edende sucludur.
"Kendi benliğini yitirip, dürüstlük ve sadakat erdeminden vazgeçen aldanmış olmuyor mu sizce? " diye soruyorsunuz.
"kadinlarin sabri, erkegin gücü vardir." Atasözüne göre benligi,dürüslügü ve sadakati ellerinde koz olarak kullanan insanlara karsi ayni silahlarla karsi koymaktan daha dogol ne olabilir. bu kavramlar suanda toplumuzda en büyük suistimal kavramlari degilmidir?
"Aldatılan küfreder unutur belki ama aldatan ömür boyu bu utançla, erdemsizlikle yaşar. Aldatmanın sebebi, mazereti olamaz bence." diyorsunuz.
Aldatanlar nasil aldattiklari hususunda övünürlerken, onlarin bundan utanmadiklarini göremiyormusunuz? Aldatmanin mazereti vardir ve bu mazaret oartadan kaldirilmadigi sürece, aldatmalar daima savunulacaktir.
Ayrica ismimde " Yasemenperle" dir. Yasemeni örten bir "Perde" pek bana uymaz.(!)
Hoşbulduk.
11/08/2005 : 11:43:44
deniz,

sana katılıyorum. tamamen senin gibi düşünüyorum. Görüntüde aldatan gerçekte aldanmıştır.
11/08/2005 : 09:11:22
Çok ilginç konulara değinilmiş. Ama çok yüzeysel davranılmış. Aldatılanmı aldanıyor yoksa aldatan mı belli değil. Kendi benliğini yitirip dürüstlük ve sadakat erdeminden vazgeçen aldanmış olmuyor mu sizce? Aldatılan küfreder unutur belki ama aldatan ömür boyu bu utançla, erdemsizlikle yaşar. Aldatmanın sebebi, mazereti olamaz bence. Canı istediği için aldatan aldatmıştır. Aramıza hoşgeldin Sayın Yasemenperde yazılarının devamını da görmek isterim. Hoşçakal.