Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

31/10/2012 : 14:39:05
Girişimciliğe baş koyan birisi, parasız kalmayı göze alıp, yapayalnız kalacağı günleri baştan bilmeli ve bu yola ufak
engellerde pes etmemek üzere çıkmalıdır.
Para ne yazık ki hayatta en önemli ihtiyaçlardan biridir. Para olmadığı
zaman, çevrenizde birçok şey ve birçok insan da olmaz.
Girişimci adayları, aman canım, parasızlık da gelip geçer diyebilir. Ancak
parasızlığın getirdiği stres ve yalnızlık birçok girişimcinin yarı yolda pes
etmesinin en büyük sebebidir.
Çevrenizde gerçek dost dediğiniz birçok insan nedense birer birer uzaklaşır
parasız kaldığınızda.
İşte bu yüzden iş hayatında kendini hep olduğundan büyük gösterme çabası
vardır. Acıdır, ama bu girişimcilerin tecrübelerinden edindiği sonuçlarla
geldikleri noktadır.
Girişimcinin zamanı azdır
Girişimci normal bir işte çalışan herhangi bir arkadaşı gibi özgür değildir.
Arkadaş sohbetlerinde hep özenilen insan olur. Ne güzel, istediğin zaman
çalışırsın, istemediğin zaman çalışmazsın diye birçok arkadaşı kıskanır
girişimciyi.
Ancak ortalama bir girişimci, haftada 40 saat, herhangi bir işte çalışan
birinden neredeyse iki kat daha fazla çalışır.
Girişimcinin zamanı azdır
Girişimci normal bir işte çalışan herhangi bir arkadaşı gibi özgür değildir.
Arkadaş sohbetlerinde hep özenilen insan olur. Ne güzel, istediğin zaman
çalışırsın, istemediğin zaman çalışmazsın diye birçok arkadaşı kıskanır
girişimciyi.
Ancak ortalama bir girişimci, haftada 40 saat, herhangi bir işte çalışan
birinden neredeyse iki kat daha fazla çalışır.

Girişimcilik özveri ister.

Cuma akşamı, arkadaşların dışarda sohbet edip, eğlenirken ve ısrarla seni
arayıp çağırırken, onlara ve kendine binbir bahane bulup, çalışmayı, işine
konsantre olmayı gerektirir.
Girişimci, arkadaşlarına, sevdiklerine ve çevresine istediği zamanı hiçbir
zaman ayıramaz.
Doğal olarak bir girişimci, herhangi bir işte çalışan birisine göre çok daha
yalnız kalır sosyal hayatta da.

Girişimciyi herkes anlayamaz
Girişimci ruhen de yalnızdır.

Doğası gereği, girişimci ruhlu birisi farklı bakar hayata. Birçok kişinin
görmediği fırsatları görür, çoğuna delilik gibi gelen fikirleri vardır.
Her girişimci hayatının bir döneminde anlaşılamamak sorunu ile karşı
karşıya kalır.
Bir girişimcinin yapacağı en büyük hata, onu anlamayanların, fikirlerine
yaptığı anlamsız eleştirilere önem vermektir. Birçok girişimci bu hataya

düşer.

Girişimcilerin altıncı hissi kuvvetlidir. Eğer heyecan veren bir fikir gelmişse
girişimcinin aklına, onu anlamayanlardan ne onay bekler, ne de destek.
Bildiğini yapar ve fikrini harekete geçirir.
Girişimciden girişimciye değişen daha onlarca neden vardır yalnızlık üstüne.
İster ilk projeden itibaren başarı yakalansın, isterse birçok başarısız
deneme olsun, girişimcilik denen uzun yolda, eninde sonunda yalnızdır
girişimci.
Eğer büyük hayalleriniz varsa, her ufak engelde sendeledikten sonra o uzun
yola devam etme gücünü kendinizde buluyorsanız, arkadaş, dost ve
ailenizden birçok kişiyi kaybetmeye hazırsanız girişimcilik serüvenine atılın
derim.
Büyük hayallere, büyük fedakarlıklar yapmadan ulaşamazsınız.
Girişimci ya da girişimci adayı iseniz, güvendiğiniz insanlara, takip ettiğiniz
blogger’lara, fikrine değer verdiğiniz iş adamlarına, yatırımcılara ve daha
birçok kişiye ulaşmak istemeniz çok normal, hatta doğru olan şey.
Ancak bunu yapmadan önce size iki tavsiyem var:

1) Ne İstediğinizden Emin Olun

Siz karar vermiş olabilirsiniz. Ama karar vermek yetmez.

İster yeni bir girişim fikri olsun isterse de işinizi geliştirmek için fikir danışın,

tam olarak ne istediğinizi madde madde bir kağıda yazın.

Bana gelen emailların çok önemli bir kısmı, bir iş fikri ile başlıyor,

girişimcinin ne istediğinden emin olmadığı yazdıklarından çok net bir şekilde
belli oluyor ve bu iş tutar mı şeklinde son buluyor.
Ne istediğinizden tam olarak emin olmadan karşı taraftan doğru yardımı
alamazsınız.

2) Kenfinizi İfade Edin & İsteğinizi Net Belirtin

Ne istediğini bilen, dersine çalışmış birçok girişimci emailı da geliyor. Ancak

benden ne istedikleri belli değil.
Ne istediğinizi çok net bilebilirsiniz, ancak bunu karşınıza ifade etmezseniz
hiçbir anlamı olmaz.
Mümkün olduğunca kısa ve net bir şekilde karşıdan talebinizi belirtin.
İsteğiniz yatırım, fikir, tanıtımda destek ya da herhangi bir şey olabilir.
Ne istediğinizi bilmek yetmez, kendinizi net ifade edin ve isteğinizi karşı
tarafa belirtin. Emin olun emaillarınıza ve görüşmelerinize çok daha verimli
ve sonuca dönük cevaplar alırsınız.

Sermayesiz Girişimcilik


Girişimcilik hayalleri kuran hemen herkesin kafasındaki en büyük engel, iş
kuracak parayı nereden bulacağıdır. Bankaların yeni girişimcilere pek de
sıcak bakmadığı ve girişim sermayesi kurumlarının yeni yeni geliştiği
ülkemizde bu soru son derece de doğaldır açıkçası.
Öte yandan paranız yoksa iş yapamayacaksınız diye bir kural da yok. Akıllı
bir girişimci parasal ihtiyaçlarını alternatif yöntemlerle çözebilir ya da
sermayeye çok da ihtiyaç duymayan işler kurabilir.

İşte size birkaç öneri.
1-Hizmet Sektörüne Yönlenin: Bugün hizmet endüstrisinin gittikçe geliştiği
ve kompleks hizmetlerin müşteri bulabildiği Türkiye pazarında parasal
sermayeye dayalı olmayan işler yapmak pek ala mümkün. Eğitimcilik,
danışmanlık ve ustalık gibi pek çok alanda sıfıra yakın sermaye ile iş
kurabilirsiniz. Yeter ki belirli bir alanda başkalarına satabileceğiniz
yetenekleriniz ve bilginiz olsun.

2-İş birlikleri Yapın: Taze ve parası olmayan bir girişimci olarak yeni bir işin
kuruluşu ile ilgili her şeyi kendi kaynaklarınızla yapmanız gerekmez. Sizinle
bütünleşebilecek ve böylece bazı yatırım ihtiyaçlarınızı azaltacak iş birlikleri
kurmanız mümkün. Örneğin bir grafik tasarımcısı iseniz bir reklam ajansı
ile iş birliği kurarak hem ofis yatırımından kurtulur, hem de geniş bir
müşteri bazına ulaşabilirsiniz.
3-Dış Kaynak Kullanın: Az sermayeli bir girişimci olarak sabit yatırımlardan
kaçınmanın yollarını bulmalısınız. Örneğin bir CRM sistemi satın alacağınıza
ZOHO gibi bulut üzerinden belirli bir kullanıcı sayısına kadar bedava hizmet
veren tedarikçilerden yararlanabilirsiniz. Ayrıca işe fazla adam almak
yerine profesyonellerden part-time hizmetle de yararlanabilirsiniz.
4-Çevrenizde Melek Yatırımcılar Araştırın: Hemen hepimizin çevresinde çok
da karlı olmayan alanlara (örneğin daire satın almak) yatırım yapan
tanıdıklarımız vardır. Onları girişiminize küçük de olsa bir yatırım yapmaya
ikna etmeyi deneyebilisiniz. Eğer iyi bir fikriniz varsa melek yatırımcıların
size yaptıkları yatırımdan gerçekten de karlı çıkması mümkündür. Olmaz
demeyin, bir denemekte fayda var.
5-Crowdfunding: Türkçe'ye "kalabalıkların fonlaması" olarak
aracılığı ile fikrinizi kalabalıklarla paylaşıyor ve onların bireysel olarak küçük
ama toplamda büyük, sermaye ihtiyacınızı çözen yardımlarını istiyorsunuz.
Kimbilir belki de hiç tanımadığınız insanlar size dostlarınızdan daha fazla
yardımcı olabilirler.

(Kaynak: http://yfsentrepreneur.com)
Ahmet KIRTOK

Son 3 yorum (en yenisi önce)

01/11/2012 : 12:00:58
Teşekkürler arkadaşım...
01/11/2012 : 11:53:39
Girşimcilere destek verecek üretici güçlü firmalar pazarlama gücü olana girişimci gücü olup da sermayesi olmayana özgüveni olup ikna yeteneğine güvenene destek verecek üreticiler hala var mı ?
Mutlaka varsa bize ve bana destek olsun..
Birlikte kazanalım ben istanbulda ikamet etmekteyim.