Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

30/12/2005 : 20:21:50
Ne kadar çok otel, pansiyon odasında ne kadar çok zaman yalnız kalmış. Birkaç sefer dışında, hep yalnız. Evliliğin ilk yıllarını saymayalım. Kocası tarafından tapılan bir kadının ilk evlilik yıllarında otel odalarına ilişkin tek anlam, sürekli bir boşalım halidir. Dediklerine göre, ilk aşkından öç alırcasına seviyormuş kocasını. Onu hep istiyormuş.
Erkek zaten doymak bilmemektedir: Kollarıma gel hadi, atla!
Terbiyeli köpek, hemen atlıyormuş.
Yine gel, hop!
Yine geliyorum, ıyk ıyk ıyk ıyk!..
Bir kez uyarılmaya görsün,
genç kadın da bitmeyen
bir orgazma yakalandığını anlar.
Hem neden yalan söylesin ki, bunda da hoşnutsuz kalınacak bir yan bulmaz. Sadece uyku saatleri birbirine karışmış, arada bir deniz kıyısına indiğinde ise afyonlanmış bir hali varmış. Fakat erkekçiği kartal kanatlarını görkemle çırpıyor, yüreklendirici:
Unutma, tatildeyiz.
Evet, tatil...
Oteli sevdin değil mi?
Ucunda ayrılık olmadıktan sonra...
O halde: Sürekli gidilir.
İyi otelse iyisinde,
kötüyse kötüsünde.
Burada da mı?
Ama bitanem, ne önemi var, tatildeyiz.