26/02/2012 : 04:46:43
Merhaba arkadaşlar,
Ben de bir girişimci olduğum için siteyi uzun süredir beğeniyle takip ediyor ancak ileti ve yorum yazmıyordum. Ancak bu başlığı ve başlık altında yazılanları görüp dehşete kapıldıktan sonra ben de fikrimi belirtmek gereği duydum.
Bahsedeceğim konu bizim ülkemizde maalesef her sektörde aynı karamsarlığın yaşanmasıdır. Kime, hangi esnafa elini atsan yanıyor, bitiyor, iflas ediyor ama o işten hiç vazgeçmiyor. Vazgeçmemekle kalmıyor çevresindeki insanları veya aynı sektöre yatırım yapmayı düşünen girişimcileri de korkutarak uzaklaştırıyor.
Biz ülke insanları olarak zaten yıllardır gerek okullarımızdaki yabancı üretimi müfredatlar gerekse mecburen izlediğimiz "ana" haber bültenleri yüzünden gereğinden fazla karamsarlığı ve umutsuzluğu alışkanlık edinmiş durumdayız. Bir de böyle telkinlerle karşılaşınca tamamen koyveriyoruz ve umutsuzluğa kapılarak pes ediyoruz.
Şimdi yukarıda yazılanları okuyorum. E-ticarete girmeye heveslenmiş girişimci gençlerimizi özel sektöre veya kamuya maaşlı eleman olarak mahkum edecek bence YANLIŞ yönlendirmeler var. Osmanlı torunu olmamızdan mıdır, yoksa kısa yoldan ve hemen zengin olma hayalleri peşinde koşmamızdan mıdır bilemiyorum ama yazılanların neredeyse tamamında sabırsızlık ve az emek, çok para isteği görüyorum.
Şimdi size bazı örnekler vereceğim. (Umarım başınızı ağrıtmam. Ayrıca kimseyi kırmak istemem, tamamen kendi fikirlerimi beyan ediyorum.)
Önce belirtmek isterim ki, ben özel sektörde maaşlı çalışan sabit geliri olan biriyim.
2008 yılında yurt dışında (Avrupa'da) olan kuzenim, oranın en büyük tekstil pazarında çalışmaya başladı ve bana İstanbul'dan Merter, Osmanbey gibi yerlerden kendimize ait gömlek ve t-shirt üreterek (fason ve istediğimiz tarz ve bedenlerde) orada satabileceğimizi belirtti. Hemen işe koyuldum. Hangi kapıya elimi atsam, "tekstil öldü", "bu işe girme biz canımızı zor kurtarıyoruz" gibi laflar edildi. Ama bu lafları edenler 10 senedir aynı dükkanda ve 10 senedir sürekli zarar ediyorlar, sözüm ona. Sonuç; 5.000 adet gömlek gönderdim. 2 haftamı aldı. Gömlek başı 2TL den 10bin TL net kar yaptım.
Tam kış uykusu sonu, bölünme zamanı öncesi arı kovanı satın alayım dedim. Danıştım, forumlara gittim. Şubatta X TL ye alıp Mayıs sonu X+Y TL ye satarım dedim. Bu iş kendini kurtarmaz dediler. O kadar kolay olsa herkes yapar dediler. Aldım. Şu an arılarım uyuyor. Ve Nisan sonu satacağım kişilerle de anlaştım gibi. Sonuç : 8bin koydum yaklaşık 11bin alacağım.
Şimdi e-ticaret işine gireceğim. Yıllardır hobi olarak başlayan ve uzmanlaşan .NET yazılımcılığı bilgilerime ve son 1 yıldır süren araştırma - değerlendirmelerime güvenerek bu işe gireceğim. Bu iş hiç de bahsedildiği gibi imkansız veya minimum 30-40 bin TL gerektiren bir iş değil. Kimse kusura bakmasın ama, piyasadaki 3-5 büyük site hariç sonradan açılan sitelerin hepsine baktım. Bu forum da dahil, forumlarda "ben bu işe girdim olmadı, battım" diyenlerin mesajlarını okudum. Daha forum mesajı yazmayı, noktalama işaretlerini kullanmayı (hiç nokta - virgül koymadan 600 kelime mesaj yazanlar), Türkçemizi düzgün kullanmayı bilmeyenler, satın aldıkları veya bedava indirdikleri web sitelerinin menülerinde hala "Lorem Ipsum" yazılarını düzenlemeyenler, hakkımızda sayfasına sadece GSM numarasını veren, firma ismi, adresi belirtmeyen ve "biz Türkiye'nin önde gelen kuruluşlarından biriyiz" diyen, web sitesine "GERİ İADE" menüsü/linki koyan, reklamın sadece G-Adwords satın almak veya facebook üzerinde sayfa oluşturmak olduğunu düşünen, inovasyon / yenilik, yeni bir fikir yaratmak peşinde olmayan, sabretmeyen ve siteyi açtıktan 2 ay sonra ani satış patlaması bekleyenler bu işte BAŞARILI OLAMAZLAR!
Başarılı olamadıkları gibi, bu işe girmeye çalışanları da soğuturlar ve korkuturlar. Kimsenin günahını almak istemiyorum. Ancak sırf kendi sektörüne girilmesin, kendisine rakip çıkmasın diye girişim forumlarını dolaşarak felaket tellallığı yapanlar da var.
Bu işe yeni başlamayı düşünen, kenarda ortalama diyelim 5-10 bin TL si olan ve ilk etapta sadece bu işten geçinmeyi düşünmeyen herkes bu işe girebilir. Öyle korkulduğu gibi değil. ebay 'de, GG 'da, sahibinden 'de günlük gerçekleşen satışları görüyoruz. Türkiye'nin 75 milyon nüfusu olduğunu, yaklaşık 42 milyon kişinin internete ulaşabildiğini ve 16 milyon kişinin düzenli olarak internet üzerinden alışveriş yaptığını biliyoruz. Bu işin tutmayacağını, çok büyük yatırım olmadan yürümeyeceğini söyleyenlerin, matematiğe ve istatistik gerçeğine saygı duymadığını düşünüyorum.
Ama ben hepinize saygılarımı gönderiyorum :)
Kendi fikirlerimi belirttiğim bu yazıda, her kimseyi kırdıysam, sürç-i lisan ettiysem affedin.
Bu lafım herkese : Korkmayın, aklınıza yattıysa peşinden gidin. Emin adımlarla, araştırarak ve sabırlı olunursa, her işin üstesinden gelinir. Unutmayalım; "cüret başarının başlangıcıdır ve bedava peynir sadece fare kapanında olur"