Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

05/08/2007 : 22:51:37
Akşam “deli” gibi bekledim yağmurun yağmasını..

Özlemişim..

Gök gürültülerinin şimşeklerin ardı arkası gelmedi..

Damlalar düşmekte inat etti önce

Sonra komşu apartmanın çatısı ıslanmaya, Alt komşumuz balkondaki çamaşırlarını toplamaya başladı.

Elimi açık pencereden dışarıya uzattım, avucumdan önce ıslanan ruhum oldu.

Gülümsedim..

Evin bütün pencerelerini açtım.

Yağmurdan kaçışmayan, bu sefer yağmur yağdığı için ağır adımlar atan insanları izledim.


***

Gazeteler, üzerlerine vazifeymiş gibi barajlardaki doluluk oranlarını vermeye başladı.

Her sabah okuyorum moralim bozuluyor.

İnsanlar susuz kalmaktan, Susuzluğun ne demek olduğunu öğrenmekten korkuyor. İlkokul Öğretmenim Gülümser Akkan’ın söylediği sözler yankılanıyor kulaklarımda; “Bir gün savaşlar su yüzünden çıkacak çocuklar”

Yazdığım balık maceralarında bahis ettiğim, göllere çöplerini, ellerindeki boş bira şişe ve kutularını atan adamlar geliyor gözümün önüne.

Sonra;

“Temizlik imandandır, su hayattır” deyip her gün bahçede ki çiçeklerini sulayan, sularken de hortumu bize doğru tutup çil yavrusu gibi dağılmamıza sebep olan rahmetli Kaptan Amcayı anımsıyorum.


Bazılarının bu durumu hak ettiğini düşünüyor.

Kurunun yanında yanan yaşlara; kahırlanıyorum.


***

Lise son sınıfta fabrikalara staja gönderirlerdi bizi. Kabiliyet düşmanı ben Elektrik okuyorum.

Rüstem isminde işinde çok ciddi bir ustamız var.

Ben ne zaman makara yapsam yakalar, üzerine de “suyunu çıkardın bu işin be!” diye fırça atar.

Seyrekte olsa yaptığım işleri beğenince de çı“Sen var ya sen taşı sıksan suyunu çıkartırsın” diye sırtımı sıvazlardı

Kafam karışırdı çokça!

İşin suyunu çıkarınca kötü

Taşın suyunu çıkarınca iyi

Su; Aynı su!

Acaba Şimdi;

Taşımı sıksak... Makara mı yapsak?

Son 1 yorum (en yenisi önce)

07/08/2007 : 08:34:31

Sayın tristapena, yazılarından dolayı seni kutluyorum. Gerçekten çok hoş ve akıcı yazıyorsun.
Ama, anlayamadım gitti şu susuzluk paniğini.
Neye şaşırıyoruz? neye inanamıyoruz?
Fillerin, Dinazorların yaşadığı, uçsuz bucaksız ormanların yer aldığı ana vatanımız orta asya ne oldu?
Ana yurdumuz çöl yaptığımız için batıya göç etmedik mi?
Bu cennet vatanı da bize yakışır şekilde çöle çevirmedik mi?
Alışkın değilmiyiz, buluruz yeni bir batı, göçeriz, paniğe gerek yok.
Şaşırdığmız ne bende ona şaşıyorum.