Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

07/11/2009 : 15:43:34
Merhaba arkadaşlar,

İçimde girişimcilik ruhu ile beraber cesaretsizliğim yüzünden piyasaya hala atılamayan yeni mezunlardanım. (Makine Mühendisliği) Askerliğimi yaptım. Askerden önce de İstanbul'da mekanik tesisat üzerine 6-7 ay çalıştım. Çalışmak istediğim sektör değildi. Ancak işi yapınca sevmeye başladım. Daha çok istediğim sektör imalat üzerine idi.

Şimdi kararsızım, nasıl bir yol izlemeliyim kendime. Okuldan mezun olduğum 2008 Eylülden beri sudan çıkmış balık hali hala devam ediyorum. 1.5 ay oldu askerden geldiğim ve iş bulamadım. İstanbuldaki işimden tekrar çağırıyorlar. Acaba gitmeliyim, yoksa iş aramaya devam mı etmeliyim? Bir diğer seçenek olarak ingilizcemi geliştirmeye, yüksek lisans ya da kpssye mi hazırlanmalıyım.

Kendi işimi kurmak en büyük hayalim. Mekanik tesisat alanı, imalat sektöründe başkalarının altında çalışıp mevki sahibi olmaya göre daha yatkın gibi duruyor. Ayrıca son yıllarda artan inşaat faaliyetleri bu işi hakkıyla yapanların iyi bir yere sahip olabilmesine olanak tanıyor. Gelin görün ki, discovery channel'da izlediğim gibi fabrika ortamına girebilme tutkumu da bir türlü yenemiyorum. Türkiye ve Ortadoğuyu düşünecek olursak, kısa vadede hangisi daha iyi kazandırır?

Aramızda profesyonel iş yaşamı olan arkadaşlarımız var. Ve bu siteyi üye olduğumdan beri zevkle takip ediyorum. Üye arkadaşlarımdan ricam değerli yorumlarıyla bu girdaptan kurtulmamda bana yardımcı olmaları. Mesajlarınızı sabırsızlıkla bekleyeceğim.

Teşekkür ederim.

Son 3 yorum (en yenisi önce)

09/11/2009 : 03:40:49
Hayati tecrübeler ile yaşayın derim.

Bunu;

1- Yaşa****.
2-Yaşayanların yaşantısından, kendiniz henüz hiç yaşamamışken edidin.

İkinci şık daima daha karlı olanıdır. Masrafsızdır, hiç bir ***ürüsü yok, katkısı ve faydası ***ürüsüz oluşundan dolayı çok çok fazladır.
Ben bu işi yapmıştım ve şu tecrübeyi edinmiştim demektense, bu tecrübeyi edindim diyebilenin tecrübelerinden faydalanabilmek zaman açısından da önemli bir kazançtır.

İşe acilen ihtiyacınız varsa hiç beklemeyin gidin. Bu planlarınızı yapamayacğınız anlamına gelmez.
İşe acilen ihtiyacınız yoksa ve sudan çıkmış balık psikolojısınden kendinizi kurtarabilecekseniz, bir müddet arayış içerisinde olun, ideallerimi gerçekleştirebilmek için neler yapabilirim, hangi imkanları nasıl değerlendirebilirim, imkansız gibi görünen bir takım şeyleri nasıl kendime faydalı imkanlar olarak şekillendirebilirim vs...

Grişimcilik ruhu, cesaret ister, bir çok şeyi bilmediğini kabul etmeni ister. Kısacası girişimcilik ruhu elindeki dimlomayı kayda almaz. Diplomadan sonra yapacak olduklarına, diploman sayesinde değer kazanır.

Kısa vadede iyi para kazanmak istiyorsan network şirketlerini denemende fayda var, bunu yaparkende net,den değil, profesyönel bir başlangıç için, yerli şirketlerin ana merkezlerinden işe başlayacaksın. Yerli şirketlerin ana merkezlerinden işe başlamak derken, işi ana merkezinden öğreneceksin. Bunun içinde şirketin merkezini ziyaret etmen gerekiyor. işin ciddiyetini, boyutunu ve getirisini anlayabilmek için.

Nesin? Örneğin mühendis.

Bir mühendis, kendi işini nasıl kurar? Önce kendi alanındaki bilgisi ile, sonrada sermayesi ile.
Yeni mezunlarda iş kurabilecek bilgi seviyesi malesef yoktur, eğer olsaydı sizinde dediğiniz gibi "sudan çıkmış balık" benzetmesi zaten olmazdı. Önce bunun kabul edilmesi gerekiyor. Bu kabul edildikden sonra bilgi için çaba ve sabır.

Ben mesleğim hakkında, başlangıç için yeterli bilgi brikimine sahibim ve mesleğim ile ilgili kendi işimi kurmak istiyorum ama yeterli sermayem yok diyorsan, bu sermayeyi en kestirme yoldan network şirketlerinden kazanabilirsin. Bunun için bir yıl yeterlidir.

Benim mesleğim ile olan bilgim henüz yeterli değil diyorsan, kendi işini kurma vakti değil hemen bir başkasının yanında, işi tecrübe edinebilmek için çalışmaya başlamak daha faydalı olur.


"işi hakkıyla yapanların iyi bir yere sahip olabilmesi..." bir şeye başla ve bu yazmış olduğun cümlenin ana fikri ile başla. Bu fikir, işide senide şekillendirir. İşin büyüklüğü şekilenmenin zamanını tayın eder. Bu gün başla, yarın hemen istediğin şekli al olmuyor yani. Yarının şeklide yeni süreçleri başlatacak ve her süreç, kendinden sonrakı zaman için ön adım olacak.

Çalışma hayatının en zor dönemi...
İnsanlar akılarını değil hırslarını ve doyumsuz isteklerini kendilerine rehber edindikleri için böyle bir zor dönem...
Para, elini uzatabildiğin kadar uzaktır insana. Uzatırsın ve alırsın, istediğin kadarını değil ancak nasibin olduğu kadarını.
Çalışma hayatı, insanın içinde olan birşey, şekillenir ve dışa akseder.
Başarı, dışa aksedeni kabullenmek...
Dışa akseden, başka bir yerden gelmedi, senin içinden çıktı.
Başarısızlık yok denecek kadar azdır. Yok denecek kadar az olanı çoğunluk sahiplenmiş.

Yazının gidişatı, toplumsal bir mesele halini almadan bitireyim.

Çalışma hayatında başarılar. Sakın daha atılamadım ki deme!

Saygılarımla.






08/11/2009 : 02:16:08
Keşke o fabrikalara girip de patronlarına nasıl olduğumu gösterebilsem, kendimi ispatlayabilsem. Ama maalesef çoğu imalat yapan firma en az 3 sene tecrübeli adam arıyor. Adamlara hak vereyim desem, bize kim hak verecek. Onlardan biraz daha cesur davranmalarını ve yeni mezunlara ücretsiz bile olsa fırsat vermelerini isterim.
07/11/2009 : 23:56:52
Eski işinden çağırıyorlarsa hemen git hem biraz para kazanıp sermaye biriktirirken piyasanın durumunuda inceleme fırsatı bulursun
bu arada hafta sonları ve gece kursu ile ingilizce ve kpss hazırlan onuda elden bırakma
discovery channeldeki gibi otomatik imalat yapan fabrika ortamlarına girme imkanın varsa hiç durma derim