Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
İlan türü:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

18/04/2011 : 23:28:12
Evet, kimse yaptığının yanına kalacağını sanmasın. Çünkü adili mutlak olan Allah, imhal eder, yani mühlet verir; ama asla ihmal etmez. Bir de bakarsınız ki zalim, zulmünün karşılığını beklenmedik bir anda olanca şiddetiyle görmüştür.
Ancak insanlar bu cezanın yaptığı zulmün, haksızlığın karşılığı olduğunu bazen anlayamazlar da zalimin, haksızın yaptığı yanına kaldı sanırlar.

İşte size irşat eserlerinde haksızlık ve zulüm karşılığı olaylardan bir misal...

Bir gün Musa Aleyhisselam:

- Ya Rabbi! der, bazı insanlar zalimin yaptığı yanına kalıyor sanıyorlar. Halbuki senin adaletin eninde sonunda gerçekleşmekte, zalim zulmünün karşılığını mutlaka bir sebeple görmektedir. Bana gerçekleşen bu adaletinin bir örneğini göster ki, onu insanlara anlatayım da kimse zulüm ve haksızlık yapma cesareti bulamasın kendinde. Eninde sonunda zulmünün karşılığını göreceğini anlasın herkes. Rabb'imiz:

- Ya Musa der, sahrada dört yolun kesiştiği yerdeki çalılıkta saklanarak çeşme başında cereyan edecek olayları seyret de gör bakalım zalim, haksız nasıl eninde sonunda zulmünün, haksızlığının karşılığını görmektedir...

Musa Aleyhisselam, tarif edilen yerdeki ağaçların arasına gizlenerek karşıdaki çeşme başında yolcuların yaşayacağı olaylara bakmaya başlar.

İlk olarak bir atlı gelir çeşmenin başına. Atından iner, üzerindeki heybesini alıp ağacın gölgesinde oturup yemeğini yer, suyunu içer, içinde altınları bulunan heybesini orada unutarak atına binip uzaklaşır.

Arkasından gelen ikinci yolcu, çeşmeden suyunu içer, etrafa bakarken ağacın dibinde bir heybe görür. Kaptığı gibi heybeyi gözden kaybolur. Onun arkasından iki gözü de görmeyen üçüncü yolcu gelir, o da eğilerek çeşmeden suyunu içer, bir kenara çekilerek şöyle birazcık dinlenmek isterken heybenin sahibi ilk yolcu atıyla çıkagelir, öfkeyle heybesini aramaya başlar. Yaşlı bir adamdan başka da kimseyi görmeyince:

- Burada unuttuğum heybemi sen alıp sakladın, ya paramı verirsin yahut da canını!.. der. İhtiyar:

- Ben iki gözü de görmeyen bir adamım. Senin heybenin nerede olduğunu ne bileyim!.. diyerek sert karşılık verince, öfkesi başına sıçrayan atlı, 'Bu yaşta beni mi kandıracaksın?' diyerek bir vuruşta ihtiyarı yere serer, ölümüne sebep olur. Hemen atına atlayıp oradan uzaklaşır.

Bunları bulunduğu yerden seyreden Musa Aleyhisselam:

- Ya Rabbi, der, bu atlının içi para dolu heybesini arkasından gelen genç bir yolcu alıp gitti, cezayı ise ondan sonra gelen yaşlı adam çekti. Adalet neresinde bunun?.. Rabb'imiz şöyle hitap eder:

- Ya Musa! İnsanlar böyledirler işte. Hep hadiselerin dışına bakarlar, içindeki kaderin adaletini çoğu zaman göremezler. Burada herkes geçmişte yaptığının karşılığını gördü, diyerek işin geçmişini şöyle açıklar:

- Para dolu heybesini çeşmenin başında unutan atlı, vaktiyle yanında çalıştırdığı fakir bir adamın hakkını vermedi, yoksul adamın hakkı kaldı üzerinde...

İşte heybeyi alıp giden genç yolcu, o yoksul adamın çocuğudur. Aldığı para babasının hakkı olan paraydı. Onu alıp gitti. Böylece kaderin adaleti yerini bulmuş, çocuk babasının verilmeyen hakkını alıp gitmiş oldu. Ölen ihtiyara gelince:

- O da astığı astık, kestiği kestik denecek derecede zalimin biriydi... Nice kavgalara, zulümlere karışmış, yaptığı hep yanına kalmıştı. Son olarak da atlının babasını öldürmüş, yaptığı yanına kaldı sanmıştı. Nihayet atlı da geldi, parasını aldı zannıyla babasını öldüren adamı bir vuruşta öldürdü, tıpkı onun da babasını bir vuruşta öldürdüğü gibi.

Bundan sonra Rabb'imiz Hazreti Musa'ya şöyle hatırlatmada bulunur:

- Ya Musa! Söyle kullarıma, hikmetini bilemedikleri olaylara itiraz yollu bakmasınlar. Bilsinler ki, bir yapana bir başka yapan çıkacak, kimsenin yaptığı zulüm, haksızlık yanına kalmayacak, kaderin adaleti eninde sonunda yerini bulacaktır. Atlı adamın çalıştırdığı işçisinin hakkını sonunda heybe dolusu parayla ödediği gibi, babasını bir vuruşta öldüren adamı da kendisi bir vuruşta aynı şekilde öldürdüğü gibi... Onun için büyüklerimiz demişler ki:

"Hak Teala bir kulun hakkını bir başka kul ile alır; bilmeyen gafil onu kul kendi yaptı sanır!"



http://www.yenidendogus.net/forum/dini-icerikli-yazylar/16772-kimse-yaptydhynyn-yanyna-kalacadhyny-sanmasyn.html

Son 8 yorum (en yenisi önce)

29/04/2011 : 18:13:59
Sen bu kafayla daha çoook işsiz kalırsın İŞSİZ ADAM.
22/04/2011 : 18:49:24
Saçma bir kıssadan hisse olmuş mantıki, dini ve sosyal acıdan bolca defektif. ibretlik bir yönü yok
21/04/2011 : 10:19:54
İnsanın öğrendiği ilmi başkalarına öğretmesi en büyük infak ve hayırlardan biridir..."Öğrendikleriyle amel edene Allâh Teâlâ bilmediklerini öğretir." buyrulmuştur. (Ebû Nuaym, X, 15) - bu nedenle size Sayın VSL yüreğinize sağlık , emeğinize sağlık ...bu güzel paylaşım için teşekkürler .

Bu güzel paylaşıma bir de Hz. Ali (radıyallahu anh)’dan bazı hikmetli sözlerini ilave etmek istedim :

Hz. Ali (radıyallahu anh)’dan hikmetli sözler

• “Düşündürücü ve hikmetli sözlerle ruhlarınızı dinlendirin! Zira bedenlerin yorulduğu ve zayıfladığı gibi ruhlar da yorulur.”

• “İnsanlar bilmedikleri şeyin düşmanıdır.”

• “Cennet cömertlerin, cehennem cahillerin yeridir.”

• “Cenneti arzulayan, hayırlara koşar. Ateşten korkan, şehvetlerden sakınır. Öleceğine inananın, nefsanî ve şehvanî lezzetleri yıkılır. Dünyayı bilene, musibetler zahir olur.”

• “Dört şey devam ettiği müddetçe din ve dünya, huzur ve selâmetle ayakta duracaktır:

1. Zenginler, kendilerine verilen mal ile cimrilik etmedikçe.
2. Âlimler, öğrendikleri ve bildikleri şeyle amel etmedikçe.
3. Cahiller, bilmedikleri şeyle kibirlenmedikçe.
4. Fakirler de ahiretlerini dünyalarına satmadıkları müddetçe.”

• “Hayat iki günden ibarettir. Bir gün lehine (yani sana tebessüm hâlinde), bir gün de aleyhine (yani hüzün içinde)dir. Gün lehine olduğunda şımarma, aleyhine olduğunda da daralıp feryad-ü figan etme!”

• “İlim, en hayırlı mirastır. Edep, en hayırlı sanattır. Takva, en hayırlı azıktır. İbadet, en hayırlı sermayedir. Salih amel, en hayırlı rehberdir. Güzel ahlak, en hayırlı yakın dosttur. Hilim, en hayırlı yardımcıdır. Kanaat, en hayırlı zenginliktir. Ölümü tefekkür, en hayırlı uslandırıcıdır.”

• “Amel-i salih gibi ticaret, sevap gibi kazanç, Allah’ın tevfiki gibi fayda, tevazu gibi asalet, ilim gibi şeref, şüphelilerden uzak durmak gibi vera, güzel ahlak gibi Allah’a yakınlık, farzları eda gibi ibadet, tedbir gibi akıl, birlik ve beraberlik gibi insanı kendini beğenmekten uzak tutan başka bir haslet yoktur.”

• “Amellerin en güç olanı dört haslettir:

1. Öfkeli anda affetmek.
2. Muhtaçken de cömert davranmak.
3. Kapalı ve tenha yerlerde nefsin şerrinden korunmak.
4. Korktuğu veya bir menfaat umduğu kimseye karşı da doğru söylemek.

• “Allah dostları o kişilerdir ki, insanlar dünyanın zahirî görünüşüne baktıkları zaman, onlar dünyanın içyüzünü görürler.”

• “Bir kul, Allah’ın katındakine kendi elindekinden daha fazla güvenmezse imanı kâmil olmaz.”

Kaynak : http://www.ilmedavet.com/hz-ali-radiyallahu-anhdan-hikmetli-sozler.html
20/04/2011 : 12:30:09
teşekkür ederim VSL.
20/04/2011 : 00:27:18
Amin ecmain. Artık ticaret ahlakının yitirildiği bu ahir zamanda böyle paylaşımlar ile bu konuya dikkat çekmeniz çok yerinde olmuş dostum.
20/04/2011 : 00:07:32
Muhammed kardeşim çok şükür kimsenin canını yakmadım Allah bizi can yakanlardan etmesin, ama bu hikaye çok ibret alınacak bir hikayedir .

Okudukdan sonra düşünmek lazım, ama sen düşünmek yerine sorgulamayı yeğlemişsin afferin sana, hepimiz kendimizi sorgulamalıyız ''bilerek yapmadım ama, bilmeden acaba kimsenin hakkını yedimmi acaba '' diye işte o bilmeden yaptıklarımız da bir gün karşımıza çıkacak.
Rabbim korusun bizi.
19/04/2011 : 20:22:06
Guzel bir paylasim eline yuregine saglik....

Olaylar zahirde gorundugu gibi degildir. nice bilinmeyen anlasilmayan hikmetler gizlerler... Allah bilir de biz bilemeyiz.

Muhammedugur esprimi yapiyorsun yoksa tanimadigin birinin niyetini mi sorguluyorsun ? Garip bir cumle ile katilmissin muhabbete Muhammed...

Herkes gunah isleyebilir....Hata yapabilir...peygamberler gunahsizdirlar sadece...

velevki birilerinin canini yakmis olsun bilerek yada bilmeyerek. Gider helallesir... gonlunu alir yoksa imkani hesabi ahirete kalir... Tevbe eder Yaradana siginir baska kapi mi var gidecek ?

Her iste bir hayir vardir...
19/04/2011 : 20:06:39
genellde arkasına sığınılacak bir olay vardır, geç bunları saadete gel kimin canını yaktın...