Elin Pakistanlısı, İranlısı çatır çatır araba üretip yurtdışına pazarlarken biz hep o "pazarlanan" ülke konumunda kalıyoruz. nedendir? işgücü pahalı desen elin yabancısı neden burada otomobil fabrikası açsın? maddiyat desen o da yalan. Ben bir türlü çözemedim bu olayın sebebini. Öncelikle motor üretiminden bahsediliyor ve içten yanmalı motor üretemediğimiz gibi bir görüş hakim ki bu yanlış. otomobil değil ama ticari vasıta motoru sıfırdan tasarlanıp üretiliyor Türkiye’de.
Farı Hella’dan, şanzımanı zf, getrag veya aisin, gösterge tablonu vdo’dan almak dururken bunların tamamını kendimiz üretirsek en azından ilk etapta işin içinden çıkamayız. bu arada saydığım yan sanayi firmalarının çoğunun Türkiye’de üretim yaptığını hatırlatmalıyım.
"O zaman ne yapalım?" diye soranlar için Güney Korelileri örnek gösterebilirim. adamlar zamanında eski Opel modellerini Daewoo logosuyla satıyorlardı. geliştirme maliyeti süper düşük, fiyatı uygun ve silik araçlardı ama başka işlerle uğraşan holdinglerinden birisini otomobil üreticisi sıfatıyla dünyaya tanıtmayı bildiler ki zamanla para kazandıkça geldikleri durumu hayretler içerisinde izliyoruz.
Türkiye'deki büyük holdingler otomotiv sektöründe dünya liderleriyle ortaktırlar. buna ford otosan, tofaşgibi örnekler verebiliriz. bir bilinen gerçek de yabancı otomotiv sektörünün türk otomobiline karşı olduğudur. çünkü hiçbiri Türkiye'de elde ettikleri pazarın bölüşülmesini istemez. Sonuçta Türkiye, işçiliğin ucuz olduğu, siyaset ve dış ilişki olarak erişimi kolay ve yabancı yatırımcıya kolaylık sağlayan bir ülkedir. bu da gayet kolay anlaşılabilen bir şeydir.
Yıllardır, Almanya'nın Bmw,Mercedes,Audi,Opel,porsche ve Wolkswagen'ine... Fransa'nın dandik araçları Citroen,Renault ve Peugeot'suna... İtalya'nın Alfa Romeo, Ferrari,Lamborghini ve Fiat'ına... isveç'in volvo'suna(gerçi şimdi çin'li oldu)... japonya'nın nissan, mazda, honda ve toyota'sına. güney kore'nin hyundai'sine... küçümsenen hindistan'ın tata'sına... önemsenmeyen geri kalmış denen iran'ın samand'ına... amerika'nın ford,chrysler ve chevrolet'sine...kötü mal üretiyor diye yaftalanan çin'in bile chery marka otomobillerine biniliyorsa ve bu markalar bu ülkede satış yapabiliyorsa oturupta düşünmek lazım....
Farı Hella’dan, şanzımanı zf, getrag veya aisin, gösterge tablonu vdo’dan almak dururken bunların tamamını kendimiz üretirsek en azından ilk etapta işin içinden çıkamayız. bu arada saydığım yan sanayi firmalarının çoğunun Türkiye’de üretim yaptığını hatırlatmalıyım.
"O zaman ne yapalım?" diye soranlar için Güney Korelileri örnek gösterebilirim. adamlar zamanında eski Opel modellerini Daewoo logosuyla satıyorlardı. geliştirme maliyeti süper düşük, fiyatı uygun ve silik araçlardı ama başka işlerle uğraşan holdinglerinden birisini otomobil üreticisi sıfatıyla dünyaya tanıtmayı bildiler ki zamanla para kazandıkça geldikleri durumu hayretler içerisinde izliyoruz.
Türkiye'deki büyük holdingler otomotiv sektöründe dünya liderleriyle ortaktırlar. buna ford otosan, tofaşgibi örnekler verebiliriz. bir bilinen gerçek de yabancı otomotiv sektörünün türk otomobiline karşı olduğudur. çünkü hiçbiri Türkiye'de elde ettikleri pazarın bölüşülmesini istemez. Sonuçta Türkiye, işçiliğin ucuz olduğu, siyaset ve dış ilişki olarak erişimi kolay ve yabancı yatırımcıya kolaylık sağlayan bir ülkedir. bu da gayet kolay anlaşılabilen bir şeydir.
Yıllardır, Almanya'nın Bmw,Mercedes,Audi,Opel,porsche ve Wolkswagen'ine... Fransa'nın dandik araçları Citroen,Renault ve Peugeot'suna... İtalya'nın Alfa Romeo, Ferrari,Lamborghini ve Fiat'ına... isveç'in volvo'suna(gerçi şimdi çin'li oldu)... japonya'nın nissan, mazda, honda ve toyota'sına. güney kore'nin hyundai'sine... küçümsenen hindistan'ın tata'sına... önemsenmeyen geri kalmış denen iran'ın samand'ına... amerika'nın ford,chrysler ve chevrolet'sine...kötü mal üretiyor diye yaftalanan çin'in bile chery marka otomobillerine biniliyorsa ve bu markalar bu ülkede satış yapabiliyorsa oturupta düşünmek lazım....