Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

21/01/2005 : 15:19:33
Türkiye'deki özelleştirmeleri Devletçilik politikası bakımından yararlı buluyor musunuz?

Son 9 yorum (en yenisi önce)

31/01/2005 : 13:10:22
Sayın İbrahimonur;

İlginiz için teşekkür ederim, sorunuz için de. Özelleştirme sorunu hakkında fazla yazamadım çünkü detaylı analizlere ihtiyaç var. Aksi takdirde çok yanlış anlaşılabilir.

Bu platform tartışma platformu olduğundan çok detaylı analizler yapamıyorum. Aynı zamanda şimdilik buna vaktim yok.

Görüşlerimi kısaca özetlediğimi sanıyorum. Özelleştirme her şeyin çözümü değildir tam tersine bir çok bilinçsiz özelleştirme bir çok soruna neden olabilir. Özellikle global şirketlere, ilaç tekellerine, enerji tekellerine satılan şeyler bizim için çok ciddi problemler yaratabilir. Daha çok bağımlı ve bir şey üretemeyen bir ülke haline gelebiliriz.

Zaman bulursam ileri de tekrar bu konuları tartışmayı düşünüyorum. O zaman çok daha detaylı analizler yapacağım.
29/01/2005 : 13:01:41
Kapitalist sistemde "özelleştirme" her şeyi çözer diye düşünüyoruz. Ama yanıldığımızı düşünüyorum.

Büyük global şirketler herşeyin özelleştrilmesinden yana çünkü kendilerine bir çok yeni alanlar bulabilecekler. Örneğin Bor madenlerini global bir sektöre satsak bunun sonu ne olur bir düşünün. Bergama Altınları için neler yaşandığı malum. Çünkü çevre, ekoloji filan özel sektörün umurunda değil.

Şimdi yerel su kaynakları bile A.B.D'de özelleştiriliyormuş. Şimdi A.B.D ve bazı ülkelerde su dağıtım işleri dahil bir çok konu özelleştiriliyor. Belki ileri de Türkiye'de de aynı şeyler olacak ama tüm bunların sonu hüsranla bitebilir.
29/01/2005 : 12:30:48
Ordu milletin denetiminde olmalıdır. Ordu milletin üzerinde olamaz. Bugünkü sistemi savunduğumu sanma. Çünkü böylesi bir seçim sisteminde %25 oy alan bir partinin iktidar olduğu, kolayca seçim sistemini değiştirdiği bir ülkede bunlar tabii olmaz. Bu konuda hem fikiriz.

Demokrasiyi Türkiye'ye getirecek olan insanlardır. Türk insanı bilinçlenerek, çalışarak, uğraşarak getirecektir demokrasiyi. SEn, ben, bizler getireceğiz, bizler anlatarak, çalışarak yapacağız bunu. Sayın Kenan KAblan bir de "derin halk" var demişti. İşte bize düşen o derin halkı uykusundan uyandırmaktır.

Önce 12 Eylül Anayasasından kurtulacağız. Sonra seçim sisteminden. Öyle bir sistem kuracağız ki "Derin halkı" uykusundan uyandıracağız,insanlar tele vole kültürü öğrenmek yerine gerçekten oturup düşünmeye ve tartışmaya, çözüm üretmeye başlayacak.

İşte o zaman gör bak neler olacak, ne kadar çok iş imkanları yaratılacak, genç beyinler bu ülkeyi terketmeyecek çünkü onurlu bir ülkeye hizmet etmenin ne demek olduğunu bilecekler, çünkü bu ülke düşünen, üreten insanlara o zaman daha çok değer verecek. "Böyle gelmiş böyle gider" demeyeceğiz. "Burası Türkiye, böyle şeyler olur" demeyeceğiz.
29/01/2005 : 12:05:49
Sayın İbrahimonur;

Yazındaki bir çok analize katılıyorum ama son bölüme katılmıyorum. Yazdığın şu cümleden söz ediyorum: "Biz 2. sınıf dünya ülkesiyiz yukarıdaki yazı doğrultusunda anladın mı şimdi ordu niye senin istediğin kadar geri çekilmemelidir bu ülkede".

Cunta konusunu açmamaya karar vermiştim ama siz bu konuyu ortaya atınca mecburen konuşma ihtiyacı hissettim. Bu arada yukarıdaki yazıdan sizin demokrasi anlayışınızı da anlamış olduk. Şimdi ben sana bir parça bilgi daha vereyim çünkü analizin eksik kalacak. CIA ve A.B.D ile ilgili, anlaşılan bu konuda yazdığım yazıları okumamışsınız.

A.B.D güdümünde olan bazı ülkelerde en etkili biçimde kullanılan ordudur. CIA ve IMF partilerden ziyade etkin bir güç olarak orduyu kullanır. Arjantin, Şili vb ülkelerde CIA destekli bir çok darbe yapılmış, ordu defalarca yönetime el koymuştur.

Bu konuda çok ciddi bir iddia da şudur: Bu tür ülkelerde orduda etkin bir konuma gelmek için Amerika dan olur almak gerekir. Amerikanın işine gelmeyen komutanlar etkin bir konuma gelemez. Tehlike yaratanlar da ortadan kaldırılır, suikastlar yapılır vs.

Çok ciddi iddialardan biri de şudur:12 Eylül darbesi aynı zamanda IMF'nin 24 Ocak kararlarını uygulamak için alınmıştır. Darbeden sonra da kararlar etkili bir şekilde uygulanmıştır. Bunu daha önce de söylemiştim. Darbeden sonra A.B.D'lilerin "bizim çocuklar darbe yaptı" demesi hala akıllardadır. "Bizim çocuklar" kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? "Bizim çocuklar" gerçekten hoş bir ifade.

Hal böyleyken, ısrarlı biçimde biçimde A.B.D'yi kötülemek uğruna bize antidemokratik şeyleri anlatmana şaşırdım.
28/01/2005 : 10:28:40
Sevgili mim,
Ben detaylara girerek uzun uzun gençliğimizde nasıl aldatıldık, nasıl hatalar yaptığa girmeyeceğim. Ama Sonuçta idealleri uğruna birbirlerini bile öldürmekten çekinmeyen bizler, savaşı kaybetmiştik.

Gençliğinde savaştıkların, her türlü ekonomik ve siyasi ad altında kalelerini güçlendirdiler, toplum aşı yaptılar, dirençlerini ve sömürülerini artırdılar.

Özelleştirmeden, küreslleşmeden ve entegrasyondan çıkarları olanlar, kendi savunucularını koruyuculuklarını da bize yaptırıyorlar.

İşte sen! koyu bir liberalizim, globaleşme, özelleşme savunucusu oldun çıktın.
Tüm bunları savunurken verimlilik, rekabet, ucuz fiyat, gibi gerekçelerin arkasına sığınıyorsun.
Savunduklarının gerçek kazananı kim acaba?
Bu dediklerinden gerçek çıkar sağlayanlar kim?

Hani insanımız için savaşıyordun.
Hatta tüm dünya ezilenleri içindi savaşımız.
Şimdi savundukların insanların sömürülmesini katmerleştiren şeyler değil mi?

30 yıl önce, başına on tane silah dayasalar bu savunduğun şeylerin tek kelimesini söyletebilirler miydi sana.
Bunu doğruyu görerek! imana gelme olarak mı açıklayayacaksın yoksa?

Tuttuğun dal kimin gözüne batıyor bir bakıver!

Sağlıklar diliyorum.

27/01/2005 : 20:09:30
hayııır!zayıf biri değilim.başka bir yazımda da belirttiğim gibi,sineklerle uğraşmayı sevmeyen biriyim.yeterince açıkmı?
22/01/2005 : 18:21:04
17 yaşında olmama "bebek" diyen bir zihniyetin karşısında ne kadar çabalasam neye yarar?zihniyetlerin değişmesi gerekiyor.ben buna "odun kafalılık"diyorum çünkü bahçedeki odundan bir farkı yok.
22/01/2005 : 18:18:41
peki size şöyle söyleyeyim.bu gün amerika ve japonya'da hiçbir yabancı şirketin yerli şirketlerde söz sahibi olacak kadar hisse alınmasına izin verilmemektedir.Ayrıca avrupa develerinde (fransa,ingiltere ve almanya)yerli şirketlere de çok fazla insiyatif tanınmamaktadır.siz daha uyuyun,bir de bakmışsınız siz de yabancı şirketlerin kucağındasınız,halk ve ükle kaynakları erirken.Devlet denetimcimidir sadece?hayır,devlet her şeyin sahibidir ve herşeyi çalıştırmak için çalışır.Eğer kaynaklarını etkin kullanamıyorsa devlet bu devletin başındakilerin değil,halkın,sizin suçunuzdur.
22/01/2005 : 00:04:42
Sevgili İsmail,

Anket konusunu konuşmuştuk geçen. Bak bu genç kardeşimizin böyle bir sorusu var. Al bence anketler bölümüne yorumlar ve seçimler oradan devam etsin.