Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

06/06/2012 : 14:55:03
merhabalar
ben memurum .internetten ürün satmak istiyorum.burada sorunum fatura kesmek oluyor.
riski kabul edip işe faturasız ya ALLAH deyip giremiyorum.
Maliyeden çok korkuyorum.
memur olduğum için mükellef olamıyorum.
ortak olmayı düşündüm
.kime güveneceksin.
zaten küçük bir kasabada yaşıyorum.
istifa etmeye gelince onu zaten her gün düşünüyorum.
ama insan önünü görmek istiyor.ticarette geleceğin biraz puslu duruyor.yani kafam karışık.sizden istifa etmeden, internetten nasıl faturalı satış yapabilirim.bu konuda yardım istiyorum.
cevaplarınız için çok teşekkür ederim.

Son 14 yorum (en yenisi önce)

07/06/2012 : 15:49:18
vay be biz kpss ye kasıyoz millet memurluğu beğenmiyor
şaka bi yana devlete dayıyosun sırtını kovulmak yok emeklilik garanti sabah 9 akşam 5
hayatım boyunca çok az saygıdeğer öğretmen gördüm bence sizde mesleğinizi iyi yapın
öğretmeninden nefret ederek büyüyen nesiller azalsın hocam
07/06/2012 : 14:59:45
Sayın Fzorlu evet dediğiniz doğrudur.
Allah beni öyle şeylerden uzak tutsun.beni meslekten soğutan, okulda midemi bulandıran şeyler hep o şekilde münasebetlerdir.
bunlar eğitimciliğin yüzkaralarıdır.
bunlar okullardaki çıkar münasebetleridir.
ben öyle şeyler yapmam,Allah o hale düşürmesin.
siz dışarıdan belki onu normal görüyorsunuz, masumane bir şekilde.
ama maalesef eğitim bu şekilde rant kapısına dönüşüyor.bunun servisi vardır,etüdü vardır,kırtasiyesi vardır vardır da vardır. gariban velinin sırtına binen a***lar vardır.
tabi dürüst idareci veya öğretmen arkadaşları tenzih ederim.
işin aslı ben öğretmenlik mesleği kullanılarak özel olarak para kazanılmasını bile etik bulmuyorum
.
milleti döken matematikçiden çocuğuna özel ders aldırıyorsun .o iğrenç adam birden oluyor bir melek.
çocuğun tam puan çekmeye başlıyor.yani maalesef istismara en açık alanlardan biri eğitim.
07/06/2012 : 11:16:13
eşinizinde memur olduğunu yeni okudum değiştirecektim yazdığımı ama belki birilerine fikir olur kalsın dedim..

hep dikkat ediyorum. çoğu öğretmen eşinin üzerine kırtasiye açıyor görev yaptığı okulun yakınlarına.
okul aile birliği ilede okul içerisinde irtibatı sağlam tutuyor hatta resim öğretmeni el işi öğretmeni gibi ödeve göre malzemesi değişen şeylerin malzemelerini ödev verilmeden stokluyor.öğrencinin sürekli gideceği nokta haline geliyor.

bence bunu bi düşünün.
07/06/2012 : 04:37:57
sefulik hocam zaten ben çok kötü durumda değilim:) başımda sadece o e-haciz derdi var.. yoksa başka sorunum yok çok şükür.. biraz sermaye de toparladım çok şükür.. nasipse 1 aya kadar dükkan açıyorum. ticaret hayatına atılıcam. kolay mı, tabiki değil! ama ücretli öğretmenlik yapmaktan iyidir..
bu arada e-haciz yeni geldi sayılır. öyle çok bi kaybım olmadı..
yani ne olacağı belli olmayan atama işleri ile uğraşmaktan bıktım. artık düzenimi kurmam gerek. burda ticaret zordur, şudur diye yorum yazanlar var, tabi zor. ben kolay demiyorum zaten. her ayrıntıyı kafamda tasarlayıp işin ehline soruyorum. bazen burdan da fikir danışıyorum. sağolsun birçok kişi elinden geldiğince yardımcı oluyor..
özetle sefulik hocam yazdıklarımdan beni çok kötü durumda sanmayın:) inanın pozitif bir insanım ve çok mutluyum..
07/06/2012 : 04:20:24
arkadaşım karankaran. ben 4 yıl ücretli yaptım.
yaptığım şeyleri hiç saymayım.
hafta sonları fabrikada işçilik, hafta içi 30 saat ücretli öğretmenlik
.sonra merdiven temizlikçiliği.
sonra işi abartıp haftada 50 saat derse girmeyi başardım tam alini takkesini veliye velini kini aliye geçiriyordum.bir okulda dersteyken öbür okula telefon açıyordum.tamam hocam geliyordum yoldaydım şöyleydim böyleydim:))
komedi günlerdi.derse girip direk masada uyuduğum oluyordu ve zerrece vicdanım sızlamıyordu.
ama dedim ya yinede borcum yoktu.kendi yağımda kavruluyordum.
size birde size şunu diyeyim.e haciz olayı bir hesaba gelir.sizin her hesabınızı bulamazlar.seneye çalışırsanız başka bir hesaba para yatarsa bu hesabı bulamazlar.öbür hesapta e haciz kalır.öbür hesapta e haciz olmaz.
emin olun şu anda sizden çok daha kötü durumda olan öğretmenler vardır.yarın minibüse nasıl binecem diyen öğretmenleri çok gördüm .taşrada pek olmaz ama istanbul da çok vardır.seyyardan pilav alamayan çok arkadaşımız vardı.
ben şunu anladım.para miktarı yaşam standartını belirlemiyor.yaşam standartını kişinin kültürü ve yaşadığı çevresel şartlar belirliyor. bunun bilincinde olmak çok önemli.ücretli çalışan bir arkadaş bir kadroludan daha iyi bir standart yakalabilir.geçim derdinde pek çok değişken var.
atanamamak ise her şey demek değil.Hayırlısını istemek daha önemli.mesela benim bir çocuğum ne kadar işsi,zlik çekerse çeksin ,can güvenliğinden emin olmadığım bir yere atansa kesinlikle göndermem.(büyük konuşmayım tövbe ).
her şey para değil.gidip psikiyatri tedavisine muhtaç kalan öğretmen arkadaşlarda var.
diyeceğim her şey kadrolu olmak değil.hayırlısına kavuşmak.
ama şu önemli olmuyorsa ve olmayacaksa bırakmak yeni bir hedef koymak.ücretlilik tam bir kandırmaca.ticarete girin hocam.
ücretli yapmayın.adamlar yazın resmen sokağa atıyorlar.bu devletin ayıbıdır.
hiç korkmayın ücretlilik bence diptir.daha dip yoktur.batsanız bile ücretliden daha kötü bir yere vuramazsınız.
tekrar okudum yazdıklarınızı üzüldüm tekrar.güzel kardeşim madem e haciz geldi niye bırakmıyorsun o okuldaki ücretliyi.git başka bir okulda ücretli yapsaydın ya.başka hesap açılacaktı.ona gelmeyecekti.e hacizde birde gölge falan oluyor onları inceledin mi.
3 liralık borcuna beş lira haciz koyabiliyorlar.
Rabbim sana kolaylık versin.Hayırlısını istemek daha önemli.ben atandığımı görünce, haritada o kırmızılık çıkıyor ya (Allah sanada nasip etsin) böle gözümden yaş boşanmıştı.Ama şimdi anlıyorum ki standartım değişmedi arkadaşım ya.gerçekten de geçim derdinde her şey para değil.bunu anlamak önemli.
07/06/2012 : 03:49:08
akın selçuk sağolsun eşin üzerine şirket kurup ortak olma fikrini verdi.ama eşimde memur o yüzden olamaz.
ama büyük yerde olsam vergi dairesine mükellef olsam.gittiği kadar gitse ,yakalandığımda ceza alsam sonrası Allah kerim desem.Olmuyor kasabadayım hemen yakalanırım .anında cezayı alırım.cezadan korkmuyorum ama hemen gelince dengem bozulur.iki yıl idare edebilsek.

şimdi ben şunu yapabilirmiyim.minnacık bir bakkal bile olsa.onunla ortak olsam.sermayesinin yarısını versem. sen bana karışma, ben sana karışmayım senden sadece fatura istiyorum desem.
adam korkar bence.
yani kimseyi ikna edip şirket kuramam.hadi emekli birini mükellef edeyim desem bağkurdan emekli olanlar mükellef kelimesini duyunca gözlerinin feri gidiveriyor:))tabiki de haklılar:))
yani zor bir iş ticaret yapmak.
josuah arkadaşın tatlı istihzasını anlıyorum.keşke öyle bir ürünü bilsem kesinlikle söyler çok cesurcada istifa ederdim:))
artık moralim bozulunca da akın selçuğun birinci yazısını bol bol okuyup kafadar arkadaşlara okutacağım.çok sağolun.
Allah hepinizin işlerini rast gtirsin.nasibinizide rızkınızı da bereketli kılsın.
07/06/2012 : 03:42:38
valla sefulik hocam ben de öğretmenim aslında. ama bi türlü atanamadım. ben de ücretli öğretmenlik yaptım, farklı ticari girişimler gerçekleştirdim kendi çapımda.. şimdi de bi dükkan açmak için koşturuyorum. ufak ufak ticaret hayatına giricem Allah izin verirse..
ben atanmak için çok uğraştım ama olmadı. ne yapalım nasip değilmiş demek ki. yine de şükürler olsun halime.. belki de zamanı gelmemiştir, birkaç yıl sonra atanırım..
bana sorarsanız, ben atanmayı isterdim. çünkü yıllarca o işin eğitimini aldım. bu eğitim için dünya kadar para harcadık ailecek.. 7 bin lira da öğrenim kredisi borcum var ve e-haciz uygulaması geldi. benim hesabıma yatan her para kesiliyor. gelecek yıl daücretli öğretmenlik yapsam maaş dahi alamıcam. düşünün: yıllarca döktüğümüz para yetmiyormuş gibi, öğrenim kredisinden haciz işlemine maruz kaldım..
keşke yıllarımı, paramı, gençliğimin en güzel zamanlarını verdiğim o kutsal mesleğimi kadrolu olarak yapabilseydim.. belki ilerde olur.. Allah büyük..
özetle; ben atanmak için uğraşıyorum, siz de o meslekten şikayetçisiniz. hayat çok garip gerçekten.. ama siz de haklısınız, okul ortamını çok iyi biliyorum ben de.. öğretmenliğin gün geçtikçe zorlaştığını sadece biz öğretmenler biliriz.. toplumdaki saygı boyutu ve tatilleri ise öğretmenlik mesleğinin en çekici yönleridir dışardan. gerçekten de öyledir aslında..
bu konunun takipçisiyim.. herkese teşekkür ederim..
07/06/2012 : 03:29:02
emek verip yorum yazan tüm arkadaşların çok teşekkür ederim.Allah hepinizden razı olsun.tüm yazılardan istifade ettim.akın selçuk a ise ayrıca teşekkür ediyorum.
önce sanırım yanlış anlaşılacak şekilde yazı yazmışım .ben istifa edip ticaret yapacam demedim.memurken nasıl ticaret yaparım dedim.
gerçi istifayı her gün düşünüyorum ama bu ticaret hasretinden değil.
belki mesleğin dışardan güzel görünen ama içine girince pekte öyle olmadığını anladığınız yönlerinden kaynaklı.
ben elhamdülillah derim her zaman.işsizken de diyordum.
mesleğe uzun bir işssizlik döneminden sonra borçsuz başladım.
mesleğimin istanbuldaki 4 yılımı binlerce liralık banka borcumla kapamıştım.
düşünmüştüm.
işsizken yani geçici işlerde çalışarak aynı yaşam standartını tutturabilirdim ve borcum olmazdı.eee ne anladım ben öğretmenlikten??
gerçi bu mesleği üçe ayırmak lazım.bir istanbulda ki öğretmenlik,iki büyükşehirdeki öğretmenlik,üç taşradaki öğretmenlik.
aldığınız maaş karı koca çalışıyorsanız, istanbulda nefes bile almanıza yetmez.ankara, izmirde sadece geçinirsiniz.taşrada 10 yıl içinde bir ev ve sıfır araba alırsınız.

ama şunu söyleyim.Bu iş sandığınız kadar cazip bir iş değil.
arkadaşlar öğretmenliği , bilmeden değerlendiriyorsunuz.amerikan sermayeli fabrikada işçilik yaptım.hangisi daha iyi hala emin değilim.o işinde bence çok artısı vardı.
ama öğretmenliğin bence tek artısı, biraz donanımlı iradeliysen müdürle çatır ,çatır tartışabilmendir.seni ezemez sen ezdirmezsen.tek yönü bu derim para falan değil.
ha para olayına gelince ,ben geçen ay 1620 gibi bir şey aldım.ek ders, ek ders derler. o da 250 ile 450 arası oynuyor.
memurların neredeyse en altındayız.zamla kaç alacam bilmiyorum.elhamdülillah diyorum yine.ama şunu diyim 500 de alsam elhamdülillah diyecem.başka ne diyebiliriz ki elbetteki Allah a isyanedecek değiliz .ama durum bu.
pek çok işten ayda 1500 lira kazanılabilir ve öğretmenlik bunların içinde en kolayı ve zevklisi değildir.

benim için paradoksları var bu mesleğin. istanbulda çok mükemmel bir iş,öğrenirsin öğretirsin ama parası gülünç kalır.
taşrada ise para sorun değildir.ama hayatta para değildir.24 saat mesleğinin başındasındır.birde tatili fazla diyorlar.ne yapayım ben o tatili.biz her daim öğretmeniz yani.yolda yürürken öğretmen yürüyüşüyle yürürüz.ıgghhh.
tatil falan istemiyorum ben ya.fabrikada bayramlarda bile çalışırdım.işçilik bu kadar üzerime yapışmazdı.iş bitti tamam özgürsün arkadaş.
okulda bizans oyunları seni kızdırsın mı güldürsün mü diye bakarsın.pek çok şeyden nefret edersin.

yani taşrada insan sosyal sebeplerden bazen bırakayım lan diyor.istanbulda bu parayı nasılsa kazanırsın.

sonra diyor ki kazanırsın da ne halta yarar bu para, istanbulda diyorsun.derse gidiyorsun.




06/06/2012 : 19:48:46
Pardusun söylediklerine Avrupa' nın da habire tökezleyip durmasını da ekleyebiliriz. Avrupa da ciddi bir kriz çıkabilir. Şimdiki ne ozaman derseniz şimdiki de kriz sayılır ama hala çözümsüz kalmış bir durumları var. Daha kötü krize girebilirler. Avrupa birliği değişim geçirebilir. Bizlerde üretmeye çalışılan mezhepçilik onlarda ırkçılık şeklinde patlayabilir. Bu tür bir kriz belki uzak ihtimal ama ekonomik krizlerinin daha da derinleşmesi çok da beklenmez bir şey değil. Böyel bir şey olursa bizimde daha fazla dayanmamız mümkün olmayabilir. 3-5 tane pazarımız varsa bunların en büyüğü Avrupa. Büyük müşteri kaçtığında ya da iyice dara girdiğinde bizim başka pazarlara adapte olmamız değişim geçirmemiz mutlaka evdeki insana sokataki adama mahalledeki berbere yansıyacaktır. Şu anda İspanyadaki bir nalbur dükkanı esnafı yatıp kalkıp keşke adliyede işe girseydim de maaşım olsa diyordur. Yada bir okulda öğretmenlik sertifikam olsaydı da maaş alabilseydim diyordur. Bizdeki mevhumların aynsı onlardada var. Öğretmenler mutlu her ülkede krizlerde bile. Çünkü çökmesi beklenen en son sektör. Öğretmene maaşını ödeyemeyen bir ülke gerçekten ciddi ciddi battı demektir. Titaniğin en üstünde çalışan kitle olarak işçiler değil öğretmenler var demek ki. Maaşınıza sahip çıkın.
06/06/2012 : 19:32:10
657 sayılı devlet memurları yasasına tabi öğretmenler şirket kuramazlar. Yani böyle ifade edersek yanlış olur.

Ama ortak olabilirler. Fakat ortak olunan şirkette müdür olamazlar. Oysa kurulan bir limited şirketin her ortağı müdür sayılır aksi ana sözleşmede belirtilmedi ise. Bu bakımdan şirketi kendi kursa bile ortağı kuruyormuş gibi ana sözleşme yazmak zorunda ve kendisi de yetkili olmadığını beyan etmek zorunda. Ayrıca ortak olduğu şirketi belli bir süre içinde İl/ilçe milli eğitim müdürlüğüne bildirmek zorunda. Tabi bu bildirimleri yaparken sıkıntı çıkmasın diye ilgili yasa eklerini de dilekçesine eklerse iyi olur.

Bir öğretmen esnaf ya da tacir olamaz. Kanun açıktır. Bir limited şirketin hissesine sahip olmak tacirlik ya da esnaflığa girmez.


Not: Birde şunu belirtelim. Toplumda insanlar yani sıradan ticaret yapmak isteyenler yani akademisyen veya ekonomi uzmanı olmayan klasik insanımız şirket tüzel kişiliğini de bu tüzel kişiliğin sermaye ve sahış olarak ayrımını da genellikle bilmez. Evet Sahış Şirketi diye bir ifade vardır. Sermaye Şirketi diye de bir ifade vardır. Fakat genellikle Şahış şirketinden kasdedilen şey şahış firması veya sahşi vergi mükellefiyettidir. Maliyeye bir dilekçe verilip muhasebeci nezaretinde bir günde kurulan yapı şahış şirketi değildir. Şirket ayrı bir kişiliktir. Bir kaç gerçek insan yani gerçek kişilik bir areaya gelip başka bir zahiri kişilik oluştururlar buna şirket denir. Envayi çeşidi vardır. Komantid, Limited, Anonim gibi. Ayrıca bazı şirket türleri kendi arasında sahış ve sermaye olarak da farklılıklar arz eder.

Sözün özü şu ki şahış şirketinden ne kasdediyoruz. Ticarete küçüğünden yeni atılacak birinin sermaye değilde sahış şirketi kuracağım demesi çok ince ayrıntılara vurgu yaptığına delalettir ki muhtemelen amacı bu değildir ve şahış firması kurmaktan bahsediyordur.

Şahış Şirketi bile kurulsa ilk bir kaç yıl içinde sermayesinin ödenmiş olması şirketin varlığını sürdürebilmesi açısından önemlidir. Bozuk bilonçolu sermayesi ödenmemiş bir şirketin para yemekten başka yarayacağı bir iş yoktur zira.

Hocam bir şirket kurarsa ki aslında kendisi kurmayacak kuruyormuş gibi yapacak yetkilisi başkası olmak zorunda. Şirketin eli kolu hocam olacağından kanunlar karşısında yasalken fatura kesebilir hale gelmiş olacak. Ama kuruluşta cebinden fazladan para çıkacak ve bir de ortak bulmak zorunda kalacak. Yada bulduğu ortak kabul ederse şahış firmasını onun üzerine kuracak şirketle hiç uğraşmayacak. Ama bulamadım demiş. Birini vergi kendi başına mükellefi yapmak zordur da sizinde içinde olduğunuzu, çekip çevireceğinizi bildiği şirkete ortak etmek biraz daha kolaydır. Hele ki eş ise. : ))

06/06/2012 : 19:23:33
1- İnternetten tek ürün mü satacaksınız?
2- Ürün hangi kitleye hitap edecek?

akinselçuk yasal prosedürü açıklamış...

İstifa etmeden başlayın ve önce önünüzü görün çünkü ekonomi aslında hiç te iyi değil; aman istifa etmeyin... patladığında da ekonomi, diğerlerine hiç benzemeyecek... Çiftçi destek v.b ile ayakta duruyor, ilk kuraklıkta sisile yoluyla patlayacaklar...

Beşer yıllık periyotlarla ülke hayvan varlığı sayısı ile tarımsal ürün ithalat-ihracat dengesine bir bakın... Çvrenizde göreceğiniz büyük çiftliklere sorun: ''Çiftlik ve hayvanlar sizin mi?''... Hepsi Ziraat Bankası'nın!!!

Kamyoncu lokantasına girin ve sorun: ''Araçlar sizin mi?'' diye. % 80'İNİN VERECEĞİ CEVAP: ''HAYIR, BANKANIN''

Son 5 yılda ev alanlara da sorun aynı soruyu: ''Ev kimin?'' diye... İnşaat sektörü şişti ve arz fazlası var, apartman katı fiyatına villa satmaya başladılar....

Herkese tavsiyem rölantide iş yapmaları ve sermayelerinin yarısını ihtiyati tedbir olarak eşlerine, ana-babalarına yed-i emin olarak teslim etmeleri...

06/06/2012 : 15:41:20
öncelikle ne tür satışlar yapacaksınız internetten.. yani ürün içeriği nedir? ona göre bir tanıdığın dükkanından fatura kestirme şansınız olabilir belki.. konuyu biraz daha açarsanız yardımcı olabilecek bir fikrimiz olabilir belki..
06/06/2012 : 15:32:56
Neden hocam ? 657 ler fatura kesemez mi yani ?

Şimdi birincisi öğretmenlik gibi bir iş kolundan istifa etmek çok büyük hata olur. Kutsallığından falan değil hocam. Hali hazırda maaş alınan bir iş olarak oldukça iyi şartlara sahip olmasından. Sadece iş kolu olarak bakalım.

Hiç bir maaşlı iş size yılda iki ay hemde yazın tam ortasında önceden günü belli garantili bir ücretli tatil hakkı vermez.

Hiç bir maaşlı iş size kışın ortasında git biraz kafanı dinle diye 15 gün ücretli izin vermez.

Hiç bir maaşlı iş sabah 8 akşam 5 haftanın cumartesi dolu çalışmak seni bunaltabilir bu yüzden haftanın bir günü boş olsun diğer günlerde sabahcı ya da öğlenci ol kalan saatlerde özel işlerinle ilgilen demez.

Hiç bir maaşlı işin amiri ile aynı kefede olunamaz. Amir arada bir her şey yolunda olsa bile elemanı fırçalama, sıkıntıya sokma ihtiyacı hisseder. Okulda müdürle öğretmen arasında sadece öğretmenlerin izin verdiği kadar kadar bir amirlik yapılabilir. Müdür, öğretmene göre soruşturma riskine, katakülliye gelme ihtimaline daha bile açıktır. Üstelik süresi bellidir.

Hiç bir maaşlı iş çalışanına toplum içinde "buyrun oturun hocam bir çay için" itibarını sağlamaz.

Hiç bir maaşlı iş bankalardan çok rahat kredi çekme, ev alma, araba alma imkanını bu derecede sağlayamaz. Öğretmen bordrosu en sağlam bordrodur.

Hiç bir maaşlı iş sigortanızın tam yatmasını emeklilik hakkınızı kıdem tazminatınızı emekli ikramiyesini bu şekilde garanti altına almaz.

Hiç bir maaşlı iş size her ilde 26 liradan üç yıldızlı otelde kalabilme imkanı sağlamaz.

Hiç bir maaşlı iş size ülkemizin bir çok güzel deniz kıyılarında (çok önceden yer ayırtmak kaydı ile) alakart menüsü, eğlencesi ve 3 yıldızlı otel vasfıyla lüks otellerle aynı plajda çadırlı tatil ucuzluğunda konaklama ve deniz imkanı sağlamaz.

Hiç bir maaşlı iş size arzu ettiğiniz zaman müdür olma amir olma hatta il müdürü ilçe müdürü mertebelerine yükselebilme imkanını sunmaz.

Hiç bir maaşlı iş çalışanının özlük haklarını bir dilekçe ile derhal harekete geçiren bir mekanizma barındırmaz ve çalışanını bu şekilde korumaz.

Tabi aslında en önemlisi yani benim en sevdiğim yanı hiç bir maaşlı iş size yolda belde elinizi öpecek, bayramda ziyaretinize gelecek bir kitle sunamaz.

Hocam duymamış olalım istifa etmeyi. : ))


Fatura kesmek için tek yolunuz var. İki kişi bir araya gelip ki eşiniz olabilir limited şirket kurmak. Hissenin %50 sinden azı sizin olmalı. Yetkili müdür olmamalısınız. şirketi bu şekilde bir muhasebeciye kurdurduktan sonra resmi gazetede 15 gün içinde kuruluşunuz ilan olunur. Bu işin resmi kısmı size 3000 liraya falan patlar. Bir muhasebeci tanıdığınız vardır mutlaka. Sizi üzmeyecek.

İnternet sitenizi kurar satış yapar faturada kesersiniz. Maaşınız düşmez. Kanunen bir sorun da çıkmaz. faturayı kesen artık siz değil şirkettir. Şirkette sizin gibi bir kişiliktir. Yani siz ortak ve şirket artık üç kişisiniz. Ama eğer ucuz bir şahsi mükellefiyet alıp işi yürütmek isterseniz olmaz. O zaman mükellef siz olursunuz. Ticareti yapacak olna sizin nüfus cüzdanındaki adınız olur. 657 buna izin vermiyor. Oysa şikette ticareti şirketin bizzat kendsi yapmış oluyor. 657 buna müsade ediyor.

Bir ihtimaliniz de ticarethanesi olan biriyle anlaşmak. Siz satın faturayı o kessin diyeceğim ama böyle bir organik bağınız yoksa kimseyle zor olur. Vergi de mutlka muallak durumlara düşülür.

Milli Eğitim mensubu olduğunuzdan bildirmeden mükellef olmanız iş yapmanız çok zor. İlçe sizi 6 ay içinde tespit eder. İlçe etmese birileri haber verir.

Saygılar hürmetler hocam. Sürçi lisanım varsa affola.
06/06/2012 : 15:31:16
Evliyseniz eşiniz adına mükellefiyet alıp kesebilirsiniz. Diğer detayları bilmiyorum, ilk aklıma gelen bu oldu.