Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

14/01/2005 : 13:52:35
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, İslam dünyası ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki en ciddi sıkıntının, 'cinsel ahlak' alanında olacağını belirterek, "Batı, kendi cinsel hayat ve özgürlük anlayışını model kabul edip İslam dünyasını buna uymaya zorlarsa sorun çıkar" dedi.
Tempo dergisine konuşan Bardakoğlu, "Türkiye'nin AB ile yaşayacağı en büyük çatışma alanı hangi konuda?" sorusu üzerine, uzun vadede, İslamın modern toplumla katı ve sürekli bir çatışma içinde olacağını düşünmediğini belirtti. Bilgi ve aklın İslamla hiçbir zaman çatışmayacağını kaydeden Bardakoğlu, şöyle devam etti:

Eşcinsel evlilikler
"AB sürecinde Batı'yla İslam dünyasının, Müslüman toplumların belki de en ciddi sıkıntı alanı, çatışma alanı 'cinsel ahlak' olarak adlandırılan alanda olacaktır. Çünkü İslam dininin öğretisi, ilkeleri bu konuda çok açık ve Batılı toplumda aile hayatı ve cinsel hayat, cinsel özgürlükler konusundaki kalıplarını İslam dünyasının kabullenmesi mümkün değil. Onun için artık taraflar birbirini tolere edecekler. Biri diğerine kendi hayat tarzını empoze etmeyecek. Mesela Batı kendi cinsel hayat ve özgürlük anlayışını model kabul edip İslam dünyasını buna uymaya zorlarsa sorun çıkar. Çünkü, İslamın genel öğretisi bu kabule yanaşmaz. Mesela eşcinsel evlilikler İslamda kabul edilemez."

Son 6 yorum (en yenisi önce)

18/01/2005 : 03:01:12
Mim kendin çalıp kendin oynuyorsun maaşallah. Karşındakinin söylediklerini anlama çabası bile göstermiyorsun. Muhalefet olmak için yazı yazılmaz. Karşı bir fikir olmadığı zaman hayalı karşı fikirler oluşturulmaz.

Görüyorum ki tartışmak için sadece bir isme hitap etmen yeterli. O isim bunları demiş mi dememiş mi önemli değil. Sen söyleyeceklerini beni muhatap almadan da yazabilirdin. Zira senin yazdıklarının ve sorularının muhatabı ben değilim. Yukarıdaki yazımı okuma zahmetine katlanırsan ne demek istediğimi belki anlarsın. Yani umarım anlarsın. Anlamazsan da söyleyecek başka bir sözüm yok sana.
17/01/2005 : 22:32:04
Ayrı tellerden çalmaya başladığımız zaman anlıyorum ki tartışmanın yönün faydasız mecralara akacak.

Homoseksüellik cinsel kimlik olabilir mi? İşte tüm dünyada tartışılan ve uzlaşılamayan konu budur.

Homoseksüellik biyolojik olarak bir 'cinsiyet' tanımı değildir. Cinsiyet bilimsel olarak canlı bünyesindeki doğuştan gelen üreme organları ve hormonları dikkate alınarak belirlenir. Çift cinsiyetlilik konumuz dışıdır.

Homoseksüellik bir cinsiyet değil en yumuşak yaklaşımla cinsel tercihtir. Homoseksüelliği bir cinsiyet olarak kabul ettiğinizde, cinsel tercihini hayvanlardan yana kullananları, pedofili(ergen olmayan çocuklara karşı cinsel istek duyma) ve nekrofili (ölülerle cinsel ilişkiye girme) hastalarını ayrıca ayak, iç çamaşırı, etek ve benzeri objelerle tahrik ve tatmin olanları hatta acı çekerek (mazohist) veya acı vererek (sadist) tahrik ve tatmin olanların da her birini bir cinsiyet olarak kabul etmeniz gerekir.

Bu gerçekleri tartışmak saçma olsa bile yanlış anlama olduysa düzeltmek amacıyla daha detaylı açıklama gereği duydum. Umarım yeterince anlaşılır olmuştur.

Benim dışımda herkesin homoseksilliği kabul ettiğini sanmıyorum. En azından çevremdeki insanların normal bir cinsel hayatı olduğunu düşünüyorum. Sayın mim, sizin cinsel tercihlerinize de karışmadığımı belirtmek isterim. Eğer sizin veya bir başkasının tercihine müdahale anlamı taşıyan bir yazım olduysa özür dilerim.

Konunun dini bir yönü olmadığını belirtmek amacıyla öncelike anahtar sayılabilecek bir olay aktardım yukarıda. Açıklamalarıma "irticacı" yakıştırmasının yapılması fikirlerin bitip saldırının başladığını mı gösteriyor yoksa?

Sevgili yasemince,

İçten ve samimi üslubun gerçekten çok hoşuma gidiyor. Yalnış gördüğün konulardaki tatlı sert yaklaşımın forum üyeleri arasında seni kendine has tarzınla farklı bir konumda değerlendirmeye zorluyor insanı.

Adam dönmeyle evlenmeyecekti. Askerden önce nişanlandığı kızla evlenecekti. Arkadaşları evlilik öncesinde bu konuda tecrübe kazanması için onu şehre ***ürmüşler, şaka olsun diye de bir dönmeyi kadın diye tanıştırmışlardı. Bu sadece bir gecelik 'tecrübe' macerasıydı. Fakat zavallı, belki görür görmez veya dokunur dokunmaz dönmeye tutuldu. Tutulduğu kişinin erkek olduğunu öğrendiğinde hissettikleri, toplumun onun üzerindeki baskısını ve tırnak içinde erkekçe intiharı onayladığımı göstermek için değil bir gerçeğe dikkat çekmek içindi.

Belki olayı aktardıktan sonra yorum eklememiş olmam böyle bir yanlış anlamaya sebep oldu. Senin ve varsa yanlış anlayan diğer arkadaşların hatamı mazur görmelerini rica edeceğim.

Özetle; Homoseksüellik toplumumuzda dinsel sebeplerden değil geleneklerimizden ve cinsel manüplasyonlardan dolayı sorun çıkartır. Sosyal bir konu olarak ele alındığında bir çok farklı açılardan da değerlendirilmesi gerekir. Kışkırtılmış erkeklik gerçekte homoseksüel olmayan erkeklerin ve baskılanmış kadınlık gerçekte lezbiyen olmayan kadınların bu tür ilişkilere girmelerine de sebep oluyor çoğunlukla. Bu daha sonraki hayatlarında türlü çelişkilere ve problemlere neden olabiliyor. İki homoseksüelin nispeten daha sorunsuz olacak beraberliği değil benim burada anlatmak istediğim. Hem benimsenmeyen hem de yaşanan bu gerçeğin çelişkisini tartışmak gerekir bana kalırsa. Bilmem yeterince açık anlatabiliyor muyum?
17/01/2005 : 14:17:40
Kenan Bey,
Dönme biriyle bilmeden evliliğe giden kardeşimizle bu konunun hiç bir alakası yoktur. O adamın saflığından dolayı başına gelmiştir. Önüne gelene balıklama dalmamak gerekir. İnsanları çok iyi tanı**** bir beraberliğe başlamak gerekir. Adam kadının ailesini geçmişini hele de şahsiyetini tanımaya çalışsa çok iyi anlardı. Ayrıca intiharı erkekçe diye nitelendirmeniz hiç hoş değil. Zayıflık göstererek kafasına kurşunu sıktı deseniz daha doğru olur. Cesur olan insanlar sürünseler dahi yaşarlar. Bunu gerekli bir olay gibi yazmanız toplum için hiç hoş değil. Hoş çakalın.
17/01/2005 : 03:35:43
Kişiler cinsiyetlerinden dolayı ayrıma tabi tutulamazlar. Eşit haklara ve özgürlüklere sahiptirler.

Evet ama dünyada hangi ülke kadın ve erkek cinsiyetlerinin yanında eşcinsel şeklinde bir cinsiyet tanımlamasını bilimsel olarak kabul ediyor?

Lutilik veya sevicilik üçüncü bir cinsiyet değildir. Dolayısıyla ezbere söylenen o basmakalıp sözlerin burada geçerliliği yok. Cinsiyet ayrımı tabirini kadın ve erkek için kullanabilirisiniz fakat diğerleri cinsiyet değildir.

Tüm dünyada bu konu tartışılıyor. Büyük bir çoğunluğun kabul etmediği bu tip ilişkilere isteyen ahlaki isteyen dini yaklaşımlar getirebilir. Fakat aslolan bilim ve bilimsel gerçeklerdir.
17/01/2005 : 03:11:30
Şehre ilk geldiğinde bir barda tanıştığı dönmeye erkek olduğunu anlamadan aşık olan ve onun erkek olduğunu öğrendikten sonra bunalıma giren vatandaşımızın hikayesini biliyor musunuz?

Dini inançları değildi onun sorunu. Erkekliğinin lekelendiğini düşünüyor ve bunu kendine yediremiyordu. Çevresindekiler olayı öğrendiklerinde arkasından -ama özellikle ona duyurmaya çalışarak- "oğlancı" diyerek alay ediyorlardı.

Evlenecekti. Evlenmeden önce tecrübesi olsun diye şehre ***ürmüşler, belki birazda alkolün etkisiyle kadın diye bir dönmeyi onunla tanıştırarak biraz eğlenmek istemişlerdi. Sonucun böyle olacağını tahmin bile edemezlerdi.

Nihayetinde dayanamadı. Kafasına bir kurşun sıkarak 'erkekçe' intihar etti.
16/01/2005 : 22:39:51
Eşcinsellik ahlakla, terbiyeyle, dinle, imanla alakalı değildir. Bu bir sağlık sorunudur. Hormonsal bir olaydır. Bu insanlara ahlaksız gözüyle bakmak çok yanlıştır. O insanların evliliğini onaylamamak daha ahlaksız bir olay. Dost hayatı yaşamak çok mu normal? O insanların aile kurmasına izin verilmeyince daha mı ahlaklı olunacak? Onların beraber yaşamalarının ve yahut ta eşcinselliklerinin önüne mi geçinebilecek? Biz İslam la yönetilmiyoruz ki AB ile bu konuda sorun çıksın. Ülkemizde kimse Müslüman olmak zorunda değil neden bu tür ayrımlar yapılıyor anlamıyorum. İnsanların cinsiyetinin, ırkının, dininin, hayat tarzının neden bu kadar önemi var? Bu ülkede vergisini veren ve insanlara saygılı olan herkesin eşit muameleye maruz kalması lazımdır. Ne olursa olsun!