Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

30/01/2005 : 15:09:17
bu devleti şu düştügü durumdan nasıl kurtarabilir bu konular hakkında çözüm yolları bulalım hep beraber
bu vatandaki milleti nasıl hür vemutlu edebilmenin yollarını bulalım

hep beraber[/size=6]

Son 4 yorum (en yenisi önce)

31/01/2005 : 12:56:36
Sevgili Siyahbeyazöyküler;

Şiir yazmanın, fantezi yazmanın kötü bir şey olduğundan söz etmedim. Şiir okumayı severim, ben de bir kaç şiir yazmıştım hatta. Şiir yazanlara da bu anlamda bir şey söylemedim. Eğer yanlış anlaşıldıya çok çok özür diliyorum.

Çözüm yolları hakkında yazmadığımızı söyleyenlere yönelik yazdım bunları. "Şiir" yazmak yerine çözüm yolları aramakla uğraştım daha çok bu konuda kafa yordum demek istedim. Takdir ederseniz ki buradan şiir yazmak kötüdür anlamı çıkmaz.

Kuşkusuz şiir yazarak ta çözümler ortaya koyabilirsiniz. Böyle bir şey yapılamaz demiyorum. Ben şiirleri daha çok dinlenmek, duygulanmak için okurum. Şiiri okumanın keyfine ulaşmak için okurum. Heyecanlanmak için okurum. Ama çözüm yolları için şiir pek okumam, yine de bu konuda yanılmış olabilirim. Saygılarımla.
31/01/2005 : 01:42:04
Sayın Levent neden söyledikleremi üstünüze alındınız. Ben sadece fikrimi belirttim, genel izlenimimde böyle idi, lafımda gereken yere gitmiştir. Bu tür tartışmalar içerisinde yokum benden bu kadar.
30/01/2005 : 23:45:34
Merhabalar,

Uzun zaman oldu değil mi? Aslına bakarsanız buralardayım ancak sessizce izlemeyi tercih ettim bir dönem. Tabii bu inanılmaz zor oldu benim için. Çünkü akşamları baktığımda konikse, nerden baksanız 15-30 arasında yazı birikiyordu..Teker teker okumak oldukça zaman alıyor. Mecburen aralarından seçerek okuyorum.Okuyamadıklarıma sonradan dönmeye çalışıyorum.Ancak görüyorum ki benim 5 günlük İstanbul yolculuğum sırasında ve sonrasında birçok yeni arkadaşımız katılmış.. Bu da yazı potansiyelini haliyle arttırmış...(MİM bayrak elden gidiyor:)))...Şık bir latifedir!!

Öncelikle yeni katılanların hepsine "merhaba"...

Çok fazla uzatmadan...

sayın Levent, açıkçası bir cümleniz beni biraz üzdü. Umarım yanlış anlamışımdır ve siz de bu nedenle bana neden yanlış anladığımı yazarsınız...cümleniz:

"Ayrıca şiir yazmak, fantezi yazmak, pembe dizi yazmak, Semra hanımdan söz etmek yerine fikir üretmeye çalıştım".... Cümlenin en başı beni ilgilendiriyor...Şiirler de birnevi üretim değil midir? An'a ayraç atmadığı için fikirlerden, üretimden ve daha birçok şeyden yoksun mu? Cümle içerisinde bu iki kelimeyi en başta görmek beni kırdı. İnsan ister istemez üzerine alınmak istiyor. Lafınız illa ki bana değildir; belki de bana'dır. Nihayetinde bu siteye oldukça bol miktarda şiir gönderenlerden biri de benim..Amacım neydi biliyor musunuz? Şiiri tanıtmak...Şiiri anlamalarını sağlamak..Bakın o kadar edebiyatın içerisindeyim ancak şiir beni daima korkutmuştur...Dünyayı sığdırabilirsiniz birkaç dize arasında. Ağırdır şiir..Öyle her babayiğidin harcı da değildir.İstedim ki sadece telefon mesajlarına endeksli bir şiir paylaşımı olmasın hayatımızda..ya da sevgililerimize karşı yaranma aracı... Arasıra şairler hakkında şiirler hakkında bilgiler vermeye çalıştım...

Açıkçası ben de burada tartışılan bazı konu başlıklarından sıkıldım. Belki de bunlara dair bazı kitapları şu an okuyor olmamın getirdiği bir duygu bu. Farkettiğim bir şey var ki; o da
bir konu tartışılırken ve başlangıç noktasındaki sorunun, düşüncenin cevabı ve açılımı yapılırken, birdenbire birinin söylediği bir kelime, cümle yüzünden olay bambaşka platformlara taşınır hale geliyor. Yeniden başa dönülene kadar da araya bir sürü şey girmiş oluyor. Mesela bilmediğim birçok şey öğrendim ben buradan. Notlar alıyorum kitaplardan da takip edebilmek adına. Az önce dediğim gibi, bilmediğim bir konuya başlanılmışken aradan başka bir konuya kayma olduğunda toparlayamıyorum...Naçizhane.

Bir de şiirle ilgili şunu söylemek istiyorum. Bu sitenin birçok kesimden birçok insana hitap ettiği aşikar...herkes tartışılan konular hakkında yeterli olmayabilir. Siz nasıl ki genelde güncel olaylara, siyasi tarihe, toplumsal konulara ilgi duyuyor ve bunlara karşı yorumlarınızı belirtiyorsanız; bazı insanlar da şiir, düzyazı gibi başka alanların tartışılması isteyebilir...Ki zaten bu başlıklar da mevcut..İsteyen istediği tartışmak da özgürse bu kınama cümlesi niye?? Dilerim yanlış anlamışımdır..Çünkü fikirlerinize saygı duyan ve birçok yazınızı da severek kuyan biriyim..

Çözüm konusuna gelince; çözüm demeden önce sorun ne desek? Çok açık bir soru oldu, saldırıya açık anlayacağınız. hani bilmesem koniksin saldırı gücünü, önemsemeden geçerdim ancak olmuyor işte. Gereksiz polemiklerden kaçıyorum.

Görmüyor musun Türkiye'de olanları diyeceksiniz... İlla ki; ancak sizler de benim bu soruyla asıl ne demek istediğimi anlayabiliyor musunuz? Türkiye tam bir çeşni...sorun gören de var görmeyen de...

Sizleri okumaya devam edeceğim yetişebildiğim kadarıyla. Bu aralar farklı şeylere yoğunlaştım. Arada bir gelirim yanınıza..

sevgiyle...sevgiyle ve lütfen sevgiyle...
30/01/2005 : 19:11:26
Sayın "Truefriend" burası tartışma platformu. Burada bazı konuları ancak yüzeysel olarak tartışabilirsiniz. Çözüm arayanlar kitap okuyabilir, bir çok kitap var, bir çok çözüm üreten kişi var.

Elimden geldiğince çözüm yolları da ortaya koymaya çalışıyorum. Herşeyi bildiğimi iddia eden biri değilim. Bunun yanında kendi düşüncelerimi empoze etmekte istemiyorum. Amacım tartışmak. Ayrıca bu platformu sevdim, çünkü herkese açık. Böylelikle ortalama Türk insanın nasıl tartıştığını, nasıl düşündüğünü de bir parça olsun anlama olanağı buluyorum. Sİtenin kurucusu Sayın İsmail KIRTILLI'ya teşekkür ederim. Çünkü emek verip uğraşmış ve böylesine güzel bir site kurmuş.

Sevgili Yasemince81 diyor ki:

"Ben burda bu tartışmayı yapacak yada ortak bir amaç için çözüm üretebilecek bir grup göremiyorum. Aylardır aynı konular, kısır döngü içerisinde dolaşıp duruyor. Sürekli derin devlet, derin devlet demekten başka birşey bilmeyen, sabah akşam orduya söven insanlarla ne gibi bir çözüm yolları bulabilme arayışına gidebilirim bilmiyorum. Arada bunları söylemeye bırakırsa bazı arkadaşlar birbirlerine küfrediyorlar, aşağlıyorlar."

Sevgili Yasemince81 bildiğim kadarıyla bu site herkese açık. YÖK mezunları ve daha bir çok kişiye açık, tüm Türk halkına açık. Herşeyi çok iyi bilen üstün zekalılar da yazabilir. Onların mesajlarını bekliyorum. Sitenin kusuru filan yok. Site Türkiye'de hazırlanmış en iyi tartışma sitelerinden biri. Bence bu konuda daha iyisi yok. Çok iyi eğitim almış o üstün zekalılar ve o her şeyi bilenler gelip yazmak istemiyorsa daha ne yapalım ? Davetiye mi çıkaracağız?

Şimdi orduya söven kim acaba Sevgili Yasemince81, onu da söylersen sevinirim.

HAkaret ederek tartışmayı sevmem, tarzım değildir. Ayrıca şiir yazmak, fantezi yazmak, pembe dizi yazmak, Semra hanımdan söz etmek yerine fikir üretmeye çalıştım. Tartışmaya çalıştım. Sorunların nereden kaynakladığını ortaya koymaya çalıştım.

12 Eylül Anayasasını tartıştık bu arada. Ama ortaya koyduğumuz tezlere karşı bir tez gelmedi. "Ordu düşmanı" demek bir tez veya antitez değildir. Söylediğimiz şeylere cevap filan da değildir. Ayrıca ordu düşmanı filan değilim.

Yanlışları ortaya koymak, eleştirmek düşmanlık değildir. Tartışma aynı zamanda eleştirmektir.

Ama tabii daha önce de söylediğim gibi biz tartışmayı daha yeni yeni öğreniyoruz. Çözüm üretmek için önce tartışmasını öğreneceğiz. Eleştirmesini öğreneceğiz. Eleştirileri olgunlukla karşılayacağız. Hatalarımızı kabul edeceğiz. Aynaya bakmasını öğreneceğiz. Tüm bunlar zamanla olacak.Bu arada ürettiğimiz çözümleri, önerileri vb hiç bir şeyi beğenmeyenler biraz çözüm önerse de onları dinlesek biraz çünkü tartışmalar monolog haline geldi. Bu arada Badman'in ortaya attığı fikirler epey beğenilmişti galiba değil mi? Yani çözümü bulmuş gibiydiniz ama sanırım karar değiştirdiniz.
Saygılarımla.


Saygılarımla.