Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

26/07/2006 : 18:34:54
Ömer ağabeyin yazısını bitirdim bir solukta.
Kenan ın hikayesini okudum.Okurken de gözlerim doldu.Peş peşe yaktığım sigaralarla avuttum kendimi.
Geçmişe döndüm,bundan tam on beş yıl öncesine...
Liseyi yeni bitirmiştim.Lise derken düz lise değil endüstri meslek lisesi,bölüm elektrik.
O dönemki milli eğitimin hikmeti biz endüstri meslek lisesine başlar başlamaz,bir değişiklik oldu.Fizik kimya başta olmak üzere bize ileride lazım olacak ne kadar ders varsa hepsi kaldırıldı.
Çok sevindik o zaman,bu sevincin bir tokat gibi önümüzdeki yıllarda ensemize ineceğini nereden bilebilirdik.
Okulun ikinci yılı bizi civardaki fabrikalara staja göndermeye başladılar.Haftanın üç günü staj iki günü okul.Okulda gösterilen de meslek dersleri.Liseyi bitirmek çokta zor olmadı benim için ama lisenin son sınıfında üniversiteye girme telaşı sardı beni de.
Ana derslerin bir çoğunu görmediğim için çok açığım var.Açığı kapatmak içinde dershaneye gitmem gerekiyor.Dershaneler şimdi ki gibi değil.Yalnız ca hali vakti yerinde olanların çocukları dershaneye gidebiliyor.

Endüstri meslek lisesinde ne işin vardı be Ali diyecek olursanız.
İnanın bende bilmiyorum.Orta okulu bitirmişim,işin açığı çokta başarılı bir öğrenci değildim orta okulda.Evdekiler,nasıl olsa bu adam dan hiçbir şey olmayacak meslek lisesine gönderelim bari kolunda altın bilezik olsun diye düşündüler sanırım.O dönemde ne kadar polis,subay,astsubay sınavı varsa hepsine girdim ayrıca,
Adettendir bizde orta okula bitiren her öğrenci bili mum sınavların hepsine birden sokulur ki çocuk sınav tecrübesi kazansın.Değişik sınavlara girmenin tek iyi yanı var.Gidip görmediğin memleketleri görme şansı buluyorsun.
Heybeli adaya o dönemde gittim gördüm.
Bir daha da gitmek kısmet olmadı zaten.

Lisenin son yılı cehennem gibi bir yıl oldu benim için.Taksitlerini on iki aya böldüğümüz dershaneye hafta sonları sabahtan akşama kadar gidiliyor.Haftanın üç günü AYMAR yağ fabrikasında elektrik stajı.haftanın iki günü okul.
Yedi gün doluyum.
Hormonların bundan haberi yok ama,Hormonlar o dönemde bütün vücudu eline geçiriyor derslerden,sınavlardan,dershane taksitlerinden daha önemli kızlar oluyor.
İmkansızlıklar,yetersizlikler kompleks yapıyor adamda.
Bir kızı seviyorsun,gidip te sevdiğini söyleyemiyorsun.Yılmaz ERDOĞANIN şiirinde ki gibi platonik dikenler hep kıçında geziyorsun.

Şimdilerde öğrenciler sınava hazırlanabilmek için doktor doktor gezip rapor alıyorlarmış. Bizim zamanımızda okula gitmemek çok büyük ayıp.Sonra nerden doktor bulacaksın da rapor alacaksın.Benim o döneme kadar gördüğüm tüm doktorlar SSK da, onlarda işinin uzmanı olmuş.
Derdini anlatıyorsun,daha cümlen biter bitmez.Reçeteyi yazmaya başlıyor.
Reçete deki ilaçları yine SSK dan alıyorsun,yalnız hem ilaçları almak hem de muayene olmak için sabahın köründe orda olmak ve öğleden sonra ya kadara beklemek zorundasın.

Günlerden cumartesi,tak etti canıma bu yoğunluk.
Arkadaşlarda kanıma girdi,kızlarla OKEY oynamaya gidelim dediler.
Taksitleri on iki aya bölünmüş dershaneyi ektim,Hayatımda ilk ve son kez.
Kızlı erkekli toplulukların takılabildiği CAFELER yeni açılmış.Toplumda kültür değişimi yaşanıyor.
NESCAFE ile yeni tanışmışız.Bu tanışmadan da oldukça memnunuz.
Ne içersiniz sorularının cevabı hep aynı.
NESCAFE,
Sonrası sade içenler sütlü içenler.

Masaya oturduk,Cebimde babamın verdiği harçlık,Kaybedersem hesabı ortağımla beraber ödeyeceğim,Çok değerli seyrek alınan harçlıkla vedalaşmak,helalleşmek zorunda kalacağım.
Harçlığımı kaybetmemek için deli gibi taş takip ediyorum.
O el, elime dört çift geldi.Çifte gidiyorum.Çift yaparsam sekiz sayı kazanacağız ve harçlık kurtulacak.
Tam oyunun toz duman olacağı yerde
Yanımda ki sandalyenin çekildiğini ve birisinin yanıma oturduğunu duydum.Masa da ki arkadaşlar sustu.
Sandalyenin sesini,babamın sesi bastırdı.
CAFE den eve babamla nasıl gittim bir ben biliyorum birde ALLAH.

O zaman iki sınav var,ilk önce öğrencileri seçiyorlar buna öğrenci seçme sınavı deniyor.Arkasından öğrencileri yerleştiriyorlar buna da öğrenci yerleştirme sınavı deniyor.

İkinci sınava girmek için ilkinde barajı geçmen gerekiyor.
Barajı geçtim.
İkinci sınava girdim.
İyi geçmedi ama.İyi geçmediğini nasıl söylersin ailene, arkadaşlarına.
Soranlara süper geçti diyorum.Süper diye diye.. insan attığı yalana bir süre sonra kendi de inanırmış.Ben de beklen ti içine girdim.
Bu arada benim tercihler hep basın yayın.Ne alakaysa hangi hayalin peşinden gittiysem.
Meslek lisesi oku,sınava gir tercihlerin basın yayın olsun.
Atıp tutarken Boğaziçi n den bir giriyorum,Hacettepe den İTÜ den çıkıyorum.Aşağısı hiç kurtarmıyor.
Sınav sonuçlarının açıklanacağı hafta Dayımın(ALLAH RAHMET EYLESİN) kızının düğünü var.Lüleburgaz’dayız.
Cuma kına gecesi, cumartesi düğün,sınav sonuçları da cumartesi akşamı açıklanacak.Düğün başlamadan akşam saat yedi gibi oradaki bir dershaneye gittim.Sıraya girdim.
Numaranı söylüyorsun,Telefon edip soruyorlar.
Sıranın bana gelmesini hiç istemiyorum.
Ya kazanamadıysam.
Kazanamayanlar hıçkırıklara boğuluyor.

Bir anne kız benim önümdeler,onları hiç unutmadım bundan sonra unutacağımı da sanmıyorum.
Numarayı yazdıkları kağıdı dershane görevlisine verdiler.
Telefon edildi.
Üzgünüm kazanamamışsın dedi dershane görevlisi.
Annesi numaranın yazılı olduğu kağıdı,görevlinin elinden hışımla aldı.Kızının gözünün içine baka baka buruşturdu ve çöpe attı.
İŞTE BİR YILIDA BÖYLE ÇÖPE ATTIN KIZIM dedi..

Kızın titreyerek ağlamaya başlaması hale gözümün önünde.

Benim içinde bir telefon açıldı,aranan yer neresiyse?
Görevlinin yüz ifadesinden kazanamadığımı anladım.
Gerisi kabus.
Düğüne nasıl gittim,evdekilere kazanamadığımı nasıl söyledim.Anımsamak yazmak bile istemiyorum.
Hayattaki ilk mağlubiyetimi almıştım.Sonra başka yenilgilerde aldım.Fakat bu yenilgiyi hiç unutmadım..


Yıllar sonra dayımın kızının düğününde çekilmiş,renkleri solmaya başlamış naftalin kokan resimlere bakarken bana soruyorlar.

ALİ BURDA SURATIN ÇOK ASIK.

Bilmem diyorum gülerek,kim bilir yine neyi kafama takmışımdır..

(ERTESİ YIL O SINAVI KAZANDIM)
HALA O SINAVDAN NEFRET EDİYORUM.