merhaba arkadaslar
adim murat ve münihde yasiyorum. burda dogdum, burda okudum, burda büyüdüm. ama elhamdulilah dinimi hic kayip etmedim.
10 senedir münih halin en büyük alman firmalarin birinde calisiyorum. türkiyede alis ve almanyada satis ile ilgileniyorum. patronum beni bu is icin yetisdirdi. 2. dünya savasindan sonra patronumun annesi ve babasi firmamizi kurdu. ispanya, italya, yunanistan, fransa, holanda. 2004e kadar firmamiz sadece bu ülkelerle calisiyordu ve her ülke icin dilini bilen bir iscimiz vardi. ozaman 2004te ilk adimlarimi atmaya basladim ve antalya haline gittim. buldum orda birini ve haftada 1 karisik arabayla basladik. asagi yukari 3 ayda 15 araba falan yaptik. ondan sonra portakalzamani basladi ve ben direk meysanin fabrikasina gittim, narenciyenin babasi. ama yanilmisim koskoca meysan malimiz yetmiyor diyo bana. kafayi yicektim nerdeyse. neyse haftada 1 karisik arabayi 2ye yükseltcektim adam bana cok gelir yapamam dedi. yeniden saglam güclü bi ihracatci bulmaya gittim antalyaya. gene birisini buldum ve onunla kalem kalem domates calisdik. bi kac ay sonra bu adamlada karisik calismaya basladik ve toplam haftada 2 araba gidiyordu. baya bi kac ay calisdiktan sonra haber geliyor. ukraynadan carpmislar ve batmis. benim sansim bukadar olur zaten. ya anlatmak istediyim sey. 2004 itibaren hep calisdik türkiyeyle ama bi türlü oturmadi isimiz. gecen sezon mesela cok güzel üzüm calisdik haftada 2 tir. üzüm bitti is kesildi gene.
benim istediyim sey bütün sene sürekli calismak hic ara vermeden. ama BULAMIYORUM öyle birisini. benden kaynaklayan birsey degil, siz bana istedigim kadar mal gönderin görün nasil satiyorum. cesitlere bagli haftada 3-4 tir cekeriz.
BIZ SIZI BULAMIYORUZ SIZ BIZI BULUN ARTIK!!!
adim murat ve münihde yasiyorum. burda dogdum, burda okudum, burda büyüdüm. ama elhamdulilah dinimi hic kayip etmedim.
10 senedir münih halin en büyük alman firmalarin birinde calisiyorum. türkiyede alis ve almanyada satis ile ilgileniyorum. patronum beni bu is icin yetisdirdi. 2. dünya savasindan sonra patronumun annesi ve babasi firmamizi kurdu. ispanya, italya, yunanistan, fransa, holanda. 2004e kadar firmamiz sadece bu ülkelerle calisiyordu ve her ülke icin dilini bilen bir iscimiz vardi. ozaman 2004te ilk adimlarimi atmaya basladim ve antalya haline gittim. buldum orda birini ve haftada 1 karisik arabayla basladik. asagi yukari 3 ayda 15 araba falan yaptik. ondan sonra portakalzamani basladi ve ben direk meysanin fabrikasina gittim, narenciyenin babasi. ama yanilmisim koskoca meysan malimiz yetmiyor diyo bana. kafayi yicektim nerdeyse. neyse haftada 1 karisik arabayi 2ye yükseltcektim adam bana cok gelir yapamam dedi. yeniden saglam güclü bi ihracatci bulmaya gittim antalyaya. gene birisini buldum ve onunla kalem kalem domates calisdik. bi kac ay sonra bu adamlada karisik calismaya basladik ve toplam haftada 2 araba gidiyordu. baya bi kac ay calisdiktan sonra haber geliyor. ukraynadan carpmislar ve batmis. benim sansim bukadar olur zaten. ya anlatmak istediyim sey. 2004 itibaren hep calisdik türkiyeyle ama bi türlü oturmadi isimiz. gecen sezon mesela cok güzel üzüm calisdik haftada 2 tir. üzüm bitti is kesildi gene.
benim istediyim sey bütün sene sürekli calismak hic ara vermeden. ama BULAMIYORUM öyle birisini. benden kaynaklayan birsey degil, siz bana istedigim kadar mal gönderin görün nasil satiyorum. cesitlere bagli haftada 3-4 tir cekeriz.
BIZ SIZI BULAMIYORUZ SIZ BIZI BULUN ARTIK!!!