Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

24/03/2008 : 12:41:49
Kimileri kıtaları birleştiren güçlü, kuvvetli, para ile geçilen köprülerden olmak ister.

Hayatı boyunca bunu hedefler, çalışır.

Kimileri de küçük tahta bir köprü olmayı diler.

Hani; “altımdan dere şırıl şırıl aksında, ben de zamanla çürüyeyim.”

“Üzerimden geçenlerin sayısı az olsun ama kıymetimi bilsinler!”

Metropollerin derinliklerinde kaybolmuşlara ve bir şekilde kendini avutanlara duyurulur.

Leylekler geldi! Haberiniz olsun.

Hafta sonu; geride kalan soğuk günlere inat, bizi eve bağlayan zincirlerden kurtulup,

Doğanın kucağına attık kendimizi.

Hatırladıklarımızı, bıraktığımız gibi bulamadık.

Ağaçlar azalmış, insanlar çoğalmış (!)

Birileri herkesin gözü önünde ırzına geçmiş yeşilin!

Tecavüzle yetinmemişler ormanın edep yerine villa da yapmışlar.

Ardından kendileri kadar vahşi yetiştirdikleri koca koca köpekler almışlar..

Bu yüzden ağaçların arasında uzanan dar patikadan yürüyemedik.



Hevesimizi “ ısırır mı” diye sorduğumuzda “ Bilmem ona sor” deyip, konuşurken göbeğini okşayan zavallının, her sırıtışında görünen altın dişinde bıraktık.

Köpekten değil de adamın bizi ısırmasından korkarak uzaklaştık.


Yaşlanıyor muyum? Huyum suyum mu değişti? “ Bilmem!”

Eskiden bu kadar takılmazdım!

Oteldeki tuvaletin ışığı yanmıyormuş, sifon çalışmıyormuş, oda soğukmuş, üzerine rutubetliymiş, sıcak su akmıyormuş.

Hiç umurumda olmazdı..

İyi şeyler görüp, güzelleri yazardım ama bu defa öyle olmadı.

Ağzımdaki kekremsi tat değişmedi.




Günün nihayetinde;

En son odun yanana kadar şöminenin karşısında oturup, ateşin dumanla dansını seyrettim.

Bol bol içip, derenin üzerindeki çürümekte olan tahta köprüyü düşündüm.


Ve aradığımı dışarıdan gelen köpek havlamalarında buldum…

Köprü ne kadar yalnız dünya o kadar güzel.

Son 4 yorum (en yenisi önce)

29/04/2008 : 22:09:36
köprü ne kadar güzel dünya o kadar yalnız
köprüde ne çok çatlak var bassan hani kırılacak
ama neler taşımış bu köprü tam ortasında
kaç kişi tutmuş trabzanlarından
kaç kişi atlamaya yanaşmış sonra tekrar tekrar
kısır döngünün içinde bulmuş kendini
köprü ne kadar güzel dünya o kadar yalnız
29/04/2008 : 12:24:30
Sevgili Zeynep ve ıceblue her ikinize de çok teşekkür ederim selamlar...
29/04/2008 : 12:20:54
çok güzel bi yazı eline agzına sağlık :))
29/04/2008 : 00:39:21
kaçan uykumu dahada kacırsada baş agrıma ıyı geldı bu yazı.
bı alısverıs bi fiş,bı asprın bır tristapena yazısı,tamamdır:)