Merhabalar.Uzun süredir çiğköfte bayiliğiyle ilgili araştırma yapıyorum.Bu iş için geç kaldığım söylenebilir fakat çok şükür ki düşündüğüm bölge için henüz bu durum söz konusu değil.Aşağı yukarı bütün firmalarla görüştüm.Küçük büyük hepsinde sistem aynı.Ürün hazır biçimde kargoyla gönderiliyor.Kâr marjı vasatın üzerindeki hemen hemen her firmada neredeyse aynı.Başlıca firmalarda tam tedarik şartı var.Kürdana kadar bu firmalardan almak zorundasınız.İsim hakkı isteyen de var istemeyen de...Fakat tüm noktalar için tek tip dekorasyon şartı olduğu için 20.000 - 60.000 TL arası bir yatırım gerekiyor.
Fakat bu sistemin benim gördüğüm kadarıyla aksayan bir çok yönü var.Bu izlenimleri çeşitli adreslerde ve AVMlerde bu işi yapan arkadaşlarımın işyerlerinde edindim.
İlk sıkıntı kargolama konusunda yaşanıyor.Ürün tedariğinde sık sık aksamalar yaşanıyor.Bu durumda çiğköfte yapmayı bilen arkadaşlar leğeni önüne alıp başlıyor yoğurmaya.Günü kurtarmaya çalışıyor fakat lezzet bir gün önceki lezzet değil.Müşteri hemen anlıyor.Çiğköfte hakkında en ufak bilgisi olmayan yandı.Cama bir yazı-tadilat nedeniyle kapalı-diye...Dikkatimi çeken bir diğer durum da şu ki bence çok önemli.Bazı firmaların üretim izni belgelerinde çiğköfte değil de bulgurlu köfte yazıyor.Bugün İbrahim Tatlıses'in çiğköfte piyasasıyla ilgili röportajını okuyunca tabiri caizse daha da kıllandım.Ürünün içine un katan, patates katan, bulyon atan...
Ayrıca satış esnasında da sıkıntılar gördüm.Ürün kargoya 10-15 kiloluk ambalajlarla veriliyor.Vakumlu olduğu için açınca bitirmeniz gerekiyor.Sirkülasyon olan için sorun yok.Fakat müşteri portföyü az olan veya yeni başlayanlar için hele de bu yaz aylarında bu durum büyük bir sorun teşkil ediyor.
Beni en çok düşündüren konu da aslında 1gün imalatta , 2 gün kargoda ve son olarak 1gün de bayinin dolabında bekleyen çiğ köftenin 5.gün satışa çıkıyor olması tiksindirdi.Bilenler bilir, çiğköfte yoğurulduktan hemen sonra birkaç saat içinde tüketilmelidir.Hele yazın hemen ekşime başlar.Şişip tadının bozulmasından bahsetmiyorum bile.
Bugün okuduğum Tatlıses röportajı bol miktarda reklam kokuyor olsa da sanıyorum bakanlığın dikkatini bu sektörün üzerine çekecektir.Ayrıca kendi firmasında da uygulanan sistem yine yukarıda bahsettiğim gibi.Fiyatları da uzayda...
İşin kârlılık kısmına gelecek olursak gerçekten de 1/1 kâr oranı var.Çiğköfte dışında satılan diğer ürünler hariç tabi.
Bütün bu izlenimlerim(ki ayrıntılara girmemeye çalıştım yoksa sanıyorum 1 sayfa dolardı) sonucunda bir firmanın gerçekten tam anlamıyla işi raconuna uygun yaptığını gördüm.Sistem tamamen farklı.Sadece çiğköftenin üretiminde kullanılan tüm malzeme hazır bir şekilde yoğrulmamış olarak veriliyor.Bir de makina veriyorlar.Malzemenin ömrü 1yıl.Çünkü kuru ve ambalajlı.Değişik kilogramlarda ürün var.Hal böyle olunca lezzet, tazelik ve kârlılık konuları da piyasanın şuanki koşullarından farklı oluyor.20dk da mal hazır oluyor.
Benim için bu sistem diğerlerinin bir adım önüne geçti.İstediğim kadar stok yapıp istediğim kadar üretim yapabilirim bu durumda.Dezavantajı resmi işlemler konusu.Tarım il müdürlüğünden bir üretim sertifikası almam gerekecek sanırım.Onu da sordum en fazla100-150 TL tutarmış.
Şimdi sizden görüşlerinizi belirtmenizi rica ediyorum.Bu sistem sıkıntı yaratır mı benim için.Yarın öbürgün damacana su olayında yaşanan olaylar bu sektörde de yaşanacağı için bu şekilde üretim bir avantaj sağlar mı?Kâr konusunda diğerlerinden daha yüksek olduğunu gördüm.Zaten kazanç konusunda tereddütüm yok çok şükür.Özetle reçete sistemi mantıklı mıdır?
Değerli yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Fakat bu sistemin benim gördüğüm kadarıyla aksayan bir çok yönü var.Bu izlenimleri çeşitli adreslerde ve AVMlerde bu işi yapan arkadaşlarımın işyerlerinde edindim.
İlk sıkıntı kargolama konusunda yaşanıyor.Ürün tedariğinde sık sık aksamalar yaşanıyor.Bu durumda çiğköfte yapmayı bilen arkadaşlar leğeni önüne alıp başlıyor yoğurmaya.Günü kurtarmaya çalışıyor fakat lezzet bir gün önceki lezzet değil.Müşteri hemen anlıyor.Çiğköfte hakkında en ufak bilgisi olmayan yandı.Cama bir yazı-tadilat nedeniyle kapalı-diye...Dikkatimi çeken bir diğer durum da şu ki bence çok önemli.Bazı firmaların üretim izni belgelerinde çiğköfte değil de bulgurlu köfte yazıyor.Bugün İbrahim Tatlıses'in çiğköfte piyasasıyla ilgili röportajını okuyunca tabiri caizse daha da kıllandım.Ürünün içine un katan, patates katan, bulyon atan...
Ayrıca satış esnasında da sıkıntılar gördüm.Ürün kargoya 10-15 kiloluk ambalajlarla veriliyor.Vakumlu olduğu için açınca bitirmeniz gerekiyor.Sirkülasyon olan için sorun yok.Fakat müşteri portföyü az olan veya yeni başlayanlar için hele de bu yaz aylarında bu durum büyük bir sorun teşkil ediyor.
Beni en çok düşündüren konu da aslında 1gün imalatta , 2 gün kargoda ve son olarak 1gün de bayinin dolabında bekleyen çiğ köftenin 5.gün satışa çıkıyor olması tiksindirdi.Bilenler bilir, çiğköfte yoğurulduktan hemen sonra birkaç saat içinde tüketilmelidir.Hele yazın hemen ekşime başlar.Şişip tadının bozulmasından bahsetmiyorum bile.
Bugün okuduğum Tatlıses röportajı bol miktarda reklam kokuyor olsa da sanıyorum bakanlığın dikkatini bu sektörün üzerine çekecektir.Ayrıca kendi firmasında da uygulanan sistem yine yukarıda bahsettiğim gibi.Fiyatları da uzayda...
İşin kârlılık kısmına gelecek olursak gerçekten de 1/1 kâr oranı var.Çiğköfte dışında satılan diğer ürünler hariç tabi.
Bütün bu izlenimlerim(ki ayrıntılara girmemeye çalıştım yoksa sanıyorum 1 sayfa dolardı) sonucunda bir firmanın gerçekten tam anlamıyla işi raconuna uygun yaptığını gördüm.Sistem tamamen farklı.Sadece çiğköftenin üretiminde kullanılan tüm malzeme hazır bir şekilde yoğrulmamış olarak veriliyor.Bir de makina veriyorlar.Malzemenin ömrü 1yıl.Çünkü kuru ve ambalajlı.Değişik kilogramlarda ürün var.Hal böyle olunca lezzet, tazelik ve kârlılık konuları da piyasanın şuanki koşullarından farklı oluyor.20dk da mal hazır oluyor.
Benim için bu sistem diğerlerinin bir adım önüne geçti.İstediğim kadar stok yapıp istediğim kadar üretim yapabilirim bu durumda.Dezavantajı resmi işlemler konusu.Tarım il müdürlüğünden bir üretim sertifikası almam gerekecek sanırım.Onu da sordum en fazla100-150 TL tutarmış.
Şimdi sizden görüşlerinizi belirtmenizi rica ediyorum.Bu sistem sıkıntı yaratır mı benim için.Yarın öbürgün damacana su olayında yaşanan olaylar bu sektörde de yaşanacağı için bu şekilde üretim bir avantaj sağlar mı?Kâr konusunda diğerlerinden daha yüksek olduğunu gördüm.Zaten kazanç konusunda tereddütüm yok çok şükür.Özetle reçete sistemi mantıklı mıdır?
Değerli yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederim.