Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

01/11/2012 : 00:47:24
Merhaba Dostlarım,

Konumuza başlamadan önce bir mesele hakkında sizleri aydınlatmak, hatta uyarmak istiyorum. Daha ilerleyen zamanlarda vereceğim örneklerden daha iyi anlayacaksınız, ama kısaca; insan beynine bağlanan elektrotların ölcümü ile tesbit edilen çok enteresan bir araştırma var. Kişilere belirli kelimeler söyleniyor ve beyin grafiğinin ölçümleri yapılıyor. Bir çok kelime kullanılıyor ama din ve marka kelimeleri kullanıldığında grafik tavan gösteriyor. İnanılır gibi değil, ancak gerçek... Buradan şu sonucu çıkarmak mümkün: örneklerimizi markalar veya dinler üzerine verirsek, insanlar daha iyi anlar ve akıllarında daha iyi yer eder. İşte bundan dolayıda örneklerimde din ile ilgili birçok konularıda vereceğim. Tabi burda ricam, Einstein' in dediği gibi - Atomu bile parçaladık ama malesef insandaki ön yargıyı parçalayamadık. sözünü hatırlamanız ve yazılarımı önyargısız okumanız olacaktır.

İlk adım; aslında ilk emir diye de algılamak gerekli. Neden mi? Allah' ın ilk emri nedir? Oku! Hemde 3 kez tekrar ederek söylüyor bunu. Peki biz ne yapıyoruz? Kısaca okumuyoruz. Öyleki ne Allah'ın (hangi din olursa olsun) kitabını okuyoruz ne de işimizle ilgili kitapları okuyoruz. Ancak biri hele birşey söylesin alim kesiliyoruz, yada tersine birileri birşeyler anlattığında hemen inanıyoruz. Yani cahil kalmayı ve öylesine rast gele yaşamayı seçiyoruz. İçerimizdeki cevherleri ortaya koymak için ilk emri, yani ilk adımı bile atmaya üşeniyoruz. Tabi ardından başaramıyoruz, olmuyor, işte .... Nedenlerden dolayı olmuyor gibi bahanelere sığınıyoruz.

Bu arada okumak ne demek bunuda incelemek gerekli aslında. Üniversiteye gitmekten bahsetmiyorum, özellikle Türkiye' de istediği iş alanını değilde sadece puanı tuttuğu için okunanları hiç kast etmiyorum. Eğer söylediğim yanlış olsaydı, şu an üniversite mezunlarının büyük bölümü iş sıkıntısı çekmez ve ciddi başarılar elde etmiş olmazmıydı? Okumak demek, işinle, (dininle) ilgili gerçek, güncel ve ihtiyacın olan tam bilgiye sahip olmak için eğitim almaktır. Okumak süreklilik arz eder, 3-5 kitap okumakla alim olunmaz ki, amacımız alim olmakda değil. Sadece ihtiyacımız kadar tam bilgiye ulaşmak, yeterli olacaktır. İnanın bu konuda saatlerce konuşabiliriz, ancak hedefim sizlere daha kısa ve öz olarak sağlam bir şekilde yardımcı olmak istediğim için burada kesiyorum.

Başlangıç olarak sizlere kısaca ilk adımınızda yardımcı olacak kitaplar önermek istiyorum. Öncelikle Din ile ilgili ki, bunun ne kadar başarıya giden yolda çok önemli olduğunu anlayacaksınız, mutlaka herkes Kur'an-ı Kerim Tefsiri (kesinlikle meali değil) ve Peygamber Efendimizin Hayatını okumalı.

Ayrıca resimlerini eklediğim kitaplarla da başlamanızı öneriyorum.

Önemli Not: Hepsini birden okumaya kalkmayın başaramazsınız, günde sadece 30 dakika okumaya zaman ayırın yeterlidir. Mermere bir kova su boşaltırsanız etkisi olmaz, ancak sürekli damlalar halinde bırakırsanız, mermer parçalanır. Birşeyin çok olmasındansa, az ve sürekli olması daha hayırlıdır.

Sevgi ve saygılarımla

Hakan İNANIR
Ceo