Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

21/02/2005 : 13:19:53
KAİZEN geliştirme iyileştirme ve özellikle sürekli olarak bu işlemlerin yapılması anlamını taşıyan bir Japon Halkı Felsefesidir'
Zaman içerisinde küçük adımlarla hızlı gelişme trendini hedefleyen Kaizen Felsefesi "damlaya damlaya göl olur ' atasözüyle ifade edilir . Buna göre, gelişmeler ve iyileştirıneler ufak ama devamlı olmalıdır . Kaizen süreçlere yöneliktir .Sonuçlar iyileştirilmek isteniyorsa o sonucu oluşturan süreçleri iyileştirmek. gerekir . Bir diğer önemli özelliği de herkesin katılımını gerektirmesidir . Gelişme kollektif , topluca ekipler vasıtasıyla gerçekleştirilecektir
Günümüzde , işletmelerin rekabet yetenekleri "sürekli gelişme" ile doğru orantılıdır. Yapılan incelemelerde müşteri memnuniyeti sürekli iyileştirme sonunda arttığı saptanmıştır. Müşteri memnuniyetini artırmak amacıyla memnuniyet üzeyi sürekli ölçülmeli ve elde edilen bulgular , sürekli iyileşmeye ulaşılabilmek için kullaılmalıdır.


Bizimde sürekli gelişim ışığında, topluma ülke için sürekli çalışma motivasyonunu nasıl sağlaya biliriz? Birlik ruhu bizim ülkemizde sağlanabilir mi? Herkes ülke için elinden geleni yapmaya isteklendirilebilir mi?

Son 5 yorum (en yenisi önce)

28/02/2005 : 14:34:21
Sürekli gelişimde her bireyin çalışmasından yanayım. Küçük küçük üretimlerle bile bir katkı sağlanması gerektiğini düşünüyorum. İşsizlik var diye vasıfsız işte de çalışmam diyip yan gelip yatıp iş beğenmeyen insanımızın çok fazla olduğunu gözlemliyorum. Devir öyle bir devir ki bir yerden başlamak ve tutunmak gereklidir. Mezun olduğumuz bölümle ilgili çalışırız, ben öğretmenim ne diye banka da çalışayım gibi düşünmekten uzak durma yoluna gitmemiz gerekiyor. Bilgiye ve sürekli gelişime inanıp sürekli kendimize beynimize yatırım yapmalıyız. Karı koca herkesin çalışma yoluna gitmeliyiz. Kadının evde oturtup kocanın çalışma gibi bir sosyal kültürden vazgeçmeliyiz. Yeni dünya da bu şekilde yaşayan toplumların yeri yoktur.
22/02/2005 : 10:19:18
Bana göre her birey kendine düşen görevi yapar, kamu malına zarar vermekten kaçınır, vergisini öder, israftan kaçınırsa demokrasiye ters düşmüş olmaz. Bunların yapılması bile ülkeyi kalkındırırır. En azından geriye gidilmez.
21/02/2005 : 18:24:33
Bencede olayın büyük bir bölümü öğretmenlerden kaynaklarınyor. Halkın devleti sevmesi ancak temel eğitimde sağlanabilir. Aslında fakirliğimizin tek suçlusu biziz, suçu hep başka yerlerde arasakta birlik olunduğunda hiç bir kuvvet buna karşı koyamaz.
21/02/2005 : 18:20:17
Bence iyi eğitimli ülkesini ve insanını seven öğretmenlere ihtiyaç var.Amerikada jf kennedy döneminde amerika hızlı kalkınma hamlesini gençlere verilen eğitim ve önemle yapmış biz niye yapmayalım.
saygılar;
21/02/2005 : 15:41:21
Sevgili yaseminece81 oldukça güzel bir konuya değinmişsin. Açıkçası iş hayatımda gördüğüm kadarıyla kaizen çalışmaları oldukça olumlu sonuçlar veriyor. Bu toplum hayatı için de neden uygulanamasın ki? Ama bunun için güçlü bir devlete ve güçlü sivil örgütlere ihtiyacımız var. Bu örgütler halka ulaşılmak istenenin ne olduğunu ve bu amaçlara nasıl ulaşabileceğimizi açıkça anlatmalı. Bu şekilde halkın desteği de sağlanabilir.