Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
İlan türü:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

19/07/2008 : 13:57:10
Sitedeki mesajlara şöyle bir baktım da tabir yerindeyse, iş kurmak adına işkembeden pek çok şey sallanmış. Ben ne işi kuracağınızı söyleyemem. Ne işi istiyorsanız onu kurun tabiki. Ama bir işe girişecekken nelere dikkat edilmeli konusunda yazacağım.

Bir iş kuracaksanız, önce geçmişe bakın. Sizden önce o işi kuranlar olmuş mu? Örneğin şu disneyland fikri. İstanbul gibi büyük bir şehirde kurulmuştu. Adı tatilyaydı ilk yıllar para bastılar. Ancak daha sonra tutunamadılar ve kar marjları oldukça düştü ve Sattılar. Bir nevi kepenk kapattılar. Hem de istanbul gibi bir şehirde. 15 milyon nüfusu olan bir şehirde "tek" tiler. Rakipleride yoktu ama karlılıkları düştü. Bunun nedenlerini araştırmak gerekir.

Girişimde bulunurken ikinci yapılması gereken şey, pazar araştırmasıdır. Pazar araştırması yapmak için uzman olmaya gerek yok. İstanbulda, şu yeni yapılan alışveriş merkezlerinden "kanyon" unun inşaat kararı, kapalı çarşıyı gezdikten sonra alınmıştır. Yani iş adamının aklına kapalı çarşı gezintisi sonra geldi. Yönetim kurulunda tartıştı ilgili holding ve yapım kararı aldı. Çünkü o bölgede büyük bir çarşı ihitayacı vardı. Ayrıca o bölge gelir düzeyi olarak yüksek bir bölgeydi. Alış veriş yapacak insanların Alış Veriş Merkezine ihtiyaçları vardı. Yani Talep yüksekti. Bu yüksek talebi gören iş adamları gerekeni yaptılar.

Bir üçüncü yapılması gereken, yeni bir iş kurmadan önce günlük gelirdir. Yani bir işe girişmeden önce sırtınızı sağlama almanız gerekir. Giriştiğiniz iş size 1 yıl 2 yıl belki 5 yıl gelir getirmez. Ama size günlük gelir getiren küçük bir dükkanınız varsa sırtınız sağlamdadır. İflas etmeden yolunuza devam edebilir ve kim iblir 5 yıl sonra sizi kurtaracak o büyük müşteri gelecektir. Örneğin Koç grubunun yükselişine bakabilirsiniz. Ankarada bir bakkal dükkanı ile işe başladılar. O bakkal daha sonra büyütülerek Migros oldu. Migros sayesinde Koç grubu günlük para ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. Daha sonra çok iyi bir fiyata Migrosu sattılar gerçi orası ayrı bir hikaye...

Yüksek talep işletmenize hayat verir. Girişeceğiniz işte bir talep varsa o işi yapın. Unutmadan, talep bir kaç kişinin anlık ihtiyaçları anlamında değil. Uzun süreli kitle ihtiyacıdır.

Öte yandan, rekabette önemlidir. Siz o işe girdiğinizde rakiplerinizin durumunu unutmayın. İhtimalle rakipleriniz sizden daha tecrübeli ve müşteri portföyleri sizden daha geniştir. Rakipleri alt etmenin çeşitli yolları vardır. Mesela bunlardan en basiti, aynı iş kolunda ürün farklılaşmasına gitmektir. Mesela Beyaz eşya üreten firmalara bakın arçelik vestel gibi. Aslında ikiside buz dolabı veya çamaşır makine üretiyor. Ancak ürün özellikleri ile farklılaşıyor, müşteriyi bu şekilde kazanıyorlar. Büyük firmalarla rekabet etmeniz imkansızdır. Biz bir bar açtık örneğin. İlk aylar çok iyi para kazanıyordum. Çünkü o bölgedeki tek içkili dükkan bizimkiydi. Ve bölgenin nufus yapısıda akşam işten sonra bir iki kadeh içmek isteyecek insanların olduğu bir bölgeydi. Ancak 4-5 ay sonra yanımıza bir bar daha açıldı. Daha sonra öğrendiğime göre bu barın sahibinin serveti bir kaç milyon dolarla ölçülüyordu. Ve adam bana rakip olmuştu. Bizim 10 liraya verdiğimiz içkiyi o zararına 3 liraya satıyordu. Bir nevi müşteri hırsızlığı yaptı. Kendi para kazanmadığı gibi banada kazandırmadı. Daha fazla orada işletmecilik yapmak bana zarar getireceğini bildiğim için 2 ay içinde devrettik ve minumum zararla kurtulduk...

Peki iyi güzel, sen bu kadar şeyi biliyorsun peki girişim olarak ne önerirsin bize diye soracak olursanız da bir iki fikrim tabi ki var. Ancak herkes garanti para ister. Peki öyleyse açıklıyorum. En garanti para üniversitelerde. Bugünler üniversiteler açısından fırsatlar dönemi. Çünkü 81 ilde yeni üniversiteler kuruldu. Yeni üniversite yeni öğrenci demektir. Öğrenci ise sürekli tüketen bir canlıdır. Kırtasiye açın, Fastfood açın, Öğrenci pansiyonu açın, Yurt kurun, ama öğrenciye yönelik bir şey yapın. Ne koyarsanız 1-2 yıl içinde geri alır ve kar elde edersizin. Tabi bu örnek bütün üniversiteler için geçerli değil. Her işte olduğu gibi öncelikle yukarda açıkladığım kriterleri iyice araştırmak gerekir.

Bu ilk yazımda, her şeyi anlatmamakla birlikte umarım yararlı bilgiler vermişimdir. Okumanızdaki sabrınız için şimdiden teşekkürler.

Sağlıcakla...

Son 2 yorum (en yenisi önce)

19/07/2008 : 18:52:44
Pek güzel bir yazı okumanın memnunuyetini yaşadığım şu dakikalarda ilk olarak sözüme tatilyadaki yönetimin çok da iyi bir satış politikası izlememenin doğal sonucuna ulaştıklarını söylekle başlamak istiyorum. Ne hizmetlerini düzeltebildiler nede fiyatlarını ayarlayabildiler. Bir bayram zamanı idi ben İstanbulda yaşıyordum konyadan misafirlerim geldi çocuklarıyla, doğal olarak en sevdiğim yerlerden biri olan Tatilyaya ***ürdüm onları sık sık gittiğim için fiyatlarını biliyordum ama oda ne giriş 5 misli fiyatlanmış! Tabiki ben ve çocuklar içeri girdik anne ve babaları dışarıda kaldı. Tatil seyahati bile olsa kimse o kadar fazla ödemeye yanaşmadı yani insanların aklının yatacağı sınırların ötesinde bir rakamdı. Ayrıca içeride nasıl ve kaç paraya anlaşıldığı belli olmayan turist grupları olduğundan hiç bir etkinliğe ikinci kez katılma şansınız olmuyordu. Az yapalım öz yapalım Tatilya gibi bir yerde geçerli bir kural değil demekki. Biz Konyadan sırf zevk olsun diye Tatilyaya gitmekte tereddüt etmeyen bir aileye sahipken aile olarak Tatilyaya gitmez olduk sonuçta. Biz tek değilizdir herhalde. Migros 1 milyon merkez nüfusu olan bir şehre gelmek için yıllarca bekledi. Bu şehir kendi kendine alışveriş merkezleri kurdu marketciliği öğrendi migros hala yok! Migros bu şehre gelmeye karar verdiğinde atı alan üsküdarı geçmişti Konyalı migrosa hala tepkilidir. Gitmezler ! Migrosun bunun farkında olabileceği bir araştırma yaptığını hiç sanmıyorum.
Algida Konyaya gelmeye karar verdiğinde 2 yıl araştırma yaptı. Kaç tane dondurma satacak bayi var. Hangi köşe başları daha rantbl inceledi tam iki yıl inceleme yaptı. Sonra Konyaya bir girdi o güne kadar güle oynaya satılan tek marka Panda yı piyasadan yok etti ! Panda ve Ülker Konyada daha yeni diriliyor. Hala Algida bir numara.
Alın size 2 canlı örnek Kocaman firmalar ama bilemedikleri şeyler var anlıyacağınız...Bilen yaptı işini !
19/07/2008 : 14:13:06
iyi tesbit
e tabii iş denince herkezin bir fikri var,işkembedende sallar başka yerdende, sonuçta aynı konuda 100 den fazla soru başlık olunca nerden sallarsan salla maksat muhabet olsun yanii