Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

24/03/2014 : 17:44:30
Arkadaşlar hepinize merhabalar





Size girişimcilik ve iş fikirleri hakkında bilgiler vereceğim kendimi profesyonel olarak görmüyorum tamamen kendi izlenimlerim ve görüşlerimdir.İnşallah bir nebze dahi olsa yardımcı olabilirim.


Arkadaşlar blog sayfamda yazdığım yazıları paylaşıyorum takip etmek güncel kalmak isteyenler burada takip edebilirler.
URL : http://girisimcidogmak.blogspot.com.tr/


GİRİŞİMCİ DOĞMAK

Değerli büyüklerim,Sevgili Arkadaşlarım Hepinize Merhabalar

Öncelikle girişimciliğin tanımını yapmak istiyorum.İktisat'a göre 4 üretim faktörü vardır.Bunlar;

emek,üretim,sermaye ve girişimcidir.Girişimci tamda burada yer alıyor 3 üretim faktörünü

(emek,üretim,sermaye) biraraya getiriyor ve tüketiciye sunuyor genel tanımı bu şekildedir.Ama

benim düşüncelerime ve reel (gerçek) hayatı ele alırsak biraz daha farklılık kazanıyor.Bana

göre girişimci hiçbir olumsuz yönünü düşünmeden odaklanıp o işe girmesidir.Yani olumsuz

yönünden kastettiğim şudur;

"Acaba satış yapabilir miyim ?"

" Benden başkalarıda bu işi yapıyor acaba bende yapabilir miyim ?"

"Ya tutmazsa !"

"Ya batarsam !"

Bunlar bence girişimciliğin olumsuz yönleridir.Neden diye sorarsanız eğer kendinize

güveniyosanız,ben bu işi yaparım,altından kalkarım diyosanız bu işi başarırsınız.Çevrenizden çok

tepki alabilirsiniz imkansız gibi görebilirler ama siz yılmayın fikrinizi gerçekleştirin.Atalarımız ne

güzel söylemiş,"Başlamak bitirmenin yarısıdır." Sizde bu mantıktan yola çıkabilirsiniz.Bana

kalırsa girişimcilik sonradan kazanılabilecek çok zor bir faaliyettir.Çünkü girişimciler nereye

giderlerse gitsinler,ne yaparlarsa yapsınlar her zaman ticari zeka ön plandadır.Size küçük bir

örnek vermek istiyorum.Örneğin ; Bir arkadaşınızla şehir dışına turistik bölgeleri gezmek için

veya tatil yapmak için gittiniz.Arkadaşınız sadece gezmeye,tatilin tadını çıkarmaya odaklanır siz

ise,"Buraya gezi düzenleyebilirim " şeklinde fikirleriniz olur bi nevi organizatörlük gibi.

İşyeri sahibi olduktan sonra size bazı tavsiyelerim var arkadaşlar.Bunlar;


Yorgun olsanızda,mutsuz olsanızda,sinirli olsanızda çevrenizdeki esnafa ve müşterilerinize bunu hissettirmeyin.
Her gelen müşteri ile muabbet etmekten veya konuşmaktan çekinmeyin.Çünkü sadece sizin muabbetiniz için veya güleryüzünüz için gelen müşterileriniz olabilir.
Bencil olmayın.Örneğin arabanız pislendiğinde onu kendiniz yıkamayın oto yıkamaya ***ürün maksat ordaki işcide kazansın.Hem çevreniz genişler hem saygınlığınız artar.
Siz işveren olarak işcinizin arkasını kollayın.Maaşlarını zamanında yatırın.Onunla devamlı diyalog halinde olun,dertlerini dinleyin yani ona güvendiğini hissettirin.Emin olun ki bu davranışınız sayesinde çok şey değişecektir.İşcilerinizde verimlilik artacaktır refah , huzurlu bir çalışma ortamı hazırlamış olacaksınız.

Son 19 yorum (en yenisi önce)

12/04/2014 : 00:25:09
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - Ayıboğan
Bir taraf kendine güvenirsen başarılı olursun derken diğer taraf kendini kandırma diyor.ne yapıcaz şimdi :)


Havuza atlamadan önce yüzmeyi öğrenmek lazım diye boşuna söylemedim Güven özgüven gibi kavramlar bilgi, tecrübe, doğru, yanlış gibi kavramlarla yoğurulmaz ise sonucu *** cesareti olur
10/04/2014 : 10:55:39
Bir taraf kendine güvenirsen başarılı olursun derken diğer taraf kendini kandırma diyor.ne yapıcaz şimdi :)
04/04/2014 : 01:46:30
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - masal06
Türkiye'de yeni kurulan bir işletmenin başarı oranı %10. Malesef türk insanı girişimci ruhuna fazlasıyla sahip fakat başarılı değil. (istatistiklere yansımamış olsa da reel olarak ilk 1 yıl içinde kapanan küçük işyeri oranının %80 lerde olduğu biliniyor, sermayenin büyüklüğüyle doğru orantılı olarak süre uzuyor) Hiç bir konuda uzman olmayan ama koyun ekonomisi konusunda cin fikirlere sahip girişimcilerimiz aynı cadde üstünde 5. açık parfüm dükkanını/simit fırınını/güzellik salonunu/halı mağazasını vb. açmaktan hiç çekinmez, 6 aylık sermayeyi/bütün birikimini cebine koyar, yoksa banka kredisi alır, evini ipotek ettirir, kervan yolda dizilir hesabı yola koyulur. 6 ayın sonunda kirayı ödeyemez hale gelir, depresyona girer, hatta cinnet geçirip, bütün aileyi kurşuna dizer, sonuncuyu kendine ayırarak. vergi levhası 1 aylık işletme sahiplerini banka şubelerinde kredi kuyruğunda görebilirsiniz, hem de aynı anda 2 krediye başvururken. bir de çoğunun ilk yaptıkları şey lüks ofisler kurup, güzel bir sekreter işe almaktır, dost başa düşman ayağa bakar hesabı. maalesef vahşi ormanda işler böyle yürümüyor. swot, fizibilite, pazar araştırması, iş planı bilmek için işletme okumaya gerek yok, çünkü mantıkları basit. ilkokul mezunu olup bunları gayet güzel uygulamasını bilmiş işyeri sahiplerini etrafınızda görebilirsiniz. bu insanları yeni bir iş kurmaya ikna etmeye çalışın bakalım, öyle doğru sorular sorarlar ki aklınızdan şüphe edersiniz. yeni girişimci kendini iyi senaryoya değil kötü senaryoya hazırlasa o bile başarı oranını yükseltecektir. bir de havuza atlamadan önce biraz yüzme öğrenmek lazım,"belki boğulmam" ya da "nasılsa biri beni kurtarır" fazla iyimser bir vizyon. Allah yardım etmiyor çünkü, böyle zamanlarda "ders alsın , ya da boğulsun başkaları ders alsın" diyor.
İşin Özüne gelirsek "sen de yapabilirsin" der sistem, "sen de başarabilirsin, bak filancanın yaptıklarına..." Herkesin fırsat eşitliğine sahip olduğunu düşündürmek ister. öyle değildir aslında, herkes eşit ve özgür değildir girişimci olup kendini kurtarabilmek için. Hadi varsayalımki herkes eşit başarma şansına sahip. Kaç kişi başarabiliyor? kaç kişi hayatını sadece geçimlik düzeyde yeniden üretebilecek işlere mahkum kalıyor günün sonunda?

Sonuç itibariyle, girişimcilik, girişimci ruh falan gibi şeyleri öne sürmek ve yüceltmek bazen aşırı abartılır.

kardeşim ellerine sağlık güzel yazı yazmışsın,evet hakkını vermişsin ama ben boyundurluk altına giremiyorum emirde vermem emredilmesinide istemem o yüzden boyundurluk yerine batmayı tercih ederdim o senin fikrin buda benim fikrim.Dediğin gibi herkez eşit şartta değil ama insanlara güven aşılamazsan bu değirmen dönmez.
30/03/2014 : 13:06:50
Türkiye'de yeni kurulan bir işletmenin başarı oranı %10. Malesef türk insanı girişimci ruhuna fazlasıyla sahip fakat başarılı değil. (istatistiklere yansımamış olsa da reel olarak ilk 1 yıl içinde kapanan küçük işyeri oranının %80 lerde olduğu biliniyor, sermayenin büyüklüğüyle doğru orantılı olarak süre uzuyor) Hiç bir konuda uzman olmayan ama koyun ekonomisi konusunda cin fikirlere sahip girişimcilerimiz aynı cadde üstünde 5. açık parfüm dükkanını/simit fırınını/güzellik salonunu/halı mağazasını vb. açmaktan hiç çekinmez, 6 aylık sermayeyi/bütün birikimini cebine koyar, yoksa banka kredisi alır, evini ipotek ettirir, kervan yolda dizilir hesabı yola koyulur. 6 ayın sonunda kirayı ödeyemez hale gelir, depresyona girer, hatta cinnet geçirip, bütün aileyi kurşuna dizer, sonuncuyu kendine ayırarak. vergi levhası 1 aylık işletme sahiplerini banka şubelerinde kredi kuyruğunda görebilirsiniz, hem de aynı anda 2 krediye başvururken. bir de çoğunun ilk yaptıkları şey lüks ofisler kurup, güzel bir sekreter işe almaktır, dost başa düşman ayağa bakar hesabı. maalesef vahşi ormanda işler böyle yürümüyor. swot, fizibilite, pazar araştırması, iş planı bilmek için işletme okumaya gerek yok, çünkü mantıkları basit. ilkokul mezunu olup bunları gayet güzel uygulamasını bilmiş işyeri sahiplerini etrafınızda görebilirsiniz. bu insanları yeni bir iş kurmaya ikna etmeye çalışın bakalım, öyle doğru sorular sorarlar ki aklınızdan şüphe edersiniz. yeni girişimci kendini iyi senaryoya değil kötü senaryoya hazırlasa o bile başarı oranını yükseltecektir. bir de havuza atlamadan önce biraz yüzme öğrenmek lazım,"belki boğulmam" ya da "nasılsa biri beni kurtarır" fazla iyimser bir vizyon. Allah yardım etmiyor çünkü, böyle zamanlarda "ders alsın , ya da boğulsun başkaları ders alsın" diyor.
İşin Özüne gelirsek "sen de yapabilirsin" der sistem, "sen de başarabilirsin, bak filancanın yaptıklarına..." Herkesin fırsat eşitliğine sahip olduğunu düşündürmek ister. öyle değildir aslında, herkes eşit ve özgür değildir girişimci olup kendini kurtarabilmek için. Hadi varsayalımki herkes eşit başarma şansına sahip. Kaç kişi başarabiliyor? kaç kişi hayatını sadece geçimlik düzeyde yeniden üretebilecek işlere mahkum kalıyor günün sonunda?

Sonuç itibariyle, girişimcilik, girişimci ruh falan gibi şeyleri öne sürmek ve yüceltmek bazen aşırı abartılır.
30/03/2014 : 09:19:21
recep kardeş ben sitede yazıların altına yorum yapayım dedim . ama olmadı sadece google hesabı olanlar yapıyo sanırım ona bi bak düzeltmenin bir yolu varsa herkes atsın .
28/03/2014 : 16:37:11
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - smartest2004
Kendi işimin patronu sence kim olabilir:))


şakanı sevdim kardeşim güzel espri sorun bende başlığı atarken yanlış yazmışım kusura bakmayın :)
28/03/2014 : 10:09:10
takipteyim
28/03/2014 : 09:47:29
Kendi işimin patronu sence kim olabilir:))
27/03/2014 : 01:33:31
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - efsunlu
recep kardeş ben kayıt oldum hadi hayırlı uğurlu olsun .

teşekkürler kardeşim yeni fikirlerle inşallah karşındayım
26/03/2014 : 23:17:03
Nano Silgi Sihirli Sünger Sunday Magic fyat 100 adet 50 tl bedava

Nano silgi şebekemsi yapısı sayesinde en inatçı kirler dâhil her şey temizlenebilen bu ürün uygun fiyata Sihirli sünger alışılagelmiş silgiler gibi kullanılır ve kullanıldıkça da yavaşça erir.
Zorlanmadan temizlik yapar: Yalnızca suyla ıslatın ve temizleme istediğiniz yüzeyi silin!
Gözlerinize İnanamayacaksınız! yaptıklarını görünce
Ürün Özellikleri:

Krom ve paslanmaz çelikten (ankastre) eşyaları çizmeden ve ovalamadan temizler
Deriden mamul tüm eşyaları yeni alınmış kadar iyi temizler
Fırın, mikrodalga vb yüzeylerdeki aşırı yağlanmalar
Rengi değişmiş metal ve plastik eşyalar
Tüm sert zeminler
Bina cepheleri, duvarlar ve zeminlerdeki çizgi ve lekeler
Duvarlara yapılmış resim ve yazılar (sınırlı olarak)
Kalıcı markalamalar (Suya dayanıklı)
Baskı boyaları / Mühür mürekkepleri
Duvar boyası ve zamk kalıntıları
Yapışmış çiklet kalıntıları
Kurşun kalem izleri
Lastik izleri
Zift lekeleri


Araba ve Motosikletler:
Yapışkan kirleri uzaklaştırır, süsleme kirişlerini, çamurlukları, lastik tozlarını temizler, nikotin ile zift lekelerini bertaraf eder.
Mutfak:
Çelik, gümüş, krom, alüminyum, seramik, seran yüzeyleri temizler, inatçı çay ve kahve lekelerini uzaklaştırır.
Ev ve Bahçe:
Sentetik, ahşap ve metal pencere çerçeveleri, pencere bankları, cam yüzeyler, aynalar, grileşmiş ve sararmış sentetik malzemeler, sentetik bahçe mobilyaları, zemin ve duvarlardaki kirli çizgiler ve lekeler, duvar resimleri, elektrik duyları, bahçe iskemle ve masaları, mutfak ve banyo fayansları, rengi değişmiş metaller, deri döşemeler, kaloriferler, jalûziler, vitrinler, panjurlar, spor ayakkabıları...
Büro:
Baskı ve mühür mürekkepleri, kalıcı markalayıcılar, kurşun kalem, rengi atan masa, sandalye, dolaplar ve bilgisayarların sentetik kısımları, faks cihazları, tahtalar...
Ürün Ölçüleri:

7 cm X 10 cm X 3 cm
26/03/2014 : 22:42:55
recep kardeş ben kayıt oldum hadi hayırlı uğurlu olsun .
26/03/2014 : 16:20:01
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - blackops
kardeş bende seni yakından takip etmek istiyorum bunun için ne yapmam gerek anlatırsan çok makbule geçer simdiden teşekürler..


Değerli kardeşim bloğuma gelerek ;
URL : http://adf.ly/hMb7G
sağ köşede e mail takip vardır oraya e posta adresini yazın ve onaylayın takip edebilirsiniz.Birde google badge yazan yerdende googleden takip edebilirsiniz.Teşekkürlerlerimi iletirim
25/03/2014 : 21:59:11
kardeş bende seni yakından takip etmek istiyorum bunun için ne yapmam gerek anlatırsan çok makbule geçer simdiden teşekürler..
25/03/2014 : 21:57:11
kardeş bende seni yakından takip etmek isterim...fakat ne yapmam gerektiğini bilmiyorum yazarsan sevinirim..teşekürler..
25/03/2014 : 20:28:59
Efsunlu;
Değerli kardeşim dediğini uyguladım.Siteye e-posta aboneliğini koydum.Facebook sayfasını en kısa sürede açacağım.İnşallah daha güzel makalelerimle karşında olacağım.Artık birebir işyeri sahipleriyle röportaj yapacağım hem sağlıklı bilgiler için hemde 1 konu hakkında bütün detaylı bilgileri aktarmak için.Sağlıklı günler dilerim.
25/03/2014 : 15:50:28
Sevinirim şahsen ben sürekli yazılarını takip etmek isterim . kurduğunda burdan paylaş hayırlı günler .
25/03/2014 : 11:49:19
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - efsunlu
Recep kardeşim güzel bilgilerin için tşk ederim .
sana bişey söyliyecem sitende ya e-posta aboneliğini yap sitene eklediğin yazılar e mail adresine kayıtlı insanlara gitsin yada facebookta bi sayfa oluştur yazılarını orayada paylaş oralardan takip etmek daha kolay olur .
. Değerli kardeşim yorumun için tesekkur ederim.Dediklerini en kisa surede uygulayacağim.
25/03/2014 : 05:06:29
Recep kardeşim güzel bilgilerin için tşk ederim .
sana bişey söyliyecem sitende ya e-posta aboneliğini yap sitene eklediğin yazılar e mail adresine kayıtlı insanlara gitsin yada facebookta bi sayfa oluştur yazılarını orayada paylaş oralardan takip etmek daha kolay olur .
24/03/2014 : 23:37:40
Evet arkadaşlar sorulariniz varsa elimden geldiğince yardimci olmaya calisirim