Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

02/05/2011 : 08:28:29

-- Bir kurbağayı kaynar su dolusu bir kazanın içine attığımızda neler olur dersin?Tabiki kurbağa can havliyle kazandan dışarıya sıçrayacaktır. Acı verici bir deneyim ve belki birkaç yanığın ardından, muhtemelen yaşamına kaldığı yerden devam edecektir. -- Peki, başka bir kurbağa soğuk veya ılık su dolusu bir kazanın içine atıldığında ve su yavaş yavaş ısıtıldığında neler olur dersin?Bu sefer kurbağa yaklaşan tehlikeden habersiz, kazanın içerisinde kalmaya devam edecektir. Gittikçe artan su sıcaklığı kurbağayı daha da sersemletecektir, taaki yerinden kıpırdayabilecek hali kalmayana dek veee...

"Kurbağa çorbası sever misin?"



Işte bu durum birçok insanın da yaşam öyküsüdür...



-- İçerisinde bulundukları durum (sağlık, ekonomik durum, sosyal çevre, kariyer, v.s.) zaman içerisinde yavaş yavaş değişime uğrar. Bu değişimin belirtileri veya sonuçları ise adım adım, basamak basamak ve bazen de gecikmeli olarak yaşanır. Yıllarca hiçbir şikâyeti olmadan sigara veya alkol bağımlısı olarak yaşamını sürdüren birinin bir anda kalp krizi geçirmesi veya akciğer kanserine yakalandığını öğrenmesi, sonuçları gecikmeli olarak ortaya çıkan değişim süreçlerine basit bir örnektir. -- Değişim süreçleri adım adım, basamak basamak ve gecikmelerle yaşandığından birçok insan, yaşam koşullarındaki olumlu veya olumsuz yöndeki hassas fakat ivmesel değişimlere zamanında gereken tepkiyi veremez. Yaşam kalitesi yavaş yavaş fakat istikrarlı bir şekilde kötüye giden birçok kişi, kendisini bir anda şeytan üçgeninin (veya kaynayan kazanın) içerisinde buluverir ve dışına çıkabilecek gücü kendisinde bulamaz.



Ne yapabiliriz?



-- Bu tehlikeli akıntılara kapılmamızı önleyecek ve yaşamda bize daha fazla kontrol sağlayacak olan en önemli unsur hedeflerimizdir. İyi tanımlanmış hedefler, bizi motive eder, algılarımızı sürekli olarak yönlendirir ve amaçlarımız doğrultusunda odaklanmamızı sağlar.



Geçtiğimiz son beş seneyi şöyle bir gözünün önüne getir. Beş sene ne kadarda çabuk geçebiliyor öyle değil mi ? Bugün bulunduğun yer, geçtiğimiz seneler içerisinde verdiğin kararlar ve odaklandığın veya odaklanmadığın hedeflerin bir sonucudur, farkedebiliyor musun? Karşına olağanüstü bir mani çıkmazsa, günümüzden beş sene sonrasına da ulaşacaksın...



Fakat nereye?



Asıl önemli olan soruda budur! Varmak istediğin yeri biliyor musun? Nereye gideceğimizi bilmeden yola çıkmanın rüzgârda savrulan bir yapraktan hiçbir farkı yoktur! Aradığımız şeyi iyi tanımlamamışsak bulacağımız şeylerin, aramakta olduğumuz şeyler olduklarını nasıl bilebiliriz? Hedefler belirleyip hayatımız için bir standart koymazsak karşımıza çıkacak olanlara boyun eğmek zorunda kalabiliriz.





“Ne istediğine karar ver, çünkü değişim kararla başlar!”



Uygulama önerisi: Bir kağıt ve kaleme ihtiyacın var. (Kaybedilmek üzere, gazetenin köşesinden yırttığımız rasgele bir kâğıt parçasından söz etmediğimi anlamışsındır).-- Şimdi uzun ve kısa vaadede ulaşmayı arzu ettiğin hedefleri tanımla**** yazmaya başla. Örneğin: "Birinci hedefim, başarılı olmak istiyorum”. Bu iyi tanımlanmış bir hedef değildir. Nasıl ? Ne kadar ? Nerede ? Ne zaman ? Kiminle birlikte başarılı olmak istiyorum ? ve benzeri sorular hedefini tanımlamaya ve onu gerçekleşebilir kılmaya yardımcı olacaktır.



Henüz ulaşmadığın bir hedefi tanımlamakta zorlanıyorsan şunu da deneyebilirsin:



Farzetki bir eşyanı kaybettin. Gazeteye bir kayıp ilanı vereceksin, ilanda bueşyayı nasıl tanımlardın...? Şimdi henüz ulaşmadığın fakat ulaşmayı arzu ettiğin şeyleri, aslında önceden sahip olduğun fakat, bir eşya misali yitirdiğini farzet. Akıl gözünde canlandırma yaparak, onu bulmak için detaylar içeren bir kayıp ilanı verdiğini düşünebilirsin...



Unutma, zihninde ulaşılabilir bir sonuç oluşturursan, o sonuca ulaşmak yönünde ilk ve en büyük adımı atmış olursun

Kaynak:psikoakademi (Herhangi reklam amacı yoktur.Çalıntı değil alıntı amaçlı kaynak belirtilmiştir.Gereksizse editörler tarafından kaynak kaldırılabilir)

Umarım Sizlere bir ışık olur.

Son 9 yorum (en yenisi önce)

09/05/2011 : 11:22:41
"Yaşam kalitesi yavaş yavaş fakat istikrarlı bir şekilde kötüye giden birçok kişi, kendisini bir anda şeytan üçgeninin (veya kaynayan kazanın) içerisinde buluverir ve dışına çıkabilecek gücü kendisinde bulamaz." Bu sözün ne kadar doğru olduğunu bizzat yaşa**** gördüm, anladım arkadaşlar... Oldukça stresli ve kişisel performansa dayalı serbest meslek faaliyetini yaklaşık on yıl yaptıktan sonra tabiri caizse kendimi bir anda şeytan üçgeninin içinde buluverdim ve şimdi dışına çıkabilecek, işime devam edebilecek gücü bulamıyorum kendimde...Geriye dönüp baktığımda bu on yılın para kazanmak ve geleceğimizi teminat altına almak uğruna yoğun ve tempolu bir koşuşturma içerisinde geçtiğini ve maddi hedeflerin önemli ölçüde gerçekleştiğini görüyorum...Ne var ki yaşamayı ertelediğimi, sağlığımı ihmal ettiğimi de...Kronik stres aynen düzenli içilen sigara, alkol gibi birgün geliyor kaçınılmaz sonuçlarını doğuruveriyor. Bu nedenle, hedef sadece para kazanmak değil aynı zamanda yaptığınız işten keyif alarak, mutlu olarak, sağlığınızı ihmal etmeden para kazanmak olmalı...Yoksa gün gelir zirveye çıkma yolundayken başınız döner, ayaklarınızın bağı çözülür ve kalan gücünüzü yola devam etmek için değil aşağı düşmemek için kullanmak zorunda kalırsınız...Jose bu güzel paylaşım için teşekkürler, eline yüreğine sağlık, yorum yapan tüm arkadaşlara da katkıları için teşekkürler....
04/05/2011 : 11:39:36
murat ist,bu teoride herşeyi düşünüp pratiğe aynı şekilde aktaramama durumu.para getirebilecek bir çok şeyi düşünürüz lakin hayata geçirmeye ya korkarız yada vazgeçeriz.sonrada elın oglu gelır sizin düşündüğünüz şeyden mılyonları kapar...bence bu durum sermaye ve kaybetsen bile ne kadar zararın olacagı ıle ılgılı bır durum...maddı olarak sabır gosteremıyoruz.çünkü tabancamızda tek veya ıkı atımlık kurşunumuz var.....valla bu aralar moralımde bozuk,,elimi neye atsam,,iyiy hoş ama yapamam galıba dıyıp bırakıyorum..rüzgara bakılmış gidiyorum..
03/05/2011 : 18:10:49
Tebrik ederim çok iyi, bir noktaya değindiniz ve herşey dogru. içindeyim
03/05/2011 : 17:07:08
benim hedefim var ama uygulamak için çaba yok yani belli bir süre veririm kendime diyelim 10 ay ama ben en fazla 1 , 2 ay çabalıyorum sonra bırakıyorum neden kaynaklanıyor bu sizce başlarken iyi motive oluyorum sonra nedense bırakıyorum.
03/05/2011 : 16:19:50
[quote]Yazıyı gönderen - joSe55


"Kurbağa çorbası sever misin?"

Hayır ...Kurbağa çorbasını sevenmeyiz ! Bu Ülkede de sevini az olduğunu düşünmekteyim !

Güzel bir yazı ...herkesin okuması gereken bir yazı ! Elinize ve yüreinize sağlık .

02/05/2011 : 23:51:37
josee55 kardeşim çok güzel bir yazı eline emeğine sağlık.
02/05/2011 : 21:32:09
Yavaş yavaş gerçekleşen şeylerin zamanla dev boyutlara ulaşmasını anlatan güzel bir yazı bu.

Bu konuya katılıyorum ve kendim de bir iki inci ekleyeyim:

İlki benim kendi fikrim: Yaşadığınız şehir ve ülkede gerçekleşen değişimlere dikkat edin, örneğin Bursa'da doğal kalan bir tek Uludağ'ın eteklerindeki güzelim ormanlık alanlarda yapılan gecekondulara dikkat ediyorum mesela, 1 gün büyunca baksanız bir değişim göremezsiniz ama yıllar zarfında, gecekonduların doğal kalan son yerleri nasıl yok ettiğini fark eder, dehşete kapılırsınız, neyin yanlış olduğunu sorgularsınız..

İkinci şey de ilginç ama konuyla alakalı: Her 8 senede bir, bir insanın herhangi birşeyden ölme riski 2'ye katlanıyor. Buna "bünyenizde gerçekleşen herhangi bir rahatsızlık veya hastalık her 8 senede bir, 2 kat daha vahim hal alabilir" tahmini de eklenebilir. Bu bilimsel ve ispatlanmış bir gerçek, kaynak: "What do you think are the odds that you will die during the next year?Whatever it is, it will be twice as large 8 years from now." Link: http://gravityandlevity.wordpress.com/2009/07/08/your-body-wasnt-built-to-last-a-lesson-from-human-mortality-rates
02/05/2011 : 13:40:53
al benden de o kadar!
02/05/2011 : 09:41:17
güzel bir yazı....ben şu anda hedefsizim..hedef bile koyamıyorum böyle bir düzende..kısacası ne yapmak istediğimi bilemiyorumm..